T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2024/66 Esas
KARAR NO : 2025/1220 Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 16/11/2023
NUMARASI : 2021/748 E. - 2023/868 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 09/10/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının lehtarı kendisi, düzenleyicisi ise .... Organizasyon ve Turizm Ltd. Şti. olan 31/01/2020 vadeli 14.000,00 TL bedelli, 29/02/2020 vadeli 14.000,00 TL. bedelli, 31/03/2020 vadeli 14.000,00 TL. bedelli ve 30/04/2020 vadeli 15.540,00 TL bedelli 4 adet emre muharrer senede dayalı olarak İstanbul 19. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla icra takibi yaptığını, icra takibinde, emre muharrer senetlerin düzenleyicisi olan .... Organizasyon ve Turizm Ltd. Şti.'nin yanı sıra, müvekkilinin de borçlu gösterildiğini, takibe ait ödeme emri müvekkillerine tebliğ edilmemiş ise de, takibin e-devlet üzerinden öğrenilmesi üzerine, senetlerin üzerinde müvekkilinin elinin mahsulü imza bulunmaması nedeni ile İstanbul 18. İcra Hukuk Mahkemesi‘nde ... sayılı dosya ile imza itirazında bulunulduğunu, bu davada geçici olarak takibin durdurulması taleplerinin reddedildiğini, müvekkili hakkında haciz uygulandığını, hacizlerin fek edilebilmesi için icra dosyasına 18/05/2021 tarihinde 81.976,00 TL ve 28/05/2021 tarihinde 600,00 TL olmak üzere toplam 82.576,00 TL ödeme yapmak zorunda kalındığını, söz konusu ödemelerin istirdat hakkı saklı tutularak yapıldığını, bu hususun tahsilat makbuzlarında şerh edildiğini, İstanbul 18. İcra Hukuk Mahkemesi‘nin ... Esas sayılı dosyası ile yapılan imza itirazlarının anılan mahkemece 24/06/2021 tarihinde 2021/1047 Karar sayısı ile verilen karar gereğince reddedildiğini, red gerekçesinin "şirket kaşesi dışına atılan ikinci imza şirket yetkilisinin şahsi sorumluluğunu oluşturacağından keşideci şirket yetkilisine karşı aval veren sıfatı ile icra takibi başlatılmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı" olarak gösterildiğini, bu karara karşı istinaf başvurularının ise süre aşımı nedeniyle reddedildiğini, her ne kadar, icra takip dosyası dayanağı senetlerin düzenlendiği tarih itibariyle müvekkili, düzenleyici şirketin ortağı ve tek müdürü ise de, senetler üzerinde yer alan imzaların müvekkilinin elinden sadır olmuş imzalar olmadığını, bu nedenle müvekkiline ait bir imzanın olmadığını, bu durumda müvekkilinin, borçlu olmadığı bir bedeli ödemek zorunda kaldığını, ödediği bedelin istirdaten davalıdan tahsili için işbu davanın açılması gerektiğini, icra takibine dayanak yapılan kambiyo senetlerinin üzerindeki imzaların müvekkiline ait olduğuna dair herhangi bir belirtme bulunmadığını, müvekkilinin avalist sıfatıyla takipte borçlu gösterilmesinin, alacaklının haksız ve kötü niyetli icra takibi yaptığı anlamına geleceğini, takip tutarının % 20'sinden az olmamak üzere davalının kötüniyet tazminatına da mahkum edilmesi gerektiğini, arabuluculuğa başvurduklarını, davalı taraf ile anlaşılamadığını belirterek, müvekkilinin İstanbul 19. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına konu senetlere ve icra takibine dayalı olarak borçlu olmadığının tespiti ile dosyaya ödenmek zorunda kalınan toplam 82.576,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 2/2. maddesi hükmü gereğince T.C. Merkez Bankası'nın kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranında hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan istirdaten tahsili ile müvekkiline verilmesini, takip tutarının % 20'sinden az olmamak üzere davalının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesi ile anılan tazminatın davalıdan tahsili ile müvekkiline verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından açılan istirdat iddiasının haksız olduğunu, davanın reddinin gerektiğini, davacının bonoların düzenleme tarihinde ve borcun doğdu tarihte şirket yetkilisi olduğunu, davacının şirket yetkilisi olarak hem şirketi temsilen, hem de şahsi sorumluluğunu doğuracak şekilde çift imza attığını, imzaların davacıya ait olduğunu, bu sebeple de borçlu sıfatıyla icra takibinde dava dışı .... Organizasyon ve Turizm Ltd. Şti. ile birlikte yer alarak ödeme yaptığını, ilgili icra dosyası incelendiğinde imzayı atan kişinin şirket adına olan borca ve imzaya itiraz etmezken kendisi ile ilgili kısma itiraz ettiğini, sadece bu durumun dahi karşı tarafın planlarını açıkça gösterdiğini, icra mahkemesinde davacının söz konusu iddiaları incelendiğini, reddedildiğini, ilgili davanın kesinleştiğini, davacı TTK kapsamında aval veren olarak kabul edileceğini ve borçtan şahsen sorumlu olduğunu, poliçenin yüzüne, muhatabın veya keşidecenin imzaları hariç olmak üzere atılan her imzanın aval hükmünde olduğunu, şirket yetkilisi tarafından da olsa senede atılan ikinci imzanın, şirket kaşesi olmadan atılmış ise, burada keşideci sıfatının söz konusu olmayacağını, bu imzanın aval olarak kabul edileceğini ve imza sahibinin borçtan şahsen sorumlu olduğunu, davacının kötüniyet iddiasının yerinde olmadığını, davacının kötüniyetle hareket ettiğini, İstanbul 18. İcra Hukuk Mahkemesi ... Esas 2021/1047 Karar sayılı dosyasında haklılığı ve davacının borçtan sorumlu olduğunun ortaya çıktığını, keşideci şirket yetkilisine karşı aval veren sıfatı ile icra takibi başlatılmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığını, kötüniyet iddiasının yerinde olmadığını, davacı taraf icra mahkemesi tarafından verilen kararı doğru ve hukuka uygun olarak bularak süresinde istinaf etme gereği dahi duymadığını, tüm süreç incelendiğinde hangi tarafın kötüniyetli hareket ettiği hususunun anlaşılacağını, müvekkili şirketin yaptığı işlemin tamamen ticari kurallar çerçevesinde alacağını tahsil etmeye çalışmaktan ibaret olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini, dava masraf ve vekâlet ücretinin karşı taraf yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
MAHKEME KARARI:İstanbul 12.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/11/2023 tarihli 2021/748E. - 2023/868K. sayılı kararıyla; "...Yapılan yargılama, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu ile sonucunda; dosya kapsamına göre denetime elverişli bulunan bilirkişi raporu yerinde görüldüğünü, alınan bilirkişi raporu, yapılan yargılamalar dikkate alınarak davacının davasının kısmen kabulü ile, İstanbul 19. İcra müdürülüğünün ... Esas sayılı icra dosyasına dayanak yapılan senetler nedeni ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacı tarafından icra dosyasına ödenen 18/05/2021 tarihli 81.976,00 TL'nin ve 28/05/2021 tarihli 600,00 TL yapılan ödeme olmak üzere toplam 82.576,00 TL alacağının ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek 3095 sayılı kanunun 2/2 maddesi hükmü gereğince merkez bankasının kısa vadeli avanslar için uyguladığı faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının kötü niyet tazminatı isteminin kısmen kabulü ile, asıl alacak tutarı olan 57.540,00 TL'nin % 20'si tutarı olan 11.508,00 TL kötü niyet tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davacının Davasının kısmen Kabulü ile ;1-İstanbul 19. İcra müdürülüğünün ... Esas sayılı icra dosyasına dayanak yapılan senetler nedeni ile davacının davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE Davacı tarafından icra dosyasına ödenen 18/05/2021 tarihli 81.976,00 TL'nin ve 28/05/2021 tarihli 600,00 TL yapılan ödeme olmak üzere toplam 82.576,00 TL alacağının ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek 3095 sayılı kanunun 2/2 maddesi hükmü gereğince merkez bankasının kısa vadeli avanslar için uyguladığı faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine Davacının kötü niyet tazminatı isteminin kısmen kabulü ile ; asıl alacak tutarı olan 57.540,00 TL'nin % 20 si tutarı olan 11.508,00 TL kötüniyet tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine FAZLAYA İLİŞKİN TALEBİN REDDİNE..." karar verildiği görülmüştür.İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; İstanbul 18. İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/820 Esas sayılı davasında imza itirazında bulunmadığını, tam tersine şirket adına sorumluluk doğduğunu, kendi adına sorumluluk doğmadığını savunduğunu, imzanın kendisine ait olmadığını iddia etmediğini,Ticaret Sicil Gazetesi incelendiğinde takibe konu bonoların imzalandıkları 2019 tarihinde davacının bonoları keşide eden borçlu şirketin yetkilisi olduğunun görüldüğünü, yerel mahkemenin bu hususu dikkate almaksızın kötüniyet tazminatına hükmettiğini,Yerel mahkemece İstanbul 18. İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/820 Esas sayılı dava dosyası sorgulanmaksızın alınan bilirkişi raporunda imzanın davacıya ait olmadığı belirtildiğinden davanın kabulüne karar verildiğini,Davaya konu bonoları imzalayan kişinin bu imzaları vekaleten mi attığı, yoksa resmi belgede sahtecilik suçunu mu işlediğine dair Mahkemece bir araştırma yapılmadığını, davacının bu konularda isticvap edilmediğini, Davacının yetkilisi olduğu şirketin müvekkilinden üç adet makine aldığını, karşılığında beş adet senet verdiklerini, senetlerin birinin banka aracılığıyla ödendiğini, ödenmeyen senetler için icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin ticari defterlerinin Mahkemece incelenmediğini,Yerel Mahkemenin eksik inceleme ile karar verdiğini, resmi evrakta sahtecilik ve dolandırıcılık suçundan şikayetçi olacaklarını belirterek, açıklanan ve mahkemece resen dikkate alınacak nedenlerle; İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 16/11/2023 tarihli, 2021/748 Esas, 2023/868 Karar sayılı kararının yapılacak istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, davanın reddine, %40’tan aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, Mahkeme aksi kanaatteyse, kaldırma kararı sonrası yargılama usulünde yapılan eksik işlemlerin tamamlanması amacıyla dosyanın yerel mahkemeye gönderilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: İstanbul 19. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; alacaklının ... Fırın Makinaları İmalat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, borçluların .... Organizasyon ve Turizm Ltd. Şirketi ve ... oldukları, 14.000,00, TL asıl alacak, 14.000,00 TL asıl alacak, 14.000,00 TL asıl alacak, 15.540,00 TL asıl alacak olmak üzere toplam 61.816,39 TL alacak için 14/08/2020 tarihinde kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının : 14.000,00 TL miktarlı, 05/11/2019 tanzim tarihli, 31/03/2020 vade tarihli, 14.000,00 TL miktarlı, 05/11/2019 tanzim tarihli, 29/02/2020 vade tarihli, 15.540,00 TL miktarlı, 10/12/2019 tanzim tarihli, 30/04/2020 vade tarihli ve 14.000,00 TL miktarlı, 05/11/2019 tanzim tarihli, 31/01/2020 vade tarihli senetler olarak gösterildiği, 18/05/2021 tarihinde borçlu davacı ... tarafından dosyaya 81.976,00 TL ödeme yapıldığı, istirdat haklarının saklı tutulduğu tespit edilmiştir.Takibe konu bono örnekleri incelendiğinde; keşidecilerinin .... Organizasyonu ve Turizm Ltd. Şirketi, lehtarlarının ... Makine A.Ş. olduğu, bedellerinin nakden alındığının yazıldığı, borçlu şirket kaşesinin yan tarafında, bonoların sağ alt köşesinde iki adet imzanın mevcut olduğu tespit edilmiştir.İstanbul 18. İcra Müdürlüğünün 24/06/2021 tarihli, ... Esas, 2021/1047 Karar sayılı ilamı incelendiğinde; davacının ..., davalının ... Fırın Makinaları İmalat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi olduğu, İstanbul 19. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takibe konu edilen bonolar üzerindeki imzaların davacıya ait olmadığına dair dava açıldığı, yapılan yargılama sonucunda, keşideci şirket kaşesi dışına atılan ikinci imzanın keşideci şirket temsilcisinin şahsi sorumluluğunu doğuracağı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, istinaf talebinin süre nedeniyle reddedilmesi üzerine kararın 06/09/2021 tarihinde kesinleştiği tespit edilmiştir.İlk derece mahkemesince grafoloji ve sahtecilik uzmanı bilirkişi ...’dan alınan 01/09/2023 tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; incelenen senet asıllarındaki borçlu imzalarını, davacı şirket yetkilisi ...’ın eli ürünü olmadığına dair görüş bildirilmiştir.
G E R E K Ç E : Dava, davalı tarafından icra takibine konu edilen bonolardaki imza inkarına dayalı istirdat davasıdır.Mahkemece davanın kısmen kabulüne ve asıl alacağın %20’si kadar kötüniyet tazminatına hükmedilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.İstanbul 18. İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacının takibe konu bonolar altında bulunan ve kendisine atfen atıldığı iddia edilen imzaların kendisine ait olmadığını, keşideci şirketteki ortaklığı sona erdiğinden şirket adına imza inkarında bulunmadığını belirterek dava açtığı, Mahkemece imza incelemesi yapılmaksızın şirket kaşesi üzerine atılmayan imza nedeniyle davacının kişisel sorumluluğu bulunduğuna karar verildiği tespit edilmiştir.İlk derece mahkemesince davacının huzurda imza örnekleri alınmış, ayrıca bonoların keşide tarihinden daha önce ve daha sonra attığı resmi belge asılları dosya içine getirtilerek alınan bilirkişi raporu ile imzaların davacının eli ürünü olmadığı uzman bilirkişi tarafından tespit edilmiştir. Bilirkişi raporu denetime uygundur. Bu durumda, davalı şirketin defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına, davacının isticvap edilmesine ve bonolar üzerindeki imzaların şirketin daha sonra yetkilisi olan kişiye ait olup olmadığının araştırılmasına da gerek yoktur. Tüm bu nedenlerle, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde ve davalı lehtar ile keşideci arasında doğrudan ilişki bulunmakla kötüniyet tazminatına hükmedilmesinde hukuka aykırılık yoktur. İncelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçe ile:
1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 6.426,88 TL nispi harçtan, peşin alınan 1.606,72 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.820,16 TL eksik harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak;a)Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 20,00 TL (posta-teb-müz) masrafının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, b)Davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 09/10/2025 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.