T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ-
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2024/100 Esas
KARAR NO : 2025/1209
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 01/11/2023
NUMARASI : 2023/182 Esas, 2023/667 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 09/10/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Tekirdağ İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyası ile davalılar aleyhine alacaklarının tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, davalıların işbu icra dosyasına konu ödeme emrine haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz etmek suretiyle takibin durmasına sebebiyet verdiklerini, davalıların murisi... ile ... Kiralama A.Ş. arasında imzalanan finansal kiralama sözleşmesinde müvekkilinin... lehine kefil olarak sözleşmeyi imzaladığını ve kefilliğin kendisine yüklemiş olduğu mesuliyet nedeniyle ve...’ın ... A.Ş.'ne ödemesi gereken taksitleri vadesinde ödememesi nedeniyle müvekkilinin sözleşmede borçlu olan... lehine taksitlerin hemen hemen tümünü şirket hesabına ödemek zorunda kaldığını, ... 'ın müvekkili tarafından yapılan ödemelerin bir kısmını müvekkiline iade ettiğini, ancak davaya konu etmiş oldukları bedelleri müvekkiline iade etmediğini, müvekkilinin de... lehine ödemiş olduğu ancak kendisine iade edilmeyen bedellerin tahsili için...’ın mirasçıları olan davalılar aleyhine icra takibi başlattığını, dava şartı olan arabuluculuğa başvuru yaptığında davalılar vekilinin de katılımı ile gerçekleşen müzakere sonucu icra takibine konu ettikleri alacağın bir kısmının davalılar vekili tarafından sunulan banka dekontu ile ödendiğinin taraflarınca anlaşıldığını, davalılar vekilinin ibraz etmiş olduğu 10.01.2018 tarihinde 1.887,00 Euro karşılığı 8.550,00 TL ile 28.12.2017 tarihinde 20.691,00 Euro karşılığı 92.700,00 TL olan kısmın dava konusu olmaktan çıkartıldığını, daha önce sehven icraya konulan bedellere yönelik bir taleplerinin bulunmadığını, arabuluculuk müzakeresinde ibraz edilen dekontlar düşüldükten sonra kalan bedel olan bakiye alacaklarının 13.847,00 Euro olduğunu ileri sürerek davalıların Tekirdağ İcra Dairesi'nin... Esas sayılı dosyasına yaptıkları itirazlarının 13.847,00 Euro karşılığı 275.059,58 TL yönünden iptaline, icra takibinin alacakları bedel üzerinden devamına, davalıların borca itirazları haksız olduğundan % 20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalılardan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Açılan davada görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, alacağa dair taleplerin zamanaşımına uğradığını, müvekkillerinin murisi...'ın 17.07.2020 tarihinde ani bir kalp krizi ile vefat ettiğini, mirasçı davalıların ... şirketi tarafından aranmaları sonucu murisin bilgi sahibi olmadıkları borcu olduğunu kayıtlarla öğrendiklerini, bunun üzerine 24.11.2020 tarihinde 25.840 Euro olan murisin vakıf leasing olan borcunu ödeyerek gerekli yasal işlemleri tamamladıklarını, mülkiyeti murise ait biçerdöveri adlarına kaydettirdiklerini, davacı tarafın icra takibinden farklı bir miktarı dava değeri olarak göstererek talepte bulunmasına muvafakatlerinin olmadığını, 30.03.2020 tarihindeki 25.740 Euro ödemenin davacı iddiasının aksine ... adında birisi tarafından ödeme yerine geçmek üzere yapıldığının tespit edildiğini, bu durumda davacı tarafından yapılan ödeme miktarının 94.220 Euro değil 68.480 Euro olduğunu, davacının ikrarı ile sabit olduğu üzere 80.373 Euronun davacıya ödendiğine göre müvekkilinin borcu değil, alacağının olduğunu, davacı tarafın müvekkillerden işbu bedelleri talep ederken icra takibinden önce temerrüde düşürmediğini, bu nedenle kefalet ilişkisinde rücu hakkı da ortadan kalktığını savunarak davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle usulden, aksi halde esastan reddine, davacının % 20’den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... Davacının müteveffa...'ın ... Kiralama A.Ş.'ye kefil olduğu, kefil olarak ödediği bedelleri rücuen isteyebileceği, 21.03.2017, 23.03.2018, 22.03.2019 ve 30.03.2020 tarihinde yaptığı ödemelerin kefalet sorumluluğu kapsamında yapıldığı, finansal kira sözleşmesinin son taksidinin davalılar tarafından ödendiği ve kira konusu emtianın mülkiyetinin davalılara devredildiği anlaşılmıştır. Her ne kadar davalılar vekilince kefilin bildirim yükümlülüğü bulunmadığı savunulmuş ise de davalı kefillerin son taksidi ödeyerek mülkiyeti devraldıkları, taksit ödemelerinin davacı tarafından da yapıldığı, işbu dava konusu itibariyle bu itirazı ileri sürmelerinin dürüstlük kuralına aykırı olduğu, kefil olarak ödeme yapan davacının bu ödemelerin iadesini asıl borçludan ve mirasçılarından isteyebileceği kanaatine varılmıştır. Davalı vekilince itirazın iptali davasında alacaklının takipten farklı değer üzerinden dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı savunulmuş ise de dava konusunun mahiyeti itibariyle takip tarihi ve dava tarihi itibariyle alacağın varlığının kanıtlanması gerektiği davacı vekilinin bir kısım ödemelerin takipten sonra tespit edilmesi nedeniyle dava değerinin bakiye alacağa göre belirlendiği iddiası nedeniyle hukuki yararın bulunduğu kanaatine varılmıştır. Davalı vekilince 30.03.2020 tarihli 25.740,00 euro bedelli ödemenin davacı tarafından yapılmadığı savunulmuş, davacı vekilince 20.04.2023 tarihli beyan dilekçesi ile bu ödemenin davacının ortağı olduğu ... Motorlu Araçlar... Şirketinde sigortalı işçisi olduğu, davacının ödemeyi yapması için bu işçisini görevlendirdiği açıklanmış, davacının şirket ortaklığı, ...'ın SGK kaydı, sunulmuş olan deliller, ödeme ve dava tarihi nazara alınarak bu ödemenin davacı adına yapıldığı kanaatine varılmıştır. Mahkememizce hükme esas alınan 23.08.2023 tarihli rapora davalılar vekilince itiraz edilmiş ise de raporda tespit edilen dekontlar, kayıtlar dosya içerisine alınıp Mahkememizdce değerlendirme yapılabilecek mahiyette olduğundan ek rapor alınmasına gerek görülmemiştir. Davalılar vekiline 11.04.2023 tarihli cevap ve delil dilekçesinde yemin deliline dayanması nedeniyle yemin delili hakkı hatırlatılmış, verilen kesin sürede beyanda bulunulmaması nedeniyle davalıların yemin deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılmalarına karar verilmiştir. Yukarıda yapılan açıklamalar itibariyle neticeten davacının kefaleten ödediği bedellerin bakiyesi olan ve bilirkişi raporunda dava tarihi itibariyle TL karşılığı tespit edilen 274.646,94 TL yönünden alacağın varlığını ispatladığı kanaatine varılarak davanın bu miktar yönünden kabulüne dava konusu alacağın likit ve itirazın haksız olması olması nedeniyle inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Ayrıntıları ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KISMEN KABULÜNE KISMEN REDDİNE, 1-Davalının Tekirdağ İcra Müdürlüğü'nün 2022/26839 esas sayılı dosyasında takibe yaptığı itirazın 274.646,94 TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin bu miktar alacak yönünden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %9 yasal oranda işleyecek temerrüt faizi uygulanarak devamına, fazlaya dair istemin reddine, 2- Hükmolunan alacak üzerinden hesaplanan 54.929,38 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine,..." karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde; Müvekkilleri murisi...'ın 17.07.2020 tarihinde ani bir kalp krizi ile vefat ettiğini, ... şirketi tarafından aranmaları sonucu murisin bilgi sahibi olmadıkları borcu olduğunun öğrendiklerini, bunun üzerine 24.11.2020 tarihinde 25.840 Euro olan murislerinin vakıf leasing olan borcunu ödeyerek gerekli yasal işlemleri tamamladıklerını ve mülkiyeti murislerine ait biçerdöveri adlarına kaydettirdiklerini, İcra takibinde ve dava dilekçesinde leasing alacaklısının ve borç miktarlarının farklı olarak ileri sürüldüğünü, murislerinin icra takibinde ileri sürülen ... Bankası aracılığı ile leasing sözleşme ilişkisinin bulunmadığını yaptıkları araştırma ile tespit ettiklerini, İcra dosyasına sunulan dekontlarda ödemelerin belirtilen ilişki dışında bir sebebe dayandığı, ileri sürülen hangi sebeple ödendiğine dair bir açıklamaya rastlanılmadığını, Bunların borç senedi olduğu sonucuna varılamadığını, davacının dayandığı 30.03.2020 tarihli dekontta dava dışı ... adında birisi tarafından ödeme yapıldığı, Bilirkişi raporlarına itirazlarının dikkate alınmadığını, Davalılar vekilince sunulan beyan dilekçesinde davalılardan ...’a ait 24.11.2020 tarihli 25.840,00€ bedelli ... referans numaralı işlem dekontunun... Genel Müdürlüğünden celbi talebine istinaden... Genel Müdürlük Bankacılık Hizmet Operasyonları Müdürlüğünün 08.06.2023 tarihli cevabi dilekçe ekinde sunulan dekontların incelenmesinde ... vadesiz TL hesabından döviz alımı işlemi ile yine ...’a ait vadesiz döviz tevdiat hesabına virman yapıldığı ve ... tarafından 25.840,00€ nun kasadan nakit olarak çekildiği, Leasing kiralama bedeli olarak gönderildiğine dair herhangi bir banka dekontunun mevcut olmadığı, var ise bile davacı vekilince talep edilen ... referans numaralı dekont olmasının mümkün olamayacağı yönündeki tespiti kabul etmediklerini, bu itirazlarının mahkemece dayanaksız olarak reddedildiğini, gerekçede de bu duruma değinilmediğini, bu hususta davalının dava dilekçesinde '' 18.12.2020 tarihli son taksiti kendileri ödemek suretiyle biçerdöverin tescilini kendi adlarına müvekkilime haber vermeksizin yaptıkları'' şeklinde ikrarı da bulunduğunu,...easing şirketinden bu bilginin istenilmesi ve ödemenin kimin tarafından yapıldığının sorulması ve buna göre ek rapor alınması gerektiğini, Bilirkişi raporunda Mahkemece T. ... Bankası T.A.O. Tekirdağ Bölge Müdürlüğü’ne hitaben düzenlenmiş 29.05.2023 tarihli müzekkeresinde Muris...’ın (TC. Kimlik No: ...) TR... ıban nolu hesabından ...’ in TR... ıban nolu hesabına yapılan 26.12.2019 tarihli 125.000,00₺, 13.09.2019 tarihli 43.890,00₺, 04.03.2019 tarihli 28.000,00₺, 19.02.2019 tarihli 65.000,00₺, 28.12.2017 tarihli 92.700,00₺ 10.01.2018 tarihli 8.550,00₺ bedelli işlemlere ilişkin dekontların çıkartılarak birer suretinin ivedi olarak getirilmesi istendiği, 08.06.2023 tarihinde müzekkere cevabi yazılarında söz konusu ıban numaralarının ... ait olmadığının bildirildiği, ... için verilen Iban numarasının 0482 Şube Kodlu ... Pınarhisar / Kırklareli Şubesine ait olduğunun, ... için verilen ıban numarasının 0261 Şube Kodlu ... Kırşehir Şubesine ait olduğunun belirtildiğini, Dava dilekçesinde borçlu...’ın davacı ...’e gönderdiği beyan edilen 19.02.2019 tarihinde 65.000,00₺ (o tarihli kur 6,59= 9.865 €), 04.03.2019 tarihinde 28.000,00₺ (o tarihli kur 6,37= 4.400 €), 13.09.2019 tarihinde 43.890,00₺ (o tarihli kur 5,77= 7.590 €), 29.12.2019 tarihinde 125.000,00₺(o tarihli kur 6,60= 19.940 €) toplamda 41.795,00€ luk işlem dekontlarının dava dosyasına ibraz edilmemesi ve söz konusu işlemlerin hangi bankanın hangi şubesindeki hangi hesaba transfer edildiği bildirilmediği sebebi ile değerlendirme yapılamadığını, Dava dosyası ve uyap portalda ibraz olunan herhangi bir ödeme belgesinin mevcut olmadığını, davalılar vekilince davacı ... ve müteveffa...’a ait ıban numaraları beyan dilekçesinde belirtildiğini ve ... Bankasından celbi talep edildiğini, Davacı vekilince leasing asıl kiracı müteveffa... tarafından 16.000,00€ nun elden diğer tutarların muhtelif tarihlerde banka aracılığı ile ödendiği beyanı dikkate alındığında (41.795,00€+16.000,00€+22.578,00€ = 80.373,00€) toplamda 80.373,00€ nun davacı yana ödendiği açıklandığını, bu tespite katılmanın mümkün bulunmadığını, itirazlarının mahkemece dayanaksız olarak reddedildiğini ve gerekçede de bu duruma değinilmediğini, Dekont örneklerini daha önce dilekçe ekinde sunduklarını, ... Pınarhisar şubesine müzekkere yazılarak ve 28.12.2017 92.700,00 ₺, 10.01.2018 8.550,00 ₺, 19.02.2019 65.000,00 ₺, 4.03.2019 28.000,00 ₺, 13.09.2019 43.890,00 ₺, 26.12.2019 125.000,00 ₺ ödemelere dair dekont örnekleri eklenerek yeniden sorulmasını ve gelecek cevapla birlikte ek rapor aldırılmasını talep ettiklerini, mahkemece taleplerinin dikkate alınmadığını, Davacının öncelikle müvekkillerini arayıp 90.000 Euro talep ettiğini, akabinde kendisine gönderilen dekontlardan sonra takip talebinde 36.425 Euro talep ettiğini, yine müvekkili tarafından murisin bir çok belgesi evde karıştırıldığında başkaca dekontlarda bulması üzerine arabuluculuk sürecinden sonra dava dilekçesinde 13.847 Euro talep ettiklrtini, tamamı tutarsız ve çelişkili talepler olduğunu, Yapılan ödemelerin TBK md.102 kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, ödeme dekontlarının hiçbirinde borç senedi olduğuna dair kayıt bulunmadığını, dava dışı ... tarafından ödendiğini gösteren 30.03.2020 tarihindeki 25.740 Euro bir dekont sunulduğunu, Mahkemece bu dekont nazara alınarak karar verildiğini, dava dışı bir kişinin ve özellikle hukuki ilişki içinde olmadıkları bir kişinin ödeme belgesi sunularak kendileri tarafından ödenmiş olduğunu iddia etmelerinin, davaya cevaptan sonra ise bu kişinin çalışanları olduğunu ve onun davacı adına ödeme yaptığı ileri sürülmesinin çelişki olduğunu, dava dışı kişi adına talepte bulunulamayacağını,Yapılan ödemelerin TBK md.102 kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, Ayrıca hiç tanımadıkları ve dava dışı ... tarafından ödendiğini gösteren 30.03.2020 tarihindeki 25.740 Euro bir dekont sunulduğunu, Mahkemece bu dekont nazara alınarak karar verildiğini, dava dışı bir kişinin ve özellikle hukuki ilişki içinde olmadıkları bir kişinin ödeme belgesi sunularak kendileri tarafından ödenmiş olduğunu iddia etmelerinin, davaya cevaptan sonra ise bu kişinin çalışanları olduğunu ve onun davacı adına ödeme yaptığı ileri sürülmesinin çelişki olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava, icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesi tarafından, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Hüküm, davalılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davacı tarafından; Finansal kiralama sözleşmesine konu borcun kefaleten ödendiği iddiasıyla ödenen bedelin asıl borçlu mirasçılarından tahsili isteminin konu edildiği icra takibine yapılan itirazın iptali istemiyle huzurdaki dava açılmıştır. Davacı tarafından, bir kısım ödemelerin icra takibinden sonra tespit edildiği gerekçesi ile takip çıkış miktarı altında harca esas değer göstermek suretiyle itirazın iptali davası açmasında usul ve esas yönden hukuka aykırılık bulunmadığından, yerinde görülmeyen istinaf sebebinin reddi gerekmiştir.İlk derece mahkemesi tarafından alınan bilirkişi raporunda; davacı tarafından kendisi tarafından FKS alacaklısına ödenen bedeller ile davalılar murisi tarafından "elden ve banka aracılığı ile kendisine geri ödendiği" beyan edilen bedeller esas alınmak suretiyle inceleme yapıldığı, davalılar vekili tarafından bir kısım dekont suretleri ile murisin el yazısını ihtiva ettiği bildirilen belge sureti sunulmak suretiyle bilirkişi raporuna itiraz edildiği, itiraz beyanlarında sunulu dekontların bankadan celbinin talep edildiği, ilk derece mahkemesi tarafından sunulu dekontların kendisi tarafından denetlenebileceği gerekçesi ile ek rapor alınmadığı görülmüştür.Yapılan yargılama ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, her ne kadar bilirkişi incelemesinin davacı beyanlarına dayalı olarak yapıldığı görülmüş ise de davalılar vekili tarafından sunulan dekont suretleri üzerinde yazan tarih ve bedeller ile murisin el yazısı olduğu savunulan hesap dökümünün dava dilekçesindeki ödeme ve geri ödeme miktar ve tarihleri ile tamamen örtüştüğü, bu kapsamda dekont asıllarının bankadan celp edilmesinin ve ek rapor alınmasının uyuşmazlığa katkı sağlamayacağı, davalılar tarafından sunulan dekont suretlerinde yabancı para alacağının o günkü kur karşılığı bulunduğu ve karşılık değerlerin bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada yer alan ödeme tutarları ile örtüştüğü, son taksit ödemesinin davalılar tarafından yapıldığı savunulmuş ise de "son taksit" ödemesinin huzurdaki davada talep konusu olmadığı, sunulu SGK belgesi ve ticaret sicil kayıtlarından 30/03/2020 tarihli ödemeyi yapan dava dışı "..." isimli şahsın davacının ortağı olduğu dava dışı ... Tarım şirketi çalışanı olduğu, davalılar tarafından da adı geçen şahısla ilgi muris yönünden başkaca bir bağlantı bulunduğunun iddia ve ispat edilememesi karşısında 30/03/2020 tarihli ödemenin de davacı tarafından yapıldığının kabul edilmesine ilişkin ilk derece mahkeme gerekçesinin yerinde olduğu, yemin deliline başvuru hususunda verilen kesin süreye karşın davalılar tarafından beyanda bulunulmadığı, yapılan yargılamada davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalılar vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalılar vekilinin istinaf isteminin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 18.761,13TL harçtan, peşin alınan 9.380,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 9.380,53 TL harcın davalılardan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Davacının gider avansından kullanıldığı anlaşılan 40,00 TL istinaf masrafının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,6-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.09/10/2025