T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2024/1884 Esas
KARAR NO: 2025/505
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 07/04/2021
NUMARASI: 2019/222 E. - 2021/165 K.
ASIL DAVA:Tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabetin önlenmesi
KARŞI DAVA:Tasarımın hükümsüzlüğü
KARAR TARİHİ: 16/04/2025
Dairemizin 22/09/2023 tarih ve 2021/1690 Esas 2023/1272 sayılı kararı Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 20/11/2024 tarih ve 2023/6714 Esas-2024/8126 Karar sayılı ilamıyla bozulmakla, duruşmalı yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı-karşı davalı vekili dava dilekçesinde; davalıların "..." adlı tescilsiz markaları ile kolonya üretimi ve satışı gerçekleştirdiğini, bahsi geçen kolonyaların şişe ve ambalaj tasarımlarının müvekkilinin tescilli şişe ve ambalaj tasarımları ile ayırt edilemeyecek şekilde benzer olduğunu, müvekkili şirketin "..." markası ile kozmetik alanında faaliyet gösterdiğini, ... ve ... tescil numaralı şişe ve ambalaj tasarımlarının sahibi olduğunu, davalıların kolonya ürünlerinin ayırt edilemeyecek derecede benzerlik gösterdiğini, haksız rekabet teşkil ettiğini, müvekkilinin ürünlerinin Türkiye'de birçok markette ve internet sitesinde satılmakta olduğunu, yurt dışında faaliyet gösterdiğini, dünya çapında tanınmış marka ve tasarım seviyesine ulaştığını, müvekkilinin tanınmışlığının ve bilinirlik seviyesinin yüksek olduğunu, davalıların kullandığı tasarımların müvekkilinin tasarımlarına tecavüz niteliğinde olduğunu, müvekkili şirket ile davalıların şişe ve ambalajlarının ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, bilgilenmiş kullanıcının genel izleniminde bir fark oluşturmadığını, karıştırabileceğini, davalıların ambalaj tasarımlarının mikro oranda renk tonu farklılığı yarattığını, tasarımcının tasarımı geliştirmede seçenek özgürlüğünün kısıtlayıcı olmadığını, seçenek özgürlüğünün geniş olduğunu, davalıların eylemlerinin haksız rekabet yarattığını, davalıların müvekkili şirketin elde ettiği olumlu itibarından yararlanmaya çalıştığını, davalıların ürünlerinin, ürün gamının, sloganının, isimlerinin, etiketlerinin, ambalaj ve şişe tasarımı ile web sitesi tasarımının, ürün içeriğinin ayniyet derecesinde benzer olduğunu, davalıların ürün markası olan "..." markasının ...'un atıf yaptığı ... gibi bir tarih olduğunu, davalıların markasının ... yılına kadar uzanmadığını, davalının eylemlerinin dürüstlük kurallarına da aykırı olduğunu, davalılardan ... Kozmetik'in kurucu ortaklarından birinin müvekkili şirkette satış müdürü olarak çalıştığını, bu kişinin müşteri bilgileri, komisyonlar, ürünlere ait maliyet ve kar bilgileri vb. bilgilere vakıf olduğunu, sonrasında ayniyet derecesinde ticari faaliyet gerçekleştirmesinin haksız rekabet ve dürüsttük kurallarına aykırı olduğunu, davalıların tescilli bir tasarımının veya markasının olmadığını belirterek, müvekkili şirketin tasarım haklarına karşı davalılar tarafından yapılan tecavüz eylemlerinin tespitini, önlenmesini, durdurulmasını ve ortadan kaldırılmasını, satışı yapılan "..." markalı kolonya ürünlerine ticari amaçla bulundurulduğu işyerleri de dahil olmak üzere her yerde el konulmasını, ürünlerin imha edilmesini, davalıların ürünlerinin satışının, reklamının ve broşür vb. araçlarda kullanımının önlenmesini, bu tür evrakların imhasını, davalıların www...com.tr adlı web sitesi, www.facebook.com/.../ sosyal medya hesabı, www.instagram.com/... sosyal medya hesabı ve www...com.tr web sitesinde yer alan müvekkilinin şirketin tasarımları ve markaları ile ilişkilendirilebilecek her türlü görselin, yazının, ibarenin ortadan kaldırılmasını, müvekkili şirketin tescilli tasarımları ile iltibasa sebebiyet verecek ürünlerin kullanılmasının önlenmesini, haksız rekabetin tespit edilerek önlenmesini ve durdurulmasını, masrafları davalılara ait olmak üzere, verilecek kararın özetinin ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP VE KARŞI DAVA: Davalı-karşı davacı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde; dava konusu müvekkilinin "..." markalı ürünleri ile "..." markalı ürünlerin aynı olmadığını, incelenen ürünler arasında genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek bir benzerliğin söz konusu olmadığını, bilgilenmiş kullanıcı gözüyle incelendiğinde, ürünler arasında göze çarpan farklar bulunduğunu, davacı tesciline konu tasarım ambalajlarında yer alan "...", "...", "...", "..." ibarelerinin tasarım tescili ile korunma niteliğine haiz olmadıklarını, davaya konu şişelerin müvekkilleri tarafından üretilmediğini, ... Sanayi A.Ş. 'den satın alındığını, anılan şişelerin sektörde pek çok firma tarafından da satın alınarak kullanılmakta olduğunu, müvekkiline ait kolonyaların 2016 Haziran tarihinden bu yana üretildiğini, davacı çalışanlarının müvekkilinin ofisini ziyaret ettiklerini, davacının 2016 yılından bu yana piyasada bulunan müvekkilinin ürünlerinden haberdar olduğunu, davacının iddialarının zamanaşımına uğramış olduğunu, müvekkili firmanın "..." ibaresini seçmesinin nedeninin davacının "..." ibaresini seçme nedeninden farklı olduğunu, davacı ürününde ibarenin tali bir unsur iken, müvekkilinin ürününde esas unsur olduğunu, davacı tarafın eski çalışanının satış ekibinde görevli olduğunu, ürün maliyeti, tedarikçi bilgisi, esans örnekleri ve üretime ilişkin bilgi sahibi olmasının mümkün olmadığını, davacı tarafın sunduğu iddiaların herhangi bir delile dayanmadığını, varsayım seviyesinde kaldığını, müvekkilinin başarısının sadece tek bir kişiye dayandırmasının gerçek dışı olduğunu, davacının müvekkillerinin distribütörlerine gönderdiği ihtarnamelerin tavizkâr ve tehditkâr olduğunu, incelemeye konu ürünlerin farklı markalar içerdiğini, ürünlerin ambalajlarının, şişelerinin ve etiketlerinin farklı olmasına ek olarak markaların da tamamen farklı olduğunu, davacının müvekkilinin konsepti ile benzerlik olduğunu iddia ettiğini ancak davacıya ait bir konsept olmadığını asıl davanın reddine karar verilmesini, karşı davada, davacı/karşı davalı tarafın davaya konu şişe ve ambalajlarının başvuru tarihinden bir yıl ve öncesinde kamuya sunulduğunu belirterek, hükümsüz kılınmasını talep ve dava etmiştir.
MAHKEME KARARI: İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 07/04/2021 tarihli 2019/222 E. - 2021/165 K. sayılı kararıyla; "... Toplanan deliller, tasarım tescil belgesi, ürün örnekleri, hükümsüzlük istemi yönünden hükme dayanak alınan 1. ve 2. bilirkişi heyet raporları, haksız rekabet yönünden ise HMK 266. maddesi kapsamında dosyadaki deliller ile uyumlu, renkli görsellerin fotoğraflamasının yapıldığı, hukuki nitelendirmenin ürün yerleştirme işlemleri de karıştırma ihtimali yönünden değerlendirildiği son rapor hükme dayanak alınarak:
ASIL DAVADA TESCİLLİ TASARIMLARA YÖNELİK TECAVÜZ TALEPLERİ YÖNÜNDEN;Davacı karşı davalının ... ve 3nolu tasarımın hükümsüzlük koşulları oluştuğundan , tasarım hükümsüz sayıldığında geçmişe etkili de olacağından bu tescilli tasarımlara yönelik tecavüzün tespiti önlenmesi taleplerinin REDDİNE, Davacı karşı davalının ... ve ... nolu ŞİŞE tasarımlarının genel görüntü olarak Türk Patent ve marka kurumundaki tescillerinin (yani etiketlenmemiş hali ile tasarımların hükümsüzlük koşulları oluştuğundan , tasarım hükümsüz sayıldığında geçmişe etkili de olacağından bu tescilli tasarımlara yönelik tecavüzün tespiti, önlenmesi taleplerinin REDDİNE,
ASIL DAVADA HAKSIZ REKABET YÖNÜNDEN; Davalı-karşı davacının ürünlerin pazarlaması ve muhafazasında ve etiketlenmesinde kullandığı materyaller yönünden haksız rekabete dayalı taleplerin KISMEN KABULÜ İLE HAKSIZ REKABETİN TESPİTİNE, ÖNLENMESİNE, SONUÇLARININ ORTADAN KALDIRILMASINA, bu kapsamda Davacı –karşı davalının “...” “...”ambalaj tasarımına, etiketli şişe tasarımına davalı davacı yanca “...”ve “...”ibareli ürünler yolu ile teknik zorunluluk olmadığı halde tüketiciler nezdinde aldanma ve karışıklık yaratacak şekilde ürünleri piyasaya sürüş tarzı gözetilerek haksız rekabete dayalı taleplerin kabulüne, Davacı karşı davalının “...” şişe, ambalaj ve etiketli tasarım kullanımlarının karıştırma ve haksız rekabet yaratmadığından bu ürüne yönelik haksız rekabet taleplerinin REDDİNE, hükmün ilanında davacının hukuki yararı bulunduğundan Karar kesinleştiğinde hüküm fıkrasının masrafı davalıdan alınarak Türkiye çapında yayın yapan tirajı yüksek üç gazeteden birinde bir kez ilanına, karşı davada ; Davalı adına ... 1,2,3ve ... nolu Endüstriyel tasarım tescillerinin hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine karar verilerek yukarıda açıklanan gerekçe kapsamına göre;
-ASIL DAVADA TESCİLLİ TASARIMLARA YÖNELİK TECAVÜZ TALEPLERİ YÖNÜNDEN; A-Davacı karşı davalının ... ve 3 nolu tasarımın hükümsüzlük koşulları oluştuğundan , tasarım hükümsüz sayıldığında geçmişe etkili de olacağından bu tescilli tasarımlara yönelik tecavüzün tespiti önlenmesi taleplerinin REDDİNE, B- Davacı karşı davalının ... ve ... nolu ŞİŞE tasarımlarının genel görüntü olarak Türk Patent ve marka kurumundaki tescillerinin (yani etiketlenmemiş hali ile tasarımların hükümsüzlük koşulları oluştuğundan , tasarım hükümsüz sayıldığında geçmişe etkili de olacağından bu tescilli tasarımlara yönelik tecavüzün tespiti, önlenmesi taleplerinin REDDİNE,
-ASIL DAVADA HAKSIZ REKABET YÖNÜNDEN; A-Davalı-karşı davacının ürünlerin pazarlaması ve muhafazasında ve etiketlenmesinde kullandığı materyeller yönünden haksız rekabete dayalı taleplerin KISMEN KABULÜ İLE HAKSIZ REKABETİN TESPİTİNE, ÖNLENMESİNE, SONUÇLARININ ORTADAN KALDIRILMASINA, (Davacı –karşı davalının “...” “...”ambalaj tasarımına, etiketli şişe tasarımına davalı davacı yanca “...”ve “...”ibareli ürünler yolu ile teknik zorunluluk olmadığı halde tüketiciler nezdinde aldanma ve karışıklık yaratacak şekilde ürünleri piyasaya sürüş tarzı gözetilerek haksız rekabete dayalı taleplerin kabulüne) B- Davacı karşı davalının “...” şişe, ambalaj ve etiketli tasarım kullanımlarının karıştırma ve haksız rekabet yaratmadığından bu ürüne yönelik haksız rekabet taleplerinin REDDİNE, C-Karar kesinleştiğinde hüküm fıkrasının masrafı davalıdan alınarak Türkiye çapında yayın yapan tirajı yüksek üç gazeteden birinde bir kez ilanına, D-HMK 389 vd maddelerine göre bugünkü celseden itibaren 1 hafta içinde 50.000 TL nakti kefalet yada bu miktarda teminat mektubunun davacı –karşı davalı yanca ibraz edilmesi halinde, haksız rekabet yaratan ürünlerin (Davacı –karşı davalının “...” “...”ambalaj tasarımına, etiketli şişe tasarımına davalı davacı yanca “...”ve “...”ibareli ürünler yolu ile teknik zorunluluk olmadığı halde tüketiciler nezdinde aldanma ve karışıklık yaratacak şekilde ürünleri piyasaya sürüş tarzı gözetilerek haksız rekabete dayalı tedbir taleplerinin kabulüne) imalat, satış ambalajlama, tanıtım, reklam vb şekilde davacı ürünleri ile haksız rekabet yaratan ürünlere el konulmasına, yediemine teslimine,(sadece davalı taraf elinde bulunan) ürünlere ihtiyati tedbir yolu ile el konulmasına, 3.kişiler yedinde bulanan ürünlere ise karar kesinleştiği takdirde kesinleşme tarihi itibarıyla halen piyasada davaya konu ürün ve ambalajlardan varsa el konulmasına, ticari hayatta 3.kişilerin haklarının korunması adına fatura ve ticari evrakların el koyma işlemi dışında tutulmasına, davalıların sosyal medya hesaplarından ihlal teşkil eden tanıtımların ve görsellerin çıkarılmasına, tedbiren el konulan ürünler yönünden imha işleminin karar kesinleştikten sonra icra edilmesine, tedbirin infazında infaz makamınca 20.1.2021 tarihli bilirkişi raporunun dikkate alınmasına,
III-KARŞI DAVA YÖNÜNDEN: -Davalı adına ...- 1, 2, 3ve ... nolu Endüstriyel tasarım tescillerinin hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, karar kesinleştiğinde TPMK’ya bildirimde bulunulmasına," karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURUSU: Davalılar-karşı davacılar vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; davaya konu edilen ve tasarım ambalajlarında “...” esas ibaresi ile birlikte yer alan “..., ...” gibi ikincil ibarelerin tasarım tescili ile korunma niteliğine haiz olmadıklarından, benzerlik değerlendirilmesinde dikkate alınamayacağını, “...” ibaresinin taze ve ferah kokulu kolonyaları tanımlamak için kullanılan bir ibare olduğunu, İngilizcede deniz mavisi, su anlamına geldiğinden bu kolonyaların hemen hemen hepsinin mavi tonlarında paketleme ile üretildiklerini, “...” ibaresinin ise ferahlığı çağrıştıran bir ibare olduğunu, İngilizcede buz anlamına geldiğini, buz kelimesi ile açık mavi renk ile eşleştiği için bu rengin yaygın olarak tercih edildiğini, ambalaj arka fon renklerinin ürün içeriğine uygun olarak kullanıldığını, 11/09/2019 ve 17/12/2019 tarihli bilirkişi raporlarda iddialarını destekler nitelikte tasarımlar arasında benzerlik bulunmadığına dair görüş bildirildiğini, Mahkemece bu raporlara değinilmeksizin karar verilmesinin kabul edilemeyeceğini, haksız rekabet şartlarının bulunmadığını, müvekkilinin “...” markasının davacı-karşı davalının “...” markası ile bir benzerliğinin bulunmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki incelemelerin ve değerlendirmelerin hatalı olduklarını, bilirkişi raporunda haksız rekabete neden olarak gösterilen mavi renk, “...” ibaresi ve su görselinin ürün içeriğine göre tüm firmalarca ürünün niteliğine göre sıkça kullanılan unsurlar olduklarını, müvekkilinin ürün şişelerini ... firmasından satın aldığını, ...’ın davacı-karşı davalı ...’ın tasarımlarından daha eski tarihli ... tescil numaralı tasarımının mevcut olduğunu, bu şişelerin pek çok firma tarafından kullanıldığını, 09/06/2020 tarihli bilirkişi raporu ile 20/01/2021 tarihli bilirkişi raporlarının dosyada mevcut diğer raporlarla büyük çelişkiler içerdiğini, diğer raporlara değinilmeksizin bu raporlara dayanılarak karar verilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, 09/06/2020 sayılı rapora ilişkin; • Raporun 9. sayfasında, şişe etiketlerinde yer alan arma kullanımlarının benzer renk, oran ve yerleşimde olduğunu belirtmesine karşın 16. sayfada ise “farklı oran ve şekilde, benzer yerleşimde arma-desen” olduğu yönünde çelişkili ifadelere yer verildiği, • Bilirkişi heyetinin tasarım hukukundaki “ayırt edicilik” ve “yenilik” kavramlarını bilmeden, marka hukukuna dair bir kavram olan kullanım sonucu kazanılmış ayırt ediciliği, tasarım hukukuna uygulamaya çalışmalarının oldukça fahiş bir hata olduğu,• Tasarım tescili koruması altında olmayan ambalaj ve etiketli şişe görsellerinin benzerlik incelemesine mesnet tutulduğu,• Tasarımlardaki pek çok farklı kısma asla değinilmediği ve doyurucu bir dayanaktan yoksun bir benzerlik tespiti yapıldığı,• Dayanaktan yoksun benzerlik tespitine, somut uyuşmazlık ile hiçbir ilgisi olmayan ... markasının ... isimli ve iki adet çikolatalı bisküvit arasına süt aromalı bir krema konulmasıyla oluşan sandviç benzeri bir ürün ve bu ürünün benzeri olan bir tasarım başvurusu ile ilgili Yargıtay 11. HD. 2018/2029 E. – 2019/3720 K. Sayılı kararı dayanak gösterildiği gerekçeleriyle, 20/01/2021 sayılı rapora ilişkin ise; • Haksız rekabet incelemesinin, tasarım benzerliği incelemesinin farklı bir tüketici kitlesiyle yapılmış versiyonu olmadığı, • ...'a ait ... ve ... ürünleri ile müvekkiline ait ... ve ... ürünleri arasında haksız rekabet bulunduğuna dair tespitlerin ise, yukarıda açıkladıkları nedenlerle hatalı bir inceleme metodolojisine dayandığı, • Haksız rekabete değerlendirmelerine esas alınan benzerliklerde yukarıda ayrıntılı şekilde yer verdikleri maddi hatalar ve hatalı değerlendirmelerin mevcut olduğu, • İncelemeye konu müvekkiline ait şişelerin ...'dan temin edildiğine ilişkin bir değerlendirme bulunulmadığı gerekçeleriyle itiraz ettiklerini belirerek, İstanbul 1. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2019/222 E. 2021/165 K. sayılı kararının, asıl davada haksız rekabet yönünden kısmen kabulüne ilişkin kısmının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davacı-karşı davalı katılma yoluyla dosyaya sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde Müvekkili Şirket adına usulüne uygun tescil edilen şişe ve ambalaj tasarımlarının yenilik kriterini haiz olmadığı sonucuna varılmasının hiçbir şekilde kabul edilemeyeceğini, zira, gerek tasarım hukukuna ilişkin kanun hükümlerinin getiriliş amacı, gerekse yerleşik Yargıtay içtihatları gözetildiğinde tescilli tasarımların koruma kapsamında olduğunu, tasarımların yıllardan beri müvekkili tarafından kullanıldığını, bu tasarımların ilk üreticisi olduğunu, tescilden önce bu tasarımların tanıtımını yapmasının yeniliklerini ortadan kaldırmayacağını, karşı davacıların bu davayı açmakta hukuki yararlarının bulunmadığını, kendilerinin açtığı tasarım haklarına tecavüz ve haksız rekabet davasından sonra bu davayı açmalarının kötüniyetlerini gösterdiğini, Mahkemece müvekkilinin tasarımlarının hükümsüz olmaları nedeniyle sınai mülkiyet haklarına tecavüzün gerçekleşmediğine dair karar verilmesinin doğru olmadığını, haksız rekabet ve fikri mülkiyet hukukunun eşit şekilde ve bağımsız bir şekilde değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkiline ait “...-...” ile davalı-karşı davacılara ait “...-...” ürünlerinin konsept olarak da benzer olduklarını, müvekkilinin uzun emek ve özgün fikirleri ile üretilmiş konseptlerinin davalı-karşı davacılar tarafından kopyalandığını, tasarımcıların bu konuda sonsuz seçenek özgürlüğünün bulunduğunu, son bilirkişi raporunda davalı-karşı davacılara ait şişe tasarımı (...) ile davalı-karşı davacılar tarafından piyasada kullanılan şişe tasarımlarından farklı olduklarını, sehven davalı-karşı davacılara ait eski sürümlerin incelendiğini, davaya konu ettikleri şişe tasarımlarının incelenmediğini, müvekkilinin kullandığı ürünler ile karşı tarafın ürünlerinin genel izlenim itibariyle ayırt edilemeyecek derecede benzer olduklarını, bu durumun fikri mülkiyet haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini, davalı-karşı davacı şirketin kurucularından ...’in bir dönem tüm ... grup şirketleri açısından iç satış operasyonundan sorumlu satış müdürü olarak çalıştığının unutulmaması gerektiğini belirterek, davalıların istinaf başvurusuna karşı beyan ve itirazlarının kabulüne, davalıların haksız ve kötüniyetli istinaf talebinin reddine, katılma yoluyla istinaf taleplerinin kabulüne, ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın Müvekkili aleyhine olan kısımlar yönünden bozulmasına ve karşı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DAİREMİZ KARARI: Dairemizin 22/09/2023 tarih ve 2021/1690 Esas - 2023/1272 Karar sayılı ilamı; "...davalı- karşı davacı tarafça dosyaya sunulan yenilik kırıcı delillerin bilirkişiler tarafından incelenmesi sonucunda davacı- karşı davalıya ait ... numaralı tasarımın 1 ve 3 numaralı tasarımı ile ... tescil numaralı tasarımın tescil tarihlerinden çok önce davacı- karşı davalı tarafça kamuya sunuldukları, bu kullanımların 6769 sayılı Kanun’un 57 nci maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen 12 aylık süreden daha eski tarihli oldukları, bu nedenle bu tasarımların yenilik taşımadıkları, ancak davacı- karşı davalıya ait ... numaralı tasarımının şişe tasarımı değil ürün kutusu olduğu, kutu üzerindeki unsurlarla birlikte tescil edildiği, bu nedenle tasarımın tescilli olduğu haliyle bir bütün olarak ele alınması gerektiği, ürün kutusunun üzerindeki unsurlarla birlikte tescil başvuru tarihinden önce kamuya sunulduğuna dair dosya içerisinde bir delil bulunmadığı, bu tasarımın yeni olmadığına dair görüş bildirilen bilirkişi raporlarının içeriğinde de bu görüşü destekleyecek veya kanıtlayacak bir bilgi ve gerekçeye rastlanmadığı, alınan 20.01.2021 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi bu tasarımın yenilik özelliğini taşıdığı, bu nedenle davacı- karşı davalının ... numaralı tasarımla ilgili istinaf talebinin yerinde olduğu, alınan tüm bilirkişi raporları ile davacı- karşı davalıya ait “...” ürünü ile davalı- karşı davacılara ait “...” ürünlerinin ambalaj tasarımlarının benzer olmadıklarının tespit edildiği, davacı-karşı davalıya ait ... tescil numaralı tasarımın 1 ve 3 numaralı tasarımı ile ... numaralı tasarım hükümsüz olduğundan ve hükümsüzlük ilk tescil tarihinden itibaren hüküm ifade edeceğinden davacı- karşı davalı lehine bir koruma sağalamayacakları, yenilik özelliği mevcut olan ... numaralı tasarımın 2 numaralı tasarımının koruma kapsamında kalan bir tasarımın ise davalı- karşı davacılar tarafından kullanılmadığı, bu nedenle asıl davada tasarım hakkına tecavüzün tespiti ve önlenmesi davasının reddi kararının yerinde görüldüğü, ancak ... numaralı tasarımın 2 numaralı tasarımıyla ilgili İlk Derece Mahkemesinin gerekçesinin yerinde olmadığı, bu nedenle bu tasarımla ilgili verilen karar sonuç olarak doğru olduğundan davacı- karşı davalının istinaf talebinin kısmen kabul edilerek gerekçenin düzeltildiği, asıl davada ... numaralı tasarımın 2 numaralı tasarımına davalı- karşı davacıların herhangi bir tecavüzleri bulunmadığından bu tasarımla ilgili açılan tasarım haklarına tecavüzün tespiti ve önlenmesi davasının değişik gerekçeyle reddine karar verildiği, alınan bilirkişi raporları ve dosyada mevcut ambalaj görselleri ile “...” marka ürün kutusu ile davalı- karşı davacı tarafa ait “...” ürün kutu tasarımlarının karşılaştırıldığı, davacı-karşı davalının kutusunda turkuaza yakın mavi renk düz zemin kullanıldığı, ürün adı, logo ve yazıların siyah olarak yazıldığı, dikkat çekici unsur olarak dış bükey radyuslu çerçeve kullanıldığı, davalı- karşı davacının kutusunda ise maviden laciverte doğru geçişli (gradient) zemin kullanıldığı, ornament ve işlemelerin negatif alan olarak beyaz renkte bırakıldığı, logonun ürün adının beyaz olarak yazıldığı, iç bükey klasik tarzda çerçeve kullanıldığı, tasarımcının seçenek özgürlüğü kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda davacı- karşı davalının “...” markalı ürün ambalaj tasarımları ile davalı- karşı davacıların “...” markalı ürün ambalaj tasarımlarının bilgilenmiş kullanıcı üzerindeki genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğu, bu sebep ile farklı olarak algılandıkları sonucuna varılmış ise de, işbu incelemenin tasarım hukuku ve 6769 sayılı Kanun gereği yapıldığı, bilgilenmiş kullanıcının haksız rekabette aranan ortalama kullanıcıya göre sektör ve ürün tasarımları ile daha bilgili, teknolojinin son güncel halini bilen bir farazi kişi olduğu, davalı- karşı davacıların, davacı- karşı davalının piyasada tanınan bir ürün olan, dağıtım ağı geniş, ortalama tüketici tarafından tanınan, uzun yıllardır piyasada kalitesi ve kokusu ile tanınan “...” ürününün şişe, etiket ve ambalaj tasarımlarına ortalama kullanıcı gözünden benzer nitelikte “mavi renk, aynı isim, alt taraftaki görsel su şekli” gibi unsurlarla benzerlik ve karıştırma ihtimali oluşturarak “...” markasının bu tasarım ve ürün yönünden davacı ürün ambalajlarının sağladığı güven, kalite ve tüketici eğilimlerini oluşturma gücünden haksız şekilde yararlanma amacını taşıdıkları ve eylemin 6102 sayılı Kanun’un 56 ve 57 nci maddelerinde öngörülen haksız rekabet niteliği taşıdığı, davacı- karşı davalının “...” ibareli ambalaj tasarımına ve etiketli şişe tasarımı ile ortalama tüketicide karıştırılma oluşturacak kadar benzer şekilde, davalının “...” ambalaj ve şişe etiket tasarımında benzer nitelikte mavi renklerin kullanılması, ürün adı, logo ve yazıların benzer yerleşimde ve siyah olarak yazılması, ürün adı ve logolarının grafik öğelerin renk ve yerleşimlerinin benzer olması, benzer nitelikte buz görseli kullanılması, herhangi bir teknik zorunluluktan kaynaklanmayan benzerlik oluşturulması, davalı- karşı davacıların davacı- karşı davalının ününden faydalanmak maksadıyla bilinçli olarak tüketici nezdinde karıştırma ve benzerlik oluşturularak haksız rekabet ettiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle asıl davada davalı- karşı davacıların yerinde görülmeyen istinaf taleplerinin esastan reddine, davacı- karşı davalı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl davada tescilli tasarımlara yönelik tecavüz talepleri yönünden; davacı- karşı davalının ... numaralı tasarımın hükümsüzlük koşulları oluştuğundan, tasarım hükümsüz sayıldığında geçmişe de etkili olacağından bu tescilli tasarımlara yönelik tecavüzün tespiti önlenmesi taleplerinin reddine, davacı- karşı davalının ... ve ... numaralı şişe tasarımlarının genel görüntü olarak tescillerinin (yani etiketlenmemiş hali ile tasarımların hükümsüzlük koşulları oluştuğundan) tasarım hükümsüz sayıldığında geçmişe de etkili olacağından bu tescilli tasarımlara yönelik tecavüzün tespiti, önlenmesi taleplerinin reddine, davalı- karşı davacıların “...” isimli ürünün ambalaj tasarımı davacı- karşı davalı adına tescilli ... numaralı tasarımın koruma kapsamında olmadığından bu tasarımla ilgili davanın reddine, asıl davada haksız rekabet yönünden; davalı- karşı davacının ürünlerin pazarlaması ve muhafazasında ve etiketlenmesinde kullandığı materyaller yönünden haksız rekabete dayalı taleplerin kısmen kabulü ile haksız rekabetin tespitine, önlenmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davacı- karşı davalının “...” şişe, ambalaj ve etiketli tasarım kullanımlarıyla ilgili bu ürüne yönelik haksız rekabet taleplerinin reddine, karşı davada; davacı- karşı davalı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulüne, davacı- karşı davalı adına tescilli ... numaralı tasarımın hükümsüzlüğü için açılan davanın reddine, davalı adına ... ve 3 numaralı tasarım ile ... numaralı endüstriyel tasarım tescillerinin hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine" karar verilmiştir. Dairemiz kararı, davalı-karşı davacılar vekili ile katılma yoluyla davacı-karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY BOZMA İLAMI: Dairemizin 22/09/2023 tarih ve 2021/1690 Esas - 2023/1272 Karar sayılı ilamı, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 20/11/2024 tarih ve 2023/6714 Esas, 2024/8126 Karar sayılı ilamı ile bozulmuştur. Yargıtay Dairesi bozma ilamında; "... 1.İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davacı- karşı davalı vekilinin tüm, davalı- karşı davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2.Asıl dava, tasarıma tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, karşı dava tasarım hükümsüzlüğüne ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince asıl dava kısmen kabul edilmiş, karşı davada ise dava konusu edilen tüm tasarımların hükümsüzlüğüne karar verilmiştir. Davalı- karşı davacılar vekili karara karşı sadece asıl davada verilen hükme yönelik istinaf başvurusunda bulunmuş ve kararın, asıl davadaki haksız rekabet yönünden kısmen kabulüne ilişkin kısmının kaldırılmasını istemiştir. Davacı- karşı davalı vekili ise açıkça katılma yoluyla istinaf başvurusunda bulunduklarını belirterek katılma yoluyla istinaf taleplerinin kabulünü, İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın müvekkili aleyhine olan kısımlar yönünden kaldırılmasını, karşı davanın reddini talep etmiştir. Karşı davada tüm talepleri kabul edilen karşı davacıların karşı davaya yönelik bir istinaf istemi olmadığından karşı davalının da karşı davaya yönelik katılma yoluyla istinaf hakkı bulunmamaktadır. Bu bakımdan Bölge Adliye Mahkemesince karşı davada verilen hükmün kesinleştiği nazara alınmadan karşı davada verilen hükmün kaldırılarak yeniden hüküm tesisi suretiyle karşı davanın kısmen kabulü doğru olmamış, kararın bu yönden karşı davacılar yararına bozulmasını gerektirmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı- karşı davalı vekilinin tüm, davalı- karşı davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle karşı davacının temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA..." karar vermiştir.Dairemizce usul ve yasaya uygun olan Yargıtay bozma ilamına uyularak, bozma ilamında işaret edildiği şekilde yeniden değerlendirme yapılmıştır.
DELİLLER ve GEREKÇE:Davacı-karşı davalı adına tescilli tasarımların tescil kayıtları dosya içine getirtilmiş, incelendiğinde; 04/07/2012 tescil tarihli, ... tescil numaralı şişe ve ambalaj tasarımı ile 22/10/2012 tescil tarihli, ... tescil numaralı şişe tasarımı oldukları tespit edilmiştir. Mahkemece alınan 11/09/2019 tescil tarihli bilirikişi raporunda; asıl davada; davalılar/karşı davacılara ait "..." ve "..." etiketli şişe tasarımlarının davacı/karşı davalı tarafa ait ... no'lu şişe tasarımı ile benzer oldukları, davalılar/karşı davacılara ait "..." etiketli şişe tasarımının davacı/karşı davalı tarafa ait tescilli tasarımların koruma kapsamında olmadığı, davalılar/karşı davacılara ait ambalajlardaki grafik tasarımın, davacı/karşı davalı tarafa ait tescilli tasarımların koruma kapsamında olmadığı, karşı davada; davacı/karşı davalı tarafa ait ... ve ... no'lu tasarımların başvuru tarihleri itibari ile yenilik ve ayırt edicilik niteliklerine sahip olmadığına dair görüş bildirildiği görülmüştür. Mahkemece alınan 13/12/2019 tarihli ek raporda; asıl davada; davalılar/karşı davacılara ait "..." ve "..." etiketli şişe tasarımlarının davacı/karşı davalı tarafa ait ... no'lu şişe tasarımı ile benzer oldukları, davalılar/karşı davacılara ait "..." etiketli şişe tasarımının davacı/karşı davalı tarafa ait tescilli tasarımların koruma kapsamında olmadığı, davalılar/karşı davacılara ait ambalajlardaki grafik tasarımın, davacı/karşı davalı tarafa ait tescilli tasarımların koruma kapsamında olmadığı, davalılar/karşı davacılar tarafın davaya konu kullanımlarının haksız rekabet teşkil etmediği karşı davada; davacı/karşı davalı tarafa ait ... ve ... no'lu tasarımların yenilik ve ayırt edicilik niteliklerine sahip olmadığına dair görüş bildirildiği görülmüştür.Mahkemece alınan 09/06/2020 tarihli bilirkişi raporunda; asıl davada; davalılar/karşı davacılara ait "..." ve "..." etiketli şişe tasarımlarının davacı/karşı davalı tarafa ait ... nolu şişe tasarımı ile benzer oldukları, davalılar/karşı davacılara ait "..." etiketli şişe tasarımının davacı/karşı davalı tarafa ait tescilli tasarımların koruma kapsamında olmadığı, davalı/karşı davacı tarafa ait (...) ambalaj ile davacı/karşı davalı tarafa ait (...) ambalajı arasında, bilgilenmiş kullanıcı üzerinde ayrıntılar tek tek incelediğinde bıraktığı genel izlenim açısından belirgin benzerlikler bulunmadığı, ancak ambalaj üzerinde yer alan ayrıntılar, bütünlük algısı kriteri çerçevesinde incelendiğinde tasarımların benzer olarak algılandıkları, davalı/karşı davacı tarafa ait (...) ambalaj ile davacı/karşı davalı tarafa ait (...) ambalajı arasında, bilgilenmiş kullanıcı üzerinde ayrıntılar tek tek incelediğinde bıraktığı genel izlenim açısından belirgin benzerlikler bulunmadığı, ancak ambalaj üzerinde yer alan ayrıntılar bütünlük algısı kriteri çerçevesinde incelendiğinde tasarımların benzer olarak algılandıkları, davalı/karşı davacı tarafa ait (...) ambalaj ile davacı/karşı davalı tarafa ait (...) ambalajı bilgilenmiş kullanıcı üzerinde ayrıntılar tek tek incelediğinde bıraktığı genel izlenim açısından belirgin benzerlikler bulunmadığı, ancak ambalaj üzerinde yer alan ayrıntılar bütünlük algısı kriteri çerçevesinde incelendiğinde tasarımların benzer olarak algılandıkları, karşı davada; davacı/karşı davalıya ait ... nolu şişe tasarımı ile ... tescile konu 1 nolu şişe tasarımın yenilik ayırt edicilik niteliklerine sahip olmadığı, ... tasarıma konu 2 ve 3 nolu ambalaj tasarımlarının yenilik kriterine sahip olmadığı; ancak üreticisinin kimliği ile özdeşleşmiş ayırt edici niteliğe sahip olduğu, asıl davada ... tasarıma konu 2 ve 3 nolu ambalaj tasarımlarının üreticisinin kimliği ile özdeşleşmiş, ortalama tüketici açışından ayırt edici niteliğe sahip olma vasfı nedeniyle, davalı/karşı davacının ambalaj tasarımları ile yapılan karşılaştırmada; bütünlük algısı kriteri çerçevesinde benzerlik ihtiva ettiğinden haksız rekabet teşkil ettiğine dair görüş bildirmişlerdir. Mahkemece alınan 20/01/2021 tarihli bilirkişi raporunda; asıl davada; davacı / karşı davalı tarafa ait ... ve ... numaralı şişe tasarımı tescilleri ile ... "..." ve "..." marka şişeler ile davalı tarafa ait davalı / karşı davacı tarafa ait "..." ve "..." marka ürünlerde kullanılan şişeler arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, davacı / karşı davalı tarafa ait ... ve ... numaralı şişe tasarımı tescilleri ile ... "..." marka şişe ile davalı / karşı davacı tarafa ait "..." marka üründe kullanılan şişe arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğu, bu sebep ile farklı olarak algılandıkları, davacı /karşı davalı "..." markalı "..." ve "..." ürün etiket tasarımları ile davalı / karşı davacı "..." markalı "..." ve "..." ürün etiket tasarımlarının bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğu, bu sebep ile farklı olarak algılandıkları, davacı / karşı davalı tarafa ait "..." ürün etiketini taşıyan şişe ile davalı / karşı davacı tarafa ait "..." ürün etiketini taşıyan şişe arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları sonucuna varıldığı, haksız rekabet yönünden davacı-karşı davalının "..." ve "..." kolonya şişe ambalaj ve şişe etiketi tasarımlarına, davalı-karşı davacının "..." ve " ..." ürün ile satış fiillerinin karıştırılma ve haksız rekabet oluşturduğu, davacı-karşı davalının "..." şişe ambalaj ve şişe etiketi tasarımlarına davalı- karşı davalının "..." ürünüyle karıştırılma ve haksız rekabet hali yaratılmadığı, karşı davada; davacı / karşı davalı tarafa ait ... ve 3 numaralı tasarım tescillerinin başvuru tarihi olan 04.07.2012 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olmadığı, davacı / karşı davalı tarafa ait ... numaralı tasarım tescilinin başvuru tarihi olan 04.07.2012 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olduğu, davacı / karşı davalı tarafa ait ... numaralı tasarım tescilinin başvuru tarihi olan 22.10.2012 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olmadığı yönünde görüş bildirdikleri anlaşılmıştır. Dairemizce davacı-karşı davalıya ait ve hükümsüzlüğü talep edilen ... numaralı ve ... numaralı tasarımların halen geçerliliğini koruyup korumadığı, geçersiz kalmışlarsa koruma sürelerinin hangi tarihte dolduğu TPMK’dan sorulmuş, verilen cevapta; her iki tasarımın da halen geçerliliğini koruduğu bildirilmiştir.
G E R E K Ç E: Asıl dava, tescilli tasarım haklarına tecavüzün tespiti ve önlenmesi ile davacı-karşı davalıya ait ambalaj konseptlerinin davalı-karşı davacılar tarafından kullanılmak suretiyle meydana geldiği iddia edilen haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi davası, karşı dava ise davacı-karşı davalı adına tescilli tasarımların yenilik özelliklerinin bulunmadığı iddiasıyla açılan tasarım hükümsüzlüğü davasıdır.İlk derece mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmiştir.Davalı- karşı davacılar vekili karara karşı sadece asıl davada verilen hükme yönelik istinaf başvurusunda bulunmuş ve kararın, asıl davadaki haksız rekabet yönünden kısmen kabulüne ilişkin kısmının kaldırılmasını istemiştir. Davacı- karşı davalı vekili ise açıkça katılma yoluyla istinaf başvurusunda bulunduklarını belirterek katılma yoluyla istinaf taleplerinin kabulünü, İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın müvekkili aleyhine olan kısımlar yönünden kaldırılmasını, karşı davanın reddini talep etmiştir. Karşı davada tüm talepleri kabul edilen karşı davacıların karşı davaya yönelik bir istinaf istemi olmadığından karşı davalının da karşı davaya yönelik katılma yoluyla istinaf hakkı bulunmamaktadır. Bu nedenle karşı davada verilen hükmün kesinleştiği anlaşıldığından, davacı-karşı davalının karşı davayla ilgili istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.Davacı-karşı davalı vekili tasarım hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi için açtığı asıl davayla ilgili olarak reddedilen kısımla ilgili müvekkiline ait tasarımların yeni oldukları, bu nedenle tasarımların hükümsüz oldukları gerekçesiyle tasarım haklarına tecavüzün tespiti ve önlenmesi davasının reddi kararının yerinde olmadığı, ayrıca müvekkiline ait "...- ..." ile davalı-karşı davacılara ait "...-..." ürünlerinin konsept olarak da benzer olduklarına dair istinaf talebinde bulunmuşsa da, alınan tüm bilirkişi raporları ile davacı-karşı davalıya ait "..." ürünü ile davalı-karşı davacılara ait "..." ürünlerinin ambalaj tasarımlarının benzer olmadıklarının tespit edildiği, bilirkişi raporlarında ve dosyada mevcut taraflara ait ürün ambalaj görsellerinin incelenmesi ile bilirkişilerin görüşlerinin denetlenebilir ve gerçeğe uygun oldukları, davacı-karşı davalıya ait ... tescil numaralı tasarımın 1 ve 3 numaralı tasarımı ile ... numaralı tasarım hükümsüz olduğundan ve hükümsüzlük ilk tescil tarihinden itibaren hüküm ifade edeceğinden davacı-karşı davalı lehine bir koruma sağalamayacakları, yine davacı-karşı davalı adına tescilli ... numaralı tasarımın koruma kapsamında kalan bir tasarımın ise davalı-karşı davacılar tarafından kullanılmadığı, bu nedenle asıl davada tasarım hakkına tecavüzün tespiti ve önlenmesi davasının reddi kararının sonuç olarak yerinde olduğundan, bu tasarımla ilgili Mahkeme kararının gerekçesinin düzeltilmesine, davacı-karşı davalının "..." markalı ürün ambalajı ile davalı-karşı davacı tarafa ait "..." marka ürün ambalajının benzer olmadıkları, bu nedenle haksız rekabete de neden olmayacağı denetlenebilir iki bilirkişi raporu ve ürün görselleri ile tespit edildiğinden ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesince Dairemizce verilen karara karşı asıl davaya ilişkin taraf vekillerinin tüm temyiz talepleri reddedildiğinden, Dairemizin önceki kararı gibi davacı-karşı davalı vekilinin asıl davaya yönelik istinaf taleplerinin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davalı-karşı davacıların asıl davaya yönelik kendilerine ait "..." ve "..." isimli ürünlerin ambalaj ve şişe tasarımlarının davacı-karşı davalıya ait "..." ve "..." isimli ürünlerin şişe ve ambalajları ile benzer olmadığına dair istinaf talepleri yönünden yapılan incelemede; alınan bilirkişi raporları ve dosyada mevcut ambalaj görselleri ile “...” marka ürün kutusu ile davalı / karşı davacı tarafa ait "..." ürün kutu tasarımlarının karşılaştırıldığı, davacı-karşı davalının kutusunda turkuaza yakın mavi renk düz zemin kullanıldığı, ürün adı, logo ve yazıların siyah olarak yazıldığı, dikkat çekici unsur olarak dış bükey radyuslu çerçeve kullanıldığı, davalı-karşı davacının kutusunda ise maviden laciverte doğru geçişli (gradient) zemin kullanıldığı, ornament ve işlemelerin negatif alan olarak beyaz renkte bırakıldığı, logonun ürün adının beyaz olarak yazıldığı, iç bükey klasik tarzda çerçeve kullanıldığı, tasarımcının seçenek özgürlüğü kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda davacı /karşı davalının “...” markalı ürün ambalaj tasarımları ile davalı / karşı davacıların "..." markalı ürün ambalaj tasarımlarının bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğu, bu sebep ile farklı olarak algılandıkları sonucuna varılmış ise de, işbu incelemenin tasarım hukuku ve 6769 Sınai Mülkiyet Kanunu gereği yapılmış olduğu, bilgilenmiş kullanıcının haksız rekabette aranan ortalama kullanıcıya göre sektör ve ürün tasarımları ile daha bilgili, teknolojinin son güncel halini bilen bir farazi kişi olduğu, davalı-karşı davacıların, davacı-karşı davalının piyasada tanınan bir ürün olan, dağıtım ağı geniş, ortalama tüketici tarafından tanınan, uzun yıllardır piyasada kalitesi ve kokusu ile tanınan "..." ürününün şişe, etiket ve ambalaj tasarımlarına ortalama kullanıcı gözünden benzer nitelikte "mavi renk, aynı isim, alt taraftaki görsel su şekli" gibi unsurlarla benzerlik ve karıştırma ihtimali yaratarak, "..." markasının bu tasarım ve ürün yönünden davacı ürün ambalajlarının sağladığı güven, kalite ve tüketici eğilimlerini oluşturma gücünden haksız şekilde yararlanma amacını taşıdıkları ve eylemin TTK. 56. ve 57. maddesinde öngörülen haksız rekabet niteliğinde olduğu, davacı-karşı davalının "..." ibareli ambalaj tasarımına ve etiketli şişe tasarımı ile ortalama tüketicide karıştırılma yaratacak kadar benzer şekilde, davalının "..." ambalaj ve şişe etiket tasarımında benzer nitelikte mavi renklerin kullanılması, ürün adı, logo ve yazıların benzer yerleşimde ve siyah olarak yazılması, ürün adı ve logolarının grafik ögelerin renk ve yerleşimlerinin benzer olması, benzer nitelikte buz görseli kullanılması, herhangi bir teknik zorunluluktan kaynaklanmayan benzerlik yaratılması, davalı-karşı davacıların davacı-karşı davalının ününden faydalanmak maksadıyla bilinçli olarak tüketici nezdinde karıştırma ve benzerlik yaratılarak haksız rekabet oluşturduğu kanaatine varılmakla ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesince Dairemizce verilen karara karşı asıl davaya ilişkin taraf vekillerinin tüm temyiz talepleri reddedildiğinden, Dairemizin önceki kararı gibi davalı-karşı davacıların istinaf talepleri reddedilmiştir.Tüm bu nedenlerle; Yargıtay 11. Hukuk Dairesince asıl davayla ilgili Dairemizce verilen karara karşı taraf vekillerinin temyiz talepleri reddedilmiş, karşı davayla ilgili davalı-karşı davacı vekilinin temyiz talebi kabul edilmiş olduğundan, kazanılmış haklar gözetilerek, asıl davada davacı-karşı davalının istinaf taleplerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine, davalı-karşı davacıların istinaf taleplerinin reddine, karşı davada davacı-karşı davalının istinaf taleplerinin reddine karar verilerek, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve asıl davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, karşı davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde yeniden karar vermek gerekmiş, karşı davayla ilgili ilk derece mahkemesi kararı istinaf edilmeksizin kesinleşmiş olduğundan, İlk Derece Mahkemesinin yargılama giderleriyle ilgili kısmı ile İlk Derece Mahkemesinin hükümle birlikte asıl davada verdiği ihtiyati tedbir kararı ile ilgili bir istinaf talebi bulunmadığından, ihtiyati tedbir kararına ilişkin ilk derece mahkemesinin hüküm fıkrası da kararda aynen korunmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
ASIL DAVADA 1-Davalı-karşı davacıların yerinde görülmeyen istinaf taleplerinin ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı-karşı davalı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile 6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince İstanbul 1. FSHHM’nin 07/04/2021 tarihli, 2019/222 Esas, 2021/165 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-ASIL DAVADA TESCİLLİ TASARIMLARA YÖNELİK TECAVÜZ TALEPLERİ YÖNÜNDEN; A-Davacı karşı davalının ... nolu tasarımın hükümsüzlük koşulları oluştuğundan, tasarım hükümsüz sayıldığında geçmişe de etkili olacağından bu tescilli tasarımlara yönelik tecavüzün tespiti önlenmesi taleplerinin REDDİNE, B- Davacı karşı davalının ... ve ... nolu ŞİŞE tasarımlarının genel görüntü olarak Türk Patent ve marka kurumundaki tescillerinin (yani etiketlenmemiş hali ile tasarımların hükümsüzlük koşulları oluştuğundan) , tasarım hükümsüz sayıldığında geçmişe de etkili olacağından bu tescilli tasarımlara yönelik tecavüzün tespiti, önlenmesi taleplerinin REDDİNE, C-Davalı-karşı davacıların "..." isimli ürünün ambalaj tasarımı davacı-karşı davalı adına tescilli ... numaralı tasarımın koruma kapsamında olmadığından bu tasarımla ilgili davanın REDDİNE, 4- ASIL DAVADA HAKSIZ REKABET YÖNÜNDEN; A-Davalı-karşı davacının ürünlerin pazarlaması ve muhafazasında ve etiketlenmesinde kullandığı materyaller yönünden haksız rekabete dayalı taleplerin KISMEN KABULÜ İLE HAKSIZ REKABETİN TESPİTİNE, ÖNLENMESİNE, SONUÇLARININ ORTADAN KALDIRILMASINA, (Davacı –karşı davalının "..." ve "..." ambalaj tasarımına, etiketli şişe tasarımına davalı-karşı davacı yanca "..." ve "..." ibareli ürünler yolu ile teknik zorunluluk olmadığı halde tüketiciler nezdinde aldanma ve karışıklık yaratacak şekilde ürünleri piyasaya sürüş tarzı gözetilerek haksız rekabete dayalı taleplerin kabulüne), HMK 389 vd maddelerine göre bugünkü celseden itibaren 1 hafta içinde 50.000 TL nakdi kefalet yada bu miktarda teminat mektubunun davacı –karşı davalı yanca ibraz edilmesi halinde, haksız rekabet yaratan ürünlerin (Davacı –karşı davalının "...", "..." ambalaj tasarımına, etiketli şişe tasarımına davalı davacı yanca "..." ve "..." ibareli ürünler yolu ile teknik zorunluluk olmadığı halde tüketiciler nezdinde aldanma ve karışıklık yaratacak şekilde ürünleri piyasaya sürüş tarzı gözetilerek haksız rekabete dayalı tedbir taleplerin kabulüne)imalat, satış ambalajlama, tanıtım, reklam vb şekilde davacı ürünleri ile haksız rekabet yaratan ürünlere el konulmasına, yediemine teslimine,(sadece davalı taraf elinde bulunan)ürünlere ihtiyati tedbir yolu ile el konulmasına, 3.kişiler yedinde bulanan ürünlere ise karar kesinleştiği takdirde kesinleşme tarihi itibarıyla halen piyasada davaya konu ürün ve ambalajlardan varsa el konulmasına, ticari hayatta 3.kişilerin haklarının korunması adına fatura ve ticari evrakların el koyma işlemi dışında tutulmasına, davalıların sosyal medya hesaplarından ihlal teşkil eden tanıtımların ve görsellerin çıkarılmasına, tedbiren el konulan ürünler yönünden imha işleminin karar kesinleştikten sonra icra edilmesine, tedbirin infazında infaz makamınca 20.1.2021 tarihli bilirkişi raporunun dikkate alınmasına, B- Davacı-karşı davalının "..." şişe, ambalaj ve etiketli tasarım kullanımlarıyla ilgili karıştırma ve haksız rekabet yaratılmadığından bu ürüne yönelik haksız rekabet taleplerinin REDDİNE, C-Karar kesinleştiğinde hüküm fıkrasının masrafı davalıdan alınarak Türkiye çapında yayın yapan tirajı yüksek üç gazeteden birinde bir kez ilanına,
KARŞI DAVADA 1-Davacı-karşı davalı vekilinin karşı davada katılma yolu ile istinaf istemi hakkı bulunmadığından istinaf talebinin reddine, 2-Davalı adına ... 1,2,3 ve ... nolu Endüstriyel tasarım tescillerinin hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, karar kesinleştiğinde TPMK’ya bildirimde bulunulmasına,5-İlk derece yargılaması yönünden;
ASIL DAVADA; a-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 44,40 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 571,00 TL harcın davalılar-karşı davacılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, b-Haksız rekabetin kısmen kabulü nedeniyle, Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar-karşı davacılardan alınarak davacı- karşı davalıya verilmesine,c-Tasarıma tecavüzün tespitinin önlenmesi isteminin reddi yönünden; Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacı -karşı davalıdan alınarak davalılar-karşı davacılara verilmesine,ç-Haksız rekabetin kısmen reddi nedeniyle, Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacı -karşı davalıdan alınarak davalılar-karşı davacılara verilmesine,d-Asıl davada davacı-karşı davalı tarafın yargılama giderlerinden olan 44,40 TL peşin harç, 44,40 TL başvuru harcı, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti, 444,00 TL tebligat ve müzekkere masrafı olmak üzere toplam 6.532,80 TL'nin taktiren 1/2 oranında 3.266,40 TL'sinin davalılar-karşı davacılardan alınarak davacı-karşı davalıya verilmesine, fazla kısmın üzerlerinde bırakılmasına,
KARŞI DAVADA;a-Karşı davada 59,30 TL ilam harcının peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 14,90 TL harcın davacı-karşı davalıdan tahsiline,b-Karşı davanın kabulü nedeniyle, Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 5.900,00 TL vekalet ücretinin davacı-karşı davalıdan alınarak davalılar- karşı davacılara verilmesine,c-Karşı davada davalı-karşı davacı tarafın yargılama giderlerinden olan 44,40 TL peşin harç, 44,40 TL başvuru harcı, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti, 80,00 TL tebligat ve müzekkere masrafı olmak üzere toplam 3.168,80 TL'nin davacı-karşı davalıdan alınarak davalılar-karşı davacılara verilmesine,6-İstinaf yargılaması yönünden; a-)Asıl davaya yönelik Davalı-karşı davacıların istinaf talepleri yerinde görülmediğinden asıl dava yönünden alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf harcından peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 556,10 TL'nin davalı-k.davacılardan alınarak hazineye irat kaydına, b-)Asıl davaya yönelik Davacı-k.davalı vekilinin istinaf istemi yerinde görülmekle istinaf peşin harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine, c-)Karşı davaya yönelik Davacı-k.davalı vekilinin katılma yolu ile istinaf istemi hakkı bulunmadığından alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf harcının davacı-k.davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, ç-)İstinaf yargılaması sırasında davacı-k.davalı tarafından yapılan 162,10 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 50,00 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 212,10 TL'nin davalı-k.davacılardan alınarak davacı-k.davalıya verilmesine, d-)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmakla, yapılan celse sayısı da dikkate alındığında kendisini vekil ile temsil ettiren davacı-k.davalı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 16.000,00 TL vekalet ücretinin davalı-k.davacılardan alınarak davacı-k.davalıya verilmesine, e-)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmakla, yapılan celse sayısı da dikkate alındığında kendisini vekil ile temsil ettiren davalı-k.davacılar yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 16.000,00 TL vekalet ücretinin davacı-k.davalıdan alınarak davalı-k.davacılara verilmesine, 7-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, duruşmalı yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 19/02/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.