(2004 S. K. m. 347, 349, 350, 351, 353) (5271 S. K. m. 98, 176, 195, 206, 289)
Yerel mahkemece verilen hükme karşı istinaf yasa yoluna başvurulmakla;
Dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, gerekçe içeriği ve tüm dosya kapsamına göre yapılan incelemede;
Sanığın ticareti usulsüz olarak terk ettiğinin iddia olunduğu olayda;
2004 Sayılı İİK'nın 347, 349, 350, 351, 353. maddelerinde düzenlenen yargılama usulüne ilişkin hükümlerin uygulanacağı bilinmekle ve İİK 349. maddesinde muhakeme usulü düzenlenmiş olup, icra ceza mahkemesince sanığa çıkartılacak duruşma gününü bildirir tebligatta İİK 349/5 ve CMK 195. maddesi uyarınca "duruşma gün ve saatinde gelmediği taktirde yargılamanın yapılacağı ve yokluğunda bitirileceği" ihtaratının mutlaka yazılması gerektiği, yerel mahkemece sanık adına duruşma gün ve saatini bildirir tebligatlarda bu ihtarın yer almadığı gibi, "mazeretiz olmadığı halde duruşmaya gelmediğinizde CMK 176/2 maddesi uyarınca zorla getirileceğiniz, CMK 206/1 maddesi uyarınca delillerin ortaya konulmasına başlanacağı, CMK'nun 98/3 maddesi gereğince hakkınızda yakalama emri düzenlenebileceği" ihtaratının yer aldığı anlaşılmakla; Sanığa duruşma gününün usulünce tebliği sağlandıktan sonra yargılamaya katılma hakkı bulunan sanığa bu hakkı kullanma olanağı sağlanarak buna göre yargılamanın sonuçlandırılması sanık hakkında hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş, kesin bozma nedeni olarak kabul edilmiştir.
Sanık müdafinin istinaf nedenleri bu sebeplerle yerinde görüldüğünden kesin hukuka aykırılık nedeniyle CMK 289/1-e maddesi gereğince sanık hakkındaki hükmün BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, CMK'nın 286/1 maddesi uyarınca kesin olmak üzere, 15.01.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)