T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2022/250 Esas
KARAR NO: 2023/1620
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 06/10/2021
NUMARASI: 2020/141 E, 2021/714K.
DAVANIN KONUSU: Menfi tespit ve İstirdat
KARAR TARİHİ: 03/11/2023
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İcra Takibine konu çek de dahil olmak üzere taraflarınca tespit edilmiş olan 185 çekin, müvekkili şirketin Muhasebe elemanı tarafından çalındığı, bu durumla ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/140425,2019/141472 ve 2019/158300 Soruşturma numaralarıyla Savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatıldığını, savcılık tarafından bankalara bilgilendirme müzekkereleri gönderildiğini, söz konusu çekin iptali için ise İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/590 E. Sayılı dosyası ile dava açıldığını, ödeme yasağı kararı verildiğini, çalınan çeklerden 05/10/2019 keşide tarihli ... Bankası Perpa Şubesi, ... çek nolu, ... San ve Tic. Ltd. Şti'nin keşidecisi bulunduğu 67.660.00-TL meblağlı çekin davalı tarafından İstanbul ... İcra Dairesinde ... E. Sayılı dosya ile icraya konulduğu, cebri icra tehdidi altında ki müvekkilinin işlemlerin devam etmemesi adına bu parayı icra dairesine yatırdığını, Faktoring sözleşmesinin usulüne aykırı olduğunu ve geçersiz bir temlik söz konusu olduğunu, Faktoring şirketinin ağır kusurlu ve kötü niyetli olduğunu, Faktoring şirketi basiretli bir tacir gibi davranmadığını, Faktoring şirketi tarafından ... Kablo ile müvekkili şirket arasında ticari ilişki olup olmadığının kontrolünün yapılmadığını, müvekkili şirket yetkililerinden hiç bir bilgi alınmadığını, Davalı ... Kablo şirketi ile müvekkil şirket arasında hiç bir ticari ilişki bulunmadığını, müvekkili şirketi dolandırarak, güveni kötüye kullanan şüphelinin çekleri ... Kablo yetkilisi ...'a teslim ederken, ... un şirket yetkilisi olmadığı gibi ayrıca müvekkili şirket kurulduğundan beri hiçbir zaman şirket yetkilisi olmadığını, davanın kabulü ile İstanbul ...İcra dairesinin ... E. Sayılı icra dosyasının iptaline ve davacı şirketin davalılara borçlu olmadığının tespitine, cebri icra tehditi altında ödenen çek bedelinin istirdadına, alacağın yüzde yirmisinden az olmamak kaydıyla davalının kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının aktif husumetinin bulunmadığını, çek bedelinin dava dışı keşideci tarafından ödendiğini, davacı iddialarının tümünün müvekkili dışında gerçekleşmiş olaylar olduğunu, bu ilişkiler yönünden müvekkilinin iyi niyetli üçüncü kişi konumunda olduğunu, davacı yanın 28.08.2019 tarihli savcılık şikayet dilekçesi ile ... isimli kendi çalışanı hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, TBK 66. Maddesi kapsamında davacının muhasebecisinin işlemlerinden bir zarar oluşması halinde bu zararı üçüncü kişilerden istemesinin mümkün olmadığı gibi ancak zarara uğrayan üçüncü kişilerin davacıya rücu ederek bu zararın giderilmesini istemelerinin söz konusu olabileceğini, çeklerin tümünün faturalı olduğunu, ayrıca fatura karşılığı malların teslimini gösterir irsaliyelerin de bulunduğunu, kambiyo senedinin cirosu yoluyla devir halinde önceki cirantaların kendi aralarındaki temel ilişkiden doğan defileri faktoring şirketine karşı ileri süremeyeceklerini, icra müdürlüğünce gönderilen ödeme emri incelendiğinde görüleceği üzere çek tazminatından yalnızca keşidecinin sorumlu olduğu, keşideci dışındakilerin çek tazminatından sorumlu olmadıkları açıkça yazılı olduğundan ve bu bedelin dava dışı keşideci tarafından ödenmesi nedeniyle davacının bu bedelin iadesini talep edemeyeceğini beyanla davanın reddine, davacının alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine ve yargılama giderinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. davaya cevap dilekçesi sunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: "....Tüm dosya kapsamına göre; davalı faktoring şirketinin, alacağı tevsik eden belgeleri sunarak dava konusu çeki devraldığı davalı ... San Ve Tic Ltd Şti ile faktoring ilişkisine girdiği, davalı faktoring şirketinin defter kayıtlarında dava konusu çekleri dava dışı adı geçen şirketten ciroyla devraldığı, bu durumun çek giriş bordrosu ve yevmiye defterinde kayıt altına alındığı, faktoring hizmet bedelinin davalı ... San Ve Tic Ltd Şti şirketine ödendiği, fatura alacağına dayalı dava konusu çeklerin faktoring şirketine teslim edildiği, ayrıca dayanak faturaların davacının ticari defterinde de kayıtlı olduğu, çeklerin cirosunda kopukluk bulunmadığı, davalı faktoring şirketinin şekli anlamda kopukluk bulunmayan ve bir birini izleyen ciroları bulunan çeki iktisap ettiği anlaşılmakla TTK 792. maddeleri uyarınca davacı tarafından davalının çekleri kötüniyetle iktisap ettiği veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunun ispatlanamadığı anlaşılmıştır. Diğer davalı ... San Ve Tic Ltd Şti yönünden yapılan incelemede, davacı tarafın incelenen ticari defter ve kayıtlarına göre taraflar arasında cari hesaba dayalı devam eden ticari ilişki bulunduğu, dava konusu çekin dayanağı olarak diğer davalı faktoring şirketine teslim edilen irsaliyeli faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, bu faturalara itiraz edildiğine dair davacının ticari defterlerinde bir kayıt bulunmadığı, davacı tarafça da bu faturalara itiraz edildiğine dair ispata yarar bir delil sunulmadığı, çek üzerinde yer alan ciro silsilesine göre davacı tarafça ciro edilerek davalı ... San Ve Tic Ltd Şti'ne teslim edildiğinin anlaşıldığı, bu hali ile davacı tarafça ... San Ve Tic Ltd Şti'ye dava konusu çek nedeniyle borçlu olmadığı hususunda ispata yarar bir delil ibraz edilmediği anlaşılmıştır. Davalı ... A.Ş.'nin kötü niyet tazminatına ilişkin yapılan incelemede, kötüniyet tazminatının itirazın iptali davasına konu edilmiş bir alacağın mevcut olmadığının tespit edilmesi ve alacaklının da kötüniyetli olarak icra takibi başlatmış olmasının anlaşılması halinde borçlu lehine hükmedilebilecek bir tazminat olup, eldeki dava yönünden kötüniyet tazminatı koşulları bulunmadığı anlaşılmıştır..." gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dava konusu 67.660.00-TL meblağlı İstanbul ...İcra Dairesinde ... Esas Sayılı dosya ile icraya konulan çekinmüvekkil şirketin muhasebe elemanı tarafından çalındığını, Cebri icra tehdidi altındaki müvekkilinin çek bedelini ödediğini , istirdat talep ettiklerini, İİK 72/7 md koşullarının oluştuğunu, hırsızlıkla ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/140425, 2019/141472 ve 2019/158300 Soruşturma numaralarıyla savcılık tarafından soruşturma başlatıldığını, çek iptal davası açıldığını, ödememe kararı verildiğini, müvekkilimin gereken tüm işlemleri yaptığını, müvekkili şirket çalışanı tarafından dolandırıldığığnı, muhasebecisi ...'ın hiçbir zamana şirket yetkilisi olmadığını, şüpheli tarafından davalı şirket ... Kablo yetkilisi ...'a çek teslim edildiğini, davalıların basiretli davranma yükümlülüklerini yerine getirmediğini, Faktoring şirketinin davacı şirketle iletişime geçip herhangi bir bilgi almadığını, ticari ilişkiyi teyit etmediğini, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan 2019/180248 soruşturma numarası ile yapılan şikayete istinaden, İstanbul 40.Asliye Ceza Mahkemesi 2020/163 Esas numarası ile dava açıldığını, bekletici mesele yapılması gerektiğini, bağlantı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE Dava, menfi tespit ve istirdat istemlerine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi HMK 355 md gereğince istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin ilkeler dikkate alınarak yapılmıştır. Mahkemece faktoring işlemine esas çekin dayanağı faturaların davacı defterinde kayıtlı olduğu, davalı faktoring şirketinin çeki iktisapta kötüniyetli yahut ağır kusurlu olduğunun ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. 6361 sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu'nun 9/2 maddesi ''Faktoring şirketi kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal ve hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamaz veya tahsilini üstlenemez'' hükmünü içermektedir. Yasa metninden de anlaşılacağı üzere, faktoring şirketinin, faktoring işlemi ile devraldığı alacak, alacağın temliki hükümlerine tabidir. Faktoring işlemlerinde alacağın temliki hükümlerinin uygulandığı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 03.11.2010 tarih, 2010/19-488 E, 2010/557 K sayılı kararında da açıkça belirtilmiştir. Öte yandan aynı kararda faktoring işleminin müşteri (firma), faktoring şirketi (faktor) ve borçlu olmak üzere üç tarafının bulunduğu da açıklanmıştır. Faktoring işleminin bu tarafları arasındaki ilişkiler yönünden 6361 sayılı Yasanın 9/2 ve 6098 sayılı TBK'nın 188/1.maddesi hükümlerinin uygulanması gerekir. Buna göre borçlu, faktoring işlemini öğrendiği sırada önceki alacaklısına karşı sahip olduğu def'ileri alacağı faktoring sözleşmesine dayanarak devralmış olan faktoring şirketine karşı da ileri sürebilecektir. 6361 sayılı Yasa'nın 9/2. ve TBK'nın 188/1. maddesi karşısında faktoring işleminin tarafları arasındaki ilişkiler yönünden şahsi def'ilerin ileri sürülebilmesinde faktoring şirketinin iyi niyetli ya da kötü niyetli olmasının sonuca etkisi bulunmamaktadır. (Y.11. Hukuk Dairesi, 2021/9110 E, 2022/9036K sayılı ilamı) Davacı aşamalarda kendi şirketinin muhasebecisinin çaldığı yaklaşık 185 adet çek ile görünürde borç ilişkisi oluşturulduğunu, davalı ... KABLO şirketinin basiretli tacir olarak davranmadığını ileri sürerek bu hususta ceza soruşturması olduğunu iddia etmiştir. Mahkemece CBS'ye yazılan yazıya kamu davası açıldığı bildirilerek cevap verilmiş ise de; ilk derece mahkemece dosyanın akıbeti sorulmamıştır. Dairemizce istinaf dilekçesinde yer alan İstanbul 40.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/163 Esas sayılı dosyası UYAP'tan incelendiğinde; sanıkların davacı şirketin eski çalışanı ... ile davalı şirketin eski yetkilisi ve faktoring sözleşmesinde kefil olarak yer alan ... olduğu, ceza davasının derdest olduğu görülmüştür. Bu durumda ilgili ceza davasının getirtilerek bekletici mesele yapılmasının düşünülmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenle davacının istinafının kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, kaldırma sebebine göre sair hususların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf talebinin KISMEN KABULÜNE, 2-İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/10/2021 tarih, 2020/141 E- 2021/714 K. sayılı kararının HMK 353.1.a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde yargılamaya kaldığı yerden devam edilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE, 4-İstinaf peşin harcının talebi halinde davacıya iadesine, 5-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 220,70-TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 87-TL posta masrafı olmak üzere toplam 307,70-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.03/11/2023