T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2018/86 Esas
KARAR NO: 2018/479 Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 06/11/2017
NUMARASI: 2017/573 E., 2017/308 K.
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 05/03/2018
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, "...'nın eserlerinin mali haklarının tek mirasçısı olan ...'dan devralan ....'den devraldıklarını, davalının ise herhangi bir hakkı olmadığı halde ...nın eserlerini bastığını, çoğaltıp yaydığını, mali hakları müvekkiline devreden ... de daha önce davalıyı uyarmış olduğunu, ve sonrasında ... de davalıya karşı dava açtığını, o davanın da İstanbul 2. Fikri Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi 2016/259 Esas numaralı dava olduğunu, davalıya ihtarname gönderdiklerini, ancak davalının ...i ile müvekkili arasındaki devir sözleşmesinin geçersiz olduğunu, ...'nın mirastan feragat ettiğini ve bu nedenle mali hak devri yapılamayacağını oysa bu hususun İstanbul 3. Fikri Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi taafından tartışıldığını ve feragate dair mahkeme kararının şaibeli olduğunun anlaşıldığını, belirtilen 1961 tarihli feragat kararında mahkeme kaşesi, katip imzası ve antent bulunmadığını, İstanbul 3. Fikri Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2007/277 Esas, 2014/85 Karar sayılı kararının, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi tarafından 2014/14353 Esas, 2015/10959 Karar sayılı kararla ve "mahkeme kararının sahteliğinin ön sorun olarak değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi" gerekçesiyle bozulduğunu, İstanbul 3. Fikri Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin direnme kararı verdiğini, mahkeme mübaşirinin de katıldığı arşiv araştırması sonucunda İstanbul 12. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 1961/46 Esas sayılı kararın taraflarının başka kişiler olduğunun anlaşıldığını 1961/108 Karar sayısının da gene başka bir esasas ait olduğunun tespit edildiğini, bu tespitlerin İstanbul 3. Fikri Sinai Haklar Hukuk Mahkemesinin kararında direnme gerekçesinde yer aldığını, direnme kararının Yargıtay incelemesinde olduğunu, geçmişte....nın tedbir talebi nedeniyle İstanbul 3. Fikri Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi tarafından 04.11.2008 tarihinde ihtiyati tedbir kararı verildiğini," iddia ile davalının fiillerinin, müvekkilinin haklarına tecavüz oluşturduğunun tespitini, bu tecavüzün giderilmesini, henüz satışa çıkarılmamış eserlerin toplatılarak imhasını, FSEK 68.madde gereğince hesaplama yapılarak, şimdilik 5.000 TL belirsiz alacağın, satış tarihinden itibaren temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, ayrıca ..... eserlerinin davalı tarafça çoğaltılmasının, satılmasının, durdurulmasını, bunlara bandrol alımının durdurulması, davalının elindeki kopyalara el konulması ve bunların web sitesinden satışının da durdurulması yönünden ihtiyati tedbir talep etmiştir.
İstanbul 2. Fikri Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi 04.10.2017 tarihinde ihtiyati tedbir istemini, "İstanbul 3. Fikri Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2007/277 Esas sayılı dosyasının ve mahkemesinin 2016/259 Esas sayılı dava dosyasının Yargıtay incelemesinde olduğu ve davacı taleplerinin yargılamayı gerektirdiği" gerekçesiyle reddetmiş, 06.11.2017 tarihinde ise dava dosyasını, aynı mahkemenin 2017/520 Esas sayılı dosyasıyla birleştirmiş, davacı vekili eski dosya numarası üzerinden istinaf isteminde bulunmuş ve mahkeme de eski dosya numarası üzerinden dosyayı istinaf incelemesi için dairemize göndermiştir.
6 Kasım 2017 tarihli birleştirme kararıyle aynı mahkemenin 2017/520 Esas sayılı dosyasıyla birleşen 2017/573 Esas sayılı dosyada davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde, "davacının bu konuda daha önce yaptığı savcılık şikayetlerinin takipsizlikle sonıçlandığını, 2012/270 Esas sayılı benzer davadaki ihtiyati tedbir talebinin de reddedildiğini, müvekkilinin ...'nın yasal mirasçısı .... ile imzaladıı sözleşmelerle mali hakları devraldığını, 1974 yılından beri 40 yılı aşkın süredir ...'nın eserleri yönünden tek ve gerçek mali hak sahibi olduğunu, .... 2004 yılında ...'nın yeğeni ile geçersiz bir sözleşme yaparak savcılığa şikayette bulunduğunu savcılığın takipsizlik kararı verdiğini, ...nin tedbir talebinin de reddedildiğini, telif hakkı ihlali davasının 2016/259 Esas sayılı dosyada derdest olduğunu, FSEK 54.madde gereği davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığını, ...ın mali hakları devraldığı ...'nın mirası reddettiğini, bu kişinin devre salahiyeti olmadığından bu davanın da temeli bulunmadığını, İstanbul 5. Sulh Hukuk Mahkemesi 2015/1342 Esas, 2016/195 Karar sayılı kararıyla ...'nın mirasçılık belgesinin iptal edildiğini, ...'nın amcası olan ...'dan nefret ettiğinin ve mirası da reddettiğinin basında kendi röportajlarında da yer aldığını, telif sözleşmesinin geçersiz olduğunun 2016/159 (3.Fikri Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi) bilirkişi raporuyla da belirlendiğini" iddia ile davanın reddini, dayanak telif sözleşmesinin geçersiz olduğunu, davacı ile ... arasındaki sözleşmenin muvazaalı olduğunun, Alkım Yayınevinin muhtelemelen 15 Temmuz darbe girişiminden sonra mallarını kaçırmak üzere 500.000 TL gibi fahiş bir bedelle bu sözleşmenin yapılmış olabileceğini, yapılan sözleşmelerin de FSEK 54.madde gereği geçersiz olduğunu, bir an için geçerli olduğu kabul edilse blie sadece tek bir baskı için akdedilmiş sayılacağını, (BK 491, eski BK 375), Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kemalettin Tuğcu kararının da (HGK 13.06.2012 Tarih, 2012/11-171 Esas, 2012/380 Karar) bu yönde olduğunu, ...'nın sözleşme tarihinde (2004) 70 yaşın üzerinde oluşu nedeniyle hukuki işlem ehliyeti bulunmadığını, davacı-karşı davalının müvekkilinin telif haklarını, ihlal ettiğini,...'nın eserleri üzerinde hak sahibinin müvekkili olduğunu" iddia ile davalı aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilerek davacı -karşı davalının dava konusu eserleri baskısının, satış ve dağıtımının, internette ve tanıtım evrakında kullanımının durdurulmasının önlenmesi, toplatılması, sözleşmelerin geçersizliğinin tespiti, FSEK 68.madde gereği 3 kat tazminat, ilan gibi esasa dair taleplerde bulunduğu anlaşılmaktadır.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, dava dilekçesinde iddialarını tekrar ederek, "davalı tarafın süresinde cevap vermediğini, İstanbıl 3 Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin reddei miras kararını bizzat incelendiğini ve gerçek olmadığını tespit ettiğini, yaklaşık ispat şartının sağlandığını ve ihtiyati tedbir şartlarının oluştuğunu" iddia ile red kararının kaldırılmasını ve ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
Fiziki dosyada davacı-karşı davalının istinafa cevap dilekçesine rastlanılmamıştır.
Her ne kadar ihtiyati tedbir isteminin reddine dair ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili istinaf isteminde bulunmuş ise de, davacı tarafın FSEK'nun 68.maddesine göre talepte bulunmuş olması ve mali hakların aidiyetinin halen uyuşmazlık oluşu nedeniyle ilk derece mahkemesince verilen karar bu aşamada yerinde görülmekle istinaf isteminin reddi gerekmiştir.
KARAR:
6100 sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin REDDİNE,
Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesince alınması gereken 35,90 TL harçtan peşin olarak alınan 31,40 TL harcın mahsubu ile, bakiyesinin davacıdan tahsiliyle hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından istinaf incelemesi sırasında yapılmış yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından istinaf aşaması için ayrıca avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile ve kesin olarak karar verildi. 05/03/2018