T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2025/490 Esas
KARAR NO: 2025/605
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 07/11/2024
NUMARASI: 2024/456 Esas, 2024/857 Karar
DAVANIN KONUSU: Haksız Rekabetten Kaynaklanan
KARAR TARİHİ: 30/04/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Haksız rekabetten kaynaklanan davaların asliye ticaret mahkemesinde görüleceğini, müvekkiline ait çeşitli tescilli tasarımlar ve markalar mevcut ise de; davanın marka ve tasarım hakkına ilişkin olmayıp doğrudan haksız rekabetin tespiti, menine ilişkin olduğunu, davalının müvekkiline ait piyasada bilinirlik kazanan ürünlerin ve koleksiyonların benzerlerini üreterek ürünleri bizzat müvekkilinin kamuya arz şekli ile aynı şekilde kamuya sunduğunu, müvekkiline ait çakmak koleksiyonunu ilgili piyasadaki seçenek özgürlüğü de dikkate alındığında taklit ederek üretmesi ve birebir kamuya arz etmesi müvekkilinin bilinirliğinden ve tanınırlığından yararlanma gayesine ilişkin olduğunu ve müvekkili ürünü ile iltibas yaratarak haksız rekabete sebep olduğunu, Müvekkili ..., 04/11/1959 tarihinde ... ailesi tarafından İspanya Barselona'da kurulduğunu, diğer mallarının yanı sıra üretmekte ve satmakta olduğu tanınmış "..." çakmaklarıyla, çakmak alanında dünya lideri olduğunu, müvekkili şirket tarafından 1970'li yıllardan bu yana üretilmekte olan ... çakmakları, silindirik gövdesi ile dünya piyasasında bulunan diğer çakmaklardan özgün ve benzersiz bir tasarıma sahip olduğunu, benzersiz tasarımlarını ve markasını koruma altına almak amacıyla bilinçli bir tacir olarak Türkiye ve dünya çapında birçok marka ve endüstriyel tasarım tescil yaptırdığını, müvekkiline ait ve onunla özdeşleşmiş "silindirik çakmak formu" 30 yılı aşkın süredir farklı ülkelerde gerek marka gerekse endüstriyel tasarım tescili ile koruma altında olduğunu, müvekkili şirketin, çakmak gövdesi, metal kılıf, çakmağın tümü ve elektronik çakmağı da içeren ve ... tarafından tasarlanmış pek çok çeşit ürünün uzun bir liste oluşturduğu tasarımları tescil ettirdiğini, müvekkil şirketin "..." ibareli markası için Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 11.01.2014 tarih ve 2014-0-671053 sayılı karar ile "Tanınmış Marka" statüsü kazandığını, Somut olay nezdinde davalının TMK 2 maddesine aykırı olarak müvekkili ürünlerinin taklit ettiğini ve yıllardır sar ettiği emek ve çabasını sömürdüğünü, Davalı tarafın müvekkili şirketi tarafından üretilen ve piyasada tanınır hale gelen silindirik çakmak modelini ve bizzat aynı materyal ve renklerden oluşan metalik koleksiyonu tüketici nezdinde karıştırılmaya yal açacak şekilde üretmiş ve satışa sunduğunu ve müvekkili şirketin tanınırlığından yararlanma amacı gütmüş olduğunu, görseller sunulduğunu, Davalı şirkete ait "..." markalı çakmakların müvekkiline ait "... " markalı çakmaklar ile "çakmak şekli" yönünden benzerlik gösterdiğini, müvekkilinin çakmaklarının tükeitici nezdinde silindirik form ile tanınırlık kazandığını, müvekkili ile özdeşleştiğini, Dİğer hususun ise; çakmaklarda kullanılan materyale ilişkin olduğunu, davalının sonsuz renk çeşidi arasından müvekkili şirket ürünlerinde kullanılan oldukça spesifik ve aynı tona sahip " kırmızı ve lacivert" olmak üzere birebir aynı renkleri seçmesi ve söz konusu renkleri yine müvekkili şirkete ait çakmak koleksiyonunda kullanılan "metalik materyal ile bir araya getirmesi" açıkça tüketiciyi kandırma ve müvekkili ürünlerinin bilinirliğinden yararlanma amacına ilişkin olduğunu, müvekkili ürünlerinin taklit edildiğini, Dİğer hususun ise çakmakların kamuya arz edilme şekline ilişkin olduğunu, müvekkilinin çakmakları belirli sayıda ve belirli renk kombinasyonu ile sergilediğini, davalının da ürünlerini aynı şekil ve sayıda sergilediğini, müvekkili çakmaklarının taşınmasını ve sergilenmesini sağlayan bir çakmak kutusu ile piyasaya sürüldüğünü, davalının da benzer şekilde müvekkili kutusunu taklit ederek çakmakları satışa sunduğunu, belirterek, davalı tarafından gerçekleştirilen haksız rekabet fiillerinin men'i ve ref'ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; görevli mahkemenin Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğunu, davacının tescilli haklara dayandığını, taraflar arasında marka ve tasarım haklarına dayalı birçoğu kesinleşmiş ihtilaflar olduğunu, müvekkiline ait çakmak tasarımının da TPE nezdinde ... sayılı endüstriyel tasarım tescili ile korunduğunu, davacının dilekçesi ekinde ... markasına ait tanınmış marka belgesini sunduğunu, dava dilekçesinde yer alan kıyaslanan ürünlerde yer alan ... markasının da müvekkilinin tescilli markası olduğunu, davacının iddiası dilekçe bütününden net anlaşılamamakla birlikte (çakmak, materyal, renk, ambalaj iddiası) tescilsiz tasarım hakkı olarak tanımlanabilecek mahiyette olup tescilsiz tasarımların 6769 sayılı SMK kapsamında madde 56/5, 59 vd maddelerinde korunduğunu, davada davacı iddialarının belirlenmesi açısından dava konusu kullanımlar üzerindeki tescilli marka ve tasarım haklarının da ayrıca değerlendirilmesi gerekeceğinden fikri sınai haklar hukuk mahkemesinin görevli olduğunu, davacının taleplerin açık olmadığını, HMK 119/1-ğ maddesi anlamında açıklatılması talep edildiğini, davacının iddialarına ilişkin kesin hüküm bulunduğunu, davacının silindirik çakmak formunun benzerliği iddiasını ileri sürdüğünü, müvekkilinin ihtilaf konusu ürünler olan çakmak formunun kendisi için ... numaralı tasarım tesciline sahip olduğunu, müvekkilinin bu çakmak formunun davacının çakmak tasarımından farklı olduğuna ilişkin ANkra 4 FSHHM'nin 2014/483 esas sayılı kararının kesinleştiğini, esas yönünden de iddiaları kabul etmediklerini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: "... dava, tasarıma vaki tecavüzün tespit ve menine ilişkin olmakla Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi' nde görülmesi gerektiğinden; Davacı tarafından açılan davanın Mahkememizin görevsizliği nedeniyle usulden reddine, Davaya bakmaya İstanbul Anadolu FİKRİ VE SİNAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ'nin görevli olduğuna," Şeklinde karar vermiştir.
İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf isteminde; Davamız, marka veya tasarım hukukuna ilişkin olmadığından hukuken korunmak istenilen üstün yarar SMK kapsamında koruma bulmadığını, korunmak istenilen üstün yararın, müvekkili şirketin satış usulü ve koleksiyonların taklit edilmesi ile tüketici nezdinde iltibasa yol açan haksız rekabet davranışlarının tespiti ve men 'ine ilişkin olduğunu, Özel bir fikri mülkiyet hakkına dayanmayan haksız rekabet davalarının Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde değil, Asliye Ticaret Mahkemesine görülmesi gerektiğini, Genel hüküm dışında somut olay ile en fazla ilişkili bulunan özel hüküm TTK md 55/I a (4) maddesinde yer alan "Karıştırılmaya Yol Açan Önlemler Almak " maddesi olduğunu, başkasının malları iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak, diğer bir ifade ile iltibas oluşturmak haksız rekabet olarak kabul edildiğini, Davalının çakmakları müvekkilinin ürettiği metalik renklerle birebir aynı üretmesi ve birebir aynı renk sıralaması ile satışa sunması açık bir haksız rekabet hali olduğunu, Dava dilekçesinde de tasarım hakkına dayanılmadığı açıkça belirtilmişken mahkemenin davayı tasarıma tecavüz olarak nitelemesinin hatalı olduğunu, mütalaada da açıklandığı üzere iddiaların, ürünün teknik özellikleri veya tescilli/ tescilsiz tasarımına değil, pazarlama yöntemleri, ürünün materyal ve renk kombinasyonları ile tüketici algısına yönelik olduğunu, Davalı yanın, müvekkili ürünlerinin ambalaj, renk kombinasyonu ve satış stratejisini taklit ederek tüketici nezdinde iltibas yarattığını ve bu durumun haksız rekabet oluşturduğunu, haksız rekabetin tespiti ve men'ine ilişkin olan bu davada asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğunu kararın hatalı olduğunu belirterek kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE Dava, haksız rekabetin tespiti, meni, refi istemine ilişkin olarak açılmıştır. İlk derece mahkemesince fikri sınai haklar hukuk mahkemesinin görevli olduğu gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Somut uyuşmazlıkta; davacı, haksız rekabet iddiasını birden fazla sebebe dayandırmış olup hukuki nitelendirme görevi hakime aittir. Davacının, davalı yanın ürünlerinin ticari takdimine ilişkin iddialarının TTK kapsamında haksız rekabet oluşturup oluşturmadığının tartışılması gerekli ise de, davacının silindirik çakmak modelinin, çakmak şeklinin davalı yanca tüketici nezdinde karıştırılmaya yol açacak şekilde üretilip sunulduğunu da iddia ettiği, tescilli ve tescilsiz tasarımların SMK kapsamında özel olarak korunduğu, bu durumda SMK 56 vd maddelerinin de tartışılması gerektiği, keza davalının da savunmasında davalının ürünlerinin tescilli tasarım kapsamında olduğunu ileri sürdüğü dikkate alındığında uyuşmazlığı çözmekle Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmemiş, davacı vekilinin istinaf isteminin reddi gerekmiştir. Açıklanan nedenle ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin istinaf isteminin HMK 353.1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.30/04/2025