T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2024/102 Esas
KARAR NO : 2025/1169
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 23/10/2023
NUMARASI : 2022/419 Esas, 2023/952 Karar
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 08/10/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı, dava dilekçesinde özetle; Keşidecisi bulunduğu 30.03.2020 tarihli 60.000,00 TL meblağlı 2004431 seri no.lu ve 30.04.2020 tarihli 60.000,00 TL meblağlı ... seri no.lu çeklerin gününde ödenemediğini, bilahare EFT yoluyla davalı şirkete 01.06.2020 tarihinde 80.000,00 TL ve 02.06.2020 tarihinde 70.000,00 TL çek karşılığı ödeme yapıldığını, davalı şirket yetkilisinin tahsil ettiği çekleri iade etmediğini, çeklerin Bakırköy 4. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında takibe konduğunu ileri sürerek öncelikle ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davanın kabulünü, yargılama giderlerinin davalı uhdesinde bırakılmasını, davalının takipte haksız olması sebebiyle tayin olunacak tazminatın davalı tarafça tarafına ödenmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 01.06.2020 tarihinde 80.000,00 TL ve 02.06.2020 tarihinde 70.000,00 TL ödeme yapıldığına dair 2 adet ödeme belgesi incelendiğinde, müvekkiline ödeme yapan kişinin davacı değil ... isimli kişi olduğu, davacı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, ... tarafından yapılan ödeme açıklamasının “karşılığı çıkmayan çeklerimize mahsuben” olarak belirtildiğini, müvekkiline para gönderen ve dekontlarda ismi bulunan ...'nın ... Çevre ve Enerji Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti. nin yetkilisi ve sahibi olduğunu, ... firmasının ciro ederek müvekkiline vermiş olduğu, 20.05.2020 tarih 95.000,00 TL bedelli ve 20.05.2020 tarihli 95.000,00 TL bedelli 2 adet çekin karşılıksız çıktığını, ...'nın 70.000,00 TL ve 80.000,00 TL' lik ödemelerinin belirtilen karşılıksız çeklere mahsuben yapıldığını, davacının dava konusu çeklerle ilgili olarak herhangi bir ödeme yapmadığını, ... tarafından dava konusu olmayan ve karşılıksız çıkmış başka çeklere mahsuben yapılan ödemenin davacı tarafından kendi ödemesi gibi iddia edilmesinin ve delil olarak ileri sürülmesinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...Davacı taraf keşide ettiği dava konusu çeklerin bedelleri ödendiği halde kendisine iade edilmediği gerekçesi ile borçlu olmadığının tespiti talebinde bulunmuştur. Davalı taraf söz konusu çeklerin ... firması tarafından kendilerine verildiği ve söz konusu firma tarafından başka çeklerin de kendilerine verildiğini ve bu firma yetkilisi tarafından yapılan ödemenin başka çeklere ilişkin yapıldığını beyan etmiştir. Davalı tarafın defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemede davacı ile davalı arasında doğrudan bir ticari ilişki olmadığı, davacının söz konusu çekleri ... firmasına verdiği, ... firması tarafından da ciro olunarak davalıya verildiği, dava dışı ... firmasının davalıya 190.000,00 TL borcuna karşılık dava konusu 120.000,00 TL toplam bedelli çekleri ve her biri 95.000,00 TL bedelli iki ayrı çeki verdiği, çeklerin karşılıksız çıktığı ve dava dışı firma yetkilisi tarafından davalıya karşılığı çıkmayan çeke mahsuben 150.000,00 TL ödendiği tespit edilmiştir. Davalı tarafın, dava dışı şirketten 190.000,00 TL alacağı dışında alacağı olduğunu ispat edememesi ve söz konusu alacağa yönelik dava konusu çeklerin ve diğer çeklerin verilmiş olması karşısında dava dışı şirketin ifa yerine söz konusu çekleri verdiği kabul edilmiş ve yapılan ödemenin davacı çeklerine mahsuben yapıldığının kabul edilmemesi durumunda davalının sebepsiz zenginleşeceği, bu çekler dışında diğer çekleri de tahsile koyma imkânının devam etmesi karşısında dava dışı şirket tarafından yapılan ödemenin davacının çeklerine mahsuben yapıldığı ve söz konusu çekler nedeniyle davacının borcunun kalmadığı kabul edilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-DAVANIN KABULÜNE, Davacının Bakırköy 4. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında takibe konu edilen 30/03/2020 tarihli 60.000,00 TL bedelli ve 30/04/2020 tarihli 60.000,00 TL bedelli çekler nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine,..." karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Davacı tarafından, davadışı üçüncü kişi tarafından yapılan ödemeyi kendi borç ödemesi olarak kabul edilmesini ve böylece borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, ödemeyi yapan kişinin dava dışı üçüncü bir kişi olduğunu, üçüncü kişinin ödediği miktarların davacının borçlusu olduğu çeklerin miktarları ve tarihleri ile uyumlu olmadığını, dava dışı üçüncü kişinin ödediği miktarların dava konusu olmayan üçüncü kişinin kendi borçlusu olduğu başka çeklere mahsuben yapılan ödemeler olduğunu, dava dışı üçüncü kişinin yaptığı ödemelerde davacının borcuna karşılık ödeme yapıldığı yada dava konusu çeklere binaen ödendiği yönünde bir açıklama bulunmadığını, bu nedenlerle dava dışı üçüncü kişinin müvekkiline yapmış olduğu ödemenin davacının borcuna karşılık yapıldığının kabulünün mümkün bulunmadığını, davacının borçlu olmadığını kanıtlayamadığını, Bilirkişi raporunda davalının mükerrer tahsilat yapmış olacağı yönündeki değerlendirmenin hatalı olduğunu, Davanın konusunun ... firmasının müvekkiline olan borçları olmadığını, davacının müvekkiline borçlu olup olmadığının incelenmesi gerektiğini, yapılan ödeme davacı tarafından yapılmadığından, ödeme açıklamasında davacının borcuna mahsuben yapıldığı yada dava konusu çeklerin bilgisi belirtilerek dava konusu çekler için yapıldığı belirtilmediğinden davadışı üçüncü kişinin yaptığı ödemenin davacının borcu için yapılmış olduğu kabul edilemeyeceğini, ... firmasının fatura miktarından fazla miktarda çeki müvekkiline vermiş olduğu konusunun ise bu davanın konusu olmadığını, bu hususun ancak ... firması tarafından ileri sürülebileceğini ve ... firması tarafından açılacak bir davada tartışılabileceğini, ... firmasının verdiği çek miktarının fatura miktarından daha yüksek olduğu belirtilmiş ise de ... firması ile müvekkili şirket arasında fatura dışında alışveriş bulunması yada ... firma sahibinin müvekkiline şahsi borçlarının bulunması ve fatura miktarı dışında verilen çeklerin bu borçlarına karşılık verilmiş olmasının mümkün olduğunu, Davacının keşidecisi olduğu çekler nedeniyle borçlu olduğu, çekin TTK gereğince sebepten bağımsız bir ödeme aracı olduğunu, davacının dava konusu çeklerden dolayı borçlu olmadığını kanıtlayamadığını, Davadışı ... firması tarafından verilmiş bulunan çeklerin halen dahi ödenmediğini ileri sürerek ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava, menfi tespit talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili istinaf edilmiştir.Davacı tarafından keşidecisi bulunduğu iki adet çek bedelinin dava dışı çek lehtarı tarafından ödenmesine karşın icra takibine konu edildiği iddiası ile dava açılmıştır. Dava dilekçesi ekinde sunulu dekont suretlerinden, dava dışı ... tarafından davalı ... ... Ltd. Şti. Banka hesabına 01/06/2020 tarihinde 80.000,00 TL ve 02/06/2020 tarihinde 70.000,00 TL 'nin "Karşılığı çıkmayan çeklerimize mahsuben" açıklaması ile ödeme yapıldığı görülmüştür.Davalı tarafından; yapılan ödemenin başka bir borca mahsuben yapıldığı savunulmuş ve cevap dilekçesi ekinde sunulu çek suretlerinden; ... Bankası'na ait keşidecisi dava dışı ... lehtarının dava dışı ... Çevre... Ltd. Şti. Olduğu çeklerden 0002812 seri numaralı çekin 20/05/2020 keşide tarihli 95.000,00 TL bedelli olduğu, 0002811 seri numaralı çekin de yine 0/05/2020 keşide tarihli 95.000,00 TL bedelli olduğu görülmüştür.Uyuşmazlığa konu çek suretleri incelendiğinde; Türkiye... Heybeli Ada Şubesine ait ... seri numaralı çekin 30/03/2020 keşide tarihli ve 60.000,00 TL bedelli olduğu, ... tarafından ... Çevre ... Ltd. Şti. Lehine keşide edildiği, lehtar ciranta tarafından davalıya geçtiği ve bankaya ibrazında karşılıksız olduğunun çek arkasına şerh edildiği görülmüştür. Davaya konu ... seri numaralı çekin ise 30/04/2020 keşide tarihli ve 60.000,00 TL bedelli olarak düzenlendiği anlaşılmıştır.Ticaret sicil kayıtlarından ödeme yapan dava dışı ...'nın davaya konu çek lehtarı ... şirketi yetkilisi olduğu anlaşılmıştır.Davacı tarafından takibe konu çek bedellerinin dava dışı kişi tarafından ödendiği ileri süülrmüş, davalı ise yapılan ödemenin dava dışı şirket ile davalı arasındaki başka bir borca ilişkin olduğu savunulmuştur. İddia ve savunma kapsamında ispat yükü davalı üzerinde olup, savunma karşısında TBK 101 ve 102. Maddeleri nazara alınarak inceleme yapılması gerekir. Davaya konu çeklerin keşide ve ibraz tarihleri ile yapılan ödeme tarihleri gözetildiğinde uygulanması gereken TBK 101 vd. Maddelerinde "Birden çok borcu bulunan borçlu, ödeme gününde bu borçlardan hangisini ödemek istediğini alacaklıya bildirebilir. Borçlu bildirimde bulunmazsa, yapılan ödeme, kendisi tarafından derhâl itiraz edilmiş olmadıkça, alacaklının makbuzda gösterdiği borç için yapılmış sayılır." Aynı kanun 102. Maddesinde ise; "Kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödeme, muaccel borç için yapılmış sayılır. Birden çok borç muaccel ise ödemenin, borçluya karşı ilk olarak takip edilen borç için yapılmış olduğu kabul edilir. Takip yapılmamış ise ödeme, vadesi ilk önce gelmiş olan borç için yapılmış olur. Birden çok borcun vadesi aynı zamanda gelmişse, mahsup orantılı olarak; borçlardan hiçbirinin vadesi gelmemişse ödeme, güvencesi en az olan borç için yapılmış sayılır.” hükmünü haizdir. Bu kapsamda değerlendirme yapıldığında; Sunulu ödeme belgelerinde yapılan ödemenin çeklerden birine yahut birkaçına mahsup edildiğine dair doğrudan bir açıklama yer almadığı gibi davalı tarafından TBK 101. Madde dahilinde makbuz ibraz edilmediği, bu halde TBK 102. Maddesine göre yapılan ödemenin muaccel borç için yapılmış sayılması gerektiği, ödeme tarihleri ile çek keşide tarihleri ve bedelleri dikkate alındığında, tüm çek bedellerinin muaccel olduğu, bu kapsamda yapılan ödemenin vadesi ilk önce gelen davaya konu çekler için yapılmış sayılması gerektiği açıktır.Yapılan bilirkişi incelemesi ile taraflarca davaya ve savunmaya dayanak gösterilen çeklerin davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı gibi dava dışı kişi tarafından yapılan ödeme kayıtlarının da davalı ticari defterlerinde yer almadığı, davalı ile dava dışı ... şirketi arasında 16/01/2020 tarihli 190.000,00 TL bedelli fatura dışında başkaca bir ticari ilişki bulunduğunun tespit edilemediği, davalı tarafından bilirkişi raporuna itiraz beyanlarında dava dışı şirket ticari defter ve kayıtlarının incelenmesine ilişkin itirazı ve bu yönde bir talebi bulunmadığı, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında yapılan ödemenin davaya konu icra takibine dayanak çeklere ilişkin bir ödeme olarak kabul etmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından yerinde görülmeyen davalı vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 8.197,20 TL harçtan, peşin alınan 2.049,30 TL (269,85 + 1.779,45) harcın mahsubu ile bakiye 6.147,90 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.08/10/2025