(5271 S. K. m. 279) (5237 S. K. m. 53, 54) (5607 S. K. m. 13)
Mahalli mahkemece verilen hüküm istinaf edilmekle, CMK'nın 279. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda; Dairenin yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi ve yasa yolunun açıklığı yönünden sanığın istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna ve aynı yasanın 280. maddesi gereğince başvurunun esası hakkında inceleme yapılmasına karar verilerek, dosyadaki duruşma tutanakları, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği,
Ancak;
Müşteki vekili tarafından sunulan katılma talep dilekçesinde Gümrük ve Ticaret Bakanlığına İzafefeten İstanbul Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğünün davaya katılması talebinde bulunulmasına rağmen karar başlığında asil ve temsil yetkisi gözetilmeksizin katılanın isminin "İstanbul Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü" şeklinde eksik yazılması esasa müessir görülmeyerek eleştiri konusu yapılmıştır.
Her ne kadar sanığa ek savunma verilmemiş ise de iddianamedeki anlatımla sanığın mahkeme tarafından sabit görülen eylemi arasında hukuki nitelik değişmediğinden bu husus esasa müessir görülmeyerek eleştiri konusu yapılmıştır.
Gerekçeli Kararın hüküm kısmında yer alan "Sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (a), (c), (d), (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına," şeklindeki ibarenin 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli 2014/140 esas 2015/85 karar sayılı kararı göz önüne alınarak 5237 sayılı TCK'nın 53.maddesinin; " sanığın kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezası ile mahkumiyetinin yasal sonucu olarak, TCK'nın 53/1 maddesinin uygulanması yönünden (a, c, d ve e ) bentleri ile ( b) bendinde yazılı seçme, seçilme ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına; aynı kanunun 53/2 maddesinin uygulanması açısından, 53/1 maddesinin ( a, c, d ve e) bentleri ile (b) bendinde yazılı seçme ve diğer siyasi hakları ve aynı maddenin 3.fıkrası uyarınca, (c) bendinde yazılı kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerini mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar kullanamamasına" şekli ile düzeltilmesine,
Gerekçeli Kararın hüküm kısmında yer alan "Dava konusu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 13 ve 5237 sayılı TCK'nın 54/1. maddeleri uyarınca MÜSADERESİNE," şeklindeki ibarenin dava konusu kaçak eşyanın 5607 Sayılı Yasanın 13/1 maddesi delaletiyle TCK'nın 54/4 maddesi uyarınca MÜSADERESİNE" şeklinde düzeltilmesine,
Sair yönleri eleştirilen bu husus dışında usul ve yasaya uygun olan bu hükmün 280/1-a maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE kesin olmak üzere 02.02.2017 tarihinde oy birliği ile karar verildi. (¤¤)