T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2024/146 Esas
KARAR NO : 2025/1197
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 07/11/2023
NUMARASI : 2022/29 Esas, 2023/68 Karar
DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarım Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 09/10/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle:Müvekkili şirketin sanayi sektöründe faaliyet gösterdiğini, ağırlıklı olarak mutfak makine ve ekipmanları ürettiğini, aynı zamanda kendi tasarımı olan makineleri için de TPMK nezdinde tescil taleplerinde bulunduğunu, ancak karşı tarafın müvekkilin hak sahibi olduğu tasarım hakkına tecavüz ettiğini ve ürün satışı konusunda haksız rekabet ettiğini, müvekkilinin tasarladığı el blenderinin davalı tarafından kopyalanarak üretildiğini ve satılmakta olduğunu, söz konusu tasarımların müvekkili şirket tarafından koruma altında olduğunu, dolayısıyla söz konusu ürünlerin müvekkil şirket dışında birisi tarafından üretilmesinin ve satılmasının haksız rekabet teşkil ettiğini, ilgili faturalar incelendiğinde söz konusu ürünlerin sadece Türkiye içinde değil,müvekkili tarafından yurtdışına da satıldığını ve ihracata konu edildiğini, davalı tarafından müvekkili şirkete ait ürünlerin birebir kopyasının yapılarak satışının gerçekleştirildiğini, ürünlerin aynı renklere ve aynı görünüme sahip olduğunu, ürünlerin üzerinde yazan isimlerin kolayca sökülecek ya da aşınarak yok olacak tarzda olduğunu ve bu yüzden tüketici nezdinde karıştırılacaklarını, ürünleri davalıdan satın alan tüketicilerin söz konusu ürünün müvekkili şirkete ait olduğunu düşünerek müvekkili şirket ile iletişime geçeceklerini, müvekkil şirketin başkası tarafından satılan ürünler üzerinde oluşan arıza ve bozulmalardan sorumlu tutulmasının ya da bu ürünlerin tamir etmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle söz konusu ürünler üzerinde inceleme yapılırken bu hususların da değerlendirilmesi gerektiğini, davalı adresinde bulunan benzer ürünler hakkında ihtiyati tedbir kararı uygulanmasını, ürünlerin toplatılmasını ve muhafaza altına alınmasını, davalının web sitesinde benzer ürünlere ait görsellerin yer aldığı bölümlerin ve yine davalının ürünlerini sergilediği kataloğu hakkında ihtiyati tedbir kapsamında erişimin engellenmesi kararı verilmesini, davalının “osimo_endustriyel_mutfak” isimli ve yine dava konusu tasarımları içeren sayfasına yönelik erişiminin engellenmesi kararı verilmesini, davalının mağazasının bulunduğuhttps://urun.n11.com/endustriyel-mutfakmalzemeleri/sanayi-tipi-el-blenderi-30-cm-mx-30-p512543555” adlı web sitesinde ürün satışını gösteren sayfa için ihtiyati tedbir kapsamında erişimin engellenmesi kararı verilmesini, tescilsiz bir tasarıma ilişkin olan davada davalının müvekkili şirketin tasarım hakkına tecavüz ettiğinin tespitini, önlenmesini ve durdurulmasını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın herhangi bir tasarım hakkı, korunan tasarım tescilinin bulunmadığını, davacının Kasım 2021'de davaya konu ettiği el blenderleri için tasarım tescil talebinde bulunduğunun tespit edildiğini, ancak Türk Patent Tasarım Dairesi tarafından davacının başvurusunun bültenden yayına dahi çıkarılmadan ilk incelemede reddedildiğini, bu hususta Türk Patent'e davacının başvurusuna ilişkin dosyanın ve neticesinin gönderilmesi için müzekkere yazılmasını talep ettiklerini, davacı tarafın, söz konusu tasarımların kendi şirketleri açısından koruma altında olduğunu iddia ettiğini, ancak bu korumanın neye dayandığına dair tek bir veri ya da tescil numarasının sunulamadığını, davacı tarafın dava dilekçesinde bir takım tarihi dahi belli olmayan fotoğraf ve satış faturası sunduğunu, davacının satış faturası sunmasının ve o ürünleri satmasının ürünlerin tasarım hakkı sahibi olduğu anlamına gelmeyeceğini, davacının tasarım hakkı sahibi olduğunu iddia ederek dosyaya sunduğu tasarımların yenilik ve ayırt edicilik kriterlerini taşımadığını, davacı tarafın İstanbul 1. FSHHM'nin 2021/291 D. İş sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporu uyarınca şirketlerinin korunan haklarının ihlal edildiğini iddia ettiklerini, söz konusu tespit dosyasından verilen rapora taraflarınca itiraz edildiğini, yeni ve ayırt edici olmayan tescil talebi reddedilen bir tasarıma karşı müvekkilin tecavüz fillerinin olmasının mümkün olmadığını, davacının, taraf tasarımlarının benzerliği iddiasına da itiraz ettiklerini, tespit raporunda teknik zorunluluk olarak nitelenecek unsurlara tasarım özelliği atfedilmiş olmasının raporun yetersiz olduğunu gösterdiğini, tespit raporunun içerik ve sonucuna itiraz ettiklerini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...Tüm dosya kapsamı ve bilirkişi heyetinin tespitleri dikkate alınarak dosya içerisindeki mevcut bilgi ve belgeler izahı yapılan mevzuat kapsamında değerlendirildiğinde; davaya konu tasarımların kamuya sunuldukları tarih öncesinde üçüncü kişi firmalara ait 23/07/2013, 19/02/2018, 12/12/2016 ve 23/02/2017 tarihli paylaşımlardaki ürünler ile genel izlenim itibari ile benzer olması sebebi ile yeni ve ayırt edici niteliklere sahip olmadığı, dolayısı ile kamuya sunulduğu tarih öncesinde dava dışı üçüncü kişiler tarafından kamuya sunulan harcıalem bir tasarım olduğu, bu noktada D.İş dosyasındaki ve Mahkememiz dosyasındaki raporlarda tasarım benzerliğine ilişkin tespitlerin -harcıalem nitelik dikkate alındığında- çelişki oluşturmayacağı gibi tekrardan incelemeyi de gerektirmediği, tescilsiz bir tasarımın 6769 Sayılı SMK kapsamında koruma elde etmesi ancak yenilik ve ayırt edicilik kriterlerini sağlaması ile mümkün olup, bu şartları taşıyan tescilsiz tasarımların ise kamuya sunuldukları tarihten itibaren üç sene ile sınırlı olmak koşulu ile korunacağı, davacıya ait ürünün kendisi tarafından kamuya sunulmasından önce, üçüncü firmalar tarafından bilgilenmiş tüketici nezdinde benzerlerinin piyasaya sunulması sureti ile 6769 Sayılı SMK'nın 56. Maddesindeki şartların taşınmadığı tespit edilmekle, davacının tescilsiz tasarıma dayandırdığı tecavüz ve haksız rekabet iddialarının yerinde olmadığı, SMK kapsamında davacı tasarımının tescilsiz koruma şartlarını taşımadığı anlaşılmakla, davacının sübut bulmayan davasının reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur. HÜKÜM: Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE,..." karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Müvekkiline ait tasarımların yenilik ve ayırt edici niteliğine sahip olup tescil tasarıma ilişkin koruma kapsamında olduğunu, dava konusu tasarımın ilgili alanda ilk defa müvekkili tarafından kamuya arz edilmiş yenilikçi bir tasarım olduğunu, davacı şirket tarafından söz konusu tasarıma büyük yatırımlarda bulunulduğunu, ürünlerin müvekkili tarafından sadece Türkiye içinde değil, yurtdışına da satılmakta ve ihracata konu edildiğini, Bilirkişi raporundaki incelemelerin eksik ve hatalı olduğunu, davacıya ait tasarımların önceki tarihli olduğu iddia edilen tasarımlardan FARKLI, YENİ, AYIRT EDİCİ olduğunu, dava dışı üçüncü şirketlere ait tasarımlar ile davacıya ait tasarımlar karşılaştırılması yapılırken tasarımda bulunması gereken teknik özelliklerin “...” hususunun da dikkate alınması gerektiği ve değerlendirmenin bu çerçevede yapılması gerektiğini, Yerel Mahkeme tarafından dosya kapsamında alınan rapor ile davadan önce alınan değişik iş raporu arasında yer alan çelişkilerin giderilmesi gerektiğini,-Bilirkişi raporunda davaya konu tasarım ürünlerinin ilk olarak müvekkili tarafından kamuya sunulduğunun ve davalıya ait olduğu belirtilen bahsi geçen “www...com.tr” internet web sitesinin güncel olarak kullanımda ve aktif olduğu ve internet sitesinin içerikleri detaylıca incelendiğinde sitede bulunan kataloğunda davaya konu belirtilen ürünün tanıtımının yapıldığı tespit edildiğini, davalı tarafın, müvekkiline ait tasarımı kopyalayarak üretmekte ve satışa sunmakta olduğu ve hali hazırda ticari faaliyeti için kullandığı açıkça tespif edildiğini,-davalın eylemleri nedeniyle, müvekkil şirketin itibarının zedeleneceği sabit olduğunu, - ürünler üzerinde yazan isimlerin, ürün üzerine sticker ile yapıştırılan yapışkanlı ürünler olduğunu, ürünlerin ağırlıklı olarak mutfakta kullandığını ve bu ürünler üzerindeki stickerlerin zamanla aşınacağı ve silinerek çıkacağını, söz konusu ürünlerin müvekkili şirket dışında birisi tarafından üretilmesi ve satılmasının tasarım hakkına tecavüz yanında haksız rekabet de teşkil ettiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava, Tescilsiz tasarıma tecavüzün tespiti, meni istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesi tarafından davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davacı tarafından ağırlıklı olarak mutfak makine ve ekipmanları ürettiğini, tasarladığı el blenderinin davalı tarafından kopyalanarak üretildiğini ve satılmakta olduğu iddiası ile huzurdaki davanın açıldığı davalı tarafından iddiaya konu tasarımların yenilik ve ayırt edicilik kriterlerini taşımadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi incelemesiyle davaya konu tescilsiz tasarımların davacı tarafından kamuya sunulmasından önce 3. firmalar tarafından genel izlenim olarak benzerlerinin kamuya sunulduğu, yenilik ve ayırt edici niteliklere sahip olmadığı, aldırılan bilirkişi heyeti raporunun denetime elverişli ve yeterli olduğu, karar gerekçesi yönünden sunulu raporlar arasında çelişki bulunmadığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesi tarafından davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf isteminin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.09/10/2025