T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2024/45 Esas
KARAR NO : 2025/1216 Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 10/10/2023
NUMARASI : 2022/235 E. - 2023/220 K.
DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 09/10/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilin 2000 yılında Tahran’da faaliyete başladığını ve 2014 yılında marka imajını yenileyerek uluslararası fast-food zincirleri arasında yerini aldığını, 2017 yılından bu yana ise müvekkili şirketin Türkiye'de dahil olmak üzere birçok ülkede master franchise sistemi ile genişlediğini, tedarik zinciri ve donanımlı nakliye filosu ile ürünlerini en taze ve güvenilir koşullarda müşterilerine ulaştırdığını, davalı adına tescilli olan markanın müvekkilinin marka başvurusundan sadece üç gün önce olduğunu, müvekkilinin "..." markasını davalının yapmış olduğu kötüniyetli tescilden daha önce aktif olarak kullanıldığını, ... tescil numaralı "..." markasının 2016 tarihinde 43. Sınıfta tescil edildiğini, müvekkilin "....turkiye" adlı Instagram sosyal medya hesabında da markasını aktif şekilde kullandığını, davalının marka tescilinde kötüniyetli olduğunu ve davalı adına kullanılmayan birçok marka tescili bulunduğunu belirterek, kötüniyetli tescil edilen ... tescil numaralı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 2017 yılından itibaren fast- food sektöründe faaliyet gösterdiğini, halihazırda iki adet şube ile "..." isimli ... restoranlarının sahibi olduğunu, müvekkilinin kurumsal bir marka yaratmaya çalıştığını, bu kapsamda dava konusu "..." markasının tescili için de TPMK'ya başvuran müvekkilinin başvurusunun kabul edildiğini, "..." ibaresini 29. ve 43. sınıflarda tescil ettirdiğini, "..." ibaresinin müvekkilinin menüsünde yer alan sandwich ürünün adı olarak kullanıldığını, görüldüğü üzere marka tescilinin faaliyet konusu ile örtüştüğünü, davacının yurt dışında kendisi adına tescilli olduğunu iddia ettiği "..." markasının Türkiye'de herhangi bir tanınmışlığı bulunmadığını, kötü niyet olgusunun oluşmadığını savunarak, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEME KARARI:Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 10/10/2023 tarihli 2022/235E. - 2023/220K. sayılı kararıyla; "...Dosya kapsamı deliller, TPMK kayıtları ve dosya kapsamı ile uyumlu görülen bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; önceki tarihli ... tescil nolu “...!” markası 43. sınıfta davacı adına tescillidir. Hükümsüzlüğü talep edilen ... tescil no.lu “...” markasının 29 ve 43. sınıflarda davalı adına tescillidir. Taraf markaları 43. sınıfta aynı hizmetler için tescil edilmiş olup, davalı markasının tescilli olduğu 29. sınıf mallar ile 43. sınıftaki yiyecek-içecek sağlanması hizmetleri arasında tamamlayıcı bir ilişki bulunduğundan benzer olarak kabulü gerekmiştir. Taraf markalarındaki “...” ibaresi her iki markanın ayırt edici unsuru olup, taraf markaları bir bütün olarak değerlendirildiğinde markaların esas unsurlarının aynı olmasının ortalama tüketici nezdinde seri marka algısı yaratabileceği, markalar arasında ortalama tüketici nezdinde ilişkilendirme ihtimali de dahil karıştırma ihtimali olduğu sonuç ve kanaatine varılarak davalı adına tescilli ... tescil no.lu “...” markasının SMK m. 6/1 maddesi uyarınca hükümsüzlüğüne karar vermek gerekmiştir. SMK 6/9 maddesi anlamında davalı tescilinini kötü niyetli olduğuna dair dosyaya bir delil ibraz edilmemiş ise de, SMK 6/1 maddesi kapsamında iltibas nedeniyle hükümsüzlük şartları oluştuğundan davanın kabulüne" karar verildiği görülmüştür.
İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; müvekkilinin kendi "..." markası ile tanınmışlığı davacınınkinden fazla olduğundan davacının makasından yararlanmasına ihtimalinin bulunmadığını,
"..." kelimesi ile "..." kelimelerini birleştirerek markayı hukuka uygun olarak tescil ettirdiğini,Raporun yalnızca marka uzmanı bilirkişi tarafından hazırlandığını, sektörde yer alan bir uzman bilirkişiden görüş alınmadığını, raporun yeterli bir değerlendirme ve inceleme içermediğini,Davacının markasındaki renk ve şekil unsurları ile kelime unsurları dikkate alındığından markaların benzer olmadıklarını, müvekkilinin markasında öne çıkartılan ana unsurun "..." ibaresi olduğunu,Davacının markasının tanınmış marka olmadığını, davacının buna ilişkin iddialarının gerçeği yansıtmadığını, Marka adındaki ve görseldeki farklılıkların müşteriler tarafından karıştırılamayacak unsurlar içerdiğini, müvekkilinin markasının müşteriler tarafından tanınan ve beğenilen bir marka olduğunu sundukları delillerle ispatladıklarını belirterek, açıklanan nedenler ve Mahkemece re'sen dikkate alınacak nedenlerle; istinaf başvurularının kabulüne, ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu haksız ve hukuka aykırı kararın kaldırılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Dosya arasında bulunan Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları incelendiğinde; 29/11/2016 başvuru, 26/07/2017 tescil tarihli, ... tescil numaralı "... ... RESTAURANT" markasının 43. sınıfta ve 30/08/2021 başvuru, 02/05/2022 tescil tarihli, 2021/120851 tescil numaralı "... ..." markasının 29, 30, 35 ve 43. sınıflarda davacı adına, hükümsüzlüğü talep edilen 28/08/2021 başvuru, 27/02/2022 tescil tarihli, ... tescil numaralı "..." markasının ise 29. ve 30. sınıflarda davalı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesi tarafından marka vekili bilirkişi ...'den alınan 12/06/2023 havale tarihli bilirkişi raporunda; ... tescil nolu "..." markasının 43. sınıfta davacı adına tescil edilmiş olduğunu, hükümsüzlüğü talep edilen ... tescil no.lu "..." markasının 29 ve 43. sınıflarda davalı adına tescil edilmiş olduğunu, taraf markalarının 43. sınıfta aynı hizmetler için tescil edilmiş olduğu ve davalı markasının tescilli olduğu 29. sınıf mallar ile 43. sınıftaki yiyecek-içecek sağlanması hizmetleri arasında tamamlayıcı bir ilişki bulunduğundan benzer olduklarını, taraf markalarındaki "..." ibaresinin ayırt edici olduğunu, taraf markaları bir bütün olarak değerlendirildiğinde markaların esas unsurlarının aynı olmasının ortalama tüketici nezdinde seri marka algısı yaratabileceğini, markalar arasında ortalama tüketici nezdinde ilişkilendirme ihtimali de dahil karıştırma ihtimali olduğundan ... tescil no.lu "..." markasının SMK m. 6/1’e dayalı hükümsüzlüğü şartları olduğunun kabul edilebileceğini, tevdi edilen dosya kapsamında davalının kötü niyetini gösterir somut bir delil dosyaya ibraz edilmemiş olmakla, dava konusu markaların SMK m. 6/9’a dayalı hükümsüzlük koşullarının oluşmadığını bildirmiştir.
G E R E K Ç E :
Dava, marka benzerliği ve kötüniyetli tescil edildiği iddiasıyla, davalının markasının hükümsüzlüğü davasıdır.Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosyada mevcut marka tescil kayıtları ve bilirkişi raporu ile davacının "..." esas unsurlu ve 43. sınıfta "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri" için tescilli ... numaralı markasından daha sonra davalının aynı unsuru içeren markayı 28/08/2021 tarihinde tescil başvurusu yaparak aynı sınıfta ve bu sınıfla bağlantılı olan 29. sınıfta tescil ettirdiği, davacının markasını 2016 yılından itibaren Türkiye’de kullandığı, markaların hitap ettikleri ortalama tüketici nezdinde markaların karıştırılma, en azından ilişkilendirilme ihtimalinin mevcut olduğu tespit edilmiş olup, SMK’nın 6/1. maddesinde belirtilen hükümsüzlük koşulu gerçekleşmiştir.İncelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş, davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçe ile:
1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 615,40 TL maktu harçtan, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL eksik harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak;a)Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 10,00 TL (posta-teb-müz) masrafının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, b)Davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 09/10/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.