(5941 S. K. m. 5) (2004 S. K. m. 347, 349, 350, 351, 353)
Yerel mahkemece verilen hükme karşı istinaf yasa yoluna başvurulmakla;
Dosya görüşüldü;
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, gerekçe içeriği ve tüm dosya kapsamına göre yapılan incelemede;
Sanığın çekle ilgili olarak "karşılıksızdır" işlemi yapılmasına sebebiyet verme suçunu işlediğinin iddia olunan olayda;
Talimat mahkemesince sanığa duruşma gününü bildirir tebligatın iade edilip yapılmadığı, sanığın duruşmadan haberdar edilmediği görülmüştür.
5941 sayılı yasanın 5/1. maddesinde düzenlenen suçla ilgili 2004 Sayılı İİK'nın 347, 349, 350, 351, 353. maddelerinde düzenlenen yargılama usulüne ilişkin hükümlerin uygulanacağı bilinmekle ve İİK 349. maddesinde muhakeme usulü düzenlenmiş olup, buna göre sanığa duruşma gününün usulünce tebliği sağlandıktan sonra duruşmaya katılma hakkı bulunan sanığa bu hakkı kullanma olanağı sağlanarak buna göre yargılamanın sonuçlandırılması yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
Kabule göre de;
Suça konu çekin bankaya 09/03/2017 tarihinde ibraz edildiği, keşide tarihinin de 09/03/2017 tarihi olduğu, 08/11/2016 tarihinde suça konu çekin bankaya temlik cirosu ile verildiği, ibraz tarihinin ise çek arkasından anlaşılacağı üzere 09/03/2017 olduğu, buna göre keşide tarihinden önce ibraz edilmediği anlaşıldığından;
Müşteki vekilinin istinaf nedenleri bu sebeplerle yerinde görüldüğünden kesin hukuka aykırılık nedeniyle CMK 289/1-e maddesi gereğince sanık hakkındaki hükmün BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, CMK'nın 286/1. maddesi uyarınca kesin olmak üzere 13.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)