T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2023/459 Esas
KARAR NO: 2024/1574
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 13/06/2022
NUMARASI: 2021/669 Esas, 2022/652 Karar
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 10/10/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkilinin yetkilisi olduğu ... Ltd.Şti. adına 350.000 TL miktarlı düzenleyeni ... Ltd.Şti. Lehtarı ... olan senet ile, miktarı 642.000 TL olan düzenleyeni ... Danışmanlık Ltd.Şti. ve lehtarı ... olan 2 adet bonoyu şirket adına davalıya keşide ederek teslim ettiğini, 13.12.2016 tarihli iki adet protokolde de (her bir senet için ayrı protokol) sabit olduğu, senetlerin teminat için verildiği, senetlerin üzerine atılan imzaların ikisi de uygulamada ticari hayatta genelde şirket adına çift imza atılması gerektiği düşüncesiyle müvekkili tarafından şirket adına atıldığını, ancak davalı tarafın, müvekkilinin şirket nam ve hesabına keşide ederek kendisine teslim ettiği bu senetlere müvekkilinin atmış olduğu imzalardan birini müvekkilinin kendi adına atılmış gibi göstermeye çalıştığı ve müvekkilinin adını aşağıya kefil kısmına davalının yazdığını, müvekkil aleyhine de haksız ve kötü niyetli bir şekilde icra takibi başlattığını, davaya konu bonolardan ve ekteki protokollerden ...'ın şahsi borçlu olmadığını, atılan imzaların açıkça şirket nam ve hesabına atıldığının sabit olduğunu, müvekkili tarafından resmi evrakta sahtecilik, dolandırıcılık ve TCK Madde 209 gereği açığa imzanın kötüye kullanılması suçlarından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 2020/18128 Soruşturma numaralı dosyası ile suç duyurusunda bulunduklarını ve soruşturmanın henüz devam ettiğini, müvekkilinin şahsına ait olan araçlarına ve taşınmazlarına haciz konulduğunu, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas ve İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyalar için bu aşamada tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini belirterek, davanın kabulü ile İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas ve İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyalarda şahsi olarak borçlu olmadığının tespitine ve söz konusu icra takiplerinin davacı adına iptaline, davacının borcu olmadığının tespitine, davalının alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Arabulucu ile görüşmediğini, toplantı gününden de haberdar edilmediklerini, arabulucudan bu husustaki kayıt ve belgelerin istenmesini talep ettiklerini ve Öncelikle usulüne uygun dava ön şartı yokluğu sebebiyle davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, Davacı borçlu tarafın teklifine göre, tarafların belki de anlaşabileceklerini, Keza arabulucu bu başvuru ve dava hakkında bize yani davalı taraf ile görüşme sağlamadan, bilgi vermeden bu tutanağı düzenlediğini, Görüşmeye katılmamanın sonucunu bildiklerini, Bu sebeple haklı oldukları bir davada bu şekilde bir hata yapmalarının mümkün olmadığını, davacı tarafça dava dilekçelerinde belirttikleri senedin teminat senedi olduğuna ve borçlu olmadıklarına dair iddialarının doğru olmadığını, bu yönde yapılmış bir sözleşme de bulunmadığını, Dosyaya ibraz ettikleri fotokopi şeklindeki düzmece belgeyi de kabul etmediklerini, Davacının müvekkili davalıya senet mukabilinde borçları bulunduğunu ve ödemedikleri için de borçlular aleyhinde icra takibi yapıldığını, belirterek, sübut bulmayan davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Davacı tarafça dava dilekçesinde tanık deliline dayanılmış olduğu, 17/02/2022 tarihli tanık ve delillerin bildirilmesi talepli dilekçe ile tanık isimlerinin ve T.C Kimlik Numaralarının bildirilmiş olduğu görülmekle davalı vekilinin tanıkların dinlenilmesine yönelik usuli eksiklik olduğuna dair beyanlarının yerinde görülmeyip reddi ile, geçen celse ara kararı uyarınca tanık listesinde isimleri bulunan ve hazır edilmiş olan tanıkların dinlenilmesine karar verilmiş ve tanıklar dinlenilmiştir. Mahkememizce, yapılan yargılamaya göre, senedin kambiyo senedine havi tüm unsurları içerdiği, sebepten mücerret olan kambiyo senedi nedeniyle teminat ve boş olan kısımların sonradan anlaşmaya aykırı olarak doldurulmak suretiyle takibe konulduğu iddiasında bulunan davacının bu iddiasını usulüne uygun yazılı delillerle ispat etmesi gerektiği, senet üzerinde senedin teminat olduğuna ilişkin bir ibare bulunduğuna dair somut bir delil bulunmadığı, davacı senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasında ise de, senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasının ispatlanamadığı, davacı delilleri arasında yemin delili var ise de senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddialarının konusu suç teşkil ettiğinden yemin teklif hakkı hatırlatılmadığı, davacının teminat ve anlaşmaya aykırı doldurulma iddialarını usulüne uygun yazılı delillerle ispatlayamadığı gerekçesi ile; Davanın REDDİNE" karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf isteminde; Kararın gerekçesiz olduğunu, Dava süresi boyunca gerek sunulan protokoller, senetlerin ilk halleri, tanık beyanları (protokolde bizzat kendi el yazısı bulunan tanık da dahil) müvekkili ...'ın işbu senetleri ... İNŞAAT... İsimli şirketin ticari ortaklıktan kaynaklanan borcuna teminat maksadıyla verdiğini, bu borcu daire vermek suretiyle sonradan ödediği senetlerin bedelsiz kaldığını, davalı tarafın tamamen senedin asıl alacaktan mücerret olması sebebiyle kötü niyetli şekilde bahse konu icra takiplerini başlattığını ispatlar nitelikte olduğunu, Senetlerin ilk halinde ve protokollerde de açıkça görüleceği üzere senetlerin sadece şirket adına verildiğini, kefil olmadığını, senette oynama yapıldığını, sadece şirket namına verdiği, müvekkilinin adının yazıldığını, müvekkilinin mağdur olduğunu, iki imzadan birinin şahsi kefalet gibi gösterilmeye çalışıldığını, davanın her türlü delil ile ispat edilebileceğini, resmi evrakta sahtecilik, dolandırıcılık ve TCK Madde 209 gereği açığa imzanın kötüye kullanılması suçlarından İSTANBUL CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI'nın 2020/18128 Soruşturma numaralı dosyası ile suç duyurusunda bulunulduğunu ve soruşturmanın henüz devam ettiğini, iki imzanın da şirket namına atıldığının açık olduğunu, senetlerin teslim edildiği halinde vadeye ilişkin bölüm açıkça boş bırakılmış, çizilmiş olduğunu, buna rağmen senetlerin gerçeğe aykırı bir şekilde doldurulduğunu, şirket kaşesini imzalardan birine basıldığını, imzaların konumlarının da dikkate alınması gerektiğini, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas ve İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyalar için bu aşamada tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini, takiplere konu edilen bonolar ile protokollerde bahsedilen bonoların tarafları, miktarları aynı olduğunu, protokollerde hem nakitten hem de devirden bahsedildiğinden her iki bonoda da teammüllere aykırı bir şekilde bonoların sebebi olarak hem nakden hem de malen şeklinde belirtilmiş olduğunu, müvekkilinin şahsi olarak davalıyla hiçbir ticari iş ve ilişkisi olmadığını, tarafların ticari defter ve kayıtları incelendiğinde durumun netleşeceğini, şahitlerin imzası da bahsi geçen protokoller de olduğunu, protokollerde imza atan şahitlerin de mahkemece dinlenilmiş protokolü kendi el yazısıyla hazırlayan tanığın da açıkça ...'ın şahsi borçlu olmadığını beyan etmiş olduklarını , mahkemenin tanık beyanlarını dikkate almadan karar verdiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE Dava, İİK 72.maddesine dayalı olarak açılan borçsuzluğun tespiti istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı, dava konusu senetlerde çift imza olsa da, şahsi sorumluluğunun olmadığını, kefil hanesinin sonradan eklendiğini, şirket kaşesi ve vade kısmının da sonradan doldurulduğunu, senetlerin teminat senedi olduğunu ileri sürmüştür. Davacı vekili istinafında; ceza soruşturmanın devam ettiğini beyan etmiş olmakla Dairemizce UYAP'tan yapılan kontrolde, İstanbul CBS 2020/18128 Sor sayılı dosyasında; şüphelinin davalı ..., müştekinin davacı ... olduğu, iş bu davaya konu 350.000TL ve 642.000TL'lik senetlerin iddianamede yer aldığı atılı suçun ise açığa imzanın kötüye kullanılması olduğu ve kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece, ceza davasının sonucunun bekletici mesele yapılması gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde görülmemiş, davacı vekilinin istinaf isteminin bu yönden kabulü gerekmiştir. Açıklanan nedenle davacı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, sair hususların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜNE, 2-İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/06/2022 tarih, 2021/669 Esas, 2022/652 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde yargılamaya kaldığı yerden devam edilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE, 4-İstinaf peşin harcının talebi halinde davacıya iadesine, 5-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 492TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 110TL posta masrafı olmak üzere toplam 602TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.10/10/2024