T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2024/1298 Esas
KARAR NO: 2024/1624
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 14/03/2024
NUMARASI: 2019/200 Esas, 2024/191 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 04/04/2019
KARAR TARİHİ: 23/10/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile dava dışı ... A.Ş arasında Genel Faktoring Sözleşmesi imzalandığını, ...'un davalı ileimzaladığı 20/08/2015 tarihli elektrik alım satım sözleşmelerinden doğacak hak ve alacakların 1.852.305,00-TL tutarlı kısmının davacı tarafından temlik alındığını, bakiye 936.330,00-TL tutarlı kısmı için İstanbul ... İcra Müdürülüğü'nün ... E sayılı dosyası ile başlatılan takibin, davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve davalının alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının sadece faturaya dayalı alacakları temlik aldığını, davaya konu icra takibinin faturaya dayalı olmadığını savunarak, davanın usulden, aksi halde esastan reddini, davacı taraf aleyhine %20’den az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davaya konu temliğin elektrik satış sözleşmelerine istinaden borçlu adına tanzim edeceği her türlü mal ve hizmet faturasından doğacak hak ve alacaklarının 1.852.305,00 TL tutarındaki kısmını kapsadığı, buna bağlı olarak davalının dava dışı ... A.Ş.'den 02/10/2015 ile 16/10/2015 tarihleri arasında tedarik etmiş olduğu elektrik enerjisi bedeli olan 1.831.950,00 TL'yi davacı faktoring şirketine ödemekle yükümlü olduğu, davacının diğer takiplerinin mahkeme kararıyla hüküm altına alınmış olduğu, bu itibarla davacı tarafın dava konusu İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı takip dosyası ile takibe koyabileceği alacağının 915.975,00 TL olabileceği, davalı tarafın takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 20.355,00 TL yönünden haklı, 915.975,00 TL. yönünden haksız olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasında davalının itirazının kısmen iptali ile 915.975-TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, hüküm altına alınan likit olduğu anlaşılan asıl alacak tutarı üzerinden hesaplanacak %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:Davalı vekili UYAP sistemi üzerinden 18/03/2024 tarihinde gönderdiği süre tutum konulu dilekçesinde; davanın 14/03/2024 tarihli duruşmasında davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, söz konusu karar için istinaf başvurusu yaptıklarını, karara karşı istinaf talebine ilişkin nedenleri içerir dilekçeyi, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren kanuni süresi içerisinde sunacaklarını beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili UYAP sistemi üzerinden 15/05/2024 tarihinde gönderdiği istinaf dilekçesinde; yargılama sırasında ileri sürdüğü beyan ve itirazlarını tekrar ederek, bilirkişi raporunun hükme kopyala yapıştır yöntemi ile alındığını, 6361 sayılı kanun gereği faktoring şirketlerinin faturaya bağlı olmayan alacakları temlik alamayacaklarını, ...’a yapılan peşin / nakit / ön ödeme herhangi bir faturaya dayanmadığından temlik kapsamına girmediğini, bu sebeple yapılan ön ödemenin davacı tarafı da alakadar etmediğini, çünkü davacı taraf sadece faturaya dayalı alacakları temlik aldığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ EK KARARI: İlk derece Mahkemesince 17/07/2024 tarihli ek karar ile; davalı vekilinin 18/03/2024 tarihinde istinaf süre tutum dilekçesi gönderdiği, ancak dosyanın istinafa gidiş-dönüş ve tebliğ giderlerinin eklenmediği ve istinaf harcının eksik yatırıldığı anlaşıldığından Mahkemece 18/03/2024 tarihli muhtıranun hazırlandığı, muhtıra üzerine eksik harç tamamlanmış ise de, taraf vekillerine gerekçeli kararın 29/04/2024 tarihinde tebliğ edildiği, ancak davalı vekili tarafından gerekçeli istinaf dilekçesinin 15/05/2024 tarihinde UYAP sisteminden gönderildiği, karar tebliğ tarihi itibariyle istinaf dilekçesinin süresinde ibraz edilmediği gerekçesiyle, HMK.nun 346/1 .maddesi gereği davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
EK KARARA KARŞI İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili ek karara karşı istinaf dilekçesinde özetle; kısa karardan sonra süre tutum dilekçesi verdiklerini, bununla birlikte süre tutum dilekçesi göz önüne alınarak yaptıkları istinaf başvurusunun süresinde ibraz edilmediğini ve süre yönünden istinaf başvurusunun reddedildiğini, ancak dosyaya sundukları süre tutum dilekçemizin varlığı ve süresinde göndermiş oldukları istinaf iradesinin mevcudiyetinin ortada olduğunu ileri sürerek, süresinde başvurdukları istinaf başvurusunun kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, itirazın iptali talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İlk derece Mahkemesince 17/07/2024 tarihli ek karar ile, istinaf dilekçesinin süresinde ibraz edilmediği gerekçesiyle, HMK.nun 346/1 .maddesi gereği davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Ek karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İlk derece mahkemesince, gerekçeli kararın taraf vekillerine 29/04/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin gerekçeli karar tebliğ edilmeden 18/03/2024 tarihinde verdiği dilekçe ile, süre tutum konulu dilekçe vererek kararı istinaf ettiğini mahkemeye bildirdiği, dolayısıyla 18/03/2024 tarihli istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmakla, ilk derece mahkemesinin 17/07/2024 tarihli ek kararının kaldırılmasına, davalı vekilinin istinaf itirazlarının esastan incelenmesine karar verilmiştir. Davalı vekilince 18/03/2024 tarihinde verilen dilekçede istinaf sebepleri belirtilmeyip, kararın istinaf edildiği belirtilmekle yetinilmiştir. Davalı vekiline gerekçeli karar 29/04/2024 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı vekili istinaf itirazlarını içeren dilekçeyi 15/05/2024 tarihinde vermiştir. Söz konusu 15/05/2024 tarihli dilekçe iki haftalık istinaf süresi geçtikten sonra verildiğinden, istinaf incelemesi süresi içinde verilen ancak somut istinaf sebeplerini içermeyen 18/03/2024 tarihli dilekçe üzerinden yapılacaktır. YHGK'nın 2022/(21)10-1049 E- 2022/1598 K.ve 2022/11-86 E., 2022/355 K.sayılı kararlarında; bölge adliye mahkemesince istinaf başvuru sebeplerinin ve gerekçelerinin gösterilmediği istinaf başvuru dilekçesi, başvuranın kimliği ve imzası ile başvurulan kararı yeteri kadar belli edecek kayıtların yer alması durumunda reddedilmeyip bu dilekçesi kapsamında ilk derece mahkemesi kararında kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı yönünden inceleme yapılması gerektiğine, bu incelemenin HMK'nın 353. maddesi uyarınca esasa ilişkin bir inceleme olduğuna karar verilmiştir. Somut olayda davalı vekilinin, 18/03/2024 tarihinde verdiği dilekçede ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etttiği, gerekçeli istinaf başvuru dilekçesinin ise HMK'nın 345. maddesinde öngörülen 2 haftalık süre geçtikten sonra 15/05/2024 tarihinde tarihinde verildiği, süresinde verilmeyen istinaf dilekçesinde ileri sürülen itirazların dikkate alınamayacağı, süresinde verilen ve istinaf başvuru sebeplerini ve gerekçelerini içermeyen istinaf dilekçesi kapsamında ilk derece mahkemesi kararında kamu düzenine aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE 2-Davalıdan alınması gereken 62.570,25- TL harçtan, peşin alınan (15.642,56 TL+427,60 Maktu) olmak üzere toplam 16.070,16-TL harcın mahsubu ile bakiye 46.500,09-TL harcın davalıdan alınarak, hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından fazla yatırılan 1.169,40-TL istinaf başvuru harcının iadesine, 4-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesi tarafından yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.