T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2024/1879 Esas
KARAR NO: 2025/504
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 05/10/2021
NUMARASI: 2018/51 Esas, 2021/651 Karar
Birleşen İstanbul 5.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/325 Esas sayılı dosyası
ASIL DAVA: Menfi Tespit(Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
ASIL DAVA TARİHİ: 12/01/2018
BİRLEŞEN DAVA: İstirdat
BİRLEŞEN DAVA TARİHİ:10/04/2018
KARAR TARİHİ: 16/04/2025
İstinaf incelemesi Dairemizce yapılan dosyada Dairemiz kararı Y.11HD'nin 19/09/2024 tarihli 2024/4276 esas, 2024/6607 karar sayılı ilamı ile bozulmuş olmakla duruşma açılarak yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
ASIL DAVA: Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... tarafından İstanbul 5. ATM'nin 2018/5 D.İş dosyası ile "19.12.2017 keşide tarihli 145.000-TL bedelli, ... Kozyatağı şubesine ait ... nolu keşidecesi davacı müvekkili ... A.Ş olan çeke "istinaden ihtiyati haciz kararı alınmış ve akabinde İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası üzerinden diğer takip borçları ile birlikte müvekkil şirketlere karşı anılan çeke ve ihtiyati haciz kararına dayanarak kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı, işbu takip dosyası kapsamında alınan ihtiyati haciz kararını uygulamaya geçilmiş ve müvekkillere ait menkullere, gayrimenkullere ve banka hesaplarına haciz konulduğu, İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takibine konu çek , müvekkil ... A.Ş tarafından diğer müvekkil ... Tic. A.Ş firması adına keşide edilerek, aralarındaki ticari ilişkiye istinaden verildiği, akabinde söz konusu çek, davacı ... Tic. A.Ş yetkilisinin ofis olarak kullanığı evinde 30/09/2017 tarihinde gerçekleşen hırsızlık olayı neticesinde müvekkili şirkete ait bir çok değerli eşya ve işbu dava konusu çek de çalındığını, bu sürece ilişkin gerekli hukuki süreç başlatıldığı, ödeme yasağı kararı alındığı ve savcılık şikayetleri yapıldığını, bu nedenle ilk cirosunun sahte olması sebebiyle ciro silsilesi kopuk olan çekin kambiyo senedi vasfını yitirdiği de gözetilerek müvekkillerinin davalılara borçlu olmadığına karar verilmesi gerektiğini, arz ve izah edilen sebepler ile davanın kabulüne, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına ödenecek tutarın ya da depo edilecek teminat mektubunun davalı alacaklıya ödenmemesi ve paraya çevrilmemesi yolunda İİK 72/3 maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalılara alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
ASIL DAVADA CEVAP: Asıl davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı keşideci yanca her ne kadar takibe konu çekin diğer davacı ... Tic. A.Ş'ye teslim edildikten sonra çalındığı ve sahte imza ile 3.kişi eline geçtiği iddiası , işbu iddianın düzgün ciro silsilesi ile çeki devir alan iyi niyetli müvekkiline karşı ileri sürülebilmesi mümkün olmadığını, çekin çalıntı olduğu iddiası davacı keşideci tarafından ileri sürülemeyeceği gibi yine keşideci tarafından çekte yer alan imzaya ilişkin herhangi bir itiraz ileri sürülmediğinden "imzaların istiklali prensibi" gereğince keşidecinin çekten doğan sorumluluğunun devam ettiği, işbu sebeple huzurdaki davanın keşideci yönünden tefrik edilerek reddine karar verilmesi gerektiğini, davacılar tarafından huzurdaki dava kötü niyetli olarak ikame edildiğinden İİK 72.maddesi gereğince %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA: Birleşen İstanbul 5.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/325 esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından İstanbul 5.ATM'nin 2018/5 D.İş sayılı dosyası üzerinden 19/12/2017 keşide tarihli, 145.000-TL bedelli ... Kozyatağı Şubesine ait ... numaralı keşidecisi ... A.Ş lehtarı ... Dış Tic. A.Ş olan çeke ilişkin haciz kararı aldırarak İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden takibe konularak İstanbul 16.ATM'nin 2018/51 esas sayılı dosyası üzeriden menfi tespit davacı açıldığını, bu kapsamda öncelikle huzurdaki davanın İstanbul 16.ATM'nin 2018/51 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep ederek, dava takibe konu çekin iptali ile çekin müvekkiline iadesini talep ve dava etmiştir.
BİRLEŞEN DAVADA CEVAP:Birleşen İstanbul 5.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/325 esas sayılı dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilin meşru hamil olduğunu, kötü niyetinin ispatlanması gerektiğini, ciro silsilesinin düzgün olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI (2018/51 Esas): İstanbul 16.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05.10.2021 tarih ve 2018/51 Esas - 2021/651 Karar sayılı kararıyla; "...imza inkarı mutlak def'ilerden olup, herkese karşı ileri sürülebileceği, mahkememizce ve yukarıda anılan icra hukuk mahkemesince alınan bilirkişi raporları uyarınca çekte 1.ciranta ... Tic. A.Ş'ye atfen kaşe üzerine atılmış imzanın mevcut mukayese imzalara kıyasla şirket yetkilisi ... eli ürünü olmadığının belirlendiği görülmekle davacı ... yönünden asıl davanın kabulüne ve davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. Davacı keşideci ... A.Ş kendi imzasına itiraz etmemiş ve ilk ciranta olan diğer davalının imzasının sahteliğine dayanarak işbu davayı ikame etmiş ise de; imzaların istiklali prensibi gereği kendi imzasından ve borcundan dolayı sorumluluğu devam edeceğinden davacı ... A.Ş yönünden asıl davanın reddine karar verilmiştir. Birleşen davada; davaya konu çek üzerinde Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06.10.2017 tarihli tedbir kararı ile ödemeden men yasağının işlendiği, çekin davalı tarafından bankaya sorulduğu 19.12.2017 tarihinde tedbir kararı nedeniyle işlem yapılamadığının muhatap bankaca çeke şerh düşüldüğü, takibin tedbir kararının öğrenildiği bu tarihten sonra yapılması nedeniyle davalı tarafın çekin davacının rızası dışında çıktığını bilebilecek durumda olduğu anlaşılmakla, birleşen davanın kabulüne ve çekin istirdadına." karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN İSTİNAF DEĞERLENDİRME KARARI: Dairemizce dosyanın ilk derece mahkemesine iade edilmesinden sonra İstanbul 16.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 31/03/2022 tarih, 2018/51 Esas - 2021/651 Karar sayılı kararıyla; "Mahkememizce verilen 2018/51 E- 2021/651 K. Sayılı 05/10/2021 tarihli kararın davalı ... vekili ile davacı vekiline 02/01/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin mahkemeye UYAP sistemi üzerinden sunduğu 17/01/2022 tarihli dilekçe ile kararı istinaf ettiği, davalı vekilinin istinaf talebini UYAP sistemi üzerinden sunması nedeniyle iki haftalık istinaf süresinin 16/01/2022 tarihinde saat 00:00 da sona erdiği, istinaf dilekçesinin bu süre geçtikten sonra 17/01/2022 tarihinde mahkemeye sunulduğu, yine davalı vekilince asıl dava yönünden harçların verilen kesin sürede ikmal edilmediği, davacı ... A.Ş vekilinin ise davalı vekilinin istinaf talebinden sonra asıl dava yönünden katılma yoluyla istinaf talebinde bulunduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin süresinden sonra sunulan istinaf dilekçesinin reddine ve davacı ... A.Ş vekilinin katılma yoluyla istinaf talebinin reddine" karar verilmiş, kararı davacı ... Anonim Şirketi vekili ve davalı ... vekili istinaf etmiştir.
DAİREMİZİN 04/07/2022 TARİH VE 2022/1084 ESAS, 2022/1265 KARAR SAYILI KARARINDA; "...ilk derece mahkemesinin 31.03.2022 tarihli davalının istinaf talebinin reddine dair kararının asıl dava yönünden isabetli olduğu, ancak birleşen davaya yönelik istinaf başvurusunun geçerli olmasına rağmen birleşen dava yönünden de istinaf talebinin reddine karar verilmesi hatalı olduğundan; ilk derece mahkemesinin davalı ... vekilinin birleşen (İstanbul 5.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/325 Esas) davaya yönelik istinaf dilekçesinin reddi kararının kaldırılarak, birleşen dosya ile sınırlı olmak üzere esastan istinaf incelemesi yapılmıştır. Birleşen davanın dava konusu 19.12.2017 keşide tarihli ve 145.000,00 TL tutarlı çekin istirdadı istemine yönelik olduğu, davacı ... Dış Tic.A.Ş.'nin çekin lehtarı ve birinci cirantası , davalı ...'nin ise çekin hamili durumunda oldukları, davacı ... A.Ş'nin çekin keşidecisi olduğu ve keşideci imzasının bu davacının kabulünde olduğu, buna göre imzaların istiklali ilkesi gereğince davacı keşideci ... Mağazaları A.Ş.'nin çekteki sorumluluğunun devam ettiği, çekteki ciro silsilesinin görüşüşte düzgün olduğu, davalı hamil ...'nin şekli anlamda meşru düzgün cilo silsilesine dayanarak çeki iktisap ettiğinin ve iyi niyetli hamil olduğunun aksinin çekin istirdadını isteyen davacı ... Dış Tic.A.Ş. tarafından ispat edilmesi gerektiği, kötüniyet ve ağır kusurun çekin tahsili aşamasında değil davalı hamil tarafından iktisabı anında olması gerektiği, TTK'nın 792. maddesi uyarınca davalının çeki kötüniyetli iktisap ettiğini ve iktisabında ağır kusurlu bulunduğunun ispatlanamamış olması nedeniyle mahkemece birleşen davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalı olduğundan, davalı ... vekilinin istinaf isteminin kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerekmiştir." gerekçesi ile
"ASIL DAVADA Davalı ...'nin asıl davaya yönelik istinaf isteminin reddine, Davacı ... Anonim Şirketi'nin asıl davadaki katılma yoluyla istinaf isteminin reddine,
BİRLEŞEN DAVADA: Davalı ...'nin birleşen dosya yönünden mahkemenin ek kararına yönelik istinaf isteminin kabulüyle, mahkemenin 31.02.2022 tarihli ek kararının bu davalıyla ve birleşen dosya ile sınırlı olarak kaldırılmasına, -Birleşen dosya yönünden; A) Birleşen davanın reddine, B) Şartları oluşmadığından kötüniyet tazminatı hükmedilmesine yer olmadığına," şeklinde karar vermiş, kararı birleşen davada davacı vekili temyiz etmiştir.
YARGITAY BOZMA İLAMI: Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 19/09/2024 tarihli 2024/4276 esas, 2024/6607 karar sayılı bozma ilamında; "...Dava konusu çekin lehdarının birleşen davanın davacısı olduğu, ancak onun rızası dışında elinden çıktığı açık olup, ilk derece mahkemesince de belirlendiği gibi davacı adına yapılan ciroda bulunan imzanın şirket yetkilisine ait olmadığı da tespit edilmiştir. Bu durumda ciro silsilesinin koptuğu, davalı ...'nin yetkili hamil olmadığının kabulü ile birleşen istirdat davasının da kabulü gerekirken yazılı gerekçe ile birleşen davanın reddi doğru olmamıştır." Şeklinde karar vermiştir.
GEREKÇE: Asıl dava menfi tespit, birleşen dava ise çekin istirdadı istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından, 05.10.2021 tarihli kararla; "...ASIL DAVADA, alınan bilirkişi raporları uyarınca çekte birinci ciranta ... Dış Tic.A.Ş'ye atfen kaşe üzerine atılmış imzanın davacı şirket yetkilisi eli ürünü olmadığı anlaşıldığından davacı ... yönünden asıl davanın kabulüne; Davacı keşideci ...A.Ş. kendi imzasına itiraz etmediğinden davacı ... A.Ş yönünden asıl davanın reddine,
BİRLEŞEN DAVADA; takibin tedbir kararının öğrenildiği tarihten sonra yapılması nedeniyle davalı tarafın çekin davacının rızası dışında çıktığını bilebilecek durumda olduğu anlaşılmakla, birleşen davanın kabulüne ve çekin istirdadına." karar verilmiştir. Dairemizin bozma öncesi kararında; asıl davada davalı ...'nin istinafının geçerli olmaması nedeniyle davacının katılma yoluyla istinafının da incelenemeyeceği ve bu konudaki ilk derece mahkemesi ek kararının yerinde olduğu, ancak davalı ...'nin birleşen davaya ilişkin istinaf isteminin geçerli olduğu gerekçesi ile, ilk derece mahkemesinin bu yöndeki ek kararının kaldırılmasına karar verilerek inceleme yapılmış ve neticeten davacı ... A.Ş. vekilinin asıl dava yönünden istinaf isteminin reddine, birleşen dava yönünden esas ise davalı ... vekilinin istinaf isteminin kabulü ile birleşen davanın reddine dair yeniden hüküm kurulmuştur. Dairemiz kararına karşı davacı vekili temyiz yoluna başvurmuş, karar birleşen davada istirdat isteminin kabulü gerekirken reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı gerekçesi ile bozulmuştur.Bozma kararı üzerine duruşmalı yapılan incelemede; davacı vekili bozma ilamına uyulmasını, birleşen dosyada davalı vekili ise bozma ilamına karşı direnilmesini talep etmiştir.Dairemizce bozmaya karşı aşağıdaki gerekçelerle direnilmesine karar verilmiştir.Somut olayda; birleşen davada ihtilaflı olan husus çekin istirdadı talebinin yerinde olup olmadığına ilişkin olup bu hususun yasal mevzuat ve dosyadaki deliller ile incelenmesi gereklidir.TTK'nın 792. maddesi; “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.” hükmünü haiz olup anılan kanuni düzenleme bağlamında iyi niyetli hamilin hak sahibi olmayan kimselerden elde ettiği kazanımlar korunmaktadır. Bu kapsamda bir kimsenin muntazam bir ciro zinciriyle çeki iktisabı, kendisine ancak şeklî anlamda meşru hamil sıfatını kazandıracak olup maddi hukuk anlamında hak sahipliğinin mevcudiyeti için devralanın çeki iktisabında kötü niyetinin yahut ağır kusurunun bulunmaması gerekmektedir. Aksi takdirde TTK’nın 792. maddesi uyarınca açılacak istirdat davası sonucu çeki iadeye mecbur kalır. Bu davada, davacının çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve çeki elinde bulunduran şahsın kötü niyetli veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir. Aynı Kanunun 790. maddesinde ise "Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve bir birine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir beyaz ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır" düzenlemesi bulunmaktadır.TTK'nın 792. maddesinde belirtilen kötü niyetten maksat, senedin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıktığını bilmek veya bilebilecek durumda bulunmaktır. Ağır kusur ise senedin iktisabında olağan özenin gösterilmemesini ifade eder. TTK’nın 792. maddesindeki “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa...” ibaresi, çekin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkmış olmasını, yani çalınmasını, tehdit ya da hile ile alınmasını, kaybedilmesini veya rıza ile fakat devri sakatlayan hukuki olgularla elden çıkmasını ifade etmektedir. Ancak çeki çalan veya hile ile hamilinden alan ya da bulan kişinin senedi ciro ile devretmesi hâlinde, bunu bilmeyen ve bilebilecek durumda da olmayan, başka bir deyişle kötü niyetli ve ağır kusurlu bulunmayan yeni hâmil korunur. Bu tür davalarda, yukarıda da belirtildiği gibi çekin önceki hâmilin elinden rızası hilafına çıkarak yeni hâmil tarafından kötü niyet veya ağır kusur ile iktisap edildiği iddiasını ispat külfeti davacıya ait olup anılan olgular tanık dâhil her türlü delille kanıtlanabilir (Yargıtay HGK'nın 06/04/2021, E. 2017/11-159, K. 2021/417 tarih ve sayılı kararı). Bu açıklanan hususlar ile birlikte birleşen dava değerlendirildiğinde; birleşen davanın konusunun 19.12.2017 keşide tarihli ve 145.000,00 TL tutarlı çekin istirdadı istemine yönelik olduğu, davacı ... Tic.A.Ş.'nin çekin lehtarı ve birinci cirantası, davalı ...'nin ise çekin hamili durumunda oldukları, asıl dosyada davacı ... A.Ş'nin çekin keşidecisi olduğu ve keşideci imzasının bu davacının kabulünde olduğu, buna göre imzaların istiklali ilkesi gereğince davacı keşideci ... A.Ş.'nin çekteki sorumluluğunun devam ettiği, çekteki ciro silsilesinin görünüşte düzgün olduğu, davalı hamil ...'nin iyi niyetli hamil olduğunun aksinin çekin istirdadını isteyen davacı ... Dış Tic.A.Ş. tarafından ispat edilmesi gerektiği, kötüniyet ve ağır kusurun çekin tahsili aşamasında değil davalı hamil tarafından iktisabı anında olması gerektiği, çek hakkında ihtiyati tedbir kararı olmasının kötüniyetli iktisap için yeterli olmadığı, TTK'nın 792. maddesi uyarınca davalının çeki kötüniyetli iktisap ettiğini ve iktisabında ağır kusurlu bulunduğunun ispatlanamamış olması nedeniyle mahkemece birleşen davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalı olduğu kanaatine varılmakla bozma ilamında değinilenin aksine kötüniyeti yahut ağır kusuru ispat edilemeyen ve görünürde düzgün ciro silsilesi ile çeki iktisap eden davalı hamil yönünden ciro silsilesinin koptuğundan bahsedilemeyeceğinden önceki kararda direnilmesine davalı ... vekilinin istinaf isteminin kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, birleşen davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle Dairemizin önceki kararında direnilmesine, asıl davaya ilişkin kazanılmış haklar hükümde korunarak birleşen dava yönünden HMK 353/1-b-2,3 maddeleri gereğince yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Dairemizin 2022/1084 Esas, 2022/1265 Karar sayılı, 04/07/2022 Tarihli kararında DİRENİLMESİNE, 2- ASIL DAVADA: -Davalı ...'nin asıl davaya yönelik istinaf isteminin reddine, -Davacı ... Anonim Şirketi'nin asıl davadaki katılma yoluyla istinaf isteminin reddine,
-BİRLEŞEN DAVADA: -Davalı ...'nin birleşen dosya yönünden mahkemenin 31/03/2022 T.li ek kararına yönelik istinaf isteminin kabulüyle, mahkemenin 31.02.2022 tarihli ek kararının bu davalıyla ve birleşen dosya ile sınırlı olarak HMK 353/1-b-2, 3 maddeleri gereğince KALDIRILMASINA, Dairemizce yeniden hüküm kurulmasına,
3-A. ASIL DAVADA: Davacı ... AŞ yönünden davanın REDDİNE, Davacı ... ŞTİ'nin davasının KABULÜNE, İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... takip sayılı dosyasında takibe ve davaya konu 145.000TL bedelli çek nedeni ile davacının davalılara BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, - Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 11.004,08 TL karar-ilam harcından, davacı tarafça peşin yatırılan 2.751,02 TL harcın mahsubu ile bakiye 8.253,06 TL harcın davalılardan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine, -Davacı ... Anonim Şirketi kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 19.253,58 TL vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacı ... Anonim Şirketi ödenmesine, -Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden, reddedilen talep üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 19.253,58 TL vekalet ücretinin davacı ... Anonim Şirketİ'nden tahsili ile davalı ...'ye ödenmesine, -Davacı tarafça peşin yatırılan 2.751,02 TL harcın davalılardan tahsili ile davacı ... Şirketi'ne ödenmesine, - Davacı ... TİCARET ANONİM ŞİRKETİ tarafından yapılan 609,00 TL yargılama giderinin asıl davada davalılardan tahsili ile davacı ... ANONİM ŞİRKETİ 'ne ödenmesine, -Davacı ... ANONİM ŞİRKETİ tarafından yapılan 1.390,66 TL yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, -Davalılarca yapılmış yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,
B.BİRLEŞEN DAVADA; -Birleşen davanın REDDİNE, - Şartları oluşmadığından kötüniyet tazminatı hükmedilmesine yer olmadığına, - Birleşen dava yönünden alınması gereken 615,40TL harcın, peşin alınan 2.476,24 TL harçtan mahsubu ile artan 1.860,84TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı ... Tic. A.Ş'ye iadesine, - Birleşen davada davacı ... Dış Tic. A.Ş tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, - Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 30.000,00TL vekalet ücretinin davacı ... Dış Tic.A.Ş.'den alınarak bu davalıya verilmesine, 4- İstinaf yargılaması yönünden harç ve yargılama giderleri; -İstinaf peşin harcının talebi halinde davalı ...'ye iadesine, -İstinaf yargılaması yönünden davacı ... Anonim Şirketi'nden alınması gereken 615,40TL harcın, peşin alınan toplam 5.510,00 TL harçtan mahsubu ile artan 4.894,60TL harcın talebi halinde davacı ... Anonim Şirketi'ne verilmesine, -İstinaf aşamasında ... Anonim Şirketi tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, -İstinaf aşamasında davalı ... tarafından yapılan yargılama gideri olan 220,70TL istinaf yoluna başvurma harcının birleşen dosya davacısı ... Dış Ticaret Anonim Şirketi'nden alınarak davalı ...'ye verilmesine, -İstinaf incelemesi duruşmalı yapıldığından ve davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden duruşma sayısı dikkate alınarak AAÜT gereğince 16.000TL vekalet ücretinin birleşen dosyada davacıdan alınarak birleşen dosyada davalı ...'ye verilmesine, -Taraflarca yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, duruşmalı yapılan inceleme sonucu 16/04/2025 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.16/04/2025