T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2023/264 Esas
KARAR NO: 2024/1470 Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 07/12/2022
NUMARASI: 2020/234 E. - 2022/203 K.
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 25/09/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket tarafından İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe konu lisans bedeline faize ve tüm ferilerine itiraz edilmesinin hukuki dayanaktan yoksun ve usulsüz olduğunu, davalı şirketin müvekkili ile imzaladığı ödemekle yükümlü olduğu mali hak bedellerini ödemediği, herhangi bir fesih bildirimi davalı tarafından yapılmadığından sözleşmenin otomatik olarak yenilenmek sureti ile devam ettiğini sözleşmenin ilgili hükümleri uyarınca mali hak bedellerinin revize edildiği ve borç konusu tutarın ödeme tarihinin kesin vade ile belirlenmiş olduğu, davalı şirket tarafından takibe konu borcun yanı sıra fer'ilerine de itiraz edildiği ; ancak davalı tarafından yapılan bu itirazın da sözleşmeye aykırı olduğu zira, müvekkili ... tarafından icra takibine konu edilen faiz oranı yine taraflar arasında akdedilen Sözleşmenin “Mali Şartlar” başlıklı 5.3 maddesine uygun olarak hesaplandığı, ilgili maddede: “yayın kuruluşu, ödemesi gereken mali hak bedellerini, sözleşmede belirlenen vadelerde ödemediği takdirde TL üzerinden yıllık olarak yasal ve ticari faizin ortalaması oranında faiz ödenecektir.” denilmiş olduğunu, takip talebi ve ödeme emri incelendiğinde, icra takibinde talep edilen faiz oranının davalı şirketçe kabul edilen oran olduğunu, itirazın iptaline, inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın kanunun öngördüğü 1 yıllık hak düşürücü süreden sonra işbu itirazın iptali davasını açtığını, bu sebeple süresinden sonra ikame edilmiş bu davanın usulden reddi gerektiğini, yetki itirazlarının yerinde ve hukuka uygun olduğunu, sözleşmenin otomatik olarak yenilenmek suretiyle devam etmiş olduğu iddiasını kabul etmediklerini, TBK 133. Maddeye göre yeni bir borçla mevcut bir borcun sona erdirilmesi, ancak tarafların bu yöndeki açık iradesi ile olacağı, yani taraflar arasında bir yenileme sözleşmesinin olması gerektiği , fakat burada taraflar arasındaki sözleşmeye konulmuş bir maddeye dayanarak davacı tarafın sözleşmenin kendiliğinden yenilendiğini de iddia etmesinin doğru olmadığını, esasa dair tüm beyanları nazara alınarak davanın reddini talep ettikleri anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 07/12/2022 tarih ve 2020/234 Esas - 2022/203 Karar sayılı kararıyla; "... Sözleşmenin 8. Maddesi uyarınca İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğu icra dosyası kapsamında zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı ... ve ... tarafından düzenlenen 24/10/202 tarihli bilirkişi HMK 266 madde kapsamında dosyadaki deliller ve sözleşme hükümleri ile uyumlu olduğundan mali yönden denetime uygun bulunmuş ve hükme dayanak olarak alınmış, diğer raporlar sözleşme hükümleri dikkate alınmadan düzenlendiğinden hükme dayanak olarak alınmamış ve neticeten davalının davacı ile aralarında 07.05.2009 tarihinde imzalanmış sözleşmeye istinaden mali hak bedellerini 1 Mart, 1 Haziran, 1 Eylül, 1 Aralık tarihlerinde 4 eşit taksitte hesaba havale yolu ile nakden ödemeyi taahhüt ettiği, TTK madde 1530'a göre; Borçlu, sözleşmede öngörülmüş bulunan tarihte veya belirtilen ödeme süresinde borcunu ödemez ise, ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşecektir düzenlemesi nazara alındığında , ...'ın ticari defter kayıtlarında yer alan mali hak bedellerinin ilgili dönemleri o dönemlere ait yıllık yasal -ticari faizin ortalamasından gecikme faizleri hesaplandığında asıl alacak gecikme faizi olarak 12.669,95 TL alacaklı olduğu tespit edilmiş olup, İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ...E.sayılı dosyasından Asıl alacak +Gecikme faizi ile birlikte 11.945,33 TL üzerinden takibe geçilmiş olduğundan talebe bağlılık ilkesinden hareket ile İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takip dosyasında davalı borçlu tarafça yapılan itirazın iptaline, takibin 11.945.33 TL üzerinden devamına, Takip tutarının takdiren % 20' si üzerinden hesaplama yapılmak suretiyle icra inkar tazminatının davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine " karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Mahkemenin hükme esas aldığı heyet raporu mevzuata uygun düzenlenmediği, hukuki olmayan ve delil özelliği olmayan davacı defterlerine göre rapor hazırlandığı bu noktadaki usul itirazları değerlendirilmediğinden davacını alacak iddiasının bir yıldan fazla sürede olduğundan ve bilirkişi raporu ile belirlenen alacakta inkar tazminatından söz edilemeyeceğinden davalı aleyhine olan hükümleri nedeni ile kararı istinaf ettiklerimi bildirmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan sözleşme gereğince davalı ödemesi gereken borcunu ödemediği, alacağın sözleşmeye dayalı olduğu ve vadelerinin belli olduğu faturaların delil teşkil edip etmediği önem arz etmediği kesilen faturaların defterlerinde kayıtlı olduğu davacının niteliği gereği kurumlar vergi mükellefiyeti olmadığından defter tutma zorunluluğunun olmadığı borç sözleşmeye göre likit olduğundan inkar tazminatı da hukuka uygun olduğunu bildirmiştir.
DELİLLER: Bilirkişi ... 16/04/2021 tarihli bilirkişi raporunda; davacı şirketin 2011-2021 yılları arası yasal tutulması gereken defter kayıt ve belgeleri üzerinde yapılan incelemeye göre, davacı tarafın 2011 ve 2012 yılları yevmiye kapanış tasdikleri bulunmadığı, bu sebeple ilgili yıl yevmiye defterinin sahibi lehine delil niteliği taşımadığı, faturaların sözleşmedeki adrese ve vergi numarasına düzenlendiği, TBK. Md.146 ve 147 uyarınca anapara ve faiz üzerinden zamanaşımı bulunmadığı, faturalar sözleşmeye uygun artış oranı ile düzenlendiği, yapılan cari hesap incelemesinde toplamda 9.605,73 TL davacı lehine bakiye bulunduğunu bildirmiştir. Kütahya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi aracılığıyla alınan bilirkişi ... tarafından düzenlenen 05/05/2022 tarihli bilirkişi raporunda : davalı defter incelemeleri neticesinde ; 2012-2013 ve 2014 yıllarına ait defter tasdik bilgilerinin ve o yıllara ait herhangi bir belge verilmediği, 2011-2012-2013-2014-2015-2016-2017 yıllarına ait defter-i kebir ve envanter defter tasdik bilgilerinin olmadığı, 2011-2015-2016-2017 yıllarına ait yevmiye defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yaptırıldığı, davacının KDV Dahil 12.084,21 TL fatura kestiği, davalının 10.886,00 TL ödeme yaptığı (senet ve banka eft si olarak), davacının 1.198,21 TL borcunun olduğunun tespit edildiği görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Bilirkişiler ... ve ... tarafından düzenlenen 24/10/202 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davada uyuşmazlık konusunun, davalı hakkında İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız takibin, davalının itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkin olduğu, davalının davacı ile aralarında 07.05.2009 tarihinde imzalanmış sözleşmeye istinaden mali hak bedellerini 1 Mart, 1 Haziran, 1 Eylül, 1 Aralık tarihlerinde 4 eşit taksitte hesaba havale yolu ile nakden ödemeyi taahhüt ettiği Yayın kuruluşu, ödemesi gereken mali hak bedellerini, sözleşmede belirlenen vadelerde ödemediği takdirde yıllık olarak yasal ticari faizin ortalaması oranında faiz ödeyeceğini kabul ettiğini, TTK madde 1530'a göre; Borçlu, sözleşmede öngörülmüş bulunan tarihte veya belirtilen ödeme süresinde borcunu ödemez ise, ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşecektir. düzenlememesinin yer aldığını, davacı meslek birliği ...'ın ticari defter kayıtlarında yer alan mali hak bedellerinin ilgili dönemleri o dönemlere ait yıllık yasal -ticari faizin ortalamasından gecikme faizleri hesaplanmış asıl alacak gecikme faizi olarak 12.669,95 TL alacaklı olduğunun hesaplandığını, İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından asıl alacak +gecikme faizi ile birlikte 11.945,33 TL üzerinden takibe geçilmiş olduğundan talebe bağlılık ilkesinden hareketle Davacı ...'ın davalıdan 11.945,33 TL alacaklı olduğu görüş ve kanaatine varıldığı görülmüştür. İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... tarafından borçlu ... A.Ş aleyhine 27/10/2017 tarihinde 59,73 TL peşin harç yatırılmak suretiyle 9.148,04 TL asıl alacak, 2.420,32 TL işlemiş faiz ve 376,97 TL faiz KDV bedeli olmak üzere toplam 11.945,33 TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçlu tarafa 01.11.2017 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu ... A.Ş vekili tarafından 06.11.2017 havale tarihli dilekçe ile borca ve yetkiye itiraz dilekçesi sunulduğu görülmüştür. Davalı şirket ile meslek birlikleri ...-...-... arasında imzalanan “Yayın İzin Sözleşmesi”'nin 9.maddesinin Tebligat adresi bölümünde “Taraflar adres değişikliklerini derhal yazı ile bildirmek zorundadırlar. Aksi halde, tebligat 7201 sayılı Tebligat Yasasının 10.maddesi uyarınca yapılmış sayılır” hükmünün yer aldığı görülmüştür.
G E R E K Ç E: Dava, İİK'nın 67.maddesine dayalı olarak açılan itirazın iptali davasıdır. Davacı müzik eserleri yayın sözleşmesi uyarınca mali hak bedelleri alacağına dayalı olarak başlattığı icra takibine itiraz üzerine itirazın iptali davası açmış; davalı, davacıya borcunun bulunmadığını beyanla davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesi tarafından, "Davanın kabulü ile; İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasında istenen taleple bağlı olarak davalı borçlu tarafça yapılan itirazın iptaline, takibin 11.945,33 TL üzerinden devamına ,Takip tutarının takdiren % 20'si üzerinden hesaplama yapılmak suretiyle icra inkar tazminatının davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine." karar verilmiştir. Davalı vekili yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. 2004 sayılı İİK’nın 67. maddesi “Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir” hükmünü içermektedir. Söz konusu düzenlemeden açıkça anlaşılacağı üzere alacaklı tarafından itirazın iptali davasının, borçlunun icra dosyasına yaptığı itirazın tebliğ tarihinden itibaren bir yıl içinde açılması zorunludur. İtiraz, alacaklıya tebliğ edilmemiş ise süre başlamayacağı gibi davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenmesi de sürenin başlamasını gerektirmez. Davacı alacaklı vekiline icra dosyasında borçlu davacının itiraz dilekçesi tebliğ edilmediği anlaşılmakla dava yasal süresinde açıldığı anlaşılmıştır. Davalı hem icra dairesinin, hem de mahkemenin yetkisiz olduğunu, ayrıca mahkemenin görevsiz olduğunu ileri sürmüş ise de; taraflar arasındaki Sözleşme'nin 8.maddesinde İstanbul mahkeme ve icra dairelerinin yetkili olduğu kararlaştırılmış olduğundan, icra dairesinin ve mahkemenin yetkili olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca davanın 5846 Sayılı Kanun kapsamında korunan haklara ilişkin olarak açılmış olması nedeniyle mahkemenin görevli de olduğu açıktır. Davacı ile davalı arasında 07.05.2009 tarihli "Müzik Eserleri Yayın İzin Sözleşmesi" bulunduğu, Sözleşme'nin 10.maddesinde "Sözleşmenin bir yıllık olduğu, sürenin devamı boyunca her yılın sonuna en az 1 ay öncesine kadar sözleşmenin feshedildiğinin karşı tarafa noter aracılığıyla bildirilmemesi halinde sözleşmenin kendiliğinden birer yıllık dönemler halinde uzayacağı"nın düzenlendiği, davalı tarafından fesih bildirimi yapıldığına dair dosyaya bir delilin sunulmaması nedeniyle Sözleşme'nin takibe konu edilen dönemlerde devam ettiğinin kabulünün gerektiği görülmüştür. Davacının takipteki talebi, Sözleşme'nin 5.1.maddesindeki mali şartlar uyarınca ödenmeyen lisans bedellerinin tahsiline ilişkindir. Davacı Sözleşme kapsamında oluşan alacağın tahsilini talep etme hakkına sahiptir. Her ne kadar davalı "TBK 133 maddesi kapsamında sözleşmenin yenilenmemiş olduğunu ve mahkemenin hükme esas aldığı heyet raporunun mevzuata uygun düzenlenmediği hukuki olmayan davacı defterlerine göre rapor hazırlandığı " iddia etmiş ise de; yukarıda açıklandığı üzere taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin devam ettiği ve sözleşmenin davalı şirket yönünden bağlayıcı olduğu; Mahkemece aldırılan bilirkişi raporlarından 24/10/2022 tarihli rapor denetime elverişli olduğu, Sözleşme'de kesin vadeye yer verilmiş olması nedeniyle yapılan hesabın yerinde olduğu ve alacağın likit olması nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de isabetli olduğu görülmekle, davalı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 815,98 TL nispi harçtan, peşin alınan 204,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 611,98 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak;a)Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 118,00 TL (posta-teb-müz) masrafının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, b)Davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 25/09/2024 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.