(5941 S. K. m. 5) (2004 S. K. m. 347, 349, 350, 351, 353) (7201 S. K. m. 21)
Yerel mahkemece verilen hükme karşı istinaf yasa yoluna başvurulmakla;
Dosya görüşüldü;
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, gerekçe içeriği ve tüm dosya kapsamına göre yapılan incelemede;
Sanığın çekle ilgili olarak "karşılıksızdır" işlemi yapılmasına sebebiyet verme suçunu işlediğinin iddia olunan olayda;
Sanığa duruşma gününü bildirir davetiyenin Tebligat Kanununun 21/1. maddesine göre usulünce göre yapılmadığı, sanığın davadan haberdar edilmediği anlaşılmıştır.
5941 sayılı yasanın 5/1. maddesinde düzenlenen suçla ilgili 2004 Sayılı İİK'nın 347, 349, 350, 351, 353. maddelerinde düzenlenen yargılama usulüne ilişkin hükümlerin uygulanacağı bilinmekle ve İİK 349. maddesinde muhakeme usulü düzenlenmiş olup, buna göre sanığa duruşma gününün usulünce tebliği sağlandıktan sonra yargılamaya katılma hakkı bulunan sanığa bu hakkı kullanma olanağı sağlanarak buna göre yargılamanın sonuçlandırılması yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
Kabule göre de;
C. Savcılığına yapılan şikayetin 25/11/2016 tarihli olup, suça konu çekin muhattap bankaya 17/10/2016 tarihinde ibraz edilmesi karşısında merciide hatanın muhattapı aleyhine yorumlanmasının mümkün olmadığı, bu nedenle C. Savcılığına yapılan şikayet ile İİK 347. maddesinde düzenlenen üç aylık şikayet süresinin kesilmiş sayılacağı, buna rağmen yerel mahkemece C. Savcılığına yapılan şikayet dikkate alınmadan şikayet hakkının düşürülmesinde isabet bulunmadığı anlaşılmakla,
Müşteki vekilinin istinaf nedenleri bu sebeplerle yerinde görüldüğünden kesin hukuka aykırılık nedeniyle CMK 289/1-e maddesi gereğince sanık hakkındaki hükmün BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, CMK'nın 286/1. maddesi uyarınca kesin olmak üzere 23.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)