(5271 S. K. m. 230, 253, 254, 279, 280, 289) (2004 S. K. m. 333/A, 354)
Yerel Mahkemece verilen hüküme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, CMK'nın 279.maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda; duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi incelenerek, C.M.K.'nın 280.maddesi gereğince Dairemizin görev ve yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi, yasa yolunun açıklığı, başvurularının kapsamına göre sanık müdafinin istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin 2015/25309 Esas ve 2017/1597 Karar sayılı ilamı uyarınca; Şikayetçi vekili tarafından 29/04/2013 günü verilen şikayet dilekçesinde İ.İ.K.'nın 337/a, İ.İ.K.'nın 333/a ve İ.İ.K.'nın 345/a madde ve fıkralarında yazılı üç ayrı suç nedeni ile şikayetçi olunduğu halde sadece İ.İ.K.'nın 337/a maddesine göre karar verilmiş ise de İ.İ.K.'nın 333/a ve 345/a maddelerin ile ilgili yapılan şikayet uyarınca mahkemesince her zaman karar alınması mümkün görülmüştür.
I-Gerekçeli karar başlığında suç tarihi 26/04/2013 olduğu halde 29/04/2013 yazılması, yine şikayet tarihi 29/04/2013 olduğu halde 26/04/2013 olarak yazılması,
II-Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin 2015/30549 Esas ve 2017/6106 Karar sayılı ilamı dikkate alındığında; Ticaret Sicil Müdürlüğü yazısına göre sanığın yetkilisi olduğu şirket 24/09/2013 tarihinde sicilden terkin edildiğinden şikayet tarihi olan 29/04/2013 tarihi itibariyle sanığın yetkilisi olduğu şirketin faal olup olmadığı hususunun ve resen terk işlemi varsa tarihinin sorulması için Halkalı Vergi Dairesi'ne yazılan yazı cevabı beklenmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
III-Her türlü mahkeme kararının gerekçeli olarak yazılması yasal zorunluluk olduğu halde, yetersiz gerekçe ile sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule Göre;
Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin 2015/4212 Esas, 2017/2885 Karar, 2015/4235 Esas, 2017/2883 Karar, 2015/20124 Esas, 2017/2878 Karar, 2016/13318 Esas, 2017/2877 Karar, 2015/20090 Esas, 2017/2871 Karar, 2015/18083 Esas, 2017/2870 Karar sayılı ilamları ve benzer içtihatları uyarınca; 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden "etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile" ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 354. maddesinin aynı Kanun'un 337/a maddesinde düzenlenen suç yönünden uzlaşma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, suçun işlenmesinden sonra fail ile mağdur arasındaki çekişmeyi bir uzlaştırmacının girişimiyle kısa zamanda tarafların özgür iradeleriyle ve adli merciler daha fazla meşgul edilmeden sonuçlandırmayı amaçlayan uzlaşmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması ve İcra ve İflas Kanunu'nun 354. maddesinin yerine geçip anılan maddenin uygulanmasını ortadan kaldırmaması karşısında, sanık hakkında 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik CMK'nın 253, 254. maddelerinin uygulanması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafinin istinaf nedenleri yerinde görülmüş olduğundan, hükmün CMK'nın 289/1-g-h ve 230/1-c madde fıkraları uyarınca BOZULMASINA, sanığın ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, kesin olmak üzere 12/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)