T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2024/83 Esas
KARAR NO: 2024/352 Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 25/05/2023
NUMARASI: 2021/30 E. - 2023/371 K.
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 22/02/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
DAVA:Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin taraflar arasındaki ticari ilişkiden doğan cari hesap nedeniyle davalıdan 66.962,95 TL alacağı bulunduğunu, alacağın tahsili için İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek, davalının itirazının iptaline, takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı, davaya cevap vermemiştir.
MAHKEME KARARI: İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/10/2017 tarihli 2015/404 E. - 2017/1180K.sayılı kararıyla; "...toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre; davalının defter ibraz etmediği, davacının usulüne uygun tutulan ve delil vasfını haiz olan ticari defter ve kayıtlarına göre davalıdan 66.962,95 TL alacağı bulunduğu, davalının ticari ilişkiye ve mal teslimine ilişkin olarak icra dosyasından herhangi bir itirazının bulunmadığı, açılan davada da bu yönlerden itiraz sunulmadığı, yapılan ihtarata rağmen ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmediği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 66.962,95 TL üzerinden devamına ve davalının %20 oranında icra inkar tazminatıyla sorumluluğuna" karar verildiği görülmüştür.Kararı, davalı vekili istinaf etmiştir.
KALDIRMA KARARI: Dairemizin 29/12/2020 tarihli 2018/393 E. - 2020/2305 K.sayılı kararıyla; "...Dava, İİK'nun 67.maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davasıdır. Davacı taraf, cari hesap alacağına dayalı olarak icra takibi başlatmış, davalının itirazı üzerine eldeki itirazın iptali davası açılmıştır. Davalı taraf davaya cevap vermemiş olmakla, davacı tarafından ileri sürülen vakıaları inkar etmiş sayılır. Her ne kadar davalı tarafça dava dilekçesinin ve diğer belgelerin usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmediği ileri sürülmüş ise de, davalının o dönemde ticaret sicilinde gösterilen adresine tebligat yapılmıştır. Kaldı ki bu adres davalının icra dosyasına vermiş olduğu itiraz dilekçesinde belirttiği adrestir. Dolayısıyla tebligatın usulsüzlüğüne ilişkin istinaf sebebi yerinde değildir. Öte yandan davalı taraf, aleyhine hükmedilen %20 inkar tazminatının doğru olmadığını da ileri sürümüş ise de, cari hesabı oluşturan alacak faturalara dayandığından likit nitelikte bulunduğundan davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf talebi de yerinde değildir. Ne var ki, davacı tarafça takibe dayanak gösterilen cari hesabın bir kısım faturalardan kaynaklandığı, bu faturalardan 9 adet faturadaki malın irsaliyesinde teslim alan kısmının imzalı olmadığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Az önce de belirtildiği üzere davalı taraf, davayı inkar etmiş sayıldığından cari hesabı oluşturan faturaların içeriğindeki malların davalıya usulüne uygun delillerle tesliminin davacı tarafça ispatlanması gerekir. Teslim alan kısmında imza bulunan faturalar yönünden davalının istinaf dilekçesinde açıkça bir inkarı olmadığından ve istinaf dilekçesinde 9 adet fatura içeriğinin teslim edildiğinin ispatlanamadığı ileri sürüldüğünden, teslim alan kısımlarında imza bulunmayan 9 adet fatura yönünden bu faturaların içeriği malların davalıya usulüne uygun bir şekilde teslim edildiğinin ispatı açısından davacıya gösterdiği deliller çerçevesinde imkan verilip tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Hal böyle olunca davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüne, kısmen reddine karar vermek gerekmiş ve hükmün kaldırılmasına...'' karar verilmiştir.
KALDIRMA SONRASI MAHKEME KARARI: İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/05/2023 tarihli 2021/30 E. - 2023/371K.sayılı kararıyla; "...Belirtilen bu nedenlerle faturaların dayandığı malların teslimine ilişkin ispat yükünün davacıda olduğu, davacının ticari defter ve kayıtlarına göre takibe konu faturaların kayıtlarında bulunduğu ve BS formuyla vergi dairesine bildirim yaptığı, BAM kaldırma kararında belirtilen teslim alan kısmında imza bulunmayan 9 adet faturalar yönünden davalı tarafın bağlı bulunduğu vergi dairesine BA formuyla bildirim yaptığı böylece davacının faturalara konu malların (9 adet teslim alan kısmında imza bulunmayan faturalar dahil) davalıya teslim edildiği ispatlandığından davanın kabulüne davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazların kısmen iptaline, takibin 66.962,95-TL asıl alacak üzerinden devamına, davacı taraf her ne kadar icra takibinde işlemiş faiz talebinde bulunmuş ise de dava dilekçesinde talebini asıl alacak üzerinden harçlandırdığı dikkate alınarak icra takibinde talep edilen işlemiş faize ilişkin harçlandırılmış talep bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Ayrıca İİK 67/2. Maddesi uyarınca alacak likit ve belirli olduğundan alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair; (1)Davanın KABULÜ İLE; davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazların kısmen iptaline, takibin 66.962,95-TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacak tutarına takip tarihinden alacak tahsil edilinceye kadar yıllık %11 ve değişen oranlarda ticari faiz uygulanmasına, icra takibinde talep edilen işlemiş faize ilişkin harçlandırılmış talep bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,(2)İİK 67/2 md. uyarınca alacağın %20'si (13.392,59-TL) oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine," karar verildiği görülmüştür.
İSTİNAF BAŞVURUSU: Davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; Mahkemece alınan bilirkişi raporunda davacının davalı adına düzenlediği, teslim alan kısımlarında imza bulunmayan 9 adet faturanın davacı tarafından davalıya tebliğ edildiği ve fatura konusu ürünlerin davalıya teslim edildiği yönünde eksik inceleme ile hatalı şekilde görüş bildirildiğini ve bu hatalı görüşe istinaden hüküm kurulduğunu, Raporda davacının kayıtları esas alınarak, davalının bildirdiği fatura sayısı ve miktarının daha fazla olduğundan hareketle müvekkili şirkete faturaların tebliğ edildiğine yönelik bir tespit bulunmadığını, bir varsayımın söz konusu olduğunu, somut olarak hangi faturanın hangi irsaliye ile teslim edildiğine ilişkin bir ispatın söz konusu olmadığını, varsayım ile davacının davasını ispatladığının kabul edilemeyeceğini, denetime elverişli olmayan bilirkişi raporu ile hüküm kurmak, söz konusu hükmün kaldırılmasını/bozulmasını gerektirdiğini, Somut olaydaki bilirkişi raporuna dayanılarak kurulan kararda da hangi faturanın hangi irsaliye ile teslim edildiğine ilişkin bir inceleme yapılmadığını, raporda bu hususların ayrıntılı şekilde incelenmediğini, bildirilen fatura sayısı ve miktar üzerinden yorumlama yapıldığını, oysa ki söz konusu faturaların her biri bakımından ayrıca inceleme yapılması gerektiğini belirterek, açıklanan nedenlerle İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 225.05.2023 tarih ve 2021/30 E. 2023/371 K. sayılı kararının kaldırılarak ispatlanamayan davanın reddine, %20 İnkar tazminatının kaldırılmasına, yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine 66.962,95 T asıl alacak, 605,42 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 67.568,37 TL'nin tahsili için cari hesap alacağı dayanak gösterilmek suretiyle 30 Ekim 2013 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, takipte %11 oranında ticari (reeskont avans faiz) yürütülmesinin istenildiği, davalının ise borca ve ferilerine süresinde itiraz ettiği, icra takibinin durduğu, itirazın iptali davasının yasal süresi içinde açıldığı görülmüştür. Yargılama sırasında mali bilirkişiden alınan 28/07/2017 tarihli bilirkişi raporunda; davacı defterlerinin incelendiği, davalı tarafın defter ibraz etmediği, davacının cari hesap alacağının 2014 yılında düzenlenen faturalardan kaynaklandığı, davalının bir miktar ödeme yaptığı, bu ödemelerden sonra takip tarihi olan 30/10/2014 tarihi itibariyle davacının 66.962,95 TL alacaklı gözüktüğü, bu tutarın 17/03/2014 tarihli 3.457,64 TL bedelli faturanın ödenmemiş olan 2.089,10 TL'lik kısmı ile bedelleri ödenmemiş olan dökümü yapılan 14 adet toplam 64.873,35 TL'lik faturalardan kaynaklandığı, bu faturaların davalıya tebliğ edildiğinin davacı tarafından ispatlanamadığı, sevk irsaliyelerinin incelenmesinde, 08/04/2014 tarihli 5 adet fatura ile 03/09/2014 tarihli faturanın teslim alan kısımlarında imza bulunduğu, dolayısıyla bu fatura içeriklerinin davalıya teslim edildiği, diğer 9 adet fatura içeriği malın ise irsaliyesinde teslim alan kısmının imzalı olmadığı, dolayısıyla diğer 9 adet fatura konusu malzemenin davalıya teslim edildiğinin davacı tarafından kanıtlanamadığı, davacının toplam 67.568,37 TL alacağının bulunduğu, bu alacağa takipten itibaren %11 ve değişen oranlarda avans faizi istenebileceği yolunda görüş bildirildiği görülmüştür. Dava dilekçesinde davalının adresi olarak "... Setisi, ... ada, No:... Başakşehir/İstanbul adresi gösterildiği, bu adrese çıkarılan dava dilekçesinin gösterilen adresten ayrıldığından bahisle bila tebliğ iade edildiği, bunun üzerine mahkemece İstanbul Ticaret Odası Firma Sicil bilgilerinden davalının adresinin yukarıdaki adresle aynı olduğu gözetilerek yeniden tebligat çıkarıldığı, bu tebligatta davalı adresten ayrıldığı için, ikinci adres olan ... Sitesi, ...Blok No:...-... Başakşehir/İstanbul adresine yönlendirildiği, bu adreste ise muhatabın tanınmadığının belirtildiği ve tebligatın yeniden mahkemeye iade edildiği görülmüştür. Dosyanın karara çıkarılmasından sonra ise İstanbul Ticaret Odası Firma Sicil Bilgilerinden davalının adresinin "... Mah. ... Bulvarı, ... ... Blk, K:..., K No:..., D.No:... Başakşehir/İstanbul" olduğu, kararın bu adrese tebliğe çıkarıldığı, adresin kapalı olduğu, en yakın çalışandan sorulduğu, muhatabın çarşıya gittiğinin beyan edildiği, tebligatın muhtara bırakıldığı ve 2 nolu ihbarnamenin de kapıya yapıştırıldığının şerh verildiği görülmüştür.Kaldırma kararı sonrası ilk derece mahkemesince aynı bilirkişiden alınan 24/02/2023 tarihli ek bilirkişi raporunda; dosyaya getirtilen taraflara ait BA/BS formları üzerinde yapılan inceleme sonucunda, davacının 2014 yılı ticari defter ve cari hesaplarında 15 adet takip dayanağı faturalarla birlikte davalı adına düzenlenmiş toplam 29 adet 157.582,95 TL bedelli faturaların kayıtlı olduğu, davalının 2014 yılı BA formunda toplu olarak 28 adet fatura ve 131.036,00 TL tutarının vergi dairesine bildirildiği, böylece davacının davalı adına düzenlediği teslim alan kısmında imzası bulunmayan 9 adet faturanın davalı tarafından vergi dairesine bildiriminin yapıldığı, yani fatura konusu ürünlerin davalıya teslim edildiği, davacının davalı adına düzenlediği 15 adette toplam 68.331,49 TL bedelli faturadan davacının davalıdan cari hesap ilişkisi içinde 30/10/2014 takip tarihi itibariyle 66.962,95 TL alacaklı bulunduğu, kök raporda belirlenen davacı alacağındaki miktarda herhangi bir değişikliğin olmadığına dair görüş ve tespitlerini bildirmiştir.
G E R E K Ç E: Dava, cari hesap alacağından kaynaklanan icra takibine itirazın iptali davasıdır.Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Her ne kadar davalı vekili davacının icra takibine konu ettiği alacakla ilgili faturalara konu malları müvekkiline teslim ettiğini ispatlayamadığını, Ba/Bs formlarındaki faturaların tek tek incelenmesi gerektiğini, bilirkişi raporundaki tespitin varsayıma dayandığını belirterek istinaf talebinde bulunmuşsa da, davalının dosyaya hiçbir delil sunmadığı, davacının usulüne uygun olarak tutulan ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi ile davalıdan 66.962,95 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davacının ticari kayıtlarında davacı tarafından davalıya kesilen 9 adet açık faturanın kapsamındaki malların davalıya teslim edildiğine dair bir kayıt tespit edilememişse de, taraflara ait BA/BS formları üzerinde yapılan inceleme sonucunda, davacının 2014 yılı ticari defter ve cari hesaplarında 15 adet takip dayanağı faturalarla birlikte davalı adına düzenlenmiş toplam 29 adet, 157.582,95 TL bedelli faturaların kayıtlı olduğu, davalının 2014 yılı BA formunda toplu olarak 28 adet fatura ve 131.036,00 TL tutarının vergi dairesine bildirildiğinin anlaşıldığı, davalı beyanname vermekle, bu tutarda malı davacıdan aldığının ve aldığı malların bedelini de ödemekle yükümlü olduğunun kabulü gerektiği, davalı tarafça bilirkişi raporundaki bu tespitlere itiraz edilmediği, ödeme yapıldığını ispat yükünün davalı tarafta olmasına rağmen davalının bu konuda bir delil ve belge sunmadığı, bu nedenle Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, alacağın likit olması nedeniyle Mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmesinde de hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmakla, davalı vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 4.574,23 TL nispi harçtan, peşin alınan 1.143,56 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.430,67 TL eksik harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4-İstinaf yargılama giderleri olarak; a)Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 137,00 TL (posta-teb-müz) masrafının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, b)Davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 22/02/2024 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.