T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO:2026/600 Esas
KARAR NO:2026/998
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:30/03/2026
NUMARASI:2026/339 D.İş Esas, 2026/348 D.İş Karar
TALEP KONUSU:İhtiyati Tedbir
KARAR TARİHİ:18/06/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:İhtiyati tedbir talep eden vekili dilekçesinde; Müvekkilinin eğitim teknolojileri sektöründe faaliyet göstermekte olup; ... çatı markasının altında, başta ... ibareli tescilli markalı ürünleri olmak üzere eğitim teknolojileri sektöründe birden fazla online ürünüyle e-ticaret hizmetleri gerçekleştirmekte olduğunu, Müvekkiline ait ... ve ... ibareli markaların tescil belgelerinin sunulduğunu, Müvekkilinin elektronik ortamda satışını gerçekleştirdiği dijital ürünlerin; Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği m.15/ğ bendi uyarınca “Elektronik ortamda anında ifa edilen hizmetler veya tüketiciye anında teslim edilen gayri maddi mallara ilişkin sözleşmeler” cayma hakkından istisnadır, diğer bir deyişle bu sözleşmelere konu ürün/hizmetler bakımından tüketicilerin cayma hakkı bulunmadığını, Gerçeğe aykırı beyanlar içeren içerik ile müvekkiline ait “...” ve “...” markaları kullanılarak müvekkili şirketi hukuka aykırı davranan, tüketicilerin parasını haksız yere iade etmeyen bir işletme gibi gösterilmesi 6102 sayılı TTK'nun 55/1/a-(1)maddesine aykırılık teşkil eden bir haksız fiil olduğunu, talebe konu içerik ile müvekkilinin marka hakkına tecavüz, markadan haksız yararlanma sureti ile marka hakkına zarar verilmekte olduğunu, markaların haksız yere kötülendiğini, marka itibarının zedelendiğini belirterek müvekkili şirket adına tescilli “...” ve “...” ibareli markalara yönelik olarak; gerçeğe aykırı, aldatıcı olması ve haksız rekabet teşkil etmesi, hakkın kötüye kullanılması yasağına aykırı olması, marka hakkına tecavüz oluşturması nedeniyle, ...-...-hafizadan- aldigim-egitim-paketinde-iade-talebinin red-edildiğini parami-geri-alamiyorum bağlantı adresli içeriğin ivedilikle kaldırılmasını müvekkili şirkete ait marka ve ticari unvanı kullanarak aynı veya benzer nitelikte gerçeğe aykırı, aldatıcı ve haksız rekabet teşkil eden yeni içerikler yayımlamasının önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:"...Söz konusu talebin hasımsız olarak yöneltilmeyeceği dikkate alınarak ayrıca talep edenin sunmuş olduğu deliller dikkate alındığında internet sitesine erişimin engellenmesine yönelik talebinin yaklaşık ispat koşulunu sağlanamadığından davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE," şeklinde karar vermiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:İhtiyati tedbir talep eden vekili istinaf isteminde özetle; ihtiyati tedbir talebinin hasımsız yöneltilemeyeceği yönündeki değerlendirmesi hukuki gerçeklikle bağdaşmadığını, Somut uyuşmazlığın internet ortamında yer sağlayıcı konumunda bulunan Şikayetvar platformunda yayımlanan bir içerikten kaynaklandığını, İnternet ortamında anonim veya takma isimlerle yapılan paylaşımlar nedeniyle içerik sahibinin kimlik bilgilerinin ilk etapta doğrudan müvekkili tarafından tespit edilmesinin fiillen imkansız olduğunu, karşı tarafın belirlenmesi ihtiyati tedbir talepleri bakımından bir zorunluluk teşkil etmediğini,HMK m. 390/2 "Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir." hükmünde hakimin karşı tarafı dinlemeden de karar verebileceğini, gerek görülmesi halinde dosyanın bilirkişi incelemesine gönderilmesinin talep edildiğini, yaklaşık ispat ölçüsünün karşılanmadığı yönündeki değerlendirmesi hukuka aykırı olduğunu, talep konusu şikayet içeriğinin; haksız rekabet teşkil ettiğinin ispat edildiğini,İçerik başlığında "...'dan Aldığım Eğitim Paketinde İade Talebim Red Edildi, Paramı Geri Alamıyorum" ifadesi kullanılarak müvekkili tarafından sunulan dijital ürün paketlerinin hukuken iade edilmesi gereken bir ürün olduğu yönünde bir algı oluşturulmakta müvekkil Şirket sanki tüketicilerin yasal olarak sahip oldukları bir hakkı haksız şekilde yerine getirmeyen bir işletme gibi gösterilmekte olduğunu, TTK 55/1-a maddesinde düzenlenen “başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini veya faaliyetlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek” suretiyle gerçekleştirilen haksız rekabet fiilinin tipik bir örneğini teşkil ettiğini, hakkın kötüye kullanılması yasağına aykırılığın ispatlandığını, gerçeğe aykırı beyan niteliğinde olduğunu, içeriğin yayında kalmasının müvekkili şirket bakımından telafisi güç ve imkansız zararlara sebebiyet verdiğini, talebe konu içeriğin müvekkilinin ticari faaliyetlerine ilişkin gerçeğe aykırı ve yanıltıcı beyanlar içerdiği TTK m.55 kapsamında haksız rekabet teşkil ettiğini, kararın kaldırılmasına, ihtiyati tedbire karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:Talep, ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince talebin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı ihtiyati tedbir talep eden vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi,HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.İhtiyati tedbir talep eden vekili “...” ve “...” markalarına da dayanmış ve gerçeğe aykırı içerik nedeni ile marka hakkına tecavüz, markadan haksız yararlanma sureti ile marka hakkına zarar olgusunun gerçekleştiğini, markaların haksız yere kötülendiğini, marka itibarının zedelendiğini iddia ederek haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz teşkil eden içeriğin kaldırılması hususunda ihtiyati tedbir talep etmiş olmakla somut uyuşmazlıkta fikri sınai haklar hukuk mahkemesi görevlidir. HMK 390/1 maddesi gereğince ihtiyati tedbir talebi, dava açılmadan önce esas hakkında görevli mahkemeden talep edilebileceğinden mahkemece talebin neticeten reddi yerinde görülmüş, ihtiyati tedbir talep eden vekilinin istinaf isteminin HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İhtiyati tedbir talep eden vekilinin istinaf isteminin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-Tedbir talep eden tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 18/06/2026 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.