T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2024/1772 Esas
KARAR NO: 2025/132
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
NUMARASI: 2024/177 Esas, 24/10/2024 tarihli ara karar
DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 30/01/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin uzun yıllardır hem kendi faaliyetlerinde hem de iştiraklerinde “...” ibaresi ile faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirketin 30.04.1974 tarihinde tescil edilmiş olup, kuruluş tarihinden itibaren de bu unvan ile faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirketin bugün Türkiye ve Dünya’da tanınmışlığı en üst düzeyde olup, başta gübre üretimi ve limancılık olmak üzere Türkiye, Ukrayna ve Romanya’da önemli yatırımlarıyla faaliyet gösterdiğini, ... adı altında faaliyet gösteren müvekkili şirketin aynı zamanda, birçok iştirakinin bulunduğunu ve bu iştiraklerde de yine “...” ibaresinin kullanıldığını, on farklı şube ile faaliyet gösteren müvekkili şirket aynı zamanda Türkiye’de 11 farklı şehirde faaliyet gösterdiğini; müvekkili şirketin sosyal sorumluluk projeleri de yürüttüğünü ve dört farklı okulunun bulunduğunu, müvekkilinin TÜRKPATENT nezdinde tescilli bir çok “...” ibareli markası olduğunu, davalının tescil ettirdiği unvanın, zamanla tanınmış olan müvekkili şirkete ait markanın gücünün ve etkileme alanın zayıflamasına neden olacağını ve “...” ibaresinin tüketici gözünde ürün veya hizmetin kaynağını belirtme fonksiyonunu giderek zayıflatacağını; bu bakımdan davalının ticaret unvanının terkinine karar verilmesinin gerektiğini, davalının 2022 yılında iltibas oluşturacak bu ismi tescil ettirmesinin müvekkili şirketin tescilli markalarına tecavüz oluşturduğunu, davalının müvekkili şirket ile benzer sektörlerde faaliyet gösterdiğini, bu hususun da yine müvekkili şirket ile haksız rekabet oluşturacak nitelikte olduğunu, davalının ticaret unvanını kötü niyetli olarak seçtiğini belirterek davalının Kullanımları Üzerinde delil tespiti yapılarak, teminatsız, aksi halde uygun görülecek bir Teminat Bedeli Üzerinden Davalının, Kullanımları (Web Sitesi, Tabela, Reklam, Kartvizit, İlan, Broşür vb.) Hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalı Adına Tescilli “https://www...com/” Alan Adı Hakkında ihtiyati tedbir kapsamında erişimin engellenmesi kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: İlk derece mahkemesinin 24.10.2024 tarihli ara kararında; "..Tüm dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporu ile davacının ... markasını ... numarası ile tescil ettirildiği, yapılan Fikri ve Sınai Mülkiyet incelemesinde Davacı ... San. Ve Tic. A.Ş firmasının kullandığı ana marka olan ... markası ile davalı ... A.Ş nin kullanmış markasının iltibas oluşturduğu yaklaşık ispat şartının sağlandığı kabul edilerek; Davacının ihtiyati tedbir talebinin KABULÜNE, İleride muhtemel zarar ve ziyanlara karşılık olmak üzere ihtiyati tedbir talep eden tarafça takdiren 200.000,00 TL ( İkiYüzBin Türk Lirası) nakdi teminat yatırılması veya muteber bir bankaya ait kesin ve süresiz teminat mektubu ibraz edilmesi halinde, Davalı tarafa ait ... markasına (Web Sitesi, Tabela, Reklam, Kartvizit, İlan, Broşür vb.) ürünlere ELKONULMASINA, 21/10/2024 tarihli bilirkişi raporunun kararın eki sayılmasına,Kararın yetkili ve görevli İcra Müdürlüğünce İCRASINA, Davalı adına tescilli “https://www...com/ alan adına ERİŞİMİN ENGELLENMESİ kararı verilmesine, bu hususta Erişim Sağlayıcıları Birliği' ne müzekkere yazılmasına"Şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf isteminde özetle; Dava dilekçesi ve yerel mahkemenin 14.08.2024 tarihli tensip zaptı müvekkiline tebliğ edilmediği gibi mahkemece görevlendirilen Bilirkişilerin de müvekkili şirket adresinde bir inceleme yapmadan kendi içinde çelişkili rapor sunduklarını, talimatla alınan Bilirkişi Raporu tebliğ edilmeden tedbir kararı verildiğini, Müvekkilinin anonim şirket değil, bir limited şirket olduğunu, gübre üreticisi davacının iştigal ettiği işle hiçbir ilgisi olmayan, savunma sanayi teknolojileri sektöründe faaliyet gösterdiğini ve ... şirketinin ANTALYA bayii olduğunu, Unvanının amblem şekli olarak da sıra dağları- ... temsil eden birbirine; ters, düz ve yatay şekilde bitişik iki adet "...'' harfini, ortaklarının TRABZONLU olması nedeniyle de, bordo mavi renkleri tercih ederek, ticaret unvanlarını, marka ve amblemlerini oluşturduklarını, ... adı üzerinde davacı lehine müktesep hak, tekel hakkı sağlamayacağı gibi tescilli unvan ve markasının coğrafik bir tescil olmadığı, " ... " sıradağları adına ilişkin coğrafik bir tescil de olmadığını, Raporun eksik ve hatalı olduğunu, müvekkili şirket unvanının, markasının "İLTİBAS ve İKTİBAS yaratacağı kanaatini kabul etmediklerini, Unvan, Marka ve faaliyet alanı ile müvekkil şirket Unvan, Marka ve faaliyet alanı arasında ayniyet veya benzerlik bulunmadığı gibi, marka işaretleri de birbirinden tamamen farklı olduğunu, 24.10.2024 Tarihli ihtiyati tedbirin kaldırılması gerektiğini belirtmiştir.
GEREKÇE Dava, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, meni refi, ticaret unvanının terkini istemine ilişkindir. Dairemiz önüne gelen somut uyuşmazlık ise ihtiyati tedbir isteminin kabulü kararının kaldırılmasına yöneliktir. HMK 394/1 maddesi gereğince karşı taraf dinlenmeden verilen ihtiyati tedbir kararına itiraz edilebilir. HMK 394/4 ve 5. maddelerine göre ihtiyati tedbire itiraz duruşmalı olarak incelenir ve itiraz hakkında verilen karara karşı ise istinaf kanun yoluna başvurulabilir. Somut uyuşmazlıkta; ihtiyati tedbir kararı dosya üzerinden verilmiştir. Bu durumda, ihtiyati tedbir kararına karşı itiraz yolu tüketilmediğinden bu aşamada 24.10.2024 Tarihli ara karara karşı istinaf yasa yolu kapalıdır. Açıklanan nedenle davalı yanın istinaf isteminin usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK'nın maddesi gereğince, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin USULDEN REDDİNE, - Davalı vekilinin istinaf dilekçesi "itiraz dilekçesi mahiyetinde" olmakla ilk derece mahkemesince değerlendirilmesine, 2-Alınması gereken 615,40TL harçtan, peşin alınan 427,60TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.30/01/2025