T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2024/144 Esas
KARAR NO : 2025/1198
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 01/12/2023
NUMARASI : 2023/74 Esas, 2023/265 Karar
DAVANIN KONUSU: Marka (Maddi Tazminat İstemli)
KARAR TARİHİ 09/10/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin 2017/99934 nolu "... ...", 2021/029875 nolu "...", 2019/84016 nolu "... ..." ve 2021/027892 nolu "... ...", 2022/003777 nolu "... ...", 2021/189176 nolu "... ..." ibareli marka tescil belgelerinin sahibi olduğunu, müvekkilin tekstil-giyim sektöründe uzun yıllardır faaliyet gösterdiğini, "..." esas unsurlu markaları aktif şekilde kullandığını, davalı tarafın "..." ibareli markayı sosyal medya hesaplarında ve pazaryerlerinde kullandığını, tekstil giyim ürünleri sattığını, davalı tarafın kötüniyetli olarak, markayı birçok yerde etkin şekilde kullandığını, davalı tarafın 2023/003336 kod nolu başvuru ile "..." ibareli markanın tescilini almak için başvuru yaptığını, müvekkili tarafından itiraz edildiğini, açıklanan nedenlerle marka hakkına tecavüzün tespiti ve menine, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 30.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak müvekkile verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının taleplerinin dayanaksız, haksız ve usule aykırı olduğunu, davalının sözü geçen marka hakkında resmi olarak Türk Patent Kurumu'na e-devlet üzerinden marka başvurusundan bireysel bir şekilde yaptığını, Türk Patent Kurumu'na karşı tarafın itirazda bulunduğunu ancak başvurunun düşürülmesi hakkında henüz bir bildiride bulunulmadığını, dava açıldığını tebligatın gelmesi ile öğrendiğini, öncesinde davacı tarafından herhangi bir resmi bildiri, noter tarafından bir ihtarname göndermediğini, herhangi bir uyarıda bulunulmadığını, dava açılmadan önce herhangi bir arabuluculuk talebi gerçekleştirilmediğini, iyiniyet göstererek başvurusunu geri çektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Somut olayda davacı adına tescilli markalar ile davalı kullanımlarında aynıyet taşıyan "..." kelimesi ayırdedici unsur mahiyetindedir. Davacı markalarının tescilli olduğu ve davalının fiili kullanımlarının bulunduğu 25.sınıfta yer alan "koruyucu amaçlı alanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler" emtiaları ve 35. sınıfta "25.sınıfta yer alan ürünlerin müşteriye ulaştırılması hizmetleri" bakımından söz konusu ayniyet içeren "..." ibaresi benzerinin davalı yanca kullanıldığı anlaşılmıştır. Davalı yan her ne kadar zayıf marka savunmasında bulunmuşsa da İstanbul'da bir bölge adı olan "..." kelimesinin davaya konu sınıflar bakımından değerlendirildiğinde "koruyucu amaçlı alanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler" emtiaları bakımından doğrudan hizmet yahut ürüne, bu hizmet ya da ürünün özellik ya da kalitesine çağrışım yapmadığı, bu itibarla zayıf olarak nitelendirilemeyeceği kanaatine ulaşılmıştır. Bu durumda davacı markalarının asli ve ayırdedici unsurunu ihtiva eden ve sınıfsal ayniyet taşıyan davacı fiili kullanımlarının, hitap edilen, herhangi özel bir eğitim, uzmanlık ve dikkat seviyesine sahip olmayan, ortalama tüketici nezdinde işletmeler arasında idari veya ekonomik ilişkilendirme ihtimalini doğurduğu ve marka hakkına tecavüz oluşturduğu anlaşılmıştır. İhlal edilen hakkın boyutu, kusurun derecesi ve tarafların mali durumları nazara alınarak, talep edilen 30.000,00 TL manevi tazminatın yeterli ve dengeleyici olacağı takdir edilmiştir. Yukarıda açıklanan tüm gerekçelerle davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-Davacının davasının KABULÜ İLE; -Davalının davacıya ait "..." ortak unsurlu markalarından doğan hakların tecavüzünün tespiti ile bu tecavüzün men'ine, -30.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,..." karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Müvekkilinin 2023/003336 sayılı başvuru ile "..." ibareli markanın tescilini almak için başvuru yaptığını, davacıya ait söz konusu markaların “...” esas unsurlu oldukları değerlendirilmişse de "..." isminin İstanbul'da bir bölgenin adı olduğunu, "..." ismi coğrafi yer belirten bir kelime olması ve İstanbul'da her şeyin başına eklenen bir kelime olduğunu, davacıya ait söz konusu markaların tali unsurları ile davalının kullanmış olduğu ''...'' unsurunun biçimsel, anlamsal ve işitsel benzerliğinden bahsetmek imkansız olduğunu, davalının markasında kullandığı unsur ''...'' olmakla bilirkişi raporunda bahsedilen ''...'' unsurunun İngilizce karşılığı olan ''...'' ilgisi bulunmadığını, Instagram hesabından da açıkça anlaşılacağı üzere markasında kullandığı tali unsurun ''...'' ibaresi olduğunu, bilirkişi raporunda maddi hata yaparak değerlendirme yapıldığını, davalının marka şeklinin davacıya ait marka şekliyle kıyası yapıldığında şekle dair; gerek yazı tipi, gerek müvekkil marka şeklinde yer alan özel çizimler, gerekse marka şeklinde kullanılan renkler bakımından en ufak bir benzerlik dahi söz konusu olmadığını, Davacı markası ile davalı markası arasında gerek isim, gerek şekil gerekse iştigal alanı farklılıkları bulunması nedeniyle tüketiciler açısından bir karışıklık söz konusu olmayacağını, Davalının, araştırmalar sonucunu iyi niyetli bir şekilde her ne kadar 10.01.2023 tarihinde "... ..." marka adı için başvuru yapmışsa davacı tarafından yapılan itiraz sonucundan marka başvurusunu geri çektiğini ve itirazın konusuz kaldığını, davalının marka başvurusu itirazı ve işbu davadan haberdar olması akabinde söz konusu sosyal medya ve internet mecralarındaki sayfalarını kapattığını ve değiştirdiğini, davalının markayı, tescil başvurusunda bulunduğu tarihten sonra yalnızca INSTAGRAM üzerinden satış yaptığı ... mağazasına isim olarak kullandığını, INSTAGRAM'ın yalnızca sosyal medya platformu olması dolayısıyla söz konusu mecrada her ne kadar ürün sergilenebilse de ödeme aracı olmadığı için satış yapılamadığını, davalının ... isimli internet mecrasını ödeme aracı olarak kullandığını, davalının tek bir mecra üzerinden kullanım gerçekleştirdiğini, davalının zarar verme amacı olmadığını, Takdir edilen 30.000,00-TL manevi tazminat miktarının hakkaniyete aykırı olduğunu beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava, markaya tecavüzün tespiti, meni ile manevi tazminat istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İlk derece mahkemesi gerekçeli kararına yönelik istinaf dilekçesinin davalı vekili tarafından süresi içinde verildiği, harç ve gider avansı ikmali konulu muhtıranın davalı vekiline 27/12/2023 tarihinde "muhtara" tebliğ edildiği, davalı vekili tarafından eksikliğin 08/01/2024 tarihinde ikmal edildiği görülmüştür. Her ne kadar muhtıraya konu eksiklik verilen kesin süre içerisinde yerine getirilmemiş ise de davalı vekili tarafından sunulan sağlık raporu incelendiğinde adı geçen vekilin 16/12/2023 tarihinde trafik kazası geçirdiği, 22/12/2023 tarihine kadar hastanede yatarak tedavi gördüğü, cerrahi sonrası 22/12/2023 tarihinden itibaren 30 gün süreli istirahat raporu verildiği, bu itibarla muhtıraya konu işlemin verilen süre içerisinde yapılmamasının haklı mazerete dayandığı anlaşılmakla davalı vekilinin sürenin eski hale getirilmesi talebinin kabulü ile istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı dikkate alınarak istinaf incelemesine geçilmiştir.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya kapsamına sunulu deliller ile davacının "..." esas unsurlu birden çok tescilli marka ile giyim sektöründe faaliyet gösterdiği, alınan bilirkişi raporunda davalının ihtilaf konusu internet mecralarında "..." esas unsurlu markasal kullanımlarının davacı markası ile benzer mahiyette ve davacı yana ait tescilli markalara tecavüz teşkil eder mahiyette olduğunun tespit edildiği, davalı tarafından her ne kadar bilirkişi raporunda "..." şeklinde değerlendirme yapılmasının hatalı olduğu ileri sürülmüş ise de davalı kullanımın gerçekleştiği "..." ibaresi ile giyim sektöründe ... anlamında kullanılan "..." ibaresinin telaffuzunda ayniyet bulunduğu, hüküm altına alınan manevi tazminatın ihlal edilen hak ve sunulu deliller kapsamında hakkaniyete uygun olduğu anlaşılmakla ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf isteminin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 2.049,30 TL harçtan, peşin alınan 512,33 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.536,97 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,-Davacının gider avansından kullanıldığı anlaşılan 40,00 TL istinaf masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.09/10/2025