T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2024/124 Esas
KARAR NO : 2025/1192 Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 12/09/2023
NUMARASI : 2021/23 E. - 2023/163 K.
DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Eseri (Manevi Tazminat İstemli.)
KARAR TARİHİ: 08/10/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, 2004 yılından beri 17 yıldır yazarlık yapan, denizcilik camiasında yakından tanınan bir kişi olduğunu, ..., ... & ... gibi denizcilik dergilerinde pek çok denemeleri ve denizcilik alanında yayımlanan sayısız makaleleri olduğunu, 2018 yılında “ ...” ile 2019 yılında “...” isimli kitaplarının olduğunu, üçüncü ve son kitabı olan” ...” isimli kitabının, 1928-2015 yılları arasında yaşamış olan ünlü Türk denizci ...’nun hayatını anlatan özgün bir biyografik eser olduğunu, davacının, ...ile 3’ü görsel 1’i ise yazılı olmak üzere toplam 4 kez röportaj yaptığını, ...’nun bizzat kendisi ile paylaştığı anıları ve hayat hikâyesini, bahse konu biyografik eserde işlediğini, kitapta özellikle ... ...’nun denizcilik dünyasındaki yerini ve önemini daha da pekiştirecek nitelikte oldukça kapsamlı bir çalışma ortaya koyduğunu ve bundan sonra kitabın denizcilik camiasında da büyük bir ilgi ile beğeni aldığını, kitabın oluşum sürecinde ve tamamlanması sonrasında ...’nun kızı olan Davalı ile kitabın basım tarihinden yaklaşık 12 ay evvel telefon ile iletişime geçmiş kendisinin onayını aldığını, davalı, 5 Mart 2020’de yazılı olarak da kitap ile ilgili gelişmelerden haberdar edilmeye başlanmış, kendisi ile karşılıklı fikir alışverişlerinde bulunulduğunu, kitabın oluşum sürecinde ...’nun ... Müzesi’ne bağışladığı tekneyi gezmek ve incelemelerde bulunmak üzere bizzat rızasına başvurulan davalının, müvekkilinin hazırlamakta olduğu ...ile ilgili biyografik eserde kullanılmak üzere, “...” isimli teknede yapılacak incelemelere de açıkça muvafakatini verdiğini, müvekkilinin kitabına katkı sunacak olan kişilerin de Davalı ile yaptıkları konuşmalarda Davalının, müspet bir tutum sergilemiş ve ilgili kişilere bu konuda olur verdiğini, Davalının Müvekkili hakkında etrafa hakaret içerikli mesajlar atmaya başladığını ve müvekkilini karalamak adına asılsız iddialar ortaya attığını, kitabını basan yayınevi ve kitabın satışının yapılacağı satış kanalları tehdit edilmek suretiyle Müvekkilin kitabını satımın ve dağıtımı engellendiğini, davalının Bakırköy 21. Noterliğinin 14.12.2020 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ...’nun eserlerine ait içeriklerin de kullanıldığını iddia etmiş ve buna da muvafakatlerinin bulunmadığını beyan ettiğini, “... ...” isimli kitabın müteveffa ...’nun eserlerinden bağımsız olarak ...’nun hayatını merkezine alan biyografik nitelikte özgün bir eser olduğunu, müvekkili ile ...’nun kitapları arasındaki işbu farklılıklar, “...” isimli kitabın müstakil bir eser olduğunu ve ...’nun eserlerinin hak sahiplerinin FSEK kapsamındaki haklarını ihlal etmediğini, davalının Müvekkile karşı sergilemiş olduğu eylemlerinin tecavüz teşkil ettiğinin ve müvekkilin kişilik haklarına hukuka aykırı saldırı olduğunun sayın mahkemece tespitini, ortadan kaldırılmasını ve önlenmesini talep ettiklerini, davacının hiçbir gelir elde etme amacı bulunmaksızın kaleme aldığı kitap, merhum ...’nun hatırasın yaşatmaya denizcilik camiasının ...’nun hayatını daha yakından öğrenebilmelerin sağlamaya ve onun denizcilik camiasına kazandırdıklarının bir nebze olsun daha iyi anlaşabilmesini olanak tanımaya yönelik olduğunu ve kitabın satışından elde edilecek gelir Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’ne bağışlamak için henüz kitap piyasaya çıkmadan tüm gerekli başvuruları yapmış ve işletilmesi gereken süreçleri dahi işlediğini, davacının eser sahipliğinden doğan haklarını kullanmasına yönelik engelleyici ve tehditkâr davranışlara devam eden Davalının, “...” isimli ... hesabı üzerinden da müvekkilinin hakkında suç duyurusunda bulunduğunu iddia etmiş, müvekkilini reklam yapmakla itham ettiğini, davalının iddialarından birinin de kitabın ... ... tarafından yazılmış olduğuna yönelik okuyucular nezdinde yanlış bir algının uygulanabileceği olduğunu, halbuki ... ...’nun kitabını okuyacak olan kitle kuvvetle muhtemel denizcilik camiasından olup ...ile ilgili pek çok gerçeği bilen kendisinin 5,5 yıl evvel vefat ettiği bilgisine haiz olan bir kitle olduğunu, davalının amacının ...ile ilgili kendileri tarafından yayınlanmakta olan ... Yayınlarının “...” isimli kitabının yanı sıra başka kimsenin ...ile ilgili bir kitap yayımlamasını sağlamaya yönelik olduğunu, topluma mal olmuş bu kişi hakkında bu denli tekelci bir yaklaşım sergilemek ve ...ile ilgili özellikle denizcilik camiası tarafından merak edilen gerçeklerin biyografik bir eser ile topluma sunulmasının önüne geçmek şüphesiz kötü niyetli bir yaklaşım olduğunu, davacının kitapta yaptığı tüm alıntıların, kaynak belirtmek suretiyle yapılmış olup hiçbir esere yahut yazara yönelik intihal ya da hak ihlali teşkil edecek bir cümleye yahut alıntıya yer verilmediğini, toplam 520 sayfalık kitapta parça parça tüm toplamda 14 sayfadan fazla alıntı olmadığı ve bu alıntıların bütün kitabın en fazla % 3’üne tekabül ettiğini, kaynak ve eser sahibi göstermek sureti ile kitap içeriğine dahil edilen bilgilerin iktibas serbestisi dahilinde olduğunu, davalı tarafından ileri sürülen bu iddianın kötü niyetli olduğunu, kitabın içerisinde toplam 187 fotoğraf kullanıldığını, bunlardan 101 tanesinin müvekkili ...’in kendi özel arşivine, 44 tanesi ise kitabın yazılması aşamasında destek verenlerin kendi kişisel arşivlerine ve geri kalan 42 tanesi de kamuya açık kaynaklara ( İnternet, web siteleri, ..., ... vb. ve ... Gazetesi arşivine ait olduğunu, davalının iddia ettiği gibi merhum ... ‘nun fotoğraflarının izinsiz kullanılmadığını, ...’yu yakından tanıyan, onun kendi teknesinde misafir eden ve ...’nun teknesinde de birçok kez vakit geçiren, ...’nun Caddebostan’da ki evinde ...’nun misafiri olan, Bodrum’da BTO’nun düzenlendiği panele ...ile birlikte katılan ve Marmaris’te defalarca ...ile buluşup vakit geçiren Müvekkilinin ...’ya derin bir sevgi, hürmet ve saygı beslediğini, eserin, özgün ve biyografik nitelikte bir eser olması ile ...’nun eserlerinden intihal saik ile yazılmamış olması da gözetildiğinde, davalının müvekkile yönelik tecavüz teşkil eden eylemlerinin hukuka aykırı olduğunu, davacının ortaya koymuş olduğu “...“ isimli kitap, ...’nun ve Davalı’nın manevi şahsiyetlerini zedeleyecek hiçbir unsur ihtiva etmediğini, kitapla ilgili bir yargı kararı bulunmadığından hareketle kitabın satışına devam edilmesine, hukuki bir sakınca bulunmadığına yönelik ihtiyati tedbir mahiyetinde bir bildiri gönderilmesine, müvekkilinin 1,5 yıllık emeğinin ürünü olan “...” isimli kitabın piyasaya çıkışı ve satımına yönelik olarak davalı tarafından icra edilen tecavüz niteliğindeki eylemlerinin tespiti, tecavüzün ref’i tecavüzün men’ine karar verilmesi, müvekkiline yönelik itham, kötü söz ve hakaretler nedeniyle kişilik hakkı ihlalinden ötürü 20.000,00 TL manevi tazminatın Davalıdan tahsiline karar verilmesini, müvekkiline yönelik karalayıcı ve kötüleyici nitelikteki hakaretamiz ifadeler ile müvekkilin kişilik haklarına saldırı gerçekleştirilmesinden ötürü davalı hakkında kınama hükmü verilmesine ve bu hükmün ilan edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin murisi ... ...yaşamı boyunca .../ ..., .../İstanbul’dan İskenderun’a ..., ..., ... ..., ... /İstanbul’dan Antalya’ya ..., ..., ... / ..., .../... .../ Kuşadası’ndan Antalya’ya ..., ...’in Dümen Suyunda, ..., ... isimli birçok kitap yazdığını, davalı tarafından müvekkilinin bu eserin oluşumunda onayının olduğunu belirten iddiaları mesnetsiz olup gerçeği yansıtmadığını, murisin kendisine ait kitaplar ile ilgili sağlında, davacıya herhangi bir hak tanımadığı gibi, yasal mirasçıları tarafından da davacıya verilmiş bir muvafakat ve taraflar arasında imzalanan herhangi bir sözleşme bulunmadığını, davalının biyografik esere ilişkin onay verdiği kabul edilse dahi murisin eserlerinden intihal düzeyin aşacak şekilde birebir kopyalamalar yapmasına onay verdiği anlamına gelmediğini, eser içeriğinde muris ve yakınlarına ait doğru olmayan söylemleri aynı zamanda murisin şeref ve haysiyet varlığına saldırı teşkil ettiğini, şeref ve haysiyet başkasına devredilemeyeceğinden müvekkilinin rıza göstermesi ihtimalinde dahi bu rızanın geçerliğinin olmayacağını, davalının davacının kitabını basan yayınevi ve kitabın satışının yapılacağı satış kanalları tehdit edilmek suretiyle kitabın satımı ve dağıtım engellendiği iddialarının asılsız olduğunu, kanuni bir hakkın kullanılacağının ihtarını yapmak tehdit unsuru teşkil etmediğini, Bakırköy 21. Noterliğinin 14.12.2020 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi, erişimin engellenmesi talebiyle savcılığa suç duyurusunda bulunmadan önce FSEK EK mad. 4 gereğince keşide edildiğini, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/50945 numaralı soruşturma dosyası ile dava konusu eserin satışının yapıldığı internet adreslerine erişimin engellenmesi talebinde bulunduklarını, davacı tarafından tehdit unsuru taşıdığı iddia edilen ihtarnamede belirttikleri gibi kitap kapağında kullanılan tekne resmi; ...’nun eşi ... ile gerçekleştirdiği yolculuğu yazıya döktüğü “ ... ...” isimli 1969 ‘da ilk basımı yapılan ve Aralık 2020’de 8. Baskısı ile dağıtıma giren kitabın kapağındaki tekne resminin kopyası olup, yine kitap kapağında kullanılan ... ...’ya ait portre de orijinal fotoğraf üzerine yapıldığını, hiçbir onay ve izin alınmaksızın gerçekleştiren işbu eylemler murisin hem telif hakkı ihlallerine yol açmakta hem de kişilik haklarına saldırı teşkil ettiğini, FSEK m. 68/1 hükmüne göre eser niteliğinde olmasalar bile resim ve portrelerde tasvir edilenin, tasvir edilenler ölmüşse ve ölüm üzerinden on yıl geçmemişse FSEK m. 19 hükmünde belirtilen kişilerin muvafakati olamadan söz konusu resim veya portre teşhir veya farklı şekillerde umuma arz edilemeyeceğini, aksi halde FSEK m.68/3 hükmünün atıfla TBK göre tazminat sorumluluğu ve koşulları varsa TCK uyarınca ceza sorumluluğunun ortaya çıkacağını, davacı tarafından muris ...’ya ait eserlerdeki anlatımlar, resimler, haritalar kısaca tüm içerikler izinsiz olarak kullanılmış ve “...” isimli intihalli kitap oluşturularak ticari amaçla satışa sunulduğunu, suç teşkil eden eylemlerinden dolayı ... ve diğer şüpheliler hakkında İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı 2021/ 40387 soruşturma dosyası ile savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu, bilirkişi incelemesi neticesinde görüleceği üzere kitap içeriğinin neredeyse tamamı ... ...’ya ait olan yukarıda sayılan eserlerden bire bir kopyalanmak suretiyle kullanıldığını, yapılan işlemlerin yasal sınırları aşan nitelikte olduğunu, davalı taraf her en kadar intihal teşkil edecek eylemlerde bulunmadığını iddia etmişse de dava dilekçesinde açıkça murisin eserlerinden alıntı yapıldığını kabul ettiğini, davalı tarafından vücuda getirilen intihalli eserde murise ait eserlerden yalnızca 14 sayfalık alıntı yapıldığı söylenmekle birlikte İstanbul Anadolu Adliyesi Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/40387 soruşturma numaralı dosyasına sunmuş olduğumuz deliler doğrultusunda alınacak bilirkişi raporu ile iddia edilenin aksine davalının oluşturduğu eserin murisin eserlerinin birebir kopyalanmasıyla oluşturulduğunun tespit edileceğini, davalı tarafın kişilik hakları ve manevi haklarına karşı yönelen hiçbir ihlalinin söz konusu olmadığını, davalıya karşı hiçbir haksız fiilinin olmadığını ve davacının herhangi bir manevi hakkının ihlalinin de söz konusu olmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Bu tespitlerden sonra taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davalı tarafça yazılan "..." isimli biyografi tarzındaki yazılı eserin içeriği sebebiyle davacı tarafça yazılan "..." isimli eserden intihal yapılmak suretiyle davacı tarafın FSEK kapsamındaki haklarının ihlal edilip edilmediği husunda olduğu, Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda belirlenen "Toplamda alıntılama olarak 21 sayfa metin, 9 sayfa tutarında fotoğraf olduğu, bunlarında ( 2149- 30) toplamda 1520 sayfa tutarındaki davacı kitabında, % 2 tutarında bir alıntılama - olduğu, biyografi yazımlarında bu miktar alıntıların normal olduğu, Davacı yazarın yaklaşık % 1 civarındaki alıntıları kaynak olarak göstermediği ya da önemsemediği, Davacı tarafından yazılan “...” adlı esere genel anlamda bakıldığında intihal algısı görülse de, bir biyografi eseri olduğu için davalı murisin eserleri ile çoğu konularda, metinlerde ve fotoğraflarda benzerlik olacağı, Davacının “...” adlı biyografik eserinin özgün bir çalışma olduğu ve davalı murisinin eserlerinden farklı bir çalışma olduğu, biyografinin öznesinin davalının murisi ...olduğu, bu nedenle davacının toplayabildiği bilgilerle, okuyucusuna ...'yu biyografinin ruhuna uygun anlatması gerektiği ve bunu yaptığı,Davacının “...” adlı biyografik eserinin, davalının murisini günümüz okuyucularına tanıtarak, onunu yeniden güncel yaşamda hatırlatılması ile murisini ve eserlerinin tanınmasına vesile olacağından FSEK kapsamında maddi ve manevi bir kaybı olmayacağı, eserlerinin satışını tetikleyeceği gibi yeni kuşaklar da bu biyografinin okunurluğu oranında kıyılarımız tanınacak, denizlerimizi ve ...'yu öğrenip seveceklerini, Kaynak gösterilerek 96 1, Kaynak göstermeden de % 1 toplamda % 2 oranında, davalı murisin 1494 sayfa tutarındaki 5 (beş ) adet eserinden, davacı 1520 sayfa tutarındaki biyografik eserine alıntılama yapıldığı, ve biyografilerde bunların zorunluluktan kaynaklandığı, intihalin söz konusu olmadığını, aksi takdirde biyografi gibi bir edebi türün yazılamayacağı," yönünde sunulan bilirkişi raporunun intihal ve hak ihlaline konu her iki eserin tamamının bütünsel olarak incelenmek suretiyle hazırlanmış olması, yine her iki eserin biyografi tarzında yazılan eserler olması sebebiyle birbirlerinden esinlenmelerinin ve benzerlikler göstermelerinin doğal olduğu, yine kullanılan resimlerin de eserin süjesi olan kişinin resimleri olması sebebiyle her iki eserde de kullanılmış olmasının intihal oluşturmayacağına dair değerlendirmenin yerinde olduğu, yine davalı tarafça davacının eserinden alıntı yapılmış ise de bu alıntının %1-2 düzeyinde olduğu ve bu sebeple FSEK 35. Madde kapsamında kaldığının sabit olduğu kabul edilmiş ve bu alıntının yasak kapsamındaki intihal boyutunda olmayacağı kanaatine varılarak ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş, ihlalin söz konusu olmadığı dikkate alınarak manevi tazminat talebinin de reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: /Yukarıda açıklanan nedenlerle ; 1-Davanın REDDİNE,..." karar verildiği görülmüştür.
İSTİNAF İSTEMLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Yerel mahkeme tarafından taraflar arasındaki uyuşmazlık konusunun hatalı bir şekilde tespit edildiğini, Davanın davalı tarafından icra edilen tecavüz niteliğindeki eylemlerinin tespiti, tecavüzün ref’i tecavüzün men’ine karar verilmesi, müvekkiline yönelik itham, kötü söz ve hakaretler nedeniyle kişilik hakkı ihlalinden ötürü 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesi, müvekkiline yönelik karalayıcı ve kötüleyici nitelikteki hakaretamiz ifadeler ile müvekkilin kişilik haklarına saldırı gerçekleştirilmesinden ötürü davalı hakkında kınama hükmü verilmesine ve bu hükmün ilan edilmesine karar verilmesinin talep edildiğini, mahkemece taleplerinin değerlendirilmediğini, alınan bilirkişi raporlarının davacı lehine olmasına karşın davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Yerel mahkemenin davacının davasının reddine dair verdiği karar hukuka uygundur. Ancak mahkeme kararında her ne kadar davalı müvekkilin ''...'' isimli eserinde davacının ''...'' isimli eserinden alıntı yapıldığı belirtilmiş ise de davacı müvekkilin murisine ait olan ''...'' isimli eseri, davacının ''...'' isimli eserinden çok daha önce tarihli olarak yayınlandığını, dolayısıyla davalı müvekkilinin murisi ...'ya ait ''...'' isimli eseri ile birlikte diğer tüm eserleri de davacının ''...'' isimli eserinden önce olarak yazılmış olmakla birlikte davacının davaya konu eserinden alıntı yapılması imkansızdır. Aksine davacının '...'' isimli eserinde davalı müvekkilin murisi olan ...tarafından yazılan ''...'' isimli eseri ve diğer eserlerinden intihal yapılmakla kalınmadığını ...'nun fotoğrafları, özel hatıralarının birebir davacı tarafından izinsiz ve hukuka aykırı bir şekilde kullanıldığını, Mahkeme kararında ve hükme esas olan bilirkişi raporlarında davalı müvekkilin murisi ...'nun eserlerinden birebir kopyalama suretiyle davacı tarafça yapılan intihaller, davalı müvekkilin murisine karşı yapılan hakaretler, murisin kişilik haklarının ihlal edilmesinin hiç değerlendirilmediğini, Davalı müvekkilinin ...'nun eserlerinin davacı tarafça kullanılmasına ilişkin olarak verilen bir izini bulunmadığını, Dava dosyasına sunulan önceki bilirkişi raporunda davacı tarafından davalı murisin eserlerinden %5 oranında intihal yapıldığı tespit edilmiş iken hükme esas alınan bilirkişi raporunda toplamda % 2 düzeyinde intihal yapıldığının belirtilmesinin çelişkili olduğunu, Davacı tarafından kitabında, davalı murisi ...'nun eserlerinden intihal düzeyini aşacak şekilde birebir kopyalamaların yapıldığını, eserlerdeki anlatımları, metinleri, resimleri, haritaları ve tüm içerikleri, ...'nun fotoğrafını aynen izinsiz olarak kullandığını, Dolayısıyla davacının kitabındaki intihal oranı bilirkişi raporundaki varsayımsal olarak belirtilen intihal oranından çok daha yüksek olduğunu, eksik alıntıda bulunmuş olsa dahi FSEK kapsamında herhangi bir yaptırım uygulanamayacağı şeklindeki değerlendirmenin hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporlarında davacının kitabında müvekkilinin murisi ...'nun ismine dahi yer verilmediği halde bu durumun adın belirtilmesine ilişkin manevi hakkın ihlali olarak değerlendirilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, Davacı yazmış olduğu eserin bir çok yerinde murisin hak sahibi olduğu eserlerden hiçbir izin veya onay almaksızın birebir kopyalamak suretiyle faydalandığını, İntihal ve alıntıya ilişkin mahkeme kararının yerinde olmadığını, davacı tarafından davalı murisi ...'nun eserlerinden haksız ve hukuka aykırı şekilde yüksek oranda intihal yapıldığı anlaşılmaktayken bu hususta inceleme yapılmadığını beyanla Yerel mahkeme kararının 'aleyhlerine olan hususlar' yönünden özellikle gerekçe içeriğinin istinaf incelemesi neticesinde düzeltilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE :
Dava, Eserden doğan haklara tecavüzün tespiti, meni ile manevi tazminat istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı, taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı tarafından; Yazarı olduğu ”...” isimli kitabın gerek hazırlık aşamalarında ve gerekse tamamlanması sonrasında ...’nun kızı olan davalıdan onay aldığını, kitabın basımı sonrasında davalı tarafından "esere onay verilmediği ve intihal yapıldığı" iddiası ile yayınevi ve kitabın satışının yapılacağı satış kanallarını tehdit etmek suretiyle kitabın satım ve dağıtımını engellendiğini, kitabın müteveffa ...’nun eserlerinden bağımsız biyografik nitelikte özgün bir eser olduğunu ileri sürerek kitabın piyasaya çıkışı ve satımına yönelik davalı tarafından icra edilen eylemlerin eserden doğan haklara tecavüz teşkil ettiğinin tespiti, meni ile manevi tazminat istemiyle huzurdaki dava açılmıştır.İlk derece Mahkemesince 21/10/2021 tarihli ön inceleme duruşmasında taraflar arasındaki uyuşmazlığın; " davacının yazdığı "..." isimli kitabın basılıp satılmasına, davalının muvafakat verip veremediği, bu kitabın ...' nun eserlerinden farklı ve özgün bir biyografi eseri olup olmadığı davacının kitabının kapağında kullanılan tekne resminin daha önce ...tarafından yazılan " ..." isimli kitabın kapağında kullanılan tekne resmi ile aynı olup olmadığı, kitabın kapağındaki portrenin de ...' nun orijinal fotoğrafı üzerine yapılıp yapılmadığı, davacının eserinde ...' ya ait "...", "...", "...", " ...." isimli eserlerinden ve "..." intihal yapılıp yapılmadığı, ...' nun kişilik haklarına saldırı niteliğinde açıklamalara yer verilip verilmediği, davalının davacıya ait kitapla ilgili davacıya ve yayın evlerine ihtarname göndermesinin davacının haklarına tecavüz ve kişilik haklarına saldırı olup olmadığı, bu nedenle manevi tazminat talep edip edemeyeceği, tazminat noktasının ne kadar olacağı noktasında toplandığı" şeklinde tespit edildiği ve tahkikatın bu uyuşmazlık konusu üzerinden yürütülmesine karar verildiği görülmüştür.İlk derece mahkemesi karar gerekçesinde uyuşmazlık tespitinin; "...taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davalı tarafça yazılan "..." isimli biyografi tarzındaki yazılı eserin içeriği sebebiyle davacı tarafça yazılan "..." isimli eserden intihal yapılmak suretiyle davacı tarafın FSEK kapsamındaki haklarının ihlal edilip edilmediği husunda olduğu,.." şeklinde belirtildiği görülmüştür.Kısaca özetlendiği üzere; Davacı tarafından " yazarı olduğu '...' isimli kitapta intihal yapmadığı, özgün biyografik eser olduğu, davalının rızası dahilinde kitabın yazım ve basımının gerçekleştirildiği, davalının aksi iddia ile kitabın basım ve satışına engel olmak suretiyle gerçekleştirdiği eylemlerin davacının eserden doğan haklarına tecavüz ettiği " iddiası ile huzurdaki davanın açıldığı, ilk derece mahkemesince ön inceleme duruşmasında uyuşmazlık tespiti doğru şekilde yapılarak tahkikat aşamasına geçildiği ve bu kapsamda bilirkişi incelemesi yapılarak rapor sunulduğu görülmüş ise de karar gerekçesinde uyuşmazlık tespitinin ve devamında uyuşmazlığa konu maddi vakıa değerlendirmesinin hatalı şekilde yapılmak suretiyle sonuç hükmü kurulduğu görülmüştür. Bu durumda karar gerekçesi çelişkili olup mahkemece öncelikle çelişkili gerekçenin giderilmesi gerektiğinden, bu yöndeki istinaf talebi yerinde olduğu gibi bu durum HMK 355. madde gereğince kamu düzenine aykırılık da oluşturduğundan kararın bu yönden kaldırılması gerekmiştir.Kabule göre de, davacının manevi tazminat istemine dayanak olarak ileri sürülen sosyal medya hesapları aracılığı ve sair eylemler yönünden inceleme yapılmadığı gibi raporlar arasındaki çelişki ve rapora karşı itirazların olumlu-olumsuz karşılanmadan ve karar gerekçesinde tartışılmadan tahkikatın sona erdirilmesi de yerinde değildir.Açıklanan nedenlerle davacı ve davalı vekillerinin istinaf isteminin HMK 355, 353.1.a.6 maddesi gereğince kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, kaldırma gerekçe ve şekline göre taraf vekillerince ileri sürülen sair istinaf sebeplerinin ise bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü ile, 6100 sayılı HMK'nın 355, 353/1-a-6 maddesi gereğince, İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 12/09/2023 tarihli 2021/23 Esas 2023/163 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,2-Yukarıdaki gerekçede belirtildiği şekilde yargılamaya devam olunması için dosyanın mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf talepleri kısmen kabul olunmakla, istinaf peşin harçlarının talep halinde taraflara iadesine,4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi'nce verilecek nihai karar ile birlikte değerlendirilmesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 08/10/2025 tarihinde HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.