T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO:2024/719 Esas
KARAR NO:2025/33
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:20/12/2023
NUMARASI:2016/609 Esas, 2023/671 Karar
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali
KARAR TARİHİ:09/01/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin... Bankası A.Ş.’nin ... Şubesi’ne ait ...seri numaralı 52.500,00-TL tutarlı çeki “... Şti.’ne vermek üzere 20/02/2016 tarihine keşide ettiğini, Çekin günü geldiğinde banka hesabında çek bedelinin mevcut olduğunu, bu nedenle çekin ödendiğini zannederken 23.02.2016 tarihinde... Sayılı dosyasından hacze gelindiğini ve haciz baskısı altında ... Sayılı dosya hesabına kapak hesabı borcu olan 71.426,77-TL ödeme yapmak zorunda kaldığını, çek gününde 52.500,00-TL olarak ödenebilecek çek bedeline fazladan 18.926,77-TL ödeme yapıldığını, müvekkiline herhangi bir ihtiyati tedbir kararı tebliğ edilmediğini, davanın kabulüne itirazının iptali ile takibin 18.926,77-TL asıl alacak ile devamına, takip tarihinden itibaren alacağa değişen oranlarda avans faizi işletilmesine, kötü niyetli davalı/borçlunun aleyhine %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmolunmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu çekin müvekkili elinde iken 22.09.2015 tarihinde yaşanan silahlı soygun neticesinde çalındığını, kimliği belirsiz kişilerce silahlı soygun gerçekleştirilmiş, güvenlik görevlileri bağlanarak etkisiz hale getirildiğini, şirket merkezinde bulunan nakit para ve kıymetli evraklar, şirket kaşesi, araçların yedek anahtarları çalındığını, Lüleburgaz Cumhuriyet Başsavcılığı 2015/4084 Hazırlık sayılı dosya kapsamında soruşturmanın devam ettiğini, müvekkil şirket yetkilisine ait boş ve dolu halde çek koçanı olmak üzere çok sayıda çek çalındığını, dava konusu çekin de dahil olduğu çalınan çekler ile ilgili Lüleburgaz 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/621 Esas sayılı dosyası ile çek iptali davası açıldığını, Süreç içerisinde müvekkili şirketten çalınan 100 kadar çekten bir kısmı sahte cirolarla dolaşıma sokulduğunu, dava konusu çekin de dava dış... Şti. tarafından ... sayılı dosyası ile icra takibine konu edildiğini, Müvekkilinin İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/210 Esas sayılı dosyası ile menfi tespit davası açtığını, çekte müvekkilinden sonra cirosu görünen .... Şti.'nin de imzası ve kaşesinin sahte olduğu iddiası ile İstanbul 19. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2016/307 Esas sayılı dosyası ile imza itirazında bulunduklarını, müvekkilinin yaşamış olduğu talihsiz durum içerisinde mümkün olan tüm hukuki yollara başvurulduğunu, suça konu çeklerin ticari hayatta dolaşıma sokularak iyi niyetli üçüncü kişilerin mağduriyet yaşamamaları ve kötü niyetli kimselerin haksız kazanç elde etmemeleri için azami gayreti sarf ettiğini, davanın reddi ile takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:"...her ne kadar davacı tarafça dava konusu ... Bankası A.Ş.’nin ... Şubesi’ne ait keşidecisi ..., lehdarı ....Şti olan ... seri numaralı 52.500,00-TL bedelli çeke ilişkin olarak dava dışı ... Şti tarafından ... Sayılı dosyası ile aleyhlerine başlatılan icra takibinde çek bedelinden fazla miktarda ödeme yapılmış olması nedeniyle rücuen alacak talebiyle davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle iş bu dava açılmışsa, İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/210 Esas sayılı dosyanda yapılan yargılama neticesinde ... Şti'nin dava konusu çekten kaynaklı olarak dava dışı ... Şti'ye borçlu bulunmadığının tespitine karar verildiği ve verilen kararın kesinleştiği, davalı ... Şti'nin çekten kaynaklı olarak ... Sayılı dosyasında alacaklı olarak görünün ... Şti'ye borçlu olmadığının sabit olması nedeniyle davacının çeke ilişkin olarak fazladan yaptığını belirttiği ödemeyi davalıdan talep etmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla; -Davanın REDDİNE, -Koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine" Şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:Davacı vekili istinaf isteminde özetle; Davalı tacirin gerekli güvenlik önlemlerini almadığını ve çekin uhdesindeyken çaldırmış ve müvekkiline bidirmemişse, çek karşılığı hesapta olmasına rağmen müvekkili aleyhine takip başlatıldığını ve haciz uygulandığını, çek bedelini aşkın ödeme yapılmak zorunda kalındığını, müvekkilinin zararı olduğunu, zararın sebebinin ise davalı-tacirin yeterli güvenlik önemlerini almaması (basiretle davranmaması) nedeniyle çeki çaldırması olduğunu, müvekkiline atfı kabil hiçbir kusur olmadığını, davanın reddi ile müvekkili aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, TMK madde 3'ün dikkate alınması gerektiğini, TTK 18 ve TTK 49 maddeleri gereğince davalının zararı gidermekle yükümlü olduğunu, Çekin günü geldiğinde banka hesabında çek bedelinin mevcut olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını, davanın kabulü ile davalı aleyhine %20 tazminata hükmedilmesini ve yargılama giderleri vekalet ücretlerinin de davalı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE:Dava, İİK 67.maddesine dayalı olarak açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; davalı yanca, dava konusu çek hakkında menfi tespit ve istirdat istemi ile açılan davanın kabulün karar verildiği, kararın kesinleştiği, davacının zarar iddiasının davalının kusurlu eyleminden kaynaklandığına dair iddianın ispatlanamadığı dikkate alındığında mahkemece davanın reddine karar verilerek, yargılama giderlerinden davacının sorumlu tutulmasında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmemiş, davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40TL harçtan, peşin alınan 427,60TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.09/01/2025