T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2024/1685 Esas
KARAR NO: 2025/189 Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 25/06/2024
NUMARASI: 2018/456 E. - 2024/170 K.
DAVANIN KONUSU: Faydalı Model Belgesi (Maddi Tazminat İstemli)
Faydalı Model Belgesi (Manevi Tazminat İstemli)
Faydalı Model Belgesi (Tecavüzün Ref'i İstemli)
Faydalı Model Belgesi (Tecavüzün Tespiti İstemli)
KARAR TARİHİ: 12/02/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin sahip olduğu fabrikasında alüminyum profil üretimi yaptığını, müvekkili şirketin AR-GE çalışmaları ile geliştirdiği ürünleri endüstriyel tasarım ve faydalı model olarak tescil ettirdiğini, müvekkilinin ... tescil numarası ile 4, ... tescil numarası ile 25, ... tescil numarası ile 1, ... başvuru numarası ile 11 endüstriyel tasarımın ve ... başvuru nolu faydalı model, ... nolu patent, ... başvuru nolu faydalı model belgelerinin sahibi olduğunu, ayrıca müvekkili ... tarafından buluşu yapılan "alüminyum paneller için cam çıtası" isimli ürünün ... tescil numarası ile faydalı model olarak tescil edilmiş olup, 10.12.2010 tarihli inhisari lisans sözleşmesi ile müvekkili ...'ın kullanımına sunulduğunu, müvekkillerinden ...'ın tescil ve buluş sahibi olduğu, diğer müvekkil ...'ın lisans hakkı sahibi olduğu ... numaralı faydalı model davalı tarafından taklit edilmek suretiyle kullanıldığını, davalının davaya konu ürünü "ST-91 Yalıtımlı Sürme Sistem" adı altında kullandığını, davaya konu ürünün ... A.Ş. tarafından üretildiğini ve davalı tarafından pazarlandığını, üretici firmaya da ayrıca dava ikame edileceğini, davalının müvekkiline ait tescilli faydalı modeli ticari faaliyetlerinde kullanması yönündeki haksız eylemlerinin 551 Sayılı KHK çerçevesinde faydalı model hakkına tecavüzün yanı sıra Türk Ticaret Kanununun 54.vd. hükümler uyarınca da "haksız rekabet" teşkil ettiğini belirterek, davalının faydalı model hakkına tecavüz teşkil eden fiillerin durdurulmasını, önlenmesi ve müvekkiline ait faydalı modeli içeren tüm ürünlerin, tanıtım amaçlı katalog, broşür v.b. gibi belgelerin toplatılarak tecavüzün önlenmesi yönünde hüküm kesinleşinceye kadar devam edecek şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, ihtiyati tedbirin davalının adreslerinde infazını, davalının eyleminin 551 sayılı KHK uyarınca müvekkilinin faydalı model haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile faydalı model hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin durdurulmasını ve men’ini, müvekkillerinin faydalı model haklarına tecavüzün önlenmesi için gerekli her türlü tedbirin alınmasını, davalının faydalı modeli kullanmakla elde ettiği kazanca göre, tecavüz ve haksız rekabet sonucu elde edilmesi mümkün görülen kar miktarının tespiti fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak şartıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkillerine ödenmesini, 20.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak müvekkillerine ödenmesini, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi halinde müvekkiline ait faydalı modelin davalı tarafından taklit edildiği tespit edilmiş olacağından müvekkilinin zedelenen itibarının geri kazanılması ve davalının haksız eyleminin ilgililerce öğrenilmesi için hükmün ilanına, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; ... nolu davacı adına tescilli faydalı modelle, ... Alüminyum farklılıkları ve dünyadaki sektörle ilgili benzer modeller ve tasarımlara yönelik incelemeden görüleceği üzere; davacının iddiası gibi davaya konu işbu faydalı modeli taklit etmek sureti kullanma veya faydalı modelin birebir aynılarının ürettirip, pazarlama iddiasının yerinde olmadığını, her iki firmanın cam çıtasında en küçük bir benzerlik dahi olmadığını, yapılacak olan bilirkişi incelemesinde bu durumun ortaya çıkacağını, müvekkilinin davaya konu ürünün hiçbir şekilde üreticisi olmadığını, müvekkilinin, davaya konu ürünün hiçbir şekilde üretimini yapmadığını, müvekkilinin, üretim değil, daha çok Ege Bölgesine satış yapan bir firma olduğunu ve davaya konu ürün haricinde bir çok markanın satışını yaptığını, müvekkilinin, satış yaptığı diğer markalar yanında davaya konu ürünün ise neredeyse hiç satışının yapılmadığını, davacı yanın dava konusu, alüminyum paneller için cam çıtasını 2010 yılında adına tescil ettirdiğini, ancak; benzeri alüminyum paneller için cam çıtası sisteminin 50 yıldan fazla zamandır kullanılan bir sistem olduğunu, benzeri alüminyum paneller için cam çıtası sisteminin birçok alüminyum üreticisi tarafından kullanıldığını, davacı adına tescil edilmeden evvel kullanılan bu sistemin, 2010 yılında davacı tarafından keşfi gibi bir durumun kesinlikle söz konusu olmadığını, faydalı model belgesinin konusunu oluşturan ve özet ile başlık bölümünde belirtilen “alüminyum paneller için cam çıtası" alüminyum doğrama sisteminin küçük bir parçasını oluşturduğunu, yani alüminyum doğrama sisteminin, faydalı model belgesinin konusu olan aparatın da içinde bulunduğu sistemin bütünü olduğunu, tescilinden on yıllar önce uygulanan işbu faydalı modelin, bu şekli ile aslında faydalı model ile korunmasının mümkün olmadığını, dolayısı ile fiilen uygulama olanağı bulunmayan ihtiyati tedbir talebinin reddine, davacı yanın, Mahkemeyi yanıltacak biçimde sistemin bütünü açısından bir. tecavüz varmış gibi iddia ettiğini, sistem içinde, faydalı model belgesinin konusunu oluşturan ve özet ve başlık belirtilip belge ile koruma altına alınan küçük bir aparat olduğunu, faydalı model olarak tescilinden yıllar önce kullanılan ve üretilen bu ürünün faydalı model olarak korunamayacağı bir yana, küçük bir aparata dayalı olarak tecavüz iddiasından bahsederek fahiş tazminat talebinin, işbu davanın asıl gayesinin menfaat temin etmek olduğunu açıkça gösterdiğini savunarak, davacının haksız ve yasal dayanağı bulunmayan davasının reddi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEMENİN İLK KARARI: İstanbul 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 27/04/2018 tarihli 2017/179 E. - 2018/113 K. sayılı kararıyla; "..Taraflar arasında görülmekte olan tecavüzün men'i, maddi ve manevi tazminat davasının 18.01.2018 günlü celsesinde davacı yanın mazeretsiz olarak katılmaması, davasını takip etmemiş olması nedeniyle dosya işlemden kaldırılmış ve HMK'nun 150/5 maddesi gereğince işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren 3 aylık yasal süre içinde yenilenmediğinden davanın açılmamış sayılmasına..." karar verilmiştir.
KALDIRMA KARARI: Dairemizin 20/09/2018 tarihli 2018/2663 E. - 2018/1902 K.sayılı kararıyla; "...Dosya kapsamında bulunan duruşma zabıtlarından 08/06/2017 tarihli duruşmada davacı vekilinin mazeretinin kabul edilerek duruşmanın 12/10/2017 tarihine bırakıldığı (dosyaya ibraz edilen 07/06/2017 tarihli mazeret dilekçesinin esasen davalı vekiline ait olduğu, ancak dilekçenin son kısmına davacı vekili olarak yazılması nedeniyle mazeretin davacı vekiline ait olduğu düşünülerek duruşmanın ertelendiği), 12/10/2017 tarihli duruşmada ise yargılamanın yürütüldüğü İstanbul 4. FSHHM'nin HSK'nın 02/08/2017 tarihli kararıyla kapatılarak dosyaların İstanbul 2. FSHHM'ne devredildiği, dosya numarasının ve mahkemenin değiştiğinin vekili istifa eden davacılara ayrı ayrı mahkeme tarafından bildirilmesi gerekirken bildirilmeden yargılamaya devam edildiği, davalı vekilinin mazeretinin kabul edilerek duruşmanın 18/01/2018 tarihine bırakıldığı, bırakılan celsede de her iki taraf vekilince takip edilmediğinden ve mazeret bildirilmediğinden davanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmışsa da, davacı şirketlerin davanın yürütüldüğü İstanbul 4.FSHHM'nin kapatıldığından ve dosyaların İstanbul 2. FSHHM'ne devredildiğinden yeni dosya numarası aldığından haberdar edilmedikleri, tebligat çıkarılmadığı görülmekle hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiği kanaatine varılarak davacılar vekilinin istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yargılamaya devam edilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine..." karar verilmiştir.
KALDIRMA KARARI SONRASI MAHKEME KARARI: İstanbul 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 25/06/2024 tarihli 2018/456E. - 2024/170 K. sayılı kararıyla; "...Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak dikkate alındığında; eldeki davanın davacı adına TPMK nezdinde tescilli bulunan ... tescil numaralı faydalı modele davalının tecavüz ettiğinin tespiti ile haksız rekabet ve maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin olup, İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2014/102 esas sayılı dosyasında dava konusu edilen faydalı modelin hükümsüzlüğüne ilişkin dava açıldığı, yapılan yargılama sonucunda dosyamız davacısı adına "TPE nezdinde tescilli ... tescil nolu faydalı modelin hükümsüzlüğüne karar verildiği, dosyanın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği, bu haliyle davacının faydalı model üzerinde herhangi bir hakkının bulunmadığı, bu nedenle davalının eylemlerinin davacı adına tescilli ancak hükümsüzlüğüne karar verilen faydalı model belgesine tecavüz etmediği, ayrıca bekletici mesele yapılan dosyada alınan ve kesinleşen dosyada alınan bilirkişi raporu dikkate alındığında davalının eylemlerinin haksız rekabet niteliğinde olmadığı..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; dava dilekçelerindeki anlatımlarına rağmen, Mahkemece, "... tescil nolu faydalı modelin hükümsüzlüğüne karar verildiği" gerekçesiyle başkaca inceleme ve araştırma yapılmadan davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, Yine "davalının eylemlerinin haksız rekabet niteliğinde olmadığı anlaşılmakla" gerekçesiyle haksız rekabetin tespitine yönelik taleplerin reddedilmiş ise de, haksız rekabetin oluşup oluşmadığına dair hiçbir araştırma ve inceleme yapılmadığını, bilirkişi raporu dahi alınmadığını, tarafları ve konusu başka bir dava dosyasında alınan rapor ile yetinilip haksız rekabetin tespitine yönelik davanın reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Ayrıca haksız rekabetin tespitine yönelik taleplerinin TTK kapsamında değerlendirilecek bir talep olup, bu talebin değerlendirilmesi hükümsüzlüğüne karar verilen ... tescil nolu faydalı modelin hükümsüzlüğüne dair karardan ve faydalı modelin tescilli olup olmamasından bağımsız olarak irdelenecek bir husus olduğunu, faydalı modelin hükümsüzlüğüne karar verilmesi sebebiyle faydalı model hakkına tecavüz davası reddedilmiş ise de, haksız rekabetin tespitine yönelik davasının reddinin açıkça hukuka aykırı olduğunu belirterek, açıklanan ve re'sen nazara alınacak diğer sebeplerle, usule açıkça aykırı olarak verilen İstanbul 2. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2018/456 E., 2024/170 K.ve 25/06/2024 tarih sayılı kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye veya kendi yargı çevresinde uygun görülecek başka bir yer mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Dosyada mevcut TPMK kaydı incelendiğinde; 25/01/2010 başvuru, 21/07/2010 tescil tarihli, ... Y tescil numaralı, "Alüminyum paneller için (kapı, pencere vb.) cam çıtası" buluş başlıklı faydalı modelin davacı ... adına tescil edildiği tespit edilmiştir. İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2014/102 esas sayılı dosyası: bu dosyada yapılan yargılama sonucunda "TPE nezdinde tescilli ... Y tescil numaralı faydalı modelin hükümsüzlüğüne, karar kesinleştiğinde sicilden terkinine karar verildiği, dosyanın Yargıtay incelemesinden geçerek Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 14/02/2022 tarihli, 2020/6920 Esas, 2022/1107 Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır.
G E R E K Ç E: Dava, faydalı modele tecavüzün tespiti, önlenmesi ve maddi ve manevi tazminat davasıdır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosya incelendiğinde; davacıların davaya dayanak yaptıkları ve hak sahibi olduklarını iddia ettikleri ... tescil numaralı faydalı modelin İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2014/102 Esas sayılı davasında yapılan yargılama sonucunda hükümsüz kılındığı ve kararın kesinleştiği tespit edilmiştir. Dava açıldığı tarihte yürürlükte olan 551 sayılı KHK’nın 166. maddesi yollaması ile, 131. maddesi uyarınca faydalı modelin hükümsüzlüğüne karar verilmesi halinde, kararın sonuçları geçmişe etkili doğar ve faydalı model başvurusuna, bu Kanun Hükmünde Kararname ile sağlanan koruma, hükümsüzlük kapsamında doğmamış sayılır. Bu nedenle davacıların davalıya karşı ileri sürebilecekleri bir sınai mülkiyet hakları mevcut olmadığından Mahkemece faydalı modele tecavüz edildiğinin tespiti, önlenmesi ve maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi yerindedir. Davacılar vekilinin haksız rekabete ilişkin istinaf taleplerinin incelenmesinde; davacıların, davalının ... numaralı tescilli faydalı modelin koruma kapsamında olduğunu iddia ettikleri ürünün satışını yaptığı iddiasıyla haksız rekabetin tespitini ve önlenmesini talep ettikleri anlaşılmıştır. 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 bendinde yer alan "Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak," şeklinde düzenlenmiş olup, Kanun’un gerekçesinde de ifade olunduğu üzere, Kanun Koyucu bilinçli bir şekilde, “ad, unvan ve marka” kavramlarına yeni düzenlemede yer vermemiş ve buna gerekçe olarak da, bu kavramların kendi özel yasası niteliğindeki 556 sayılı Marka KHK, 554 sayılı End. Tasarım KHK ve 555 sayılı Coğrafi İş. KHK ve TTK’nın unvan ile ilgili düzenlemeleriyle korunması gösterilmiş ve bunların bir kez de TTK’nın haksız rekabet hükümleriyle korunmasının gereksiz olduğu ve yorum güçlüklerine yol açacağına vurgu yapılmıştır. Gerçekten de, sınai mülkiyet haklarının kendi özel yasası niteliğindeki 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (dava tarihinde 551, 554, 555 ve 556 sayılı KHK’lar) hükümleriyle korunması ve 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 maddesindeki düzenleme karşısında, davalının davacıların tescilli hak sahibi olduklarını iddia ettikleri tescilli faydalı modelin koruma kapsamında kalan ürünleri satması eyleminin TTK’nın 55. maddesi uyarınca aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğine ilişkin talebinin yerinde olmadığı, ayrıca davacının hak iddia ettiği faydalı model hükümsüz kılınmakla, böyle bir hakkı da bulunmadığından haksız rekabete ilişkin talebin reddine karar verilmesi de yerindedir.Tüm bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL maktu harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL eksik harcın davacılardan alınarak hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak;Davacılar tarafından yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 12/02/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.