T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2022/389 Esas
KARAR NO: 2023/1811
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 05/11/2021
NUMARASI: 2021/100 Esas - 2021/194 Karar
DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini
KARAR TARİHİ: 06/12/2023
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davaya konu ... marka elektrostatik filtreli hava temizleme santrallerinin imalatını 2013 yılından itibaren Beylikdüzü fabrikasında gerçekleştirdiğini, ayrıca üretimi yapılan filtre sistemleri ile ilgili TPE nezdinde 2 adet faydalı model ve 2 adet tasarım patent başvuruları yapıldığını, ... markalı bu ürünün piyasada kalitesi ve güvenilirliği ile tanınmış bir ürün olduğunu, davalı tarafın ... markalı elektrostatik filtreyi kendisi üretiyormuş gibi müvekkiline fason üretim yaptırıyormuş kanaati oluşturacak şekilde internet sitesinde sayfalar oluşturarak ve hukuka ve gerçeğe aykırı eylemlerle haksız kazanç temin ettiğini, davalının eylemlerinin haksız rekabete yol açtığını, davalının internette yayınlamış olduğu www...net/... sayfası ile müşterilerini kendi firmasına yönlendirdiğini, müvekkili şirketin bu web sitesi ile ilgisinin bulunmadığını, bu internet sayfasında müvekkili firmanın üretimi olan ürünün resmini kullanarak ... filtreleri fason ürettiğini yayınladığını, davalının http://www.....net/... adresinde müvekkili şirketin müşterisi olan ... A.Ş.'yi kendi müşterisiymiş gibi referanslarında yayınladığını, davalı tarafça youtube video sitesinde müvekkilinin ticari itibarını zedeleyen ifadelerde bulunulduğunu, davalının, taraflarına karşı tehdit içeren eylemlerde bulunduğunu, davalının müvekkili şirket adına tescilli ... filtre gıda ve sanayi imalatlarında oluşan dumanın filtre edilmesinde kullanılan ... marka elektrostatik filtreli hava temizleme santralleri kopyalayarak üretmek suretiyle marka hakkına tecavüz etmek suretiyle kazanç elde ettiğini, neticeten tecavüz oluşturan ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde el konulmasını, davalı tarafça gerçekleştirilen tecavüzün önlenmesine ve men'ine, müvekkiline ait tescilli tasarımın kullanıldığı tabelaların sökülmesine, reklam vasıtası, basılı evrak ve ürünlerin toplatılmasına, internet sayfalarındaki markaya tecavüz eden kısımlarının kaldırılmasına ve engellenmesine, ürünlere el konulmasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile taraflarına ödenmesini, davalının fiil ve eylemleri müvekkili şirketin kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğunda haksız fiil niteliğinde olduğundan 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile taraflarına ödenmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Bakırköy 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 05/11/2021 tarih ve 2021/100 Esas - 2021/194 Karar sayılı kararıyla; "... davacıya ait ..., ... ve ..., ... tescil numaralı tasarımlar ile davalıya ait "www.....net/..." web adresinde bulunan ürün arasında, bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin benzerlikler bulunmadığı, benzer olarak algılanmadıkları, bu itibarla tasarımdan doğan haklara tecavüzün yasal koşullarının oluşmadığı anlaşılmıştır. Marka tecavüzü davası bakımından yapılan incelemede; davacı adına TPMK'da tescilli ve geçerliliklerini koruyan ... tescil numaralı "...", ... tescil numaralı "...", ... tescil numaralı "..." markalarının 06, 11, 35 ve 37.sınıflarda tescilli olduğu anlaşılmaktadır. Davalıya ait olan "www.....net" internet alan adında, davalının ... filtre ibaresine yönlendirmede bulunan sitesinin güncel referanslar sekmesinde "... mühendislik" ibaresinin kullanıldığı ve söz konusu kullanılmanın davalının, davacıya ait ürünlerin fason imalatçısı izlenimi uyandırarak tüketiciyi yanıltıcı etkisinin bulunduğu, bu durumun ise davacının markalarından doğan haklarını ihlal ettiği kanaatine ulaşılmıştır. Haksız rekabet iddiaları yönünden yapılan değerlendirmede; davalının yukarıda açıklandığı şekilde marka tecavüzü oluşturan eylemlerinin aynı zamanda haksız rekabet de oluşturduğu tartışmasızdır. Marka tecavüzü oluşturan eylemleri dışında davalının kendi internet adresinde davacı hakkında "bizim eski modelleri kopyalayan..", "Çin'de yaptırdığı fason ürünler...", "uydur kıydır kopyalayan, her işi yapmaya çalışan panççı" gibi ifadeler kullandığı, söz konusu ifadelerin TTK 55/1-a/2 anlamında "başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek" kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve haksız rekabet oluşturduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar davacı vekili değişik aşamalarda faydalı modellerinden kaynaklanan hakları ile de ilgili taleplerde bulunmuşsa da, mahkememizin münhasıran dava dilekçesindeki netice-i taleple bağlı olduğu, (Y.9.H.D. 07/06/2018 tarih, 2015/23226 e. 2018/12914 k.) davacının dava dilekçesinin netice-i talebinde ise faydalı modelleri ile ilgili talepte bulunmadığı anlaşıldığından bu yönde esas hakkındaki hükümde bir değerlendirme yoluna gidilmemiştir. Davacının talep ettiği hesaplama yöntemine göre tam ve net maddi tazminat miktarının belirlenememesi karşısında TBK. 50-51.maddeleri uyarınca davacı ve davalı şirketlerin ekonomik hacim ve ödeme güçleri, ihlal edilen hakkın mahiyeti ve davalının kusurunun yoğunluğu hep birlikte nazara alındığında taleple bağlı kalınarak 7.703,37 TL maddi ve 10 bin TL manevi tazminatın hakkaniyetli ve dengeleyici olduğu vicdani ve hukuki kanaatiyle, davacının davasının kabulüne" karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde; "Mahkemece hüküm kurmaya elverişli olmayan bilirkişi raporuna dayanılarak eksik inceleme ve değerlendirme ile karar verildiğini, bilirkişi raporlarına yaptığımız itirazların değerlendirilmediğini,Davalının, müvekkilin hem markasına hem tasarımına tecavüzü gerek internet sitesindeki yayınları ile gerek fiilen üretim aşamasında ve piyasaya satımında açık ve net bir şekilde gerçekleştiğini, ancak mahkemenin tasarım haklarımıza tecavüzün oluşmadığı gerekçesi ile bu talebimizi reddettiğini,Maddi tazminatın hesaplanmasında bilirkişi raporunda esaslı hatalar olduğunu, dava konusu ürünlerin piyasa değeri, kar hacmi, dikkate alınmadığını, hükümde belirtilen maddi tazminat müvekkilin mahkeme masraflarını dahi karşılayamayacak miktarda çok düşük hesaplandığını, Davacı müvekkilin, ürünlerinin kalitesini geliştirmek için yatırımlar yaptığını, emek verdiğini, oldukça geniş bir reklam bütçesi ayırdığını, ürünlerindeki başarılar sayesinde piyasada tanındığını ve prestijli bir konuma ulaşmıştır, mahkemece takdir edilen manevi tazminatın çok düşük olduğunu,Mahkemenin avukatlık ücretleri ve mahkeme giderleri nedeni ile oluşturduğu hüküm kısmının da davalı lehine hatalı olduğunu." beyanla ilk derece mahkemesi kararının talepleri gibi kaldırılması istenmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; "Hukukta asıl olan iyi niyet olduğundan, müvekkilin kötü niyetli olduğunu davacının ispat etmek zorunda olduğunu,Davacının, davalı müvekkille 2015 öncesine dayalı ticari ilişkisinin olduğu, davalının müvekkilden edindiği bilgi ve yöntemlerle TPMK'na başvurarak ilerideki haksız rekabet ortamını hazırladığını, bunlara dayanarak müvekkilden haksız taleplerde bulunduğunu,Davacının dava konusu hava temizleme santrallerinin imalatını 2013 yılından itibaren gerçekleştirdiğini, o tarihten bu yana da elektrostatik filtre işiyle uğraştıklarını iddia ettiğini, davacının iş alanının sadece filtre değil klima vb. geniş yelpazede olduğunu, müvekkilin ise işi sadece elektrostatik filtre olduğunu,Davacının bir yandan müvekkili, www...net/alp sitesi üzerinden, sahte internet sitesi yapmakla suçlarken, diğer yandan aynı sitenin davalı müvekkile ait olduğunu belirterek bu siteye müşterileri çektiğini iddia ettiğini, davacının müvekkili karalamak için yanlış bilgilerle mahkemeyi yanıltmaya çalıştığını, Davacının Https://...com.tr sitesi ile müvekkilin www...net sitesinin tamamen farklı olduğunu, 2013'ten bu yana elektrostatik filtre imalatı ve satışı yaptığını söyleyen davacının, üstelik araştırma geliştirmeye, internete, sosyal medyaya büyük yatırımlar yapıp müşterilerinin % 90'ını youtube vb. sitelerle kazandıklarını söylerken İzmir'de ve başka yerlerde ürününü satamadığını, Davacı tarafın 23.01.2020 tarihli dilekçelerinde ikrarda bulunduğunu, dilekçenin 3.maddesinde davacının müvekille olan ticari ilişkisini ve müvekkilin ürünlerini kullandığının ikrar edildiğini,Davacının nereye iş yaptıysa videosunu göndermesini müvekkil istediğini, bunu o zamanki web sitesinde müvekkili referans olarak yayınladığını, tasarımların davacıya ait olmadığını, müvekkilden kopyalandığını, davacının ürünün aynısını biraz değiştirdiğini, Davalı müvekkilin haksız olarak ürünleri kopyalandığından, Youtube'da ve internette, haksız ticarette bulunanları suçladığını, çünkü hem ürünler kendisinindir hem de müşterilerin doğru bilgi edinme, aydınlatılma hakları olduğunu, 09.05.2019 tarihli bilirkişi raporunda, tasarım ihlali iddiası hakkında, "...tasarımlarıyla aynı veya genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadığı kanaatine varılmıştır." denilerek davacının haksızlığının belirtildiğini, Davalı müvekkilin, haksız rekabet nedeniyle sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkilin madden ya da manen verdiği zararın bulunmadığını, öncelikle hukuka aykırı ve kusurlu bir eylemin olması gerektiğini, soyut olarak zarar görme iddiasının yetersiz olduğunu, Davalı müvekkili suçlamaya yönelik site ve ifadelerin sebebinin, ticari hayatta teknik bilgilere sahip olmayan ve kolayca aldatılabilen müşterileri dikkatli olmaları konusunda uyarmak olduğunu." beyanla ilk derece mahkemesi kararının talepleri gibi kaldırılması istenmiştir.
GEREKÇE: Dava, marka ve tasarım haklarına tecavüz ile haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve durdurulması ile tazminat istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesi tarafından, "Davacının tasarım hakkına tecavüz davasının REDDİNE, -Davalının davacıya ait ... ve ... tescil numaralı markalardan doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabetinin tespiti ile, önlenmesine; -www.....net, http://www...net/... ve http://www...net/... adreslerinde "...", "... " ve " " ibarelerinin kaldırılmasına, -Marka tecavüzü oluşturacak ürün ya da materyal ele geçirilmediğinden sair taleplerin REDDİNE, -BK. 50-51 maddeleri de nazara alınarak 7.703,37 TL maddi,10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin REDDİNE." karar verilmiştir. Hüküm davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davacı, davaya konu ... marka elektrostatik filtreli hava temizleme santralleri imalatı ile uğraştığını, davalının ... markalı elektrostatik filtreyi kendisi üretiyormuş kanaati oluşturacak şekilde internet sitesinde sayfalar oluşturarak ve davacı hakkında gerçeğe aykırı yazılarla ticari itibarını zedeleyen ifadelerle haksız rekabete yol açtığını, müşterilerini kendi firmasına yönlendirdiği beyanla tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve durdurulması ile maddi manevi tazminat isteminde bulunmuş; davalı ise, davacı iddiaları genel olarak kabul etmeyerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller, aldırılan ve denetime elverişli bulunan bilirkişi heyeti raporları uyarınca; davacıya ait ..., ... ve ..., 2 tescil numaralı tasarımlar ile davalıya ait "www.....net/.." web adresinde bulunan ürün arasında "Bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin benzerlikler bulunmadığı, benzer olarak algılanmadıkları" bu itibarla tasarımdan doğan haklara tecavüzün yasal koşullarının oluşmadığı görülmüştür. ... tescil numaralı "... ....", ... tescil numaralı "...", ... tescil numaralı "..." markalarının 06, 11, 35 ve 37.sınıflarda davacı adına tescilli olduğu, davalıya ait "www...net" internet alan adında davalının sitesinin güncel referanslar sekmesinde "..." ibaresinin kullanıldığı ve bu durumun davalının davacıya ait ürünlerin fason imalatçısı izlenimi uyandırarak tüketiciyi yanıltıcı etkisinin bulunduğu, bu durumun ise davacının markalarından doğan haklarını ihlal ettiği; davalının işbu marka tecavüzü oluşturan eylemlerinin aynı zamanda haksız rekabet de oluşturduğu anlaşıldığından mahkemece bu çerçevede tespit ve değerlendirmede bulundurması isabetlidir. Mahkemece hüküm altına alınan maddi tazminatın denetime elverişli bulunan bilirkişi raporlarıyla uyumlu olduğu, manevi tazminatın da somut olayın özelliklerine göre uygun olarak takdir edildiği; mahkemece takdir edilen vekalet ücretlerinin kanuna uygun olduğu ve hükümde usule aykırı bir hususun bulunmadığı anlaşılmakla; taraf vekillerinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Taraf vekillerinin istinaf taleplerinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,2-Davacıdan alınması gereken 269,85 TL harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 189,15 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davalıdan alınması gereken 1.209,32 TL harçtan, peşin alınan 303,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 906,32 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına,5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.06/12/2023