T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2024/175 Esas
KARAR NO : 2025/1244
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 22/11/2023
NUMARASI : 2022/85 Esas, 2023/1018 Karar
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 09/10/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde;
müvekkili şirket aleyhine Bakırköy 3. İcra Müdürlüğünün ... takip sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus icra takibi yapıldığını, icra takibine konu 28/06/2016 tanzim 15/10/2018 ödeme tarihli 431.550-TL'lik bononun şirket müdürü olan ... tarafından geçmişe yönelik olarak müvekkili şirketi borçlandırmak ve eşinin ortağı olduğu davalı ... alacaklı kılmak amacıyla düzenlediğini, müvekkili şirketin takip konusu bonolardan dolayı davalı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını, bu nedenlerle müvekkili şirketin icra takip dosyası yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde;icra takibine konu bononun geçmişe yönelik olarak düzenlenmediğini, bono kapsamında müvekkili şirketin alacaklı olduğunu, bu nedenlerle yasal dayanağı bulunmayan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:
"...Her ne kadar davalı taraf icra takibine konu bonodan dolayı alacaklı olduğunu ve bu bağlamda icra takibi yapmış ise de; 31/12/2016 tarihli ve bono miktarı kadar olan mutakabat mektubunun borçlu ve alacaklı her iki şirketin de temsilcisi olan ... tarafından imzalandığı, 08/03/2023 tarihli oturumda her iki şirketin de temsilcisi olan ... bonoyu bizzat kendisinin imzaladığını kabul ettiği ve bonoya karşılık borçlu davacı şirkete demir ve sunta sattıklarını beyan ettiği, oysaki bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere şirketler arasında herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığı, ayrıca bononun nakden alınan para borcuna karşılık düzenlendiği belirtildiği halde her iki şirketin de temsilcisi olan ...'ın davacı şirkete demir ve sunta satıldığını ve bu kapsamda alacağın oluştuğunu, dosyaya sunulan havale makbuzlarından yalnızca 28/12/2015 ve 17/03/2016 tarihli makbuzlarda gönderilen paranın borç olarak gönderildiğinin yazıldığı, söz konusu makbuzlardaki havalenin 45.000-TL + 23.600-TL olmak üzere toplam 68.600-TL olduğu, diğer makbuzlarda paranın borç olarak gönderildiğine ilişkin herhangi bir açıklamanın yer almadığı, borç olarak gönderilen para karşılığında düzenlendiği esas alınsa bile söz konusu meblağın yalnızca toplam 68.600-TL olduğu, oysaki nakden düzenlendiği belirtilen bono bedelinin toplam 431.550-TL olduğu, bononun düzenlendiği tarih itibariyle vergi dairesine verilen beyannamelerde yer almadığı, bilahare 20/02/2021 tarihinde 2017 yılına ait yapılan düzeltme ile kayıt altına alındığı, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davalı şirket temsilcisinin beyanlarının "çelişkili davranış yasağı" kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, bu bağlamda icra takibine konu bononun geçmişe yönelik olarak davacı ... borçlandırmak amacıyla düzenlendiği mahkememizce kabul edilmiştir.Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; her iki şirketin temsilcisi olan ...'ın eşinin ortağı olduğu davalı ... alacaklı kılmak amacıyla geçmişe yönelik dava konusu bonoyu düzenlediği, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda da belirtildiği üzere şirketler arasında herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığı, yalnızca para alışverişi kapsamında cari hesap bakiyesinin bulunduğu, bononun düzenleme nedeninin nakden olarak bonoda derc edildiği halde davalı şirket temsilcisinin duruşmadaki beyanlarında davacı şirkete demir ve sunta sattıklarını ve ayrıca verilen borç para karşılığında düzenlendiğini ifade ettiği, oysaki dosyaya sunulan havale makbuzlarında yalnızca 68.600-TL'lik makbuzlar yönünden borç para şeklinde açıklamanın bulunduğu, buna mukabil bono bedelinin 431.550-TL olduğu, bononun düzenlendiği tarih itibariyle vergi dairesine verilen beyannamelerde yer almadığı halde bilahare davacı şirket muhasebecisinin şifresini kullanan ...'ın 20/02/2021 tarihinde sehven eksik ve hatalı giriş nedeniyle düzeltme yapmak suretiyle dava konusu bononun kayıt altına alınmaya çalışıldığı, tüm bu hususların davalı şirket yönünden çelişkili davranış yasağı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve bu nedenlerle davacı şirket temsilcisinin temsilci olduğu dönemi kapsar şekilde davacı ... borçlandırmak amacıyla dava konusu bonoyu düzenlediği, söz konusu bonoyu geçmişe yönelik olarak düzenlenme imkan ve ihtimalinin bulunduğu dikkate alınarak davacı tarafın menfi tespit davasının kabulüne karar vermek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak;1-Sabit görülen davacının davasının KABULÜNE, davacının, Bakırköy 3. İcra Müdürlüğünün ... takip sayılı dosyası yönünden davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE" Şeklinde karar vermiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:
Davalı vekili istinaf isteminde özetle;Müvekkili şirketin müdürü ...'ın, davacı ... 2011 yılı ile 25/08/2016 tarihleri arasında müdür sıfatıyla temsil ve idare ettiğini, davacı şirket yetkilisi ... ile Trabzon'da inşaat taahhüt işleri yapmakta olduğunu, ilgili dönemler arasında ... inşaat adına ortak ticari arazi satın aldıklarını, ...'ın eşi ...tarafından ... inşaat şirketinde sahip olduğu hisselerin tamamının ...'e muvazaalı olarak devredildiğini,Müvekkili şirket yetkilisi ...'ın şirketi devretmeden önce yapmış olduğu açık hesap emtia satışlarını, mal alış faturalarını ve şirkete mal ve hizmette kullanmak üzere yaptığı para transferlerinden kalan bakiyeyi bono olarak düzenlediğini, ...'ın tahliye edildikten sonra davacı şirket yetkilisi olan ve de ...'ın bacanağı olan ...'den şirketteki alacağını istediğini, Davacı şirket yetkilisi ...'a ait hisseleri ve müdürlük yetkisini devretmediği gibi bonoya bağlanan alacağı ödemekten de imtina ettiğini, Bononun resmi defter kayıtlarında mevcut olduğunu, davacı şirketin "sonradan düzeltme beyanı verdiğini, süresinde verilen beyanda senetler bilanço kalemlerinde gözükmediği şeklindeki iddialarının gerçek olmadığını, mahkemenin çelişkili davranış yasağı gerekçesi ile davayı reddetmesinin yerinde olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, İİK 72.maddesine dayalı olarak açılan borçsuzluğun tespiti istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Bono, bağımsız borç ikrarını içeren bir senet ise de; senede “malen” veya “nakden” kaydı yazılmışsa, artık buna uyulmak gerekir.Somut uyuşmazlıkta; ...'ın 10.10.2011-12.08.2016 Tarihleri arasında davacı şirketin müdürü olduğu, 29.06.2016 itibarı ile de davalı şirketin müdürü olduğu, davaya konu bononun ... tarafından davacı şirket müdürü sıfatı ile davalı şirket lehine düzenlendiğinin ihtilafsız olduğu, ancak senette nakden kaydı mevcut ise de; ...'ın 08.06.2022 Tarihli duruşmadaki beyanında bonoya karşılık demir ve sunta sattığını, ayrıca banka havalesi ile davacı şirkete gönderilen borç paranın karşılığını olduğunu ileri sürdüğü, 08/03/2023 Tarihli duruşmada bononun ticari ilişki kapsamında düzenlendiğini beyan ettiği, bilirkişi raporunda taraf şirketler arasında ticari ilişki bulunmadığının belirtildiği, bononun düzenlendiği tarih itibariyle vergi dairesine verilen beyannamede yer almadığı, 21/02/2021'de 2017 yılına ait düzeltme ile kayıt altına alındığı, mutabakat mektubunun da ... tarafından imzalandığı dikkate alındığında ilk derce mahkemesince dava konusu bononun davacı şirketin eski müdürü olan ...'ın, eşinin ortağı olduğu davalı ... alacaklı kılmak amacı ile geçmişe yönelik düzenlendiği kabul edilerek menfi tespit isteminin kabulüne karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmemiş, davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddi gerekmiştir. Açıklanan nedenle ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin istinaf isteminin HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;
1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, -Alınması gereken 29.479,18-TL ilam harcından peşin alınan 7.370,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 22.109,18-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,-Davacının gider avansından kullanıldığı anlaşılan 40TL istinaf masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.09/10/2025