T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2024/177 Esas
KARAR NO: 2024/487 Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 04/05/2023
NUMARASI: 2022/573 E. - 2023/502 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 11/03/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin suç şebekesi ağına düşerek gayri resmi işlemler ile müvekkilinin sahibi olduğu taşınmazın elinden alındığını, müvekkili ile davalılardan ... arasında yıllar önce bir kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye ilişkin olarak teminat olacağı beyanları ile müvekkilinden 7.200 USD bedelli bir bono alındığını, sonrasında bu bono üzerinde tahrifat yapılarak 372.000 USD haline getirildiğini ve diğer davalıya ciro edilmiş gibi gösterilerek diğer davalı ... tarafından icra takibine konu edildiğini, müvekkilinin bu kişilere 1 TL dahi borcu bulunmadığı hususunun tüm yönleri ile sabit olan bir durum olmasına rağmen, en başta müvekkilinin avukatı hakkında ayrıca suç duyurusunda bulunduklarını ve ayrıca Av. ... ile birlikte hareket eden davalıların sahte bonoya ilişkin Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılarak müvekkilinin tüm malvarlığının elinden aldığını, bononun sahte olduğunu beyan ederek, Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas ( Yeni Esas ...) sayılı dosyası ve iş bu dosyaya bağlı Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ... Esas (satış dosyası)'na ilişkin olarak tüm icra, tescil ve tahliye işlemlerinin durdurulmasına yönelik olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini, müvekkilinin Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına konu 372.000 USD bedelli bonoya ilişkin olarak davalılara borçlu bulunmadığının tespiti ile bononun tahrifat sureti ile oluşturulmuş sahte bir bono olduğu, kambiyo vasfını kaybetmiş olduğu hususu dikkate alınarak Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibinin iptaline, haksız ve kötüniyetli oldukları hususu sabit olan davalıların mutlak suretle %20 den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece davalı ... hakkındaki davanın bu davadan tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydedilmesine karar verilmiş, işbu davada yalnızca davalı ... hakkında davaya devam olunmuştur.
CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava konusu yapılan icra dosyası ile ilgili olarak taraflar arasında yapılan protokol ile Bakırköy ... İcranın ... E sayılı dosyasından kaynaklanan borçları gayri kabili rücu olarak kabul etmiş olması ve söz konusu protokolün avukatların imzası dışında davacı asilin de imzası ile imzalanmış olduğundan dolayı Avukatlık Kanunu 35. maddesine göre ilam niteliği kazanan protokol ile menfi tespitini talep ettiği borcu kabul ettiği için artık söz konusu borç ile ilgili menfi tespit davası açılmayacağını, davaya konu olan senedin ilk olarak 2014 tarihinde Büyükçekmece İcra Müdürlüğünde takibe konu edildiğinden davacı tarafın 2014 yılında bu senedin varlığından haberdar olduğunu, bu haberdar olma süresinin üzerinden yaklaşık 8 yıldan fazla bir süre geçtikten sonra huzurdaki menfi tespit davasının 2022 yılı Haziran ayında açıldığını, bu haliyle de yasanın öngördüğü dava açma süresinin zaman aşımına uğradığını, davacının davaya konu aynı olay için Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2020/437 E açmış olduğu menfi tespit davasındaki verilen kararın henüz kesinleşmediğinden dolayı da ayrıca derdestlik de bulunduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
MAHKEME KARARI: Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/05/2023 tarihli 2022/573E. - 2023/502K. sayılı kararıyla; "...Davacı, her ne kadar borçlu olmadığının tespiti talebinde bulunmuş ise de, Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/437 Esas 2020/551 karar sayılı dosyasının 27/06/2022 tarihinde Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen ilamı dikkate alınarak, bu dosyadaki feragat beyanının 20/06/2022 tarihinde verildiği, HMK. 311. maddesi gereği verildiği anda kesin hüküm ifade ettiği, dava konusunun ve tarafının aynı olduğu anlaşılarak, 6100 sayılı yasanın 114/1-i maddesi gereğince kesin hüküm nedeniyle davanın davalı ... yönünden usulden reddine" karar verildiği görülmüştür.
İSTİNAF BAŞVURUSU: Davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; taraflarınca sunulan feragat dilekçesinde tüm dava hakları saklı kalmak kaydıyla ibaresinin mevcut olduğunu, bu dilekçenin kesin hüküm teşkil etmeyeceği, davanın takipsiz bırakılmış olduğu şeklinde sonuç doğuracağını, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2016/2146 Esas, 2021/250 Karar sayılı kararında da belirtildiği gibi davanın geri alınması niteliğinde olduğunu, ... ve davalı ... haklarında senette sahtecilik nedeniyle Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/225 Esas sayılı davasının açıldığını, Müvekkilinin önceki avukatı Av. ... hakkında da görevi kötüye kullanmak suçundan C. Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, ayrıca Bakırköy 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/242 Esas sayılı davasının açıldığını,Davalının Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/37 Esas, 2020/551 Karar sayılı kararının kesinleşmesinin engellenmesi için davalı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulduğunu, bu şekilde müvekkilinin haciz baskısı altında tutulması nedeniyle 20/06/2022 tarihli dilekçe ile tüm dava açma hakları saklı kalmak şartıyla feragat edildiğine dair dilekçe sunulduğunu belirterek, istinaf taleplerinin kabulü ile hatalı yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLER: Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/437 Esas, 2020/551 Karar sayılı dosyası incelendiğinde; davacının ..., davalının ... olduğu, takibe konu senette sahtecilik yapıldığı iddiasıyla borçlu olmadığının tespiti ve Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ile başlatılan icra takibinin iptaline karar verilmesi için dava açıldığı, yapılan yargılama sonucunda aynı konuda açılan Bakırköy 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/185 Esas sayılı davasında verilen kararın henüz kesinleşmediği, derdest olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verildiği, kararın davalı tarafça istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nin 2021/465 Esas, 2021/466 Karar sayılı kararı ile davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verildiği, karara karşı davalı tarafça bu kez temyiz yoluna başvurulduğu, davacı vekilinin 20/06/2022 tarihinde dosyaya sunduğu dilekçesinde; "Yukarıda numarası yazılı Mahkemeniz dosyasında müvekkil adına ikame edilmiş olan davaya ilişkin olarak derdestlik nedeni ile davanın reddine karar verilmiştir. Mevcut kararın kesinleşmesini engellemek ve bu süreçte icra dosyasına ilişkin gayri yasal işlemleri devam ettirmek amacında olan davalı yan söz konusu karar lehine bir karar olmasına rağmen kararın kesinleşmesini engellemek adına istinaf ve sonrasında Yargıtay temyiz yoluna başvurmuştur. Yapılan gayri yasal işlemlere ilişkin olarak müvekkil adına ivedi olarak dava ikame etmemiz gerektiğinden ve tekrardan derdestlik itirazının ileri sürülmesi ihtimali itibari ile müvekkilin icra takibi ve dava konusu bonoya ilişkin borçlu bulunmadığının tespiti ve buna ilişkin tazminat veya istirdata ilişkin tüm dava hakları saklı kalmak kaydı ile huzurda ki davadan feragat ediyoruz. Feragatimizin kabulüne karar verilmesini talep ediyoruz." şeklinde beyanda bulunduğu, bunun üzerine, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2021/5205 Esas, 2022/5257 Karar sayılı kararı ile davacının feragat dilekçesi sunması nedeniyle, feragata ilişkin mahkemece ek karar verilmesi için dosyanın temyiz incelemesi yapılmaksızın mahkemesine iadesine karar verildiği, Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/437 Esas, 2020/551 Karar sayılı, 01/08/2022 tarihli ek kararla davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği, kararın kesinleştiğine dair dosyada bir bilgi bulunmadığı tespit edilmiştir.
GEREKÇE: Dava menfi tespit ve icra takibinin iptali davasıdır. Mahkemece davanın kesin hüküm nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekili Av. ...’ın Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/437 Esas, 2020/551 Karar sayılı dosyasına sunduğu 20/06/2022 tarihli feragat dilekçesinde; "Yukarıda numarası yazılı Mahkemeniz dosyasında müvekkil adına ikame edilmiş olan davaya ilişkin olarak derdestlik nedeni ile davanın reddine karar verilmiştir. Mevcut kararın kesinleşmesini engellemek ve bu süreçte icra dosyasına ilişkin gayri yasal işlemleri devam ettirmek amacında olan davalı yan söz konusu karar lehine bir karar olmasına rağmen kararın kesinleşmesini engellemek adına istinaf ve sonrasında Yargıtay temyiz yoluna başvurmuştur. Yapılan gayri yasal işlemlere ilişkin olarak müvekkil adına ivedi olarak dava ikame etmemiz gerektiğinden ve tekrardan derdestlik itirazının ileri sürülmesi ihtimali itibari ile müvekkilin icra takibi ve dava konusu bonoya ilişkin borçlu bulunmadığının tespiti ve buna ilişkin tazminat veya istirdata ilişkin tüm dava hakları saklı kalmak kaydı ile huzurda ki davadan feragat ediyoruz. Feragatimizin kabulüne karar verilmesini talep ediyoruz." şeklinde beyanda bulunduğu, Mahkemece 01/08/2022 tarihli ek kararla davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği tespit edilmiştir.Feragat, 6100 sayılı Kanunun 307. maddesinde, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak tanımlanmış, 310. maddesinde ise, hükmün kesinleşmesinden önceki herhangi bir aşamada davadan feragat edilebileceği açıklanmıştır.Feragat yalnız mevcut davadan değil, o dava ile istenen hakkın özünden vazgeçme anlamına gelir. Davadan feragat neticesinde feragate konu teşkil eden hak tamamen düşer ve artık bir daha dava konusu yapılamaz.Geri almada ise; davayı geri alan davacı, bununla talep sonucundan (yani hakkın özünden) feragat etmemekte, sadece davasını geri almakta ve onu ilerde tekrar açabilme hakkını saklı tutmaktadır. Ayrıca davadan feragat davalının rızasına bağlı olmadığı hâlde, davacının davasını geri alabilmesi için davalının açık rızası gerekir.Bu durumda; her ne kadar 2020/437 Esas sayılı dosyaya sunulan 20/06/2022 tarihli dilekçe Mahkemece feragat dilekçesi olarak kabul edilerek, feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmişse de, mahkemece yapılan değerlendirme hatalıdır. Davacı vekilinin dilekçesindeki beyanı haklarını saklı tutma şeklinde olmakla hakkın özünden vazgeçmeyi içermemektedir.Davacı vekilinin talebinin davayı gelecekte tekrar açabilmek hakkı baki kalmak üzere geri alma iradesi mahiyetinde olduğu açıktır. Tüm bu nedenlerle Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/437 Esas, 2020/551 Karar sayılı dosyasına sunulan dilekçenin davanın geri alınması niteliğinde olduğu ve davanın esasının incelenmesine engel kesin hüküm niteliğinde olmadığı anlaşıldığından, mahkemece davanın esası hakkında inceleme yapılarak karar verilmesi gerekirken, kesin hüküm nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olmamış, bu nedenle davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, yargılamaya devam olunması için dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan nedenlerle:1-Davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince, BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 04/05/2023 tarihli 2022/573 E. - 2023/502 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,2-Yukarıdaki gerekçede belirtildiği şekilde yargılamaya devam olunmak üzere dosyanın, karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-İstinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harcının talebi halinde davacı tarafa iadesine,4-Davacı adli yardım talebinden yararlanmış olmakla, yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi'nce verilecek nihai karar ile birlikte değerlendirilmesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 11/03/2024 tarihinde HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.