(5271 S. K. m. 230, 280, 289, 307) (5237 S. K. m. 61) (5607 S. K. m. 3)
Dairenin yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi ve yasa yolunun açıklığı yönünden sanığın istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna ve aynı yasanın 280. maddesi gereğince başvurunun esası hakkında inceleme yapılmasına karar verilerek, dosyadaki duruşma tutanakları, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçeleri incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre mahkemenin kararına esas delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda ön görülen suç tipine uyduğu anlaşıldığından sair istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 Sayılı TCK nın 61. maddesinde “Hâkim, somut olayda; a) Suçun işleniş biçimini, b) Suçun işlenmesinde kullanılan araçları, c) Suçun işlendiği zaman ve yeri, d) Suçun konusunun önem ve değerini, e) Meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığını, f) Failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığını, g) Failin güttüğü amaç ve saiki, göz önünde bulundurarak, işlenen suçun kanunî tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında temel cezayı belirler." hükmü amirdir.
Yerel mahkemece temel cezanın 5607 sayılı Yasanın 3/18-son cümle yollamasıyla aynı Yasanın 3/5. maddesi uygulanarak cezanın alt sınırdan başlamak suretiyle TCK'nun 61. maddesinde belirlenen kurallar dikkate alınarak belirlenmesi, daha sonra arttırım nedeni olan 3/10.maddenin uygulanması gerekirken cezanın doğrudan 5607 sayılı Yasanın 3/10. maddesi gereği 3 yıl olarak belirlenmiş olması, bu şekildeki uygulama ile adli para cezasının eksik tayini, temel cezanın belirlenmesi sırasında uygulanan kriterlerin nasıl ve ne miktarda uygulandığının anlaşılamaması bu nedenle hükmün CMK nun 230. maddesine uygun gerekçeyi içermemesi, nedeniyle CMK'nun 289/1-g ve 280/1-b. maddesi gereği sanık hakkında verilen hükmün BOZULMASINA, CMK'nun 307/4. maddesi gereği sanığın kazanılmış haklarının korunmasına, Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Kesin olmak üzere 22.12.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)