(5271 S. K. m. 232, 279, 326) (5237 S. K. m. 54) (5607 S. K. m. 13)
Yerel mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla CMK'nın 279. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda; duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi incelenerek CMK'nın 280. maddesi gereğince dairemizin görev ve yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi, yasa yolunun açıklığı, başvurunun kapsamına göre katılan vekili ve sanık ……'ın istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/3544 nolu İddianamesi ve dosya içerisine alınan nüfus kaydına göre 1 nolu sanığın ismi … Kacar olmasına rağmen 13/11/2015 tarihli celsede kimlik tespiti aşamasında ".. K…A" , savunma alınması aşamasında "SANIK ….. K…. SAVUNMASINDA" ve Gerekçeli Kararın gerekçe kısmında ayrıca hükmün 1 nolu kısmında "… K…." şeklinde hatalı yazılmasının,
Ayrıca;
Gerekçeli Kararın başlık kısmında katılan vekili Av. …..'ın ismi yazılmayarak CMK 232/2-b maddesine muhalefet edilmesi yerel mahkeme tarafından tavzih kararı ile düzeltilmesi mümkün olduğundan sonuca etkili görülmeyerek eleştiri konusu yapılmıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre mahkemenin kararına esas delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda ön görülen suç tiplerine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından sair istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Gerekçeli Kararın hüküm kısmındaki 3 Nolu karardaki "15/06/2015 tarih ve 2015/121 ambar giriş numarası ile Sakarya Gümrük Müdürlüğüne teslim edilen ve kaçak eşya teslim ve tespit tutanağında miktar ve nitelikleri yazılı kaçak olduğu tespit edilen sigaraların TCK 54/1 maddesi uyarınca MÜSADERESİNE," şeklindeki ibarenin "dosya içerisinde bulunan 15/06/2015 tanzim tarihli Kaçak Eşya Teslim Tutanağında belirtilen kaçak ve bandrolsüz olduğu tespit edilen 250 paket muhtelif sigara ve kaçak olduğu tespit edilen 12 kutu cinsel nitelikli hapın 5607 Sayılı Yasanın 13. maddesi delaletiyle TCK 54/4 maddesi gereğince MÜSADERESİNE," şeklinde düzeltilmesine,
Ayrıca;
CMK 326/2 maddesi gereğince iştirak halinde işlenen suçlarda sanıkların sebebiyet verdiği giderlerin ayrı ayrı tahsiline karar verilmesi gerektiği yönündeki düzenlemeye riayet edilmediği gibi "5500.52 TL İlaç Analiz Faturasının" yargılama giderine eklenmediği ve hangi sanığa yükletileceği hususunun eksik bırakıldığı anlaşılarak Gerekçeli Kararın hüküm kısmındaki 4 nolu karardaki "Yargılama sırasında yapılan (30) TL yargılama giderinin sanıktan alınarak hazineye irat kaydına" şeklindeki ibarenin "3 Tebligat gideri 30 TL, 1 adet analiz gideri 5505.52 TL yargılama giderinin CMK 326/2 maddesi gereğince her bir sanık için yapılan giderler ayrı ayrı değerlendirilerek takdiren 15 TL giderin sanık ……'tan tahsiline, bakiye 5520.52 TL giderin sanık ….. K.'dan tahsiline" şeklinde düzeltilmesi suretiyle sair yönleri eleştirilen bu husus dışında usul ve yasaya uygun olan hükmün CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, kesin olmak üzere 12/01/2017 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunun 23/02/2016 tarih 1502890 protokol nolu İnceleme Ve Analiz Raporu ve 08/04/2016 tarih 61762938-000IY29500 sayılı üst yazıdaki "izinli ve kontrol altında olmayan, dağıtım kanalları ile piyasaya arz edilen ürünlerin kontrolü mümkün olmayacağından, bu tarz ürünlerin kullanılmasının sağlık açısından sorunlara neden olabileceği düşünülmektedir. Sağlık Bakanlığı iznine sahip olmayan, kaçak olarak ülkeye sokulmuş bu tip ürünlerin kullanılması sağlık açısından risk oluşturmaktadır.", "1262 Sayılı Kanuna aykırı biçimde piyasaya sunulan preparatları kullanılması kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokabileceğinden kurumumuzca ruhsatlandırılmamış, ithal üretim izni verilmemiş ürünleri satanlar, ...." şeklindeki teknik görüş 5607 Sayılı Yasanın 4/7 maddesinde belirtilen "Kaçakçılık suçunun konusunu oluşturan eşyanın, .... Toplum sağlığını tehdit edecek nitelikte olması halinde, fiil daha ağır cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı takdirde, verilecek hapis cezası on yıldan az olamaz." hükmü birlikte değerlendirildiğinde; 5607 Sayılı Yasanın 4/7 maddesinin uygulanıp uygulanmaması hususunun muğlak bıraktığından yapılan analizlerde preparatların etken maddelerinin oranı, birleşimi, miktarı, miadı, saklama koşulları yönü ile sağlık sorunu olmayan şahısların kullanımı ve sağlık sorunu olan şahısların kullanımı vs. hususlar değerlendirilerek suça konu ilaçların 5607 Sayılı Yasanın 4/7 maddesinde belirtilen toplum sağlığını tehdit edecek nitelikte olup olmadığı hususunda ayrıntılı rapor tanziminin istenmesi ve ayrıca depo sahibi sanık …. K….'ın diğer sanığın depoya yaklaşık 10 gün önce koyduğu sigaraları bilmiyorum şeklindeki beyanının hayatın olağan akışına uygun olup olmadığı hususunun irdelenmesi gerektiğinden CMK 280/1-c maddesi gereğince davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanarak yapılan yargılamanın sonucuna ve toplanacak delillere göre sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilerek karar verilmesi gerektiği kanaati ile çoğunluk görüşüne katılmıyorum. (¤¤)