T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO:2026/639 Esas
KARAR NO:2026/964
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ:17.03.2026 (Ara Karar)
NUMARASI:2025/231 Esas
DAVANIN KONUSU:Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli)
KARAR TARİHİ:16/06/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:İHTİYATİ TEDBİR TALEBİ:Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dilekçesinde özetle; Müvekkilinin sahibi olduğu dilekçelerinde dayanılan markalarına yönelik davalının dilekçelerinde açıklanan kullanımları nedeniyle gerçekleştirdiği marka hakkına tecavüzün halen devam ediyor olması sebebiyle Müvekkilinin telafisi güç ve hatta imkansız zararlarının artmaması için haksız olarak kullanılan "..." ibarelerinin, logosunun kullanımının ihtiyati tedbiren durdurulması ile, ... isimli web sitesinin;... adresinin;... adresinin erişiminin engellenmesi için Erişim Sağlayıcıları Birliğine yazı yazılmasını;Tv logosu ve lisansının durdurulması için RTÜK'e yazı yazılmasını; Söz konusu ibarelerin televizyon kanalında, sosyal medya hesaplarında, internet üzerinde, reklamlarda, yazılı, basılı, görsel, işitsel, dijital vb. yayınlarda herhangi bir biçimde dava kesinleşip sonuçlanıncaya kadar kullanılmaması için kamu kurumu olmamız gözetilerek teminatsız olacak şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmesini; yargılama sonunda; Müvekkilinin sahibi olduğu, ... Numarası ile tescilli .... Numarası ile tescilli ..., ...Numarası ile tescilli ..., ...Numarası ile tescilli ... ...Numarası ile tescilli ... markalarına yönelik olarak marka hakkına tecavüze neden olan davalının ticari olarak kullandığı, "..." ibarelerinin, logosunun, bu ibareleri içeren herhangi bir biçimdeki kullanımı; ... isimli web sitesi;... adresi;... adresi;... adresi; Tv logosu ve lisansı başta olmak üzere her türlü kullanımının yasaklanmasına, davalının söz konusu isim ve ibareleri kullanması engellenerek, SMK m. 149/1-a hükmü gereği mevcut tecavüzlerin tespitine, SMK m.149/1-b hükmü gereği muhtemel tecavüzlerin önlenmesine, SMK m.149/1-c hükmü gereği mevcut tecavüz fiillerinin durdurulmasına ve kaldırılmasına, davanın kabulüne, kararın ülkemiz çapında yayın yapan en yüksek tirajlı gazetelerden birinde ilan edilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılması kararı verilmesini talep etmiştir.
İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ARA KARARI:İstanbul 1. FSHHM 2025/231 Esas sayılı dosyasından verilen 17.03.2026 tarihli ara karar ile; "...Yapılan incelemede, tahkikat faslına geçilmemiş olması hasebiyle henüz alınmış bir bilirkişi raporunun bulunmadığı, dosya kapsamı itibari ile yaklaşık ispatın oluşmadığı, davalı yanca sunulan Ankara 1. FSHHM 2020/113 esas sayılı dava dosyası incelendiğinde ilgili dosyanın istinaf ve Yargıtay denetiminden geçmek suretiyle kesinleştiği, iş bu davanın konusunu teşkil eden davacı yanca mütecaviz kullanım olduğu iddia olunan ... ibaresi ile davacının dayanak markalarının iltibas teşkil etmediği ve karıştırma ihtimalinin bulunmadığı yönünde kesinleşmiş kararın mevcut olduğu, ilgili kararın iş bu dava dosyası yönünden bağlayıcı olup olmadığı yahut iş bu dosya yönünden uygulanabilir olup olmadığı yargılamanın devam eden sürecinde değerlendirilecek olmakla birlikte yukarıda anılı sebeplerin bu aşamada davacı lehine yaklaşık ispatın oluşmadığını gösterdiği anlaşılmakla ihtiyati tedbir isteminin reddi yönünde aşağıdaki gibi karar verilmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:1-Davacı yanın ihtiyati tedbir talebinin reddine, 2-İşbu gerekçeli ara kararın taraflara tebliğine,..." karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafından dava konusu "..." ibaresinin kullanılmaması hakkında teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etiklerini, davalının müvekkili kurum markaları ile karıştırılma ihtimali olan, aynıyet derecesindeki benzer ibarenin, üstelik müvekkil kurum markalarının faaliyet gösterdiği mal ve hizmet sınıflarında olmak üzere televizyon kanalı adı, logosu ve kurumsal kimliği olarak kullanmakta olduğunu, davalının bu kullanım ile, kamu yayıncısı ...'nin sektördeki tanınırlık seviyesinden haksız olarak faydalandığını, davalının sayısız kelime veya harf kombinasyonları ile marka tescil edebileceğini, davalının tecavüz oluşturan kullanımının devam etmesi halinde müvekkili kurum'un yıllardır oluşturduğu marka itibarı zarar göreceğini, televizyon izleyicileri nezdinde karışıklık sürekli hale geleceğini, davalının yayınlarındaki olası kalite sorunları veya olumsuz içerikler, müvekkil kurum'un itibarına yansıyacağını, bu zararın parasal karşılığının belirlenmesi son derece güç olduğunu, tecavüzün devamı, müvekkil kurum'un marka değerine zarar vereceğini, davalının dosyaya sunduğu yargıtay kararı somut olaydaki tecavüzlerini meşrulaştırmadığını, müvekkili kurum ile davalı kullanımlarının görsel, işitsel ve kavramsal açıdan benzer olduğunu, davalının sistematik bir biçimde müvekkili kurum markalarına tecavüz edecek şekilde hareket ettiklerini, davalının sadece ana markayı değil, müvekkilinin kurumsal renklerini (kırmızı-beyaz) ve logodaki tipografik unsurları dahi kopyalaması, ticari dürüstlük kurallarına aykırılığın ve kötü niyetin açık göstergesi olduğunu, davalının kendi bünyesinde bulunan çalışanlarının dahi karıştırılma durumunun fiilen ne büyük ölçüde yaşandığını itiraf ettiklerini, dosyayla tamamen bağlantılı olan İstanbul 2. FSHHM 2021/286 e. gerekçeli kararının dilekçeleri ekinde sunulduğunu, kararın emsal olarak alınmasını talep ettiklerini, davalının "..." "..." "..." "..." "..." VE "..." markaları için yaptığı başvurular Türk Patent Ve Marka Kurumu tarafından benzerlik nedeniyle reddedildiğini, davalı eylemlerinin müvekkili kurumun marka haklarına tecavüz niteliğinde olduğunu, iltibas suretiyle tecavüz ettiğini, aynı mal ve hizmet sınıfında olduklarını, ayırt edilemeyecek derecede benzer olduklarını, davalının sadece bu davaya konu kullanımları değil; hemen hemen tüm ticari faaliyetleri ve marka ve marka başvurularının müvekkili kuruma ait markalarla aynıyet derecesinde benzer olması dahi, tabiri caizse özellikle müvekkili kurum markalarına benzer markaları seçmekte olduğunu, bu durum da davalının kötü niyetinin de bir göstergesi olduğunu beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:Dava, markaya tecavüzün tespiti, men'i istemine ilişkindir.Dairemiz önüne gelen uyuşmazlık ise; ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair 17.03.2026 tarihli ara karara ilişkindir.Ara karara karşı, davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, yargılamada henüz bilirkişi raporu alınmadığı, devam eden yargılamada değişen delil durumuna göre her zaman yeniden talepte bulunabilmesi mümkün olup, mevcut delil durumuna göre ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5- Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince ilgili tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.16/06/2026