T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO:2024/762 Esas
KARAR NO:2025/8 Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:22/01/2024
NUMARASI:2020/304 E. - 2024/43 K.
DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:08/01/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'ın müvekkilleri aleyhine ... sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile 01.02.2015 tanzim, 10.07.2016 vade tarihli 50.000,00-TL bedelli senet ile 01.02.2015 tanzim ve 10.07.2016 vade tarihli 56.000,00-TL bedelli olmak üzere iki adet kambiyo senedine dayalı icra takibi başlattığını, takip konusu olan senetlerin tahrif edilmek ve sahte senet düzenlemek suretiyle takibe konulduğunu, müvekkilinin oto tamiri işi yaptığını, davalıların ise ... Ltd. Şirketi’nin ortakları olup, ... isimli araç kiralama şirketlerinin bulunduğunu, müvekkillerinin ... isimli araç kiralama firmasının hasar gören araçlarını tamir ettiklerini, bu şekilde taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, müvekkillerinin davalılara borcunun bulunmadığını, taraflar arasındaki ticari ilişkiden de anlaşılacağı üzere; taraflar arasında hizmet gören taraf müvekkilleriyken, ödeme borçlusu olan tarafın davalılar olduğunu, dolayısıyla müvekkillerinin davalılara 106.000,00-TL kadar yüksek miktarda borcu olmasının mümkün olmadığını, ancak küçük bir ödeme karşılığı müvekkillerinin ...'a 6.000,00-TL'lik senet verdiğini, işbu dava konusu icra takibinden gönderilen ödeme emrinde müvekkillerinin vermiş olduğu 6.000,00-TL'lik senedin tahrif edilerek ve bedelin başına "5" rakamı sıkıştırılmak suretiyle 56.000,00-TL yapıldığını ve yine imzaların kendilerine ait olmadığı 50.000,00-TL bedelli takip konusu senedin düzenlendiğini öğrendiklerini, yine senedin ciro suretiyle lehtar ...'ın kardeşi olan ...'a verildiğini icra takibinden öğrendiklerini, senet üzerindeki yazıların müvekkillerine ait olmadığı gibi, 6.000,00-TL'lik senet bedeline eklenen "5" rakamının sonradan eklendiği ve senetler arasındaki imzaların farklı olduğunun çıplak gözle dahi açık ve net olarak anlaşıldığını belirterek, anılan nedenlerle senedin tahrif edilmesi sebebiyle belge niteliğini kaybetmiş olup, kambiyo senedi yoluyla takibe konu olamayacağını, senedin kambiyo senedi vasfı taşımadığı ve tahrif edilmesi sebebiyle, müvekkil açısından zararlara sebebiyet vereceğinden; icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, müvekkillerinin borçlu olmadığının tespiti ile, dava konusu senedin "kambiyo senedi" vasfını taşımaması sebebiyle takibin ve icra takibinin iptalini, HMK 209. maddesi gereğince teminatsız olarak müvekkili hakkındaki takibin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine veya davalı takip alacaklısının % 20’den aşağı olmamak üzere icra tazminatına hükmedilmesine, yargılama ve vekâlet ücreti giderlerinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacılar vekilinin dilekçesinde belirttiği hususların hukuki dayanaktan yoksun ve mesnetsiz iddialar olup, reddi gerektiğini, davacıların iş bu davayı açmakla haklı olmadığı gibi kötüniyetli olduklarını, takibe konu her iki bono üzerindeki imzaların davacı-borçlulara ait olduğunu, davacı-borçluların dilekçesinde, takibe konu bonoyu imzalamadıkları iddiasında bulunduklarını, takibe konu bononun davacılar tarafından imzalandığını, davacı-borçluların müvekkiline olan borcu sebebiyle iş bu bonoyu müvekkiline verdiklerini, müvekkiline borçlu olmadığını veya işbu bonoya istinaden ödeme yaptığını ve imzanın kendisine ait olmadığını davacı-borçluların ispat yükü altında olduğunu, senedin bedelsizliğine ve müvekkilinin senedin meşru hamili olmadığına dair davacılar tarafından hiç bir yazılı (kesin) delil sunulamadığını, müvekkilinin senetlerin meşru hamili olup, senetlerin müvekkiline lehtar ve abisi olan...'dan geçtiğini, davacıların müvekkiline borcu olmadığını ispat yükü altında olduklarını, iddialarını senede karşı senetle ispat kuralı gereği yazılı delil ile ispatlamaları gerektiğini, yine HMK’nun 200. maddesi (HUMK md.289) gereğince senetle ispatı gereken hususlarda, karşı tarafın açık muvafakati halinde tanık dinlenebileceğini, davacıların gerçek ve hukuk dışı iddialarla açtığı bu dava ile alacağın tahsilini geciktirdiklerini, kendi hür iradeleri ile imzaladıkları senetlerin bedelini ödemekten kaçındıklarını, davacıların davayı açmakta hukuki yararları olmadığını, dava konusu senetlerin bononun tüm zorunlu unsurlarını ihtiva ettiklerini, davacıların iş bu davayı açmakta kötüniyetli olup icra takibini sürüncemede bırakmaya çalıştıklarını, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasının, alacaklının icra takibi sırasında kazandığı haklara zarar vermemesi, onun icra takibini sürüncemede bırakmak için kötüye kullanılmaması gerektiğini, davacı-borçluların senedin ödendiğine dair belge sunamaması karşısında senedin bedelsiz olduğu iddiasıyla iş bu davayı açmasında hukuki yararı olmayıp, davanın reddi gerektiğini savunarak, öncelikle; icra takibini sürüncemede bırakmak için iş bu davayı açan davacı-borçluların icra takibinin tedbiren durdurulmasına dair verilen ihtiyati tedbir taleplerinin reddine, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, kötüniyetle borcu inkar eden davacıların % 20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yapılacak yargılama giderleri ile vekalet ücretinin ise davacı borçlulara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEMENİN İLK KARARI:İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/09/2019 tarihli, 2016/1068 Esas, 2019/738 Karar sayılı kararı ile davanın HMK’nun 150/5 maddesi hükmü gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.Davacı vekilinin eski hale getirme talebin de bulunduğu, talebin gerekçesiz olarak ek karar ile reddedildiği görülmüştür. Ek karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur.
DAİREMİZİN KALDIRMA KARARI:Dairemizin 25/06/2020 tarihli, 2020/1070 Esas, 2020/1145 Karar sayılı kararı ile "…Davacı vekilinin ibraz ettiği doktor raporlarına göre 10.05.2019 ila 05.11.2019 tarihleri arasında kanser tanısı ve tedavisi nedeni ile işgörmezlik durumunda olduğu anlaşılmaktadır. Vekaletname incelendiğinde davanın sadece bir adet vekili olup, duruşmaları da aynı vekil takip etmiş, yetki belgesi ile olsa bile başkaca hiçbir vekil dosyada görev yapmamıştır…Bu durumda davacı yanın talebi hakkında ilk derece mahkemesince ön sorunları halli usulüne göre bir karar verilmelidir. Oysa mahkeme evrak üzerinden davalı ve davacı yanı dinlemeden HMK 164. Maddedeki usuli işlemleri yapmadan bir karar vermiş olup, usuli işlemler eksik kalmıştır.Ayrıca davacının ileri sürdüğü hususlar ve dayanakları incelenmemiş ve değerlendirilmemiştir.Davacının tek bir vekilinin olması, başkaca vekil bulunmaması, yetki belgesi ile dahi duruşmaya başka vekil gelmemiş olması, sağlık mazeretinin belgeli oluşu, bu süre zarfından belgeli sağlık sorunun aksine işlerini yapabildiğine dair dosyada hiçbir delil bulunmaması, rapor süresinden sonra derhal yasal süre içinde başvurusunu yapmış olması karşısında kabul edilmesi gereken eski hale getirme talebinin reddedildiği anlaşılmaktadır.Bu durumda davacının bu talebi aynı zamanda " işlemden kaldırılmış dosyanın yenilenmesi " istemi de olmakla ilk derece mahkemesinin ek kararının kaldırılarak yargılamadaki ön sorunun halli ve bunun sonucuna göre işlemler yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. Açılmamış sayılmasına dair verilen kararların nihai karar olmaması ve HMK 98. Maddeye göre yapılacak işlemin niteliği gereği ( eldeki davada yenileme talebi) bu işlemi ilgili ilk derece mahkemesi yapacak olmakla talebin de ilk derece mahkemesince kabul edilerek açılmamış sayılmasına dair kararın kaldırılması ve davanın esasına devam edilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan gerekçe ile 1 - DAvacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince KABULÜ ile ilk derece mahkemesinin istinaf edilen ara kararının KALDIRILMASINA ; Eksikliklerin giderilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE…" karar verilmiştir.
MAHKEME KARARI: İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 22/01/2024 tarihli, 2020/304 Esas, 2024/43 Karar sayılı kararı ile; "…Davacılar 6.000,00 TL bedel üzerinden düzenledikleri senedin başına 5 rakamı eklenmek suretiyle 56.000,00 TL yapılmak suretiyle tahrif edildiğini, 50.000,00 TL bedelli senedin ise sahte olarak düzenlendiğini iddia ederek menfi tespit talebinde bulunmuşlardır. ATK Fizik İhtisas Dairesi'nin 12.05.2023 inceleme tarihli ... sayılı raporunda takip ve dava konusu her iki bonodaki imzaların davacıların eli ürünü olduğu tespiti yapılmış, Jandarma Kriminal Laboratuvarı'nın 08.11.2023 tarihli raporunda da senetlerin rakam ve yazı ile tutarları ile borçlu isimlerinin aynı kalemle yazıldığı senetlerde tahrifat ve eklenti bulunmadığı, davalı ...'ya izafe edilen imzaların eli ürünü olduğu, davacı ...'e ilişkin dosyada bulunan emsal imzaların yetersizliği nedeniyle bu konuda olumlu olumsuz kanaat bildirilemeyeceği tespitleri yapılmıştır. Davacıların iddialarına mesnet delilleri süresinde ibrazla mükellef olduğu davacılara emsal imzaların bulunduğu merci bilgilerini sunmaları için yeterli sürelerin verildiği, davacıların verdikleri bilgiler toplanarak imza incelemelerinin yapıldığı, takip ve dava konusu her iki bonodaki imzaların davacı eli ürünü olduğuna dair ATK Fizik İhtisas Dairesi raporunun gerekçeli ve denetimi elverişli olduğu Jandarma Kriminal raporda bu raporu nakzeden bir tespitin de yer almadığı gözetilerek, davacıların imza itirazı ve tahrifat/ekleme iddialarının mesnetsiz olduğu…" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişti.
İSTİNAF:Davacılar vekili süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; alınan bilirkişi raporlarının mahkemenin ve Yargıtay’ın denetimine ve hüküm kurmaya elverişli olmadıklarını, zira bilirkişi raporlarında hangi imzaların hangi tersimi ile karşılaştırma yapıldığının belirtilmediğini, dayanaklarının ortaya konulmadığını, karşılaştırma yapılan imzalara ilişkin görsellerin de raporda yer almadığını, rapora kısaca matbu ifadeler yazılarak, imzaların müvekkillerine ait olduğunun belirtildiğini, ancak raporun tam ve kuşkuya yer vermeyecek derecede olmadığını, 56.000,00 TL bedelli senette “5” rakamı üzerinden yeniden gidildiği ve üç ayrı kalem kullanıldığı tespit edildiğinin tespit edildiğini, Senetler üzerindeki yazıların müvekkillerine ait olmadığı belirtilmiş ise de; eksik inceleme ile buna ilişkin bir incelemeye hiçbir raporda yer verilmediğini, Senet çıplak gözle incelendiğinde dahi; 5 rakamının sonradan eklendiği, her iki senet üzerinde de yer alan 5 rakamları ile kıyaslandığında hiçbirisine benzemediği, 56.000 TL’deki 5 rakamının kesik ve köşeli yapısına bakıldığında, kısıtlı bir alanda yazılmaya çalışılması nedeniyle el hareketlerinin kısıtlandığı, ancak devam eden 6.000 TL’lik kısmının ise rahat bir el hareketi ile yazıldığının çok açık ve net olarak anlaşıldığını,Kaldı ki senet üzerinde var olan bir rakamın üzerinden geçilmesinin hiçbir mantıklı açıklamasının da bulunmadığını, olsa olsa senet üzerinde yazılan rakamların başına ve sonuna eklenen (-) işaretinin 5 rakamına dönüştürülmek istenmesi şeklinde var olan çizginin üzerinden geçilmiş olabileceğini, bu durumun da tahrifatı gösterdiğini, senet üzerindeki 56.000,00 TL rakamın sağ yanında çizgiye benzer mürekkep izlerinin bulunmasının da bunu gösterdiğini, Senet üzerinde üç farklı kalemin kullanılmış olması ve 5 rakamının diğer rakamlardan farklı olduğuna dair tespitlerin iddialarını doğruladığını, buna rağmen davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Müvekkili ...'nın 26.03.2018 tarihli duruşmada imza ve yazı örneklerinin alındığını, yine taraflarınca imzaların bulunduğu yerler belirtilerek mahkemece ilgili kurumlardan evrakın talep edildiğini, böylece sunulan imza örneklerinin senet tarihinden takriben 3 yıl öncesi ile 3 yıl sonrası arasında değiştiğini, ancak anılan raporda 2015 tarihine yakın imza örneklerinin sunulması talep edilmiş ise de, birebir yakın tarihlerin temin edilmesinin her zaman mümkün olmadığını, senet tarihinden öncesi ve sonrasını kapsayacak şekilde imza örnekleri bulunmasına rağmen, anılan bilirkişi raporlarında, aradan geçen süre zarfında imzalarda ne gibi farklılıklar olduğu, en eski tarihli imza ile en son tarihli imzaların tamamen farklı olup olmadığı vs. gibi hususlara bilirkişi raporunda yer verilmediğini, genel geçer bilgiler ile yetersiz olduğunun belirtildiğini,Müvekkiline ait ve senet tarihini de kapsayacak şekilde geniş bir zaman aralığında imza örnekleri sunulmuş olmasına rağmen, bu imza örnekleri ile müvekkilinin eli ürünü olduğunun tespit edilememiş olmasının dahi, imzaların müvekkili tarafından atılmadığını ispat ettiğini, ancak tüm bunlara rağmen anılan davanın reddine karar verildiğini belirterek, izah edilen ve re'sen saptanacak sebeplerle; istinaf başvurularının kabulü ile İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/304 E.- 2024/43 K. Sayılı ve 22.01.2024 tarihli usul ve yasaya aykırı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; alacaklının ..., borçluların ... ve ... olduğu, 106.000,00 TL asıl alacak olmak üzere ferileriyle birlikte toplam 113.263,16 TL alacak için 31/08/2016 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus icra takibi yapıldığı, takip dayanağının 50.000,00 TL bedelli, 10/07/2015 vade, 01/02/2015 keşide tarihli bono ile 56.000,00 TL bedelli, 10/07/2016 vade, 01/02/2015 keşide tarihli bono olduğu, takibin kesinleştiği tespit edilmiştir. Takibe konu bonolar incelendiğinde; 10/07/2015 vade, 01/02/2015 keşide tarihli, 50.000,00 TL bedelli bono olduğu, keşidecisinin ... ve ..., lehtarının ... olduğu, 10/07/2015 vade, 01/02/2015 keşide tarihli, 56.000,00 TL bedelli bono olduğu, keşidecisinin ... ve ..., lehtarının ... olduğu tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesince İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi’nden alınan 16/08/2021 tarihli raporda; "…İnceleme konusu 56.000 TL bedelli senette rakam ile miktarın belirtildiği bölümdeki evvelce mevcut ''5'' rakamının üzerinden optik ve spektroskopik olarak ayırt edilemeyen bir kalem ile gidilmiş olduğu, söz konusu üzerinden gitme işlemi nedeni ile ''5'' rakamının kalem evsafı ve baskı derecesi özellikleri sağlıklı olarak tanımlanamadığından ''5'' rakamının sonradan eklenip eklenmediği hususunda teknik bir tespite gidilemediği, söz konusu senedin yazı ile miktarın belirtildiği bölümünde iddia doğrultusunda tahrifat yapıldığını gösterir bir bulgu saptanamadığı,İmza incelemesi yapılabilmesi için; ... ve ...'nın inceleme konusu senedin düzenlenme tarihine yakın ve tercihen bu tarihten önce başka amaçlarla atmış olduğu bol ve samimi imzalarını içerir belgelerin; muhtarlıklar, noterler, bankalar, seçim kurulları, tapu ve vergi daireleri, nüfus müdürlükleri, evlendirme dairesi, dernekler ve vakıflar, vb. gibi çeşitli kurum ve kuruluşlardan temin edilerek, mevcutlar ve adli dosya ile birlikte kurumumuza gönderilmesinin gerektiği…" şeklinde görüş bildirildiği tespit edilmiştir.Mahkemece aynı kurumdan alınan 14/06/2023 tarihli bilirkişi raporunda; "…İnceleme konusu senette ...'ya atfen atılı imza ile ...'nın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzanın ...'nın eli ürünü olduğu,İnceleme konusu senette ...'ya atfen atılı imza ile ...'nın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzanın ...'nın eli ürünü olduğu…" yönünde görüş bildirildiği tespit edilmiştir.İlk derece mahkemesince İstanbul jandarma Kriminal Laboratuvarından alınan 08/11/2023 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde; "…Tahrifat İncelemesi(1 ve 2) numaralar ile tanımlanan inceleme konusu senetler üzerinde tahrifat yönünden yapılan fiziki/optik inceleme ve karşılaştırmada;1.(1) numara ile tanımlanan inceleme konusu senet üzerinde silme, kazıma, karalama, ekleme vb. Herhangi bir tahrifat izine rastlanılmıştır.2.(2) numara ile tanımlanan inceleme konusu senedin Türk Lirası hanesinde bulunan "5" rakamı üzerinden aynı cins mürekkepli kalemle mükerrer geçiş olduğu ve kalem baskı izinin aynı hanede "Tahrifat İncelemesi (1 ve 2) numaralar ile tanımlanan inceleme konusu senetler üzerinde tahrifat yönünden yapılan fiziki/optik inceleme ve karşılaştırmada; 1.(1) numara ile tanımlanan inceleme konusu senet üzerinde silme, kazıma, karalama, ekleme vb. Herhangi bir tahrifat izine rastlanılmıştır.2.(2) numara ile tanımlanan inceleme konusu senedin Türk Lirası hanesinde bulunan "5" rakamı üzerinden aynı cins mürekkepli kalemle mükerrer geçiş olduğu ve kalem baskı izinin aynı hanede bulunan diğer rakamlardan farklı olduğu görülmüş olduğu görülmüş olup yapılan bu işlemin tahrifat amacıyla mı yoksa sehven yapılan bir işlemin düzeltilmesi amacıyla mı yapıldığı hususunda müspet ya da menfi bir tespitte bulunmak mümkün olamamıştır. "2" numara ile tanımlanan inceleme konusu senedin diğer bölümlerinde silme, kazıma, karalama, ekleme vb. Herhangi bir tahrifat izine rastlanmamıştır. Mürekkep İncelemesi (1 ve 2) numaralar ile tanımlanan inceleme konusu senetlerin ön yüzünde Doküman İnceleme Cihazında (Projectina Docucenter Nirvis) Elektromanyetik Spektrumun Görünür Bölgesinin farklı dalga uzunlukları arasında mürekkep farklılıkları yönünden yapılan incelemede; a. (1) numara ile tanımlanan inceleme konusu senet üzerinde üç farklı cins mürekkepli kalem kullanıldığı, bunların;- Senedin ön yüzünde yazı “50.000, ...n, Elli bin, ..., ..." yazılarının bir cins mürekkepli kalem,- Senedin ön yüzü üzerinde atılı bulunan imzaların farklı ikinci bir cins mürekkepli kalem,- Senet üzerindeki diğer tüm el yazılarında farklı üçüncü bir cins mürekkepli kalem olduğu tespit edilmiştir. b. (2) numara ile tanımlanan inceleme konusu senet üzerinde üç farklı cins mürekkepli kalem kullanıldığı, bunların; - Senedin ön yüzünde yazılı “56.000, ..., Elli altı bin, ..., ..." yazılarının bir cins mürekkepli kalem,- Senedin ön yüzü üzerinde atılı bulunan imzaların farklı ikinci bir cins mürekkepli kalem,- Senet üzerindeki diğer tüm el yazılarında farklı üçüncü bir cins mürekkepli kalem olduğu tespit edilmiştir. İmza İncelemesi1. (1 ve 2) numaralar ile tanımlanan inceleme konusu senetler üzerinde kefil hanesinde “...” adına atfen atılı bulunan imzalar ile ...'nın mukayese imzaları arasında yapılan inceleme ve karşılaştırmada; imzaların genel şekli ve işleklik derecesi, imzalardaki başlangıç hareketlerinin yapılışı, imzalar içerisindeki buklesel hareketlerin yapılışı, imzalardaki yatay çekilişi ve dairesel dönüş hareketlerinin yapılışı, imzaların bitim hareketlerinin yapılışı,kaligrafik ve karakteristik özellikler yönünden benzerlikler görülmüş olup, (1 ve 2) numaralar ile tanımlanan inceleme konusu senetler üzerinde kefil hanesinde "...” adına atfen atılı bulunan imzaların ... ELİ ÜRÜNÜ OLDUĞU kanaatine varılmıştır.2. İmzalarda zaman içerisinde istemli değişikliklerden kaynaklı farklılıklar olabileceği gibi hastalık, yaşlılık, madde kullanımı, imza atılan vücut pozisyonu, yazı kalemi, yazı yüzeyi vb. istem dışı nedenlerden kaynaklanan farklılıklar olabilmektedir. Bu nedenle; imzalardaki muhtemel istemli değişiklikler ile doğal değişim ya da doğal sapmaların görülebilmesi amacıyla, kişilerin mümkün olduğu kadar farklı tarihli ve farklı amaçlar için düzenlenmiş Mukayese imzalarını havi belgelere ihtiyaç duyulmaktadır. 3.(1 ve 2) numaralar ile tanımlanan inceleme konusu senetler üzerinde ödeyecek hanesinde “..." adına atfen atılı bulunan imzalar ile ...'nın mevcut mukayese imzaları arasında yapılan incelemede ve karşılaştırmada mukayese imzaların az, yetersiz - kifayetsiz olması ve yukarıda ikinci maddede belirtilen sebepler nedeniyle (1 ve 2) numaralar ile tanımlanan inceleme konusu senetler üzerinde ödeyecek hanesinde ...' adına atfen atılı bulunan imzaların ... eli ürünü olup olmadığı hususunda müspet ya da menfi bir kanaat bildirmek mümkün olamamıştır. Ancak ... nın bol miktarda özellikle inceleme konusu senetlerin düzenlenen yılına (2015) yakın tarihli bol miktarda samimi ( mesleği ile ilgili görev belgeleri, dilekçe, maaş bordrosu, evlenme beyannamesi, imza sirküleri, elektrik, telefon, su abonelik sözleşmeleri, banka ve noter belgeleri vb.) mukayese imzalarının temin edilip, mevcut mukayese belgeler ve fotokopi mukayese belgelerin asılları ile birlikte gönderilmesi halinde yeniden yapılacak inceleme neticesinde bir kanaat bildirmek mümkün olabilecektir." şeklinde görüş bildirildiği anlaşılmıştır.
G E R E K Ç E: Dava, bonodan kaynaklanan ve icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır.Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Kural olarak, imzası inkâr edilmeyen senetlere karşı açılan menfi tespit davasında ispat yükü davacı borçludadır. Ancak senetteki imzanın borçluya ait olduğunu ispat külfeti senedi elinde bulunduran, icra takibi yapan ve imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir.Dosya incelendiğinde; İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi’nden alınan bilirkişi raporunda dava konusu bonolar üzerinde davacılardan ...’ya atfen atılan imzaların ...’nın eli ürünü olduğuna dair görüş bildirildiği halde, İstanbul Jandarma Kriminal Laboratuvarından alınan bilirkişi raporunda ise mukayese için yeterli belge bulunmadığından bu konuda kesin bir tespit yapılamadığına dair görüş bildirildiği, bu durumda raporlar arasında çelişki bulunduğu tespit edilmiştir.HMK’nun 211. maddesi "Bir belgenin sahteliğinin iddia edilmesi durumunda, bu hususta karşı tarafın açıklamaları da dikkate alınarak, aşağıdaki sıra ile inceleme yapılarak öncelikle karar verilir: a) Hâkim, yazı veya imzayı inkâr eden tarafı isticvap ettikten sonra bir kanaat edinememişse, huzurda bu kişiye yazı yazdırıp imza attırmak suretiyle elde ettiği belge ve diğer delilleri değerlendirir. Hâkim, sahtelik konusunda başka bir incelemeye gerek duymadan karar verebilecek durumda ise gerekçesini açıkça belirtmek suretiyle, senedin sahteliği hakkında bir karar verir. İsticvap için mahkemeye davet edilen taraf, belirtilen günde hazır bulunmadığı takdirde, inkâr etmiş olduğu belgedeki yazı veya imzayı ikrar etmiş sayılır; bu husus kendisine çıkartılacak davetiyede ayrıca ihtar edilir.b) (a) bendi hükmüne göre yaptığı incelemeye rağmen, hâkimde sahtelik konusunda kesin bir kanaat oluşmamışsa, bilirkişi incelemesine karar verir. Bilirkişi incelemesinden önce, mevcutsa, o tarafa ait olan karşılaştırma yapmaya elverişli yazı ve imzalar, ilgili yerlerden getirtilir. Bilirkişi, bu yazı ve imzalarla, o mahkemede elde edilen yazı ve imzaları esas alarak inceleme yapar. Bilirkişi, inceleme için gerekli görürse, kendi huzurunda tarafın yeniden yazı yazması veya imza atmasını mahkemeden talep edebilir." hükümlerini haiz olup imza inkarı durumunda hakim, yazılı hüküm gereği imzasını inkar eden taraftan mukayeseye elverişli imzaların bulunduğu makamı sorabileceği gibi, ilgili Seçim Kurulu, Nüfus Müdürlüğü, Tapu Müdürlüğü gibi yerlerden de bu imzaları getirtebilir. İlk derece mahkemesince; davacı taraf vekilinin dosyaya sunduğu deliller üzerinde inceleme yapıldığı ve davanın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, her iki bilirkişi raporunda da bilirkişiler tarafından dava konusu ve imzası inkar edilen bononun tanzim tarihine yakın tarihli belge asılları incelenmemiş, hakimin araştırma yükümlülüğü ve HMK’nun 211. maddesi hükümleri göz ardı edilerek, davaya konu bonoların keşide tarihlerine yakın tarihlerdeki davacılara ait imzaların bulunabilecekleri resmi kurumlardan resen imza örnekleri araştırılmaksızın ve bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeksizin yazılı gerekçe ile karar verilmesi doğru olmamıştır.Tüm bu nedenlerle; davacılar vekilinin diğer istinaf talepleri bu aşamada incelenmeksizin, istinaf talebinin kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, Mahkemece, bonoların tanzim tarihine yakın olacak şekilde tanzim tarihlerinden önceki ve sonraki tarihli davacıların samimi imzalarının bulunduğu belge asıllarının ilgili kurumlardan getirtilerek, daha önce alınan bilirkişi raporları arasındaki çelişkiyi de giderecek şekilde yeniden grafoloji konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi kuruluna imza incelemesi yaptırılıp rapor alınması, buna göre değerlendirme yapılması için dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacılar vekilinin istinaf isteminin kabulü ile, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince, İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 22/01/2024 tarihli 2020/304 E. - 2024/43 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,2-Yukarıdaki gerekçede belirtildiği şekilde yargılamaya devam olunması için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harcının talebi halinde davacılara iadesine,4-İstinaf yargılama giderleri olarak; Davacılar avansından kullanıldığı anlaşılan; 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 210,00 TL (posta-teb-müz) masrafının davalıdan alınarak, davacılara verilmesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 08/01/2025 tarihinde HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.