T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2024/46 Esas
KARAR NO : 2025/1217 Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 21/11/2023
NUMARASI : 2022/350 E. - 2023/278 K.
ASIL DAVADA
DAVA: Tasarımın Hükümsüzlüğü
BİRLEŞEN DAVA: Tasarımın Hükümsüzlüğü
KARAR TARİHİ: 09/10/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
ASIL DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; TPMK nezdinde ... tescil numaralı tasarımın müvekkili adına tescilli olduğunu, davalının müvekkili adına tescilli tasarımın hükümsüzlüğü istemiyle mahkememizin 2019/401 Esas sayılı dosyasında dava açtığını, dolayısıyla davalının müvekkilinin tescilinden haberdar olduğunu, davalının müvekkili aleyhine hükümsüzlük davası açmasına rağmen aynı/ayırt edilemeyecek derecede benzeyen ikili koltuk tasarım tescili için ... (1) numarası ile kuruma başvuru yaptığını, davalının müvekkilinin tasarımından haberdar olduğu halde yaptığı bu başvuru ile kötü niyetli olduğunu iddia ederek, davalı adına ... (1) sayı ile tescilli tasarımın hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; TPMK nezdinde ... tescil numaralı tasarımın müvekkili adına tescilli olduğunu, davalının müvekkili adına tescilli tasarımın hükümsüzlüğü istemiyle mahkememizin 2019/401 Esas sayılı dosyasında dava açtığını, dolayısıyla davalının müvekkilinin tescilinden haberdar olduğunu, davalının müvekkili aleyhine hükümsüzlük davası açmasına rağmen aynı/ayırt edilemeyecek derecede benzeyen ikili koltuk tasarım tescili için ... (2) numarası ile kuruma başvuru yaptığını, davalının müvekkilinin tasarımından haberdar olduğu halde yaptığı bu başvuru ile kötü niyetli olduğunu iddia ederek, davalı adına ... (2) sayı ile tescilli tasarımın hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
ASIL DOSYA VE BİRLEŞEN DAVAYA CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin sahibi olduğu tasarımın 6769 Sayılı Kanunu’nun 56.maddesi’nde belirtilen yenilik ve ayırt edicilik şartlarını yerine getirdiğini, davacı tarafın bir kısım tescilli tasarımlar ile müvekkilinin kendi internet sitesinde bulunan ürün görsellerine dayanarak müvekkil tasarımlarının yeni ve ayırt edici olmadığına ilişkin iddialarının yerinde olmadığını, bir tasarımın tüm özelliklerinin yeni olmasının uygulamada neredeyse imkansız olduğunu, yenilik için, tasarımı benzerlerinden ayıracak ölçüde özelliklere sahip olmasının gerekli ve yeterli olduğunu, söz konusu tasarımlar sandalye olduğundan bu tarz tasarımlarda olması gereken ana hatlarının belli olup, farklılığı sağlayan hususun tasarımlarda kolluk, bacak, üzerinde yer alan dokular olduğunu, bilgilenmiş bir tüketicinin tekli koltuk yerine çift kişilik ya da üç kişilik bir kanepe ile karıştırma ihtimali bulunmadığını, bilindiği üzere, ayırt edici nitelik belirlenirken göz önünde bulundurulması gereken husus, tasarımın genel görünümünün öncekilerden farklı olup olmadığı olduğunu, eğer genel görünümü öncekilerden belirgin bir şekilde farklıysa bu tasarım önceki tasarımlarda küçük değişiklikler yapılarak bu sonuca ulaşılmış olsa da yeni kabul edileceğini, sandalye tasarımında yer alan kol, bacak gibi hususların teknik zorunluluktan kaynaklandığını, bu kısımlar olmadan sandalye tasarımı üretmenin mümkün olmadığını, somut olayda tasarımlar arasındaki farkların bilgilenmiş kullanıcı tarafından kolayca fark edilebilecek nitelikte olduğunu, zira, bahsedildiği üzere teknik formlar hariç taraflara ait tasarımların oldukça farklı olduğunu savunarak, bu nedenlerle asıl dava ile birleşen davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
MAHKEME KARARI:Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 21/11/2023 tarihli 2022/350E. - 2023/278 K. sayılı kararıyla; "...Tasarım hukukuna hakim olan ilkelere göre (SMK 56/4-a ve b maddeleri) daha önce piyasada satılan, üretilen ve dağıtımdaki herhangi bir tasarımla sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edilir. Bu nedenle ürünler arasındaki farklılıkların küçük ayrıntı olup olmadığını ortaya çıkarmak gereklidir. Ayırt edici niteliğe sahip olmak ise, bu tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenim ile herhangi bir tasarımın böyle bir kullanıcıda yaratığı genel izlenim arasında belirgin bir farklılık olması anlamındadır. (SMK 56/5-a ve b maddeleri) Dışarıdan gözlemlenebilecek farklılık ve benzerlikler bilgilenmiş kullanıcı bilgisiyle tespit edilebilecekken önem taşıyan husus, farklılıkların genel görünümde yenilik yaratıp yaratmada yeterli olup olmadığıdır. Ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde, birbirleri ile kıyaslanan tasarımların ilke olarak farklılıklarından çok ortak özelliklerinin değerlendirilmesine ağırlık verilir ve tasarımcının tasarımı geliştirme açısından ne kadar seçenek özgürlüğüne sahip olduğu göz önüne alınır. (6769 Sayılı SMK 58/2)Yukarıda değinilen ilkeler, bilirkişi raporu ve yenilik kırıcı olarak ileri sürülen deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu tasarımların tescil başvuru tarihi itibariyle yeni ve ayırt edici olmadıkları anlaşılmakla, asıl ve birleşen dosya yönünden davanın kabulü ile hükümsüzlüğüne..." karar verildiği görülmüştür.
İSTİNAF İSTEMİ: Asıl ve birleşen davada davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, davacının müvekkilinin tasarım başvurusuna itiraz dilekçesinde birebir aynı tasarımları gösterdiğini, müvekkilinin tasarımlarının bu tasarımlar ile benzer olmadığına karar verilerek tescil edildiklerini,Bilirkişi raporunda bu tasarımların müvekkilinin tasarımları ile benzer olduğuna dair bildirilen görüşün hatalı olduğunu, Tasarımların sandalye tasarımları olduklarını, farklılığı sağlayan unsurların kolluk, bacak, üzerinde yer alan dokular olduğunu, bilgilenmiş tüketicinin tekli koltuk ürününü çift kişilik ya da üç kişilik kanepe ile karıştırma ihtimalinin bulunmadığını,Tasarımın genel görünümünün farklı olup olmadığına bakılması gerektiğini, müvekkilinin tasarımlarının genel görünümünün farklı olduğunu,Benzerlik incelemesinde teknik zorunlulukta kaynaklanan unsurların dikkate alınmaması gerektiğini, Teknik formlar hariç, taraflara ait tasarımların oldukça farklı olduklarını belirterek, arz ve izah ettikleri sebeplerle, istinaf taleplerinin kabulü ile Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2022/350 Esas 2023/278 Karar sayılı kararının kaldırılması ile asıl ve birleşen davanın reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Dosyada mevcut TPMK kayıtları incelendiğinde; 15/01/2020 başvuru ve tescil tarihli, ... tescil numaralı çoklu tasarımın davalı adına tescilli olduğu tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesince tasarım uzmanı ..., marka-patent vekili ... ve bilişim uzmanı ...'ndan oluşan bilirkişi heyetinden alınan 17/10/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda sonuç olarak; hükümsüzlüğü talep edilen ... (1) ve (2) sıra numaralı tasarım tescilinin başvuru tarihi olan 15/01/2020 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yeni ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olmadığını ve belirtilen nedenlerle hükümsüzlük şartlarının oluştuğunu bildirmiştir.
G E R E K Ç E : Asıl ve birleşen dava tasarım hükümsüzlüğü davasıdır.
Mahkemece asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyetinden alınan bilirkişi raporunda davalıya ait her iki tasarımın tescil başvuru tarihinden önce kamuya sunulan tasarımlar ile küçük ayrıntılar dışında benzer olarak algılandıklarına dair görüş bildirildiği, koltuk tasarımının zorunlu unsurları göz önüne alınarak değerlendirme yapıldığı, raporda görsellere de yer verildiğinden denetime uygun olduğu anlaşılmakla, Mahkemece her iki davanın da kabulüne karar verilmesi yerindedir.İncelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dava vekilince istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçe ile:
1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince asıl ve birleşen davalarda davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Asıl dava yönünden alınması gereken 615,40 TL maktu harçtan, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL eksik harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-Birleşen dava yönünden alınması gereken 615,40 TL maktu harçtan, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL eksik harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,5-İstinaf yargılama giderleri olarak; a)Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 20,00 TL (posta-teb-müz) masrafının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, b)Davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 09/10/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.