T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2024/127 Esas
KARAR NO : 2025/1191 Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 17/10/2023
NUMARASI : 2022/39 E. - 2023/203 K.
DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 08/10/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilin şirketin bilgisayar programlama, sistem, veri tabanı, network, web sayfası vb. yazılımları ile müşteriye özel yazılımların kodlanması gibi hizmetler vermekte olduğunu, müvekkilinin 35 ve 42. sınıflarda “...” markasını 07.03.2019 tarihinde tescil ettirdiğini ve hukuka uygun bir şekilde kullandığını, dava dışı ... San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin müvekkili şirketin “...” markasını sadece bir ürün için kullanma hakkı bulunmaktayken ve internet üzerinde satış hakkı yok iken ....com.tr internet sitesindeki ve davalı şirkete ait internet sitesindeki tüm ürünlerde ... etiketiyle hukuka aykırı olarak kullandığını, bu hususta dava dışı şirkete karşı dava açılacağını, yapılan araştırmalar neticesinde ... San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin “...” adını kullanarak davalı şirketin internet alışveriş sitesi olan... alışveriş sitesinin www...com/... sayfasını kullandığının görüldüğünü, bu durumla alakalı ihtarnamenin davalı şirkete tebliğ edildiğini, ancak davalı vekilince verilen cevap sebebiyle marka hakkına tecavüzün tespiti ve durdurma davasının hasıl olduğunu, SMK kapsamında ihtiyati tedbir kararı verebilmek için yaklaşık ispatın yani ihlalin oluşmasına gerek olmayıp tehlikenin varlığının yeterli olduğunu, ancak olayımızda tehlikenin gerçekleşmiş olup müvekkilinin halen zarar görmekte olduğunu, SMK 159/2-a uyarınca tecavüzün önlenmesi ve durdurulmasının ve davalı şirket bünyesindeki sitenin erişiminin engellenmesinin, müvekkiline ait ... markasının kullanılmasının yasaklanmasının, SMK m.159/2-c uyarınca İstanbul BAM 16 HD’nin 08.02.2019 tarih 2019/191 E. 2019/279 K. ilamı gereğince ters teminatlı ihtiyati tedbir kararı verilmesinin gerektiğini ileri sürerek marka hakkına tecavüzün tespiti ile davalı şirkete ait www...com/... sayfasının durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin www...com alan adlı internet sitesinin sahibi olduğunu ve bu sitenin pazaryeri olarak işletildiğini, müvekkilinin 6563 sayılı Kanun uyarınca aracı hizmet sağlayıcı, 5651 sayılı Kanun uyarınca da yer sağlayıcı durumunda olduğunu, mağaza adları veya satılan ürünlerin müvekkili tarafından belirlenmediğini, müvekkilinin aracı hizmet ve yer sağlayıcı olarak hizmet sunduğu elektronik ortamı kullanan gerçek ve tüzel kişilerin sağladığı içeriği kontrol etmek gibi bir yükümlülüğü olmadığını, 5651 sayılı Kanun m.5/1 uyarınca yer sağladığı hukuka aykırı bir içeriği ancak aynı kanunun 8 veya 9. maddesine göre kendisine bildirilmesi üzerine yayından çıkarmakla mükellef hale geldiğini, 6563 sayılı Kanuna paralel biçimde bu kanun kapsamında da müvekkili şirketin hukuka aykırı içeriği kaldırma sorumluluğunun ancak kanun uyarınca bu içerikten haberdar edilmesi üzerine doğduğunu, müvekkili şirketin hukuki konumu gereği platform üzerindeki mağaza adını belirleyen taraf olmadığını, somut olayda da mağaza isminin ... San. Tic. Ltd. Şti. tarafından belirlendiğinin ihtilafsız olduğunu, RFID ibaresi üzerinde hem davacının hem de ... San. Tic. Ltd. Şti.’nin marka hakları bulunması ve bu markaların farklı sınıfları içermesi nedeniyle, ... San. Tic. Ltd. Şti. tarafından müvekkili şirketin platformunda açılan mağazanın kullanımlarının hangi marka kapsamına girdiğinin müvekkili şirket tarafından tespit edilmesinin mümkün olmadığını, bu durumun mahkemece tespit edilmesi gereken bir husus olduğunu, bu bakımdan ... San. Tic. Ltd. Şti.’ye ait mağaza adının davacı tarafa ait marka yönünden ihlal oluşturup oluşturmadığının ancak davacı tarafla ... San. Tic. Ltd. Şti. arasında görülen bir davada davanın taraflarının delillerinin toplanmasını takiben değerlendirilebilir bir husus olduğunu, müvekkili şirketi ilgilendiren bir yönü olmadığını, davanın husumet yokluğu sebebiyle reddinin gerektiğini, müvekkili şirketin hukuka aykırılıktan haberdar olduğunun kabul edilebilmesi için davacı tarafça dava dışı ... San. Tic. Ltd. Şti.’ye ait mağaza adının hukuka aykırılık arz ettiğine yönelik iddianın somut delilleriyle birlikte müvekkili şirkete açık bir şekilde bildirilmesi gerektiğini, davacı tarafça gönderilen ihtarnamede hukuka aykırılık atfedilen mağaza adının ihlal yarattığına yönelik iddianın yeterince somutlaştırılmaması dolayısı ile ihtarnameye cevapta müvekkili şirketçe bilirkişi raporu veya mahkeme kararının sağlanması gerektiğinin ifade edildiğin, hukuka aykırı içerikten açık bir şekilde ve usulüne uygun olarak haberdar edilmeyen müvekkili şirketin platform üzerinden davacı adına tescilli markayı ihlal eder şekilde mağaza adı kullanıldığına dair aktif bir bilgisinin olduğunun ve dolayısı ile bu mağaza adı bakımından kusurlu hareket ettiğinin kabul edilebilmesinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda: "Dava, marka hakkına tecavüzün önlenmesi davasıdır. Dava konusu uyuşmazlıkta, davalı ... Ticaret ve Bilişim Hizmetleri A.Ş.'ye ait... adlı e-ticaret sitesinde/platformunda yer alan www...com/.../... isimli mağazada gerçekleştirilen kullanımların davacı ... Teknoloji Yazılım ve Danışmanlık Tic. Ltd. Şti.'nin 2017 116052 tescil numaralı markasına tecavüz edip etmediği hususunda olduğu, ... tescil numaralı markasının 35. Ve 42. Sınıflarda davacı adına, 2008 ... tescil numaralı ŞEKİL markasının 09. Sınıfta ihbar ... SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ' nin 20/04/2009 tarihinde tescilli olduğu, davacı tarafa ait...tescil numaralı markasının başvuru 19.12.2017 tarihinde yapılmış olup Türk Patent ve Marka Kurumu'nun mutlak ret nedenleri kapsamındaki re'sen incelemesi sonucunda SMK m.5/I-b ve m.5/I-c gereğince kısmı yayınlanmasına karar verilmiş ve söz konusu markanın kapsamından “Bilimsel ve sınai inceleme, araştırma hizmetleri; mühendislik hizmetleri, mühendislik ve mimari tasarı hizmetleri, kalite ve standart belgelendirme amaçlı mal/hizmetlerin test edilmesi. Bilgisayar hizmetleri: bilgisayar programlama, bilgisayarı virüse karşı koruma, bilgisayar sistemi, tasarımı, başkaları adına web sitelerinin tasarlanması, bakımı ve güncelleştirilmesi, yazılı tasarımı, kiralanması ve güncelleştirilmesi, internet arama motoru sağlama, hostin bilgisayar donanımları alanında danışmanlık, bilgisayar - donanımlarının - kiralanma hizmetleri” çıkarılarak 35 ve 42. Sınıflarda tescil edildiği, dava dışı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. adına tescilli bulunan 2008 ... tescil numaralı markaya dayanılarak SMK m.6/1, 6/5 ve 6/9 kapsamında itiraz edilmiş olduğu, itirazın Kurum tarafından reddedilmiş olduğu, dava dışı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. adına tescilli bulunan 2008 ... tescil numaralı markanın 25.08.2008 tarihinde 9. Sınıftaki mal ve hizmetler yönünden tescil edildiği, davaya konu mağaza adının ... olduğu, ilgili sayfanın alan adında ...+şekil olduğu, www...com/.../... şeklinde ve mağaza içerisinde kullanımın söz konusu olduğu, bu haliyle davacı ve dava dışı şirketin markaların kelime olarak birbirinin aynısı oldukları, bu haliyle SMK'nın 7/2-b maddesi anlamında benzerlik şartının gerçekleştiği bilişim uzmanı tarafından yapılan tespitte mağaza içinde bilgisayar kategorisinin bulunduğu ve bu kategorinin alt kategorileri olarak Bilgisayar bileşenleri, aksesuar, yedek parça ve ofis elektroniği olmak üzere toplamda 184 adet ürünün yer aldığı, anılan bu ürünlerin davacı markasının tescili kapsamında kalmadığı ve/veya davacı markasının tescil kapsamında kalan hizmetler ile ilişkili mallar olmadığı; bununla birlikte, anılan sanal mağazada yer alan ürünler arasında (... gibi) farklı markalı ürünler olduğu, bu ürünlerden 5 tanesi (... kart ürünlerinin) ... markalı olduğu, ... markalı ürünlerin de davacı markasının tescil kapsamında olmadığı, davalı şirketin sanal mağazalarda hizmet sağlayıcı konumunda olduğu, faaliyetlerinin bu kapsamda 35. Sınıftaki "müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için" mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri” malın doğrudan satıcısı olan tarafın tüketiciye verdiği satış hizmetini ifade ettiği, bu haliyle mal/hizmetler arasında ayniyet veya benzerlik şartı karşılanmadığından SMK m.29/1-a'nın atfıyla m.7/2-b anlamında bir iltibasın söz konusu olmayacağı, 5651 sayılı kanunun 5. Maddesinde yer sağlayıcının yükümlülüklerinin belirlendiği şekliyle Yer sağlayıcı, yer sağladığı içeriği kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırmakla yükümlü bulunmadığı dikkate alındığında davalı tarafça sağlanan alanda dava dışı şirketin marka hakkının ihlali sebebiyle davalı tarafın sorumluluğunun bulunmayacağı, yine anılan yasal düzenlemeye göre davalı yer sağlayıcı tarafa marka hakkının ihlalinin bulunması halinde yer sağlayıcının durumdan haberdar edilmesi ve içeriği çıkarması için kendisine süre verilmesi gerektiği yönündeki düzenleme ve dava konusu somut uyuşmazlıkta davacı tarafça davalı tarafa süre verildiğinde dair bir delilin bulunmadığı dikkate alındığında davacı tarafın davalı tarafın marka hakkını ihlal ettiğinden bahisle dava açma hakkı bulunmadığı dikkate alınarak davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM /Yukarıda açıklanan nedenlerle ; Davanın REDDİNE,..." karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Dava dilekçelerinin deliller bölümünde Üsküdar 16. Noterliği' nin 22.12.2021 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi'' belirtildiği ve 16.02.2022 tarihinde delil dilekçe ekinde dosyaya sunulduğunu, delil incelendiğinde davalı Şirket'e marka hakkının ihlalinin gerçekleştirildiği ve bu kapsamda inceleme yapıp, kendi e ticaret sitesindeki paylaşımların ve satışların durdurulması ve kaldırılmasının talep edildiğini, Davalı Şirketin ise Mahkeme kararı olmadan işbu durum hakkında işlem yapılmayacağına ilişkin cevap verdiğini, hüküm içerisinde davalı tarafa süre verildiğine ilişkin delilin bulunmadığı şeklindeki gerekçenin hatalı olduğunu, İltibas ve benzerlik yönünden dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarının içeriğinde çelişkiler bulunduğunu, itiraz dilekçelerinin dikkate alınmadığını, taraflarınca ihtaren ve somut belgeler sunularak bildirilmesine rağmen davacının tescil etmiş olduğu haklarının davalı şirketin aracılık etmesi suretiyle SMK madde 29 -1/a-b-c maddelerinde geçen tecavüz hallerini oluşturduğunu savunarak ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE :
Dava, markaya tecavüzün tespiti, önlenmesi ve tecavüz sonuçlarının ortadan kaldırılması davasıdır.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı internet yer sağlayıcısı aleyhine açılan tecavüzün tespiti, önlenmesi ve tecavüz sonuçlarının ortadan kaldırılması davası bakımından, davalının iştirak halinde tecavüz nedeniyle sorumlu tutulabilmesinin kusur şartına bağlı olduğu, davacı tarafından keşide edilen 22/12/2022 tarihli ihtarname ile davalı tarafa 7 gün süre verildiği ve 2017 116052 tescil numaralı markaya ilişkin TPMK internet sorgu dökümünün ihtarname eki ile davalı tarafa tebliğ edildiği görülmüş ise de davalı tarafından keşide edilen ihtarname ile platformda satış yapan dava dışı şirketin 2008 2l708 numaralı marka tesciline sahip olduğu ve satışını yaptığı ürünlerin bu sınıftaki ürünleri kapsadığının tespit edildiğinin, iddiaları doğrular nitelikte bilirkişi raporu veya mahkeme/savcılık kararı alınması hallinde bu doğrultuda işlem yapılacağının" bildirilmesi karşısında davacının üstün hak sahipliği iddiasını yaklaşık ispata elverişli şekilde delillendirdiğinin kabul edilemeyeceği, ihlal iddiasına konu içeriğin kaldırılmamasında davalıya atfı kabil kusur bulunmadığı, ilk derece mahkemesince bu gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken, "davalı tarafa süre verildiğine dair delil bulunmadığı" şeklindeki hatalı değerlendirme ve gerekçe ile karar verilmesi yerinde görülmemiş, eksikliğin yeniden yargılamayı gerektirmediği dikkate alınarak HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince, davacı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve Dairemizce yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.İlk derece mahkeme kararının düzeltilen gerekçesine göre, davalı şirkete ait internet sitesindeki ürünlerde iddiaya konu ibarenin kullanımının markaya tecavüz teşkil ettiğine ilişkin ileri sürülen iddianın incelenmesinin sonuca etkisi bulunmadığı dikkate alınarak bu husustaki istinaf sebeplerinin de incelenmesine gerek görülmemiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçe ile:
1-Davacı vekilinin istinaf isteminin kısmen KABULÜNE,2-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ'nin 17/10/2023 tarihli 2022/39 E. - 2023/203 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,-Davanın REDDİNE,3-İlk derece yargılaması yönünden; a-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 172,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 442,50TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,b-Davalı vekiline Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,c-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,ç-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,d-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesi'nce ilgililere iadesine, 4-İstinaf yargılaması yönünden; a-Davacı vekilinin istinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harcının talep halinde iadesine,b-İstinaf yargılaması sırasında davacı tarafından yapılan 738,00TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 150,00 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 888,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,ç-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 08/10/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.