T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2025/1092 Esas
KARAR NO: 2025/1115
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
NUMARASI: 2025/97 Esas, 09.07.2025 Tarihli ara karar
DAVANIN KONUSU: Marka (Maddi Tazminat İstemli)
KARAR TARİHİ: 25/09/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 2004 yılından itibaren ... markası ile sektöre ve müşterilerine hizmet vermeye başladığını, davalı tarafından ... sayı ile markanın 07. Sınıfta tescili için başvuruda bulunulduğunu, söz konusu başvuru müvekkilin markaları ile benzer görülerek başvurudan bazı emtiaların çıkarıldığını, fakat davalı taraf bu karara rağmen ... ibaresini Doğrama, öğütme, ezme, çırpma ve ufalama için mutfakta kullanılan elektrikli aletleri açısından kullandığını, davalı tarafa ihlal eylemini durdurulması için ihtarname gönderilmesine karşın haksız eylemine son vermediğini, bu nedenlerle öncelikle dilekçede bildirilen linklerde tespit yapılmasına, Mahkeme tarafından aldırılacak tespit raporu neticesinde müvekkilin maddi ve manevi zararları ile muhtemel zararların teminatını teşkil etmek üzere davalı tarafın, müvekkil firmaya ait ... ibareli markasından doğan hakları ihlal eder nitelikte kullanımların dava neticesine kadar önlenmesine, tecavüz konusu teşkil eden kullanımın yer aldığı ürünler ile herhangi bir şekilde tecavüz teşkil eden kullanımın yer aldığı karşı taraf yan ilan, reklâm, broşür, afiş ve sair her türlü tanıtım malzemesinin, basılı kâğıtlar, faturalar ve sair türlü ticari evrak üzerinde kullanılmasının önlenmesine ve bu şekilde bastırılmış olan materyalin dahi bulundukları yerlerden toplanarak muhafaza altına alınmasına, yine davalı tarafa https://www....com/... linkine erişimin durdurulmasına, bu mümkün olmadığı takdirde www...com alan adına erişimin engellenmesine, davalının ... markasını taşıyan ürünlerinin satıldığı dilekçede bildirilen ilgili linklerdeki satış sayfalarının kaldırılmasını teminen ..., ... gibi pazaryeri sağlayıcılarına ihtaratlı yazı gönderilmesine; etkili olmaması halinde erişim sağlayıcıları birliğine yazı yazılarak söz konusu linklere erişimin engellenmesine ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalı tarafın ihlal teşkil eden kullanımların müvekkilin tescilli ... marka hakkına 6769 sayılı Kanunun 7 ve 29.maddeleri uyarınca tecavüz teşkil ettiğinin tespitine tescilli marka hakkına tecavüzün durdurulmasına, önlenmesine ve bu suretle tecavüzün giderilmesine, bu bağlamda tecavüz konusu teşkil eden kullanımın yer aldığı ürünler ile herhangi bir şekilde tecavüz teşkil eden kullanımın yer aldığı karşı taraf yan ilan, reklâm, broşür, afiş ve sair her türlü tanıtım malzemesinin, basılı kâğıtlar, faturalar ve sair türlü türlü ticari evrak üzerinde kullanılmasının önlenmesine ve bu sekilde hastırılmı« olan matervalin dahi el konularak imha edilmesine, yine bu bağlamda davalı tarafa https://www...com/... linkine erişimin durdurulmasına, bu mümkün olmadığı takdirde www...com alan adına erişimin engellenmesine, müvekkilin markasından doğan hakların ihlali teşkil davalı ürünlerinin satıldığı dilekçede yer verilen internet linkleri başta olmak üzere klerdeki satış sayfalarının kaldırılmasını teminen ..., ..., ..., ... gibi pazaryeri sağlayıcılarına ihtaratlı yazı gönderilmesine; etkili olmaması halinde erişim sağlayıcıları birliğine yazı yazılarak söz konusu linklere erişimin engellenmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili tedbire itiraz dilekçesinde; raporu hazırlayan bilirkişi heyetinde, uyuşmazlığın konusu olan “...” alanında sektörel uzmanlığı bulunan bir bilirkişinin yer .ası, raporun, marka hukukunun temel ilkelerinden biri olan “markanın bütünsel değerlendirilmesi” yaklaşımından uzak şekilde, yalnızca “...” ibaresine odaklanarak hazırlanmış olması, müvekkili tarafından gerçekleştirilen markasal kullanımlarda “...” ibaresinin ne şekilde konumlandırıldığı, hangi puntoda ve hangi görsel unsurlarla birlikte yer aldığı, bu sunumun davacı markasıyla benzerlik teşkil edip etmediği hususlarının değerlendirilmemiş olması, davacı markasının ayırt edici gücünün yüksek mi yoksa zayıf mı olduğuna, “...” ibaresinin sektörde özellikle mutfak eşyaları alanında- yaygın kullanımına, tanımlayıcı veya jenerik nitelik taşıyıp taşımadığına ilişkin herhangi bir analiz yapılmamış olması, müvekkilinin söz konusu ibareyi markasal etki doğuracak, yani “kaynak gösterme fonksiyonu”na uygun biçimde mi yoksa tamamlayıcı/tanımlayıcı mahiyette mi kullandığına dair bir değerlendirme içermemesi, dava konusu ürünlerin yüksek fiyatlı, teknolojik ve nitelikli ürünler olması karşısında; bu ürünlerle karşılaşan bilinçli ve seçici tüketici kitlesinin “..” ibaresiyle karşılaştığında davacı markasını çağrıştırıp çağrıştırmayacağı sorusunun yanıtsız bırakılmış olması gibi açık ve esaslı eksiklikler nedeniyle, tedbire esas alınan bilirkişi raporunun objektif, yeterli ve teknik açıdan sağlıklı bir değerlendirme içermediğini, diğer yandan, tedbirin uygulanabilmesi için takdir edilen 100.000,00 TL teminat tutarı da, somut olayın koşullarıyla hiçbir şekilde bağdaşmayan, hakkaniyet ilkesine ve ölçülülük prensibine açıkça aykırı bir nitelik taşıdığını, verilen ihtiyati tedbirin kapsamı ve müvekkil nezdinde doğurduğu ticari etkiler dikkate alındığında; karara bağlanan 100.000,00 TL teminat tutarının, müvekkilin uğraması muhtemel zararları karşılamaktan açıkça uzak olduğunu, bu nedenlerle Mahkemece 03.06.2025 tarihli celsede verilen ihtiyati tedbir kararına karşı itirazlarının duruşmalı olarak değerlendirilmesine, anılan ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, şayet tedbirin kaldırılmasına karar verilmez ise, kararla belirlenen 100.000,00 TL tutarındaki Teminat miktarının somut olayın koşullarına ve müvekkilin uğrayacağı zararlara uygun biçimde arttırılmasına, bu da mümkün görülmez ise, müvekkilin hak ve menfaatlerini güvence altına alacak şekilde ters teminat suretiye ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İHTİYATİ TEDBİR KARARI: İlk derece mahkemesinin 03/06/2025 Tarihli ara kararında; 1-SMK'nın 159 ve HMK 389 maddeleri koşulları oluştuğundan takdiren 100.000,00 TL teminat yatırıldığında yada muteber bir bankanın kesin ve süresiz teminat mektubu kararın tebliğ tarihinden itibaren 1 haftalık kesin süre içerisinde ibrazı halinde ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulü ile; -Davalının davacıya ait "..." ibareli markasına tecavüz oluşturduğu iddia olunan ve bilirkişi raporunda görsellerine yer verilen ürünlerine, ilanlarına, reklamlarına, broşürlerine, afişlerine ve sair her türlü tanıtım malzemesine, basılı kağıtlara, faturalara ve sair türlü ticari evraklara tedbiren el konularak yed-i emine teslimine; -Davalıya ait olduğu tespit edilen https://www...com/ ... isimli internet adresine Türkiye'den erişimin tedbiren engellenmesine, -Davacı vekilinin sair linklerdeki erişim engeli talebinin reddine", karar verilmiştir.
İHTİYATİ TEDBİRE İTİRAZIN DEĞERLENDİRİLMESİ KARARI:İlk derece mahkemesinin 09/07/2025 Tarihli ara kararında; "...Dosya kapsamı, deliller, TPMK kayıtları ve alınan rapora göre davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebi için SMK 159.maddesi ve HMK 389. vd. maddesi yaklaşık ispat koşullarının oluştuğu, davalının mahkememizce verilmiş ihtiyati tedbir kararına karşı yapmış olduğu itiraz dilekçesindeki hususların tahkikat aşamasında incelenecek ve değerlendirilecek iddialar olduğu, bu aşamada mevcut delil durumu itibariyle tedbir kararı verilebilmesinin yasal koşullarının bulunduğu anlaşıldığından itirazın reddine karar verilmiştir. ...Somut uyuşmazlık bakımından verilen tedbir kararının mahiyet ve kapsamı, tarafların ekonomik hacmi hep birlikte dikkate alınarak hükmedilen teminat miktarının adil ve dengeleyici olduğu kanaati ile; Davalı yanın mahkememizce verilmiş ihtiyati tedbir kararına ve teminat miktarına yapmış olduğu itirazların reddine," Şeklinde karar vermiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:Davalı vekili istinaf isteminde özetle; İhtiyati tedbir kararına esas alınan bilirkişi raporunun yetersiz ve hukuka aykırı olduğunu, tutarsızlıklar içerdiğini, bilirkişi heyetinde ... alanında uzman bir bilirkişi bulunmadığını, raporda "... ürünü ile ... " ürünün yanyana çıktığına yer verildiğini, bu durumun ... ibaresinin ayırt edici niteliğinin zayıf olduğu yönündeki savunmanın teyit edildiğini, markasal etkinin doğup doğmadığının objektif biçimde tespit edilmesi gerektiğini, raporun yüzeysel olduğunu, hükme esas alınamayacağını, Teminat miktarının da hakkaniyet ve ölçülülük ilkesine aykırı olduğunu, bu bedelin ... ibareli ürünlerden 3 adedinin satılması ile elde edilebilecek gelire tekabül ettiğini, ürünlerdeki esas unsurun da ... ibaresi olduğunu, tedbir kararının hakkaniyete aykırı sonuç doğuracağını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE Dava, markaya tecavüzün tespiti, meni, refi ve tazminat istemlerine ilişkindir. Dairemiz önüne gelen uyuşmazlık ise; ihtiyati tedbire itirazın reddine ilişkin ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir. Somut uyuşmazlıkta; dosyada mevcut bilirkişi raporuna göre bu aşamada yaklaşık ispat koşullarının oluştuğu, takdir edilen teminatın dosya kapsamına uygun olduğu kanaatine varılmakla mahkemece ihtiyati tedbire ve teminata itirazın reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmediğinden davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.25/09/2025