T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2025/214 Esas
KARAR NO: 2025/421
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 08/10/2024
NUMARASI: 2024/262 Esas, 2024/726 Karar
DAVANIN KONUSU: Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle)
KARAR TARİHİ: 24/03/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacı şirkete 31.01.2024 tarihinde gelen bildirimle ... Bankası Gültepe Şubesi ... seri no'lu 200.000 TL bedelli ve 31.01.2024 tarihli çekin davalı şirket tarafından ibraz edildiği ve ödemenin yapıldığı bilgisinin verildiğini, davacı şirket tarafından yapılan ödemenin davalı ...'ne yapıldığının öğrenildiğini, davacı şirket yetkilisinin çeki keşide etmediğini, imzanın şirket yetkilisine ait olmadığını, taraflar arasında ticari ilişki olmadığı, müvekkil şirket yetkilisi tarafından ticari defterler ve belgeler üzerinde inceleme yapılarak uyuşmazlığa konu çekin varlığının araştırıldığı ve yapılan araştırmalar neticesinde davaya konu çekin varlığına dair herhangi bir belgeye rastlanılmadığı belirtilmişse de davalı şirket tarafından müvekkil şirket hesabından çekilen paranın iade edilmediği, davalı tarafla yapılan şifahi görüşmelerde ise davalı okul tarafından ilgili çekin, müvekkil şirketin eski çalışanı olan ... tarafından çocuklarının eğitim masraflarını ödemek maksadıyla verildiği, ...'nın kendisini çekte bulunan şirketlerin yetkilisi ve sahibi olduğunu beyan etmesi üzerine çeklerin kabul edildiğinin beyan edilmesi karşısında müvekkil şirketin eski çalışanı olan ... hakkında sahtecilik ve dolandırıcılık suçlamasıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunduğu, davalı okulun şirkette herhangi bir imza veyahut yetkisi olmayan veli tarafından çekin ibraz edilmesi karşısında çeki düzenleyen ve ciro eden şirketlerin yetkililerini araştırmaması, çek üzerinde herhangi bir cirosu bulunmayan velinin çeki ibraz etmesi karşısında çeki kabul etmesinin, davalı tarafın çekin iktisabında ağır kusurlu ve kötü niyetli iktisapta bulunduğunu gösterdiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin tüm talep hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulüne, ... Bankası Gültepe Şubesi ... seri no'lu 200.000 TL bedelli ve 31.01.2024 tarihli çekin istirdadına, davalı tarafından tahsil edilen 200.000 TL çek bedelinin 31.01.2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte vekili olduğu tarafa ödenmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız olduğunu ve reddi gerektiğini, söz konusu çekin davacı şirket tarafından ... GIDA SAN. TİC. AŞ. lehtar gösterilerek düzenlendiğini ve bu çekte davalı şirkete bağlı ... Okullarına çocuklarını kaydettiren anne ... ( TCKN:...) tarafından imzalanan 2023-2024 dönemi öğrenci kayıt sözleşmelerine istinaden ... ( TCKN: ...) tarafından 14.09.2023 tarihinde davalıya teslim edildiğini, dava ve ilgisi sebebiyle ... A.Ş. ile öğrenci velileri ... ve ...'ya davanın ihbarını, davalının özel okul işleten bir vakıf olup ... Okulları'nın kurucusu olduğunu, davanın ihbarının talep edildiği ... ve ...'nın müşterek çocukları ... ve ...'nın kaydı için kuruma başvurulduğunu ve taraflar arasında her iki öğrenci için 11.09.2023 tarihinde ... Ortaokulu 2023-2024 Öğrenci Kayıt Sözleşmeleri imzalandığını, bu sözleşmelerin toplam bedelinin 214.769,54 TL olup bu bedelin 200.000(105.000+95.000) TL'sinin çek, kalanının da banka yoluyla ödenmesinin kararlaştırıldığını, çekle ödenecek kısımla ilgili ... önce ... SAN. TİC. AŞ. Çekini teklif ettiğini, daha sonra davalıya dava konusu ... Bankası Gültepe Şb. 31.01.2024 tarihli, ... numaralı, 200.000 TL bedelli çeki, 14.09.2023 tarihli çek teslim( tahsilat) makbuzu ile teslim ettiğini, kaydı yapılan çocukların eğitimleri devam ederken davalı firma muhasebesini arayan ...'nın 05.10.2023 tarihli talimat ve ekindeki vergi levhası ve imza sirkülerini göndererek çocukların eğitim öğretim bedeline ilişkin faturaların davacı şirkete (... İşletmeciliği Ltd. Şti) hitaben düzenlenmesini istediğini, bunun üzerine davalı tarafından 30.09.2023, 31.10.2023, 30.11.2023 ve 30.12.2023 tarihli 8 adet e- fatura düzenlenerek davacı şirkete gönderildiğini, bu nedenle davacı şirketin düzenlenen çek ve kendisi adına düzenlenmiş bulunan faturalardan haberi olduğunu, davacının müvekkil şirkete süresinde olmayan iade faturası düzenlediğini, davalı tarafından noter kanalıyla ilgili faturanın davacı şirkete iadesinin sağlandığını, davacı tarafından çekleri müvekkil şirkete sunan ... hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na sunulan beyan dilekçesinde, şahsın uzun yıllar davacı tarafın şirketlerinde danışmanlık yaptığı, bu sayede şirket içinde geniş yetkilere sahip olduğunun ifade edildiğini, dilekçenin devamında bu şahsın şirket çeklerini şahsi işlerinde kullandığını ve şirket itibarının zedelenmemesi için bu çekleri ödedikleri ifade edildiğini, bir an için çeklerin şirket yetkilisi tarafından imzalanmadığı kabul edilse bile, aynı imzayı taşıyan başka çeklerin ödenmesi, artık davacı için istirdat talebinde bulunulmasını engelleyecek olduğunu, davacının istirdat iddiasının haksız olduğunu savunarak davanın reddine karar verilerek yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/10/2024 tarihli 2024/262 E. - 2024/726 K. sayılı kararıyla; "... Tüm dosya kapsamından; huzurdaki davanın taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığı ve imza inkarı iddiasına dayalı olarak davaya konu çek ve ödenen çek bedelinin istirdatı istemiyle, davalı tarafından davaya konu çekin öğrenci kayıt sözleşmesine istinaden verildiğinin ileri sürüldüğü, her ne kadar kıymetli evraka ilişkin düzenlemeler Türk Ticaret Kanununda yer almakta ise de 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 4/5. Maddesi başta olmak üzere Tüketici Yasasında da konuya ilişkin düzenlemelerin bulunduğu ve açılan davanın niteliğine göre ispat yükü üzerine düşen taraf yönünden yapılacak incelemenin Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri de dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla uyuşmazlıkta Mahkememizin görevli olmadığı, 6502 sayılı Kanun 73. Madde uyarınca Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu şeklinde... " karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari işletmeleri ilgilendiren ve iki tarafında tacir olduğu kambiyo senedi vasfında çekle ilgili bir uyuşmazlık olduğunu, davalı tarafa verilmiş olan çekin, şirket yetkilisi bile olmayan bir kişi tarafından, çocuklarının okul parası olarak verilmiş olmasının Mahkemenin görev ve yetkisi bakımından hiçbir önemi bulunmadığını, müvekkil şirketin Levent bölgesinde turizme yönelik otel işletimi, oda kiralama gibi ticari faaliyetlerde bulunduğunu, tarafların arasındaki uyuşmazlığın çeke dayalı menfi tespit/ istirdat davası niteliğinde olması, TTK' da yer verilen hususlarla ilgili davanın olması, tarafların tacir olması ve ticari işletmesiyle ilgili olması nedeniyle TTK ve HMK uyarınca İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili ve görevli olduğunu belirterek İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08.10.2024 tarihli 2024/262 Esas, ve 2024/726 Karar sayılı kararın kaldırılarak dosyanın yerel mahkemeye iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, menfi tespit ve istirdat davasıdır. İlk derece mahkemesi tarafından, "6100 sayılı HMK m.114/c ve 115/2 gereği göreve yönelik dava şartı yokluğundan davanın usülden reddine, mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemenin İstanbul Anadolu Tüketici Mahkemeleri olduğunun tespitine" karar verilmiştir.Hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan değerlendirmede; her ne kadar ilk derece mahkemesince somut uyuşmazlıkla ilgili, davalı tarafça dava konusu çekin öğrenci kayıt sözleşmesine istinaden verildiği, konuya ilişkin 6502 sayılı TKHK' de düzenleme bulunduğu belirtilerek dava konusu olayda uyuşmazlıkta ispat yükü üzerine düşen taraf yönünden yapılacak incelemenin Tüketici Mahkemelerinin görev alanında olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmişse de; dava konusu uyuşmazlığın çekten kaynaklandığı, davanın tarafları arasında herhangi bir mal- hizmet vb. alım satımı temeline dayanan tüketici ilişkisi olmaması karşısında görülmekte olan davanın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. Maddesi gereğince mutlak ticari dava niteliğinde olduğu gözetilmelidir. Bu doğrultuda; ilk derece mahkemesinin, hangi mahkemenin görevli olacağı yönünden yaptığı değerlendirmede, dava konusu somut uyuşmazlığın kambiyo senedi niteliğindeki bir çekten kaynaklandığı ve davanın bu nedenle mutlak ticari dava niteliğinde olup somut uyuşmazlıktaki davanın görev yönünden asliye ticaret mahkemelerinde görülmesi gerektiği hususları gözetilmeksizin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi usule aykırı olduğundan, davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı kararla açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜNE,-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esasa dair istinaf talepleri incelenmeksizin HMK'nin 353/1-a-3. Maddesi uyarınca İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 08/10/2024 tarihli, 2024/262 Esas 2024/726 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde yargılamaya kaldığı yerden devam edilmek üzere dosyanın İLK DERECE MAHKEMESİNE İADESİNE, 4-İstinaf peşin harcının talebi halinde davacıya iadesine, 5-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 1.169,40TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 248TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.417,40TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-3 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.24/03/2025