T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2023/366 Esas
KARAR NO: 2024/1595 Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 18/01/2023
NUMARASI: 2022/297 E. - 2023/59 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 10/10/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
DAVA:Davacı vekili İstanbul 6. Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; müvekkili aleyhine İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, takibe konu senedin düzenleme tarihi olan 01/08/2008 tarihinde müvekkilinin 18 yaşında olmadığını, 16 yaşında olduğunu, yaş küçüklüğü sebebiyle kısıtlı olduğunu, davalının senedin tanzim tarihinde kısıtlı olan müvekkilinden boş senet aldığını ve aldığı senedin 15/12/2019 ödeme tarihli olacak şekilde davalı tarafından gerçeğe aykırı olarak haksız ve hukuka aykırı bir şekilde sonradan doldurulduğunu, bu nedenlerle, davaya konu senede dayanılarak davalı tarafından başlatılan İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibi dosyasında müvekkilinin haciz mahallinde mal kaldırılmasını engellemek amacıyla haciz mahallinde yaptığı borcun tamamına ilişkin ödemenin reddiyatının yapılması konusunda teminatsız olarak tedbir kararı verilmesine, aksi kanaat olması halinde alacağın tamamı icra dosyasına ödendiğinden alacağın %15 oranında teminat alınarak tedbir kararı verilmesine, davaya konu eyleme ilişkin delillerin toplanmasına, dosyanın imza ve yazı incelemesi için bilirkişiye sevkine, senedin düzenleme tarihi itibari ile kısıtlı olan müvekkilinin borçlanması TMK'nın 16. maddesine göre velisinin izin ve icazeti ile mümkün olabileceğinden, böyle de bir izin yada icazet olmadığından, menfi tespit davasının kabulüne, davalı tarafından dolandırmak kastı ile resmi belgede sahtecilik suçlarına konu eylemler ile boş senedin doldurulması, icra takibine konu alacağın gerçek alacak olmaması sebebiyle, İstanbul .., İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takibin durdurulmasına, neticede iptali ile borcun olmadığının tespitine, mahkemenin tedbir kararının gecikmesi sebebiyle icra dairesi tarafından ödeme yapılması halinde iş bu menfi tespit davanın istirdat davası olarak görülmesine, davalının %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, davalının kötüniyetle takibi sebebiyle %10 oranında idari para cezasına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GÖREVSİZLİK KARARI: İstanbul 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 21/03/2022 tarihli, 2022/175 Esas, 2022/126 Karar sayılı kararı ile görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek dosya İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; İstanbul 29. İcra Hukuk Mahkemesi 2022/179 Esas ve 2022/196 Karar sayılı dosyası ile Mahkemenin davasın konu senede dayanılarak davacı tarafından dava başlatıldığını, başlatılan davanın davacı vekili tarafından istinaf edildiğini, davacı vekili tarafından istinaf edilen dava konusu, tarafları ve dava sebepleri aynı olmakla birlikte mahkeme kararının istinaf edilmesi sebebi ile yargılama tamamlanmadığını, müvekkili ve davacının, davaya konu senedi, müvekkilinin senette belirtilen tutarı nakden kendisine ödünç vermesi neticesinde 2008 yılında tanzim ettiklerini, müvekkilinin senedin imzalandığı tarihte davacının yaşını bilme imkanı bulunmadığını, davacının müvekkilini kandırma amacı güttüğünü ve kambiyo senetlerinin güvenilirliğini de zedelediğini, davacının yaşını büyük göstermek sureti ile haksız fiilde bulunduğunu ve müvekkilinin aktif mal varlığında azalmaya sebebiyet verdiğini, bu sebeple şu anda reşit konumda olan ...'in haksız fiili ile sebep olduğu zararı da gidermekle yükümlü olduğunu, tüm bu sebeplerle derdestlik nedeniyle davacı tarafından ikame edilen işbu davanın reddini, davaya konu senede dayanılarak başlatılan İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra takibi dosyasında davacının yapmış bulunduğu ödeme için konulan tedbir kararının kaldırılmasını, davacı tarafça kötü niyetli şekilde tanzim edilen bonoyla ilgili işbu davanın reddini, davacı tarafından müvekkilinin hak ettiği alacağına, kanundaki belirli hakları kötüye kullanmak suretiyle engellemeye çalışmak gibi kötüniyetli tutumundan dolayı davacının %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazimatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
MAHKEME KARARI:İstanbul 15.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/01/2023 tarih 2022/297 E. - 2023/59 K.sayılı kararıyla; "...6762 sayılı TTK.nun (Borçlanma Ehliyeti) kenar başlığını taşıyan 582. madde hükmüne göre, akit ile borçlanmaya ehil olan kimse, poliçe, çek ve bono ile borçlanmaya da ehildir. Bu nedenle kambiyo senetleriyle borçlanma konusunda ehliyet yönünden M.K.nun hükümlerinin uygulanacağı kuşkusuzdur. TMK. 9. madde hükmüne göre fiil ehliyetine sahip olan kimse, kendi fiilleriyle hak edinebilir ve borç altına girebilir. 10. madde hükmüne göre ayırt etme gücüne sahip ve kısıtlı olmayan her ergin kişinin fiil ehliyeti vardır. 13. madde hükmüne göre yaşının küçüklüğü yüzünden veya akıl hastalığı, akıl zayıflığı, sarhoşluk ya da bunlara benzer sebeplerden biriyle akla uygun biçimde davranma yeteneğinden yoksun olmayan herkes, bu kanuna göre ayırt etme gücüne sahiptir. 14. madde hükmüne göre ayırt etme gücü bulunmayanların, küçüklerin ve kısıtlıların fiil ehliyeti yoktur. 15. madde hükmüne göre kanunda gösterilen ayrık durumlar saklı kalmak üzere, ayırt etme gücü bulunmayan kimsenin fiilleri hukuki sonuç doğurmaz. 16. madde hükmüne göre ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar, yasal temsilcilerinin rızası olmadıkça, kendi işlemleriyle borç altına giremezler. Dava konusu olayda, davacı (20.12.1991), senedin tanzim (01.09.2008) tarihinde 16 yaşındadır. Davacı senedin düzenleme tarihinde yaşı itibariyle sınırlı ehliyetsizdir. Sınırlı ehliyetsizler, kendilerini borç altına sokan işlemlerde yasal temsilcilerinin iznini almak zorundadır. Aksi durumda askıda geçersizlik hali sözkonusu olup yasal temsilcinin icazeti ile işlem baştan itibaren geçerli hale gelir. Davacının yasal temsilcilerinin rızası olduğunun davalı yanca ispatlanamadığı, keşide tarihinde sınırlı ehliyetsiz olan davacının düzenlediği bononun geçersiz olduğu anlaşıldığından, davanın kabulüne, davalının kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından tazminat talebinin reddine" karar verildiği görülmüştür.
İSTİNAF BAŞVURULARI: Davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; Mahkemece tanıklarının dinlenmesi için kesin süre verilmediği halde, kesin süre verildiği yönünde karar alınarak, hiçbir şekilde tebliğ edilmeksizin ve usulüne uygun olarak tanıkların hazır edilmesi için açıklama yapılmaksızın karar verilmesinin hukuka ve usule aykırı olduğunu, Müvekkilinin davalı ile akraba olması hususu göz ardı edilerek Mahkemece yalnızca yazılı delil aranmasının da yanlış bir bakış açısı olduğunu, Mahkemenin ön yargılı bir yaklaşım sergilediğini, Alacaklısı müvekkili olan bononun yazılı delil olduğu, ispatın her türlü şekilde yapılacağının gözetilmediği, davacının uzun süre bonoya itiraz etmemesinin, akrabası olan müvekkilini tuzağa düşürmek istediğini ve kötüniyetli olduğunu gösterdiğini, Mahkemece cevap ve ikinci cevap dilekçelerinde bildirdikleri delilleri incelenmeden verilen kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek, istinaf taleplerinin kabulüne, usul ve kanuna aykırı Mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; ilk derece mahkemesinin davalı aleyhine %20 kötüniyet tazminatı ve %10 idari para cezası kararı vermemesinin usul ve esas açısından hukuka aykırı olduğunu, zira müvekkilinin iş yerinde haciz uygulaması yapıldığının dosya münderecatından anlaşıldığını, Hukuka aykırı bir şekilde davalı tarafından sonradan doldurulan senedin 29.12.2021 tarihinde İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosya ile takibe konulduğunu ve talimat icra dairesi kanalıyla müvekkilinin iş yerinde haciz tatbik edildiğini, davalının icra takibine koyduğu senet davalı vekili tarafından 17.03.2022 tarihinde müvekkilin iş yerine hacze gelinmesi ve davalının mal kaldırılması talebinde bulunulması sebebiyle müvekkili tarafından icra tutanağına şerh düşülmek kaydıyla, nakdi olarak icra dosyasına haciz mahallinde ödendiğini, bu haliyle davalının aleyhine %20 kötüniyet tazminatı ve %10 idari para cezasına hükmedilmesi gerektiğini, bu yönüyle ilk derece Mahkemesinin kararın istinaf Mahkemesince kaldırılarak davalı aleyhine talepleri doğrultusunda hüküm verilmesini talep ettiklerini belirterek, ilk derece Mahkemesi kararının davanın kabulü kararının onanmasına, ilk derece Mahkemesinin kararının %20 kötüniyet ve %10 idari para cezası yönünden ret kararının kaldırılarak, müvekkilinin işyerinde haciz tatbik edilmesi sebebiyle davalı aleyhine %20 kötüniyet tazminatı ve %10 idari para cezası kararı verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Davaya konu bono incelendiğinde; 01/09/2008 keşide, 15/12/2019 vade tarihli, 130.000,00 TL bedelli, lehtarı ..., borçlusu ..., keşide yeri İstanbul olan bono olduğu tespit edilmiştir. İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; alacaklının ..., borçlunun ... olduğu, 130.000,00 TL asıl alacak, 6,00 TL komisyon, 44.444,86 TL faiz olmak üzere toplam 74.450,86 TL alacak için 29/12/2021 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus icra takibi yapıldığı, takip dayanağının 01/09/2008 tanzim, 15/12/2019 vade tarihli, 130.000,00 TL bedelli senet olduğu, icra dosyasına 215.000,00 TL ödeme yapıldığı, ihtiyati tedbir kararı nedeniyle paranın alacaklıya ödenmediği tespit edilmiştir.
G E R E K Ç E :Dava, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır. Mahkemece davanın kabulüne, davacının kötüniyet tazminatı ve para cezasına hükmedilmesi taleplerinin reddine karar verilmiş, karara karşı her iki taraf vekili de istinaf yargı yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Öncelikle davalı vekilinin istinaf taleplerinin incelenmesinde; her ne kadar Mahkemece ön inceleme duruşmasına davete ilişkin tensip tutanağında davalı vekiline HMK’nun 139/1-ç maddesi uyarınca delillerini ve tanık listesini sunması için tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık kesin süre verildiğine ve bu sürede delillerin sunulmaması halinde bu delillere dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağına dair ihtar yapılmamışsa da, davaya konu senedin tanzim tarihinde davacının 18 yaşından küçük olması ve borçlanma işlemine yasal temsilcisi tarafından rıza gösterildiği iddia ve ispat edilemediğinden, borçlanma işleminin TMK’nun 14, 16 ve TTK’nun 670. maddeleri uyarınca geçersiz olduğu, bu durumun aksinin tanıkla ispatının mümkün olamayacağı, tarafların akraba olmasının veya davacının kötüniyetle hareket edip etmediğin sonuca etkisi bulunmadığından, davalı vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekilinin istinaf talepleriyle ilgili yapılan incelemede; boş olarak alınan bononun sonradan doldurulduğunun ve davalının davacının senedi imzaladığı tarihte 18 yaşından küçük olduğunu bildiğinin ispatlanamadığı, bu nedenle kötüniyet tazminatın hükmedilmemesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin de istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-Davacı vekili ile davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf istemlerinin ayrı ayrı 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Davacı yandan alınması gereken 427,60 TL maktu harçtan, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı yandan alınması gereken 8.880,30 TL nispi harçtan, peşin alınan 2.220,10 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.610.20 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,5-İstinaf yargılama giderleri olarak;a)Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 181,00 (posta-teb-müz) masrafının 1/2 oranında 90,50 TL'sinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, b)Davalı avansından kullanıldığı anlaşılan; 36,00 (posta-teb-müz) masrafının 1/2 oranında 18,00 TL'sinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, 6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 10/10/2024 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.