T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2025/162 Esas
KARAR NO: 2025/456 Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 28/11/2024
NUMARASI: 2024/223 E. SAYILI ARA KARAR
DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 26/03/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
TALEP:Davacı vekili dava ve tedbir talepli dilekçesinde; müvekkilinin ... tescil numaralı "..." markasının tescilli olduğunu, müvekkili ile davalı ... arasında yapılan franchise sözleşmesi ile müvekkilinin isim hakkını ve sahibi olduğu ...Anonim Şirketi'ni devrettiğini, davalı tarafından sözleşmenin ihlal edildiğini belirterek, gecikmeksizin müvekkilinin marka hakkına gerçekleştirilen tecavüze son verilerek "... Cad. ... AVM K:.. B ... Şişli/İstanbul" adresinde kain işletme tabelasının indirilmesi, bu nedenle, davalı tarafın müvekkiline ait marka hakkı olan "..." markasının kullanıldığı tabela, levha, broşür, menü, afiş, ve sair her tür yazılı-basılı materyalin toplatılması yönünde tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
TEDBİR TALEBİNİN REDDİ KARARI:İstanbul 1.FSHHM'nin 28/11/2024 tarihli 2024/223E. sayılı ara kararıyla; "...dava konusuna ilişkin yaklaşık ispatın sağlanabilmesi için yargılama yapılması gerektiği, marka hakkına tecavüzün tespitinin salt markasal kullanımların incelenmesi ile mümkün olmadığı, dosya kapsamına sunulu sözleşme ve protokollerin incelenmesi, davalı tarafın sözleşme ve protokole aykırı hareket edip etmediğinin, fesih işleminin yerinde olup olmadığının tartışılması, bu kapsamda sunulacak delillerin incelenerek bilirkişi raporu alınması gerektiği, bu işlemler yapılmadan yaklaşık ispatın varlığından bahsedilemeyeceği" gerekçesiyle bu aşamada ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURUSU: İhtiyati tedbir talep eden vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, müvekkilinin davaya konu marka hakkının sahibi olduğunu, davalı tarafın söz konusu marka hakkını sözleşmeye ve hukuka aykırı şekilde kullandığını, bu kullanıma taraflarının muvafakatinin olmadığını, buna rağmen davalı tarafın her geçen gün müvekkilinin sahibi olduğu marka hakkını kullanmasının müvekkilinin ağır zarara uğrattığını, işbu nedenle gecikmeksizin ihtiyati tedbir kararı verilerek müvekkilinin sınai mülkiyet hakkına tecavüz teşkil eden fiillerin durdurulması gerektiğini belirterek, açıklanan ve re’sen dikkate alınacak sebeplerle istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkemenin tedbir talebinin reddine ilişkin kararının kaldırılmasına, ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne, tüm yargılama giderleri ve karşı vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
G E R E K Ç E: Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti ve önlenmesi davasıdır. Mahkemece davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 159/1. maddesinde, sinai mülkiyet haklarına tecavüz olduğunu ispatlamak şartıyla ihtiyati tedbir talep edilebileceği, 159/3. maddesinde ise ihtiyati tedbirlerle ilgili bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 389/1. maddesinde mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, 390/son maddesinde ise tedbir talep edenin davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu belirtilmiştir. Dosya incelendiğinde; davalıların davacı adına tescilli markayı izinsiz olarak kullanıp kullanmadıkları, kullanım mevcutsa ne şekilde olduğuna dair bu aşamada dosyada hiçbir delil bulunmadığı, davacı tarafından dava dilekçesinde davalıların marka kullanımlarının tespiti için delil tespiti talebinde bulunulmadığı, davacı ile davalı ... arasında marka kullanımıyla ilgili franchise sözleşmesi yapıldığının beyan edildiği, davalıların sözleşmeye aykırı davranıp davranmadıklarının ve markayı sözleşme kapsamında kullanıp kullanmadıklarının tespitinin yargılamayı gerektirdiği, bu nedenle yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediği anlaşılmakla, Mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi yerinde olduğundan davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ihtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 615,40 TL maktu harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL eksik harcın ihtiyati tedbir isteyen davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak; Davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 26/03/2025 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.