T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2025/292 Esas
KARAR NO: 2025/536
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 10/12/2024
NUMARASI: 2024/685 Esas, 2024/839 Karar
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 17/04/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile kambiyo takibi başlatıldığını, müvekkilinin alacaklı görünle bir ilişkisi ve borcunun bulunmadığını ileri sürerek, davanın kabulü ile müvekkilin davalıya borçlu olmadığının tespitinine, davaya konu senedin ve icra takibinin iptaline, müvekkili lehine %20 oranında kötü niyet tazminatı hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı/alacaklı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı borçlu tarafın, senede karşı senetle ispat kuralı gereği bedelsizlik iddiasını yazılı delille ispat etmesi gerektiğini, davacının yazılı delille ispat yükünü yerine getiremediğini savunarak davanın reddini, takip konusu alacağın %20'sinden aşağısı olmamak üzere müvekkili lehine kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, icra takibinin feragat nedeniyle kapatıldığı gerekçesiyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, davalının istinafı üzerin verilen bu karar; Dairemizin 2024/1132 -1535 E-K sayılı ilamı ile kaldırılmıştır. İlk derece mahkemesince Dairemizin kaldırma kararı sonrası yapılan yargılama sonucunda; davacı vekilinin vekaletnamesinde davadan feragate yetkili olduğu, ön inceleme duruşmasından sonra 22/01/2024 tarihli dilekçe ile davadan feragat edildiği, her ne kadar davacı tarafından daha sonra feragatin müvekkilinin onayı olmadan yapıldığı iddia edilmişse de, feragat yenilik doğuran haklardan olduğu, feragatten rücu edilmesinin mümkün olmadığı, davadan feragatin usulüne uygun olarak yapıldığı gerekçesiyle, feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkemenin davacı vekili Av. ...'ün 29/01/2024 tarihli dilekçesinin feragatin iptali talebi olarak kabul etmesini ve ön sorun olarak feragatin hata, hile yada ikrah nedeniyle geçersiz olup olmadığını incelemekle ilgili yükümlüğünü yerine getirmesi gerekirken, dilekçenin feragatin geri alınmasına hukuken değer verilmediğini yönünde hatalı bir değerlendirme yaptığını, bu talebin kabul edilebilir olmadığını, davacı asilin vekilinin bu borca sadık kalacağına olan inancı ve vekiline duyduğu güven nedeni ile feragat yetkisini de içeren genel dava vekaletnamesi ile avukatı yetkilendirdiğini, davacı vekilinin özen borcuna aykırı davranarak müvekkilinin herhangi bir talimatı, bilgisi ve onayı olmadan davadan feragat etmesi ile, feragatle ortaya çıkan sonucun buna sebep olan rızayı ifsat eden bir nedenle malul olduğu kanıtlanırsa, doğurduğu netice bakımından hileye, hataya maruz kalan kimseye feragatin iptalini talep hakkı bahşedeceğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, menfi tespit talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, vekaletnamesinde feragat yetkisi bulunan davacı vekili Av. ...'nun 22/01/2024 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiği, davadan feragatin kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurduğu, mahkeme henüz feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmemiş olsa bile davacının feragatten dönemeyeceği, feragati ile bağlı olduğu, ancak irade bozukluğu hâllerinde feragatin iptalinin istenebileceği, davadan feragatin; yanılma, aldatma ve korkutma nedenleriyle iptalinin ayrı bir dava açılarak ileri sürülebileceği gibi irade bozukluğu nedenleriyle feragatin geçersiz olduğunun aynı dava içinde de ileri sürülebileceği, bu durumda mahkemece iddiaya ilişkin deliller toplanarak, feragat beyanının hukuki bir sonuç doğurup doğurmayacağı hakkında karar verilmesi gerektiği, fakat böyle bir inceleme yapılıp karar verilebilmesi için öncelikle feragat beyanının irade bozukluğu nedeniyle geçersiz olduğunun ileri sürülmesi gerekmekte olup, bu konuda mahkemece kendiliğinden inceleme yapılmasının mümkün olmadığı, (Emsal YHGK'nn 2021/8-284 E-2022/1371 K. ve 2021/(14)7-462 E.- 2023/247 K.sayılı kararları) 22/01/2024 tarihli dilekçesi ile davadan feragat eden davacı vekili Av. ...'nun irade bozukluğu yönünde herhangi bir iddia veya talebinin bulunmadığı, davacı vekili Av. ...'nun istifası sonrası dosyaya dahil olan davacı vekili Av. ...'ün 30/01/2024 tarihli dilekçesinde feragatin irade bozukluğu ile yapıldığı yönünde bir iddiasının yer almadığı gibi, feragat dilekçesini veren vekilin ileri sürmediği feragat dilekçesine ilişkin irade bozukluğu iddiasının, feragatten sonra dosyaya vekil olarak dahil olan başka bir avukat tarafından da ileri sürülemeyeceği, vekaletnamesinde feragat yetkisi olan vekil tarafından yapılan feragatin geçerli olması için vekalet verenin bilgisinin veya onayının bulunması zorunluluğunun bulunmadığı, bu nedenlerle ilk derece mahkemesince feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.17/04/2025