T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2023/480 Esas
KARAR NO : 2025/1057
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 14/11/2017
NUMARASI: 2010/159 2017/168
DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini
KARAR TARİHİ: 17/09/2025
Dairemiz 24/12/2020 tarih ve 2018/434 E. - 2020/2244 K. sayılı ilamı Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 08/11/2022 tarih ve 2021/2602 E. - 2022/7937 K. sayılı ilamıyla bozulmakla, HMK 356. maddesi gereğince duruşmalı yapılan inceleme sonucu; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
İLK DERECE MAHKEMESİNE AÇILAN DAVADA
TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin yurt içi ve yurt dışında tanınmış bir mimar olduğunu, ...Hizmetlerinin talebi üzerine ... ili, Merkez İlçesi, ... Mah., Bağ Pınar mevki, ... ada, ... parselde bulunan yapının mimari projesini çizdiğini, bahse geçen yapının daha sonra ikinci davalı ... tarafından kamulaştırıldığını, ancak projenin eser sahibi müvekkilinin izni olmadan öncelikle ... Hizmetleri tarafından, kamulaştırma sonrasında ise ... Üniversitesi tarafından değiştirildiğini, işlendiğini, kullanıldığını, yayıldığını ve bu eser sayesinde kazançlar elde edildiğini, müvekkilinin maddi ve manevi haklarına tecavüz edildiğini, bu ihlallerin giderilmesi amacıyla Kadıköy 25. Noterliğinden 12/02/2010 tarihli ... nolu ihtarname keşide edildiğini, ihtarnamenin ... Üniversitesine tebliğ edildiğini, diğer davalıya tebliğ edilemediğini, ... Üniversitesinin ihtarnameye verilen cevapta ihtarnamenin doğruluğunun sabitlendiğini, ... Hizmetleri tarafından dava konusu yapıya ilişkin müelliflik haklarının ödenmediğini belirterek, 50.000,00 TL manevi tazminat, 1.000,00 TL maddi tazminat, eserin bedelinin tespit edilecek rayicinin üç katı tutarından şimdilik 1.000,00 TL tazminat, tespit edilecek kazanç devri için şimdilik 1.000,00 TL bedelin davalılardan tahsiline, mahkeme kararının ülke çapında yayınlanan tirajı yüksek 3 gazetede yayınlanmasına, masraf ve vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava edilmiştir.Yine davacı vekili 07/06/2017 tarihli ... dilekçesi ile bilirkişi raporunda tespit edilen sorumluluklar dahilinde ... Hizmetleri Tek. Sağ. Turz. Gıd. İnş. San. LTD. ŞTİ. 'nden bilirkişi raporlarında tespit edilen sorumlulukları dahilinde 9.386,00 TL olarak maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyen yasal faizi 5.793,51 TL ile birlikte toplam 15.179,51 TL, yine ... Üniversitesi Rektörlüğünün sorumluluğu dahilinde maddi tazminatın 77.353,00 TL olarak yine dava tarihinden itibaren işleyen yasal faizi 47.746,14 TL nin toplam 125.099,14 TL olarak tahsiline, 53.000,00 TL olarak açılmış bulunan davayı 139.278,65 TL artırarak toplam 192.278,65 TL olarak davalılardan tahsil edilmesi şeklinde ... ettikleri anlaşılmıştır.
DAVAYA CEVAP :
Davalı .... Ltd. Şirketi Vekili cevap dilekçesinde, ilk itiraz olarak yetki ve zaman aşımı itirazında bulunmuş, esas yönden itirazlarında ise öncelikle huzurdaki davaya konu hastane inşaatı projesi ve mimari yapının FSEK kapsamında eser olup olmadığının tespitinin gerektiğini, anılan mimari proje ile ilgili olarak ... Belediyesi'nde bulunan son projenin altında davacının imzasının bulunduğunu, değiştirildiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, kamulaştırma aşamasında yapılan rapor ile proje arasındaki metraj farkının hesaplama yönteminin farklılıklarından kaynaklandığını belirterek, açılan davanın reddine, masraf ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalı ... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde, yetki ve zaman aşımı itirazlarında bulunduklarını, gerek öğretide gerekse yargı içtihatlarında belirli bir mesleki öğrenim sonucunda yapılan mimari çizimlerinin FSEK anlamında eser olarak kabul edilmediğini, davaya konu yapının mimarlık eseri olarak kabul edilse dahi, hukukumuzda eser sahibinin iradesine aykırı olarak değişiklik yapılamaması kuralının mimari eserler bakımından diğer fikir ve sanat eserlerine oranla yumuşatıldığını, mimari eserler genellikle bir sanat eseri olarak insanların zevkine hitap etmek için değil, belirli bir gereksinimin karşılanması için meydana çıkarıldıklarını, estetik değeri ne kadar yüksek olursa olsun, tahsisi edildiği amaca uygun olarak kullanılabilmesi için bir mimari eserde bazı değişiklikler yapılmasının kaçınılmaz olduğunu, diğer davalı tarafından inşaat uygulamasına başlandığında projenin değiştirildiğini, müvekkilinin yapıyı mevcut haliyle kamulaştırdığını, proje değişikliğine ilişkin hiçbir müdahalede bulunmadığını, davanın müvekkiline yönetilmesinin hukuka aykırı olarak belirterek, müvekkili yönünden açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :
İstanbul Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince 14/11/2017 tarihli, 2010/159 Esas, 2017/168 Karar sayılı kararı ile; "... FSEK 4/1 maddesinde "Güzel Sanat eserleri, estetik değere sahip olan; ... 3-mimarlık eserleri" düzenlemesi ile estetik değere sahip olan mimarlık eserlerinin güzel sanat eseri olduğu kabul edilmiştir.Uygulamada mimari projenin uygulanması sonucu ortaya çıkan yapınını estetik yapıya sahip olması halinde 5846 FSEK 4/3 fıkrası ile mimarlık eseri sayılabileceği görüşü kabul edilmektedir. ... belediye başkanlığının yazı cevabı ile mimari projede değişiklik yapılmadığı ancak ... Asliye Hukuk Mahkemesinin istinabe edilmesi suretiyle alınan bilirkişi raporu ile yapılan keşif neticesinde taşınmaz inşaa edilirken eklemeler ve alan büyütmesi yapıldığı anlaşılmakla davaya konu taşınmazın FSEK 4/3 maddesi gereğince estetik değere sahip güzel sanat eseri olup olmadığının tespiti gerektiği, davacının mimari projesinin kullanılarak yapılan binanın güzel sanat eseri olması halinde de yapılan değişiklik neticesinde FSEK 4/3 maddesi gereğince davacının davacıdan izin alınmaması nedeniyle mali ve manevi haklarının ihlal edilmiş olacağı kanaatine varılmıştır.FSEK 2/3 VE FSEK 4/3 maddeleri gereğince;eser sahibi mimarın ancak estetik niteliği haiz ve güzel sanat eseri sayılabilecek olan mimari yapılarda, kendisinden izinsiz bir biçimde meydana getirilen değişikliklere karşı çıkabileceği, buna karşın, mimari proje değiştirilmeksizin, estetik niteliği bulunmayan mimari yapıdaki değişikliğe mimari yapıyı hazırlayan mimarın mimari yapı üzerinde FSEK kapsamında korunan bir eser sahipliği hakkı bulunmadığından karşı çıkamayacağı anlaşılmaktadır. ...,... ve ...'ın yazarı olduğu -Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu Yorumu isimli kitapta 16. Maddenin açıklamasında; "mimarın kural olarak inşa edilen güzel sanat eseri vasfındaki mimari yapının mülkiyetinin sahibi olmasada,eserde değişiklik yapılmasını menetme hakkının olduğunu ,zira eser sahibinin,mimari eseri aleniyete sunma şeklindeki tercihine saygı duyulmasını beklemesinin en doğal hakkı olduğunu" beyan etmişler , mimarın hangi değişikliklere karşı çıkamayacağı konusunda ise ;"mimari eserden önemli unsurlar eksilmiyorsa, mimari eserde yapılan değişiklik fevkalade cüzi ise yahut yapının tamamının bıraktığı izlenimi değiştirmiyorsa tadilata cevaz verilebileceği " beyan edilmiştir.Dosya kapsamına alınan 14/02/2017 tarihli mimar bilirkişi raporunda;" , tasarlanan mimari eserin görsel olarak simetri, denge, uyum ve düzene sahip olup, özgün, biçimsel detaylarının bulunduğunu, estetik değere sahip olduğunu, bu sonuca varılırken yapınını mimari projesinde yer alan dış cephe görünüşleri üzerine odaklandığını, ve mimari projenin estetik değere sahip olduğu" beyan edilmekle ,davacı mimarın kendisinden izin alınmadan yapılan değişikliklere karşı çıkabileceği, istinabe suretiyle alınan bilirkişi raporu ile binada mimari projeye aykırı kütlesel,fonksiyonel ve işlevsel değişiklikler , büyütmeler yapılıdğı, bunun 500 metrekarelik kısmının ... Hizmetleri LTD. ŞTİ. (ünvan değişikliği ile ... İnşaat TURZ. Sağ. Hiz. Teks. Gıd. San. Ve tic. Ltd. Şti. ) tarafından 1460 metrekaresinin ise ... Üniversitesi tarafından yapıldığı, yapılan değişikliklerin cüzi kabul edilemeyeceği,yapının dış görünüşünün ve bıraktığı izlenimi de değiştirdiği ,alanının büyüttüğü, davacı mimardan izinsiz olarak yapılan değişiklikler nedeniyle davacının eseri üzerinde değişiklik yapılmasını men etme,(FSEK 16) manevi hakkının ihlal edildiği kanaatine varılmıştır.Davacı vekili 07/06/2017 tarihli dilekçesi ile neticei taleplerini ... ederek davalı ... Hizmetleri LTD. ŞTİ. nden 9.386 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyen yasal faizi 5.793,51 TL ile birlikte, ... Üniversitesi Rektörlüğünden maddi tazminatın 77.353 TL lik kısmının dava tarihinden itibaren yasal faizi 47.746,14 TL ile birlikte ek dava açma hakkı saklı tutmak kaydıyla 1.000 TL tecavüzün refi gereğince eserin rayiç bedelinin 3 katı tutarındaki tazminatın ve 1.000 TL kazanç devrinin, 50.000 TL manevi tazminat ile hükmünün ilanını talep ettiğini beyan etmiştir. Davacı tarafın, mahkememizce dosya kapsamına alınan ve hükme esas almaya elverişli ve gerekçeli 05/12/2013 tarihli bilirkişi raporunda tespiti yapılan, davalı ... tarafından2009 yılından önce yapıldığı tespit edilen 500 m2 lik büyütme yönünden davalıdan 9.386 TL, davalı ... tarafından kamulaştırılmadan sonra yapıldığı tespit edilen 1460 m2 lik alan için ise 77.354 TL tazminat talep edebileceği, FSEK 68. Maddeye göre varsayımsal sözleşme bedeli talep edilmekle ayrıca kazanç devrinin istenemeyeceği,FSEK 70/2 maddesine göre fiili zararın ispatlanamadığı gözönüne alınarak fiili zarar ve 70/3 maddesine göre vekaletsiz iş görme hükümlerine göre tazminat isteyemeyeceğinden, diğer maddi tazminat taleplerinin reddine, FSEK 68.md gereğince tazminat talep edilmekle, taraflar arasında dava tarihine kadar yapılan ihlaller yönünden sözleşme ilişkisi kurulmuş olduğundan ref talep edilemeyeceğinden ref talebinin reddine,FSEK 16.madde gereğince eserde değişiklik yapılmasını men etme manevi hakkı ihlal edilmekle, taktiren 40.000 TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine ,hükmün ilanında davacı tarafın yararı bulunmadığından ilan talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.Davacı tarafın dava tarihinden itibaren işlemiş faiz talebinde bulunduğu ve davasını ... ettiği,davalı ... den 5.793,51TL davalı Üniversiteden 47.746,14 TL talep ettiği anlaşılmışsa da; 6100 Sayılı HMK 176 /1 maddesinde;"Taraflardan her biri yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ... edebilir " düzenlemesi gözönüne alınarak dava tarihinden sonra işleyen faiz alacağının ancak ayrı bir dava konusu yapılabileceği,... yolu ile ancak dava tarihinde ileri sürülebilecek taleplerin genişletilebileceği gözönüne alınarak ... talebinin usulden reddine karar vermek gerekmiştir...." denilerek hüküm tesis edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili süresinde sunduğu istinaf dilekçesinde özetle "...İşbu davamız 2010 yılında açılmıştır ve o yıl için manevi tazminat olarak 50.000,00.- TL manevi tazminat talep edilmiştir. Maalesef yargılama neredeyse 8 yıl sürmüş ve netice itibari ile davalıların haksız eylemleri sebebi ile müvekkilin haklarının haleldar olduğu kabul edilmiştir. İşbu sebeple gelinen yıl itibari ile 50.000 TL dahi müvekkilin manevi duygularını bir nebze olsun tatmin etme noktasında az kalmış iken, bir de Sayın Mahkeme tarafından kesintiye gidilmek sureti ile 40.000,00.- TL manevi tazminata hükmedilmesi hakkaniyete uymamıştır. Sayın Mahkeme tarafından verilen kararın işbu yönü ile bozulmasını talep etme zorunluluğumuz hasıl olmuştur. Diğer taraftan Sayın Yerel Mahkeme, faiz talebimizin ancak ayrı bir dava konusu edilebileceği ve bu sebeple reddi gerektiğini savunmuştur. Ancak verilen karar bu yönüyle usul ve yasaya, Yüksek Mahkeme kararlarına aykırıdır. Faiz ek bir dava ile istenebileceği gibi, (açılmış bulunan kısmi veya tam) davada istenmemiş bulunan faiz, fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmuş ise, ... ile davaya sokulabilir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 11.02.2002 tarih 8917/1123 sayılı kararına göre "… Müddeabihin arttırılması mümkün olduğu gibi, alacağın ferilerinden olan faize yönelik istemin de değiştirilmesi mümkün hale gelmiştir." Keza diğer taraftan, asıl davada faiz istenmeyen durumda ıslahla faiz istenmesi mümkün ise de, ... dilekçesinde faiz miktarı gösterilmez ve arttırılan tutar için harç yatırılmaz ise Mahkeme ancak o zaman talebi reddedebilir. Yargıtay 4 Hukuk Dairesi’nin 14.07.2005 tarih 13247/8190 sayılı kararına göre "…Davacılar, ilk davada manevi tazminat ile fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak destekten yoksun kalma tazminatı alınması isteminde bulunmuşlar ancak, bu istekleri için faiz yürütülmesini istememişler; saklı tuttukları fazlaya ilişkin haklarını istemek amacı ile verdikleri ... dilekçesinde tüm tazminatlara olay gününden itibaren faiz yürütülmesini istemişlerse de, o güne kadar işlemiş olan faiz miktarını açıkça gösterip harcını da ayrıca yatırmadıklarından ilk davada istenilen tazminatlara faiz yürütülemez…"Tarafımızca usulüne uygun şekilde faiz hesabı yapılmış ve yine usulüne uygun şekilde harcı tamamlanmıştır. Prof Dr. Ejder Yılmaz’ın ... isimli (6100 sayılı HMK’na göre değiştirilmiş 3. Bası) kitabında sayfa 277,278 ve 279’da konu aynen bu şekilde aktarılmış ve aynı zamanda ...’nun ... isimli kitabında ise 321 ve 335 sayfaları arasında da konu Yargıtay kararları ışığında bu şekilde aktarılmıştır. İzahına çalışılan sebeplere istinaden gerek Yüksek Mahkeme gerekse öğretide tarafından faiz talebinin ... ile yapılabileceği ve yapılış şekli açık olup tarafımızca uygun şekilde ... dilekçemiz sunulmuş ve harç tamamlanmıştır. İzah edilen sebeple, karar bu yönü ile yasaya aykırı olup taleplerimiz doğrultusunda bozulmasını talep etme zorunluluğumuz hasıl olmuştur. Karşı taraf lehine hükmedilen vekalet ücretleri ise faiş olup yanlış hesaplama sebebi ile bozulması gerekmektedir. ..." denilerek kararın kaldırılması talep ve istinaf edilmiştir.Davalı ... İnşaat şirketi süresinde sunduğu vekili istinaf dilekçesinde özetle ; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, zira davacının ref talebi bulunmadığı için davalıların ikameti mahkemesinde görülmesi gerektiğini, esasa ilişkin olarak ; müvekkilinin hiçbir zaman davacının haklarına tecavüz niyet ve davranışı içinde olmadığını, hesaplanan metraj farkının tamamen hesap yöntemi farklılığından ortaya çıktığını, bilirkişi raporunu hazırlayanların, pis su gideri başluğu, havalandırma, elektrik boşlukları gibi alanları nazara almadıklarını, yapı üzerindeki değişikliklerin ise tamamen kamulaştırma sonrası yapılan değişiklikler olması nedeni ile müvekkiline sorumluluk yüklenemeyeceğini, kamulaştırmadan sonra yapıldığı iddia edilen değişikliklerin ise projedeki miktarın metraj olarak daha küçülmesi sonucunu doğurduğunu , bu durumda da zaten kazanç değil ancak kayıp olabileceğini, yani davalıların kazanç elde etmeleri değil aksine kayıp yaşamalarının söz konusu olabileceğini, tazminatın yapı görülmeden, kağıt üzerinde hesaplanmasının da hatalı olduğunu, bilirkişi raporlarında müvekkilinin sorumluluğu hususunda açık ve net hiçbir hususun da bulunmadığını, yine mimari projeye göre yapılan eserin sanat eseri olduğu hususunda dahi ortaya net bir çıkarım konulamadığını, eserin sanat eseri olduğu yönündeki sonucun da hatalı olduğunu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2011/12553 Esas ve 2013/14085 Karar sayılı kararında da değinildiği gibi, yapının mimari değere sahip ve korunması gereken güzel sanat eseri olup olmadığı yönünde inceleme yapılmadığını, raporlarda projedeki farkın eserin değerini düşürdüğü yönünde bir çıkarıma da elverişli olmadığını, sadece metraj ile eserin değerinde bir azalma olamayacağını, takdir edilen manevi tazminatın oldukça fahiş olduğunu beyanla kararın kaldırılması talep edilmiştir.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle "....davacının açmış olduğu bu dava yetkisiz mahkemede açılmıştır ve yetki yönünden reddi gerekmekte iken yerel mahkemece aksi yönde karar verilmiştir. Şöyle ki; dava konusu eser, bina şeklinde bir taşınmaz olup, HMK m. 12 gereğince yetkili mahkeme taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi olan ...mahkemeleridir. ...’da ihtisas mahkemesi olan Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi bulunmadığından ... Asliye Hukuk Mahkemesi yetkilidir. Sayın yerel mahkeme bu konudaki yetki itirazımızı davanın, maddi ve manevi tazminat ile tecavüzün ref’i talebi ile açıldığından bahisle FSEK 66/son maddesi gereğince "Eser sahibinin ikamet yerinde de açılabileceği" gerekçesi ile reddetmiştir. Ancak FSEK m. 66’da belirtilen Eser sahibinin ikametgahı mahkemesi işbu davada uygulama alanı bulamaz. Zira, dava Tecavüzün Ref’i talebi ile açılmamış sadece m.68 ve 70 uyarınca tazminat talepli olarak açılmıştır. Davacı FSEK m.66’ya dayanmamıştır. FSEK 68 ve 70. Maddelerde de ayrı bir hüküm olarak eser sahibinin ikametgahının yetkili olabileceği belirtilmemiştir. Dosyada aldırılan 8 kök rapor ve 5 ek rapor olmak üzere toplam 13 adet bilirkişi raporunun biri hariç tamamı, taşınmazı yerinde görmeyen bilirkişilerce hazırlanmıştır. Bu durum, taşınmazın bulunduğu yer dışında başka bir mahkemede davanın görülmüş olmasından kaynaklanmaktadır. Dava dosyası kapsamında sunmuş olduğumuz tüm cevap, beyan ve bilirkişi itirazlarında da belirttiğimiz üzere, dava konusu mimari proje sonucu meydana getirilen yapı, güzel sanat eseri olarak nitelendirilemez. Zira, dosyada aldırılan 8 kök ve 5 ek raporda bu konuda, çelişkili ve muğlak ifadelere yer verilmiş, nihai kanaat bildirilmemiştir. Ayrıca yukarıda da belirtildiği üzere, yapının güzel sanat eseri olup olmadığı yönünde değerlendirme yapan tüm bilirkişiler; yapıyı bizzat görmemiş, keşifte bulunmamış, dosyada yer alan değerlendirmeye elverişli olmayan fotoğraflar üzerinden değerlendirme yapmışlardır. Bu durum dahi başlı başına bir bozma nedeni teşkil etmektedir. Kararda; 21.02.2016 ve 14.02.2017 tarihli bilirkişi raporları hükme esas alınmıştır. Hükme esas alınan bu raporlarda bilirkişilerin hiçbiri, yapıyı görmemiş, bilirkişilerce keşif yapılmamış, dosyada bulunan ve kimisi inşaat halinde iken çekilmiş fotoğraflarla değerlendirme yapmışlardır. Üstelik 21.02.2016 tarihli raporun; değerlendirme bölümü ve sonuç bölümünde yer alan ifadeler çelişki arz etmektedir. Şöyle ki; yerel mahkemenin gerekçeli kararında alıntı yapılan raporun sonuç bölümünde, "dava konusu mimari projenin FSEK 2/3 maddesi kapsamında ilim ve edebiyat eseri olarak değerlendirilmemesi gerektiği, proje sonunda meydana getirilen yapının güzel sanat eserlerinden mimari eser olarak kabul edilebileceği…" şeklinde kanaate varılmıştır. Ancak aynı raporun değerlendirme kısmında (syf:23 III başlıklı kısımda) ".. davalıların, mimari projede değişiklik yapmaksızın yapıda değişiklik yaptıkları, mimari projeye uygun inşa edilmeyen hastane binasında davacının, "ilim ve edebiyat eseri" niteliğindeki mimari projesinden kaynaklı haklarının ihlal edildiği" şeklinde ve yine raporun sonuç kısmında (syf:24 son paragrafta) ".. davacının ilim ve edebiyat eseri niteliğindeki mimari projesinden kaynaklı telif hakları ihlal edilmiştir." şeklinde ifadelere yer verilmiştir. Yerel mahkemenin hükme esas almış olduğu bir diğer rapor ise; 14.02.2016 tarihli rapordur. Bu raporda ise aynen şu ifadelere yer verilmiştir: "… mevcut yapının bilirkişi tarafından keşfi yapılmadığından ve dosyada yeterli miktarda yapının mevcut haline ait görsel bulunmadığından mimari projede değişiklik yapılıp yapılmadığı konusuna tam bir açıklık getirilememektedir. Sadece dosyada bulunan yapının ön ve arka cephesine ait fotoğraflar ile mimari projedeki ön ve arka cephe çizimi karşılaştırılabilmiştir... yan cephenin ise yapının inşaat halindeki bir fotoğrafından yararlanılmıştır." Yine ayrıca; "Yapının mevcut projesine iç mimari özellikleri açısından bakıldığında; hastane gibi bir hizmet binası olduğundan mekan tasarımlarının işlevsel özelliklerine göre bir düzen ve standart içinde yapılmış olduğu görülmektedir." İfadelerine yer verilmiştir. "… mevcut yapının bilirkişi tarafından keşfi yapılmadığından ve dosyada yeterli miktarda yapının mevcut haline ait görsel bulunmadığından mimari projede değişiklik yapılıp yapılmadığı konusuna tam bir açıklık getirilememektedir. Sadece dosyada bulunan yapının ön ve arka cephesine ait fotoğraflar ile mimari projedeki ön ve arka cephe çizimi karşılaştırılabilmiştir…….. yan cephenin ise yapının inşaat halindeki bir fotoğrafından yararlanılmıştır." denilmektedir. Bu husus raporun yetersizliğini göstermektedir. Tazminat hesabına ilişkin olarak "proje müellifinin; tadilat projesini çizip belediyeye onaylatması gerekmekte. Böylece müellife proje bedeli, mimarlar odası fiyat uygulamasına göre verilmeli" kanaati bakımından, tadilat projesi çizmeyen davacıya, bu proje bedeli tutarında tazminata hükmedilmiş olması da hukuka aykırılık teşkil etmektedir. Kaldı ki; 77.354-TL tutarındaki tazminatın hesaplanmış olduğu 05.12.2013 tarihli raporun hesaplama kısmına tarafımızca yapılan itirazlar da karşılanmamıştır. Tam aksine, bu rapordan sonra aldırılan birçok bilirkişi raporunda, projede değişiklik yapılmaksızın, yapıda yapılan değişiklikler nedeniyle tazminat hakkının doğmadığı yönünde kanaatler (birisi de hükme esas alınan 21.02.2016 tarihli rapordur) bildirilmiştir. Dava dosyası kapsamında aldırılan bilirkişi raporları içeriğinde; Bina içinde de birçok mahallin yerinin değiştirildiği ya da mekânsal olarak büyütüldüğü ya da küçültüldüğü, bu değişikliklerin genel manada binanın Özel hastane statüsünden Tıp Fakültesi'ne dönüştürülmesinden kaynaklı olabileceği,Bu değişikliklerde yapının işlevselliğince bir zarar gelmediği, daha sonra tadilat projesi adı altında tekrar onaylatılıp ruhsatlı hale gelebileceği, Üniversite hastanesinde bazı ünite ve bölümlerin gerek mevzuat açısından gerekse fiilen bulunmasının zorunluğu olduğu, hastane acil alanın da genişletilerek projede değişiklik yapılmasının Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliği, Acil Sağlık Yönetmeliği ve Yataklı Sağlık Tesislerinde Acil Servis Hizmetleri Uygulama Usul ve Esasları hakkında tebliğ hükümleri gereğince 3.basamak sağlık kuruluşu olarak hizmet verilmesi için gerçekleştirilen zorunlu değişiklikler olduğunu, Ayrıca anılan yapıda değişikliğe gidilerek bu değişiklikten kazanç sağlama durumu bulunmadığı ifade edilmiştir. Yine raporlarda kullanıma bağlı, faydalı ve lüzumlu, haklı sebeple değişikliklerin söz konusu olabileceği ifadelerine yer verilmiştir. Bilirkişi raporunda; mimari proje sahibinin yapının değil projenin sahibi olduğu, mimari proje sahibinin ancak projede değişiklik yapılmasını yasaklayabileceği de açıkça belirtilmiştir. Davacı tarafın sunmuş olduğu istinaf başvuru dilekçesinde yer alan itiraz sebeplerinin hiçbirini kabul etmemekteyiz. Özellikle faiz istemi yönünden, davacı tarafın itirazlarının hiçbir hukuki dayanağı bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, davacı tarafın itirazlarının reddi ile, tarafımızca yapılan itirazlar doğrultusunda İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.11.2017 tarih, 2010/159 E. ve 2017/168 K. Sayılı kararının kısmen kabul kısmının bozularak davanın tamamen reddine karar verilmesini..." talep ederek istinaf başvurusunda bulunmuştur.Yine davalı Üniversite Rektörlüğü vekili istinafa cevap başlıklı ek dilekçe ile; rektörlüğün harçtan muaf olduğunu, ancak aleyhlerine harca hükmedildiğini de beyanla kararın bu açıdan da hatalı olduğunu beyan etmiştir.
DAİREMİZ KARARI: Dairemizin 24/12/2020 tarih ve 2018/434 E. - 2020/2244 K. sayılı kararı ile; "...Toplanan tüm delillere göre ;davacının mimari eserinde davacının izin ve onayı olmaksızın değişiklik yapıldığı ; alınan tüm raporlar ve keşif ve tüm dosya kapsamına göre sabit olmakla davacının maddi ve manevi haklarının ihlal edildiği, bu nedenle farazi sözleşme bedeli ve manevi zarar isteminin yerinde olduğu, mahkemece verilen maddi tazminatın gerekçeli bilirkişi raporuna göre hesaplandığı, manevi tazminat takdirinin de oluşa uygun bulunduğu anlaşılmakla bu davalının esasa ilişkin istinaf talepleri yerinde görülmemiştir.Ancak üniversite Harçtan muaf olmakla ; ilk derece mahkemesince Harçtan sorumluluk yüklendiğinden bu husustaki hüküm hatalı olmakla istinaf başvurusunun bu açıdan kabulüne karar vermek gerekmiştir.HMK 355. Maddeye göre yapılan incelemede ; davalı ... Şirketinin harçtan sorumlu olduğu miktarın hatalı hesaplandığı görülmekle bu hususta da resen düzeltme yapılmıştır.
H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan gerekçe ile
1 - Davalı ...'nin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE 2- Davalı ... 'nün istinaf başvurusunun KISMEN KABUL/ KISMAN REDDİNE 3- Davacı ...'İN istinaf başvurusunun KISMEN KABUL/ KISMEN REDDİNE 4- İlk derece mahkemesi kararının HMK 353/1-b-2 ve HMK 355. maddesi gereğince KALDIRILMASINA
İLK DERECE MAHKEMESİNE AÇILAN DAVADA
A-Davanın ve ... talebinin KISMEN KABÜLÜNE KISMEN REDDİNE ,B-9.386,00 TL davalı ... inşaat turizm limited şirketinden ,77.353,00 TL nin davalı ... rektörlüğünden tahsiline, C-Davacı tarafın 1000 TL maddi tazminat 1000TL kazanç devri talebinin reddine,D-40.000 TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,F-Fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine, G- Masrafı tecavüz edene ait olmak üzere, hükmün ülke çapında yayın yapan tirajı yüksek 3 gazetede ilânınaH-Dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizin tahsiline ilişkin ... talebinin usul yönünden reddine," karar verilmiştir.Dairemiz kararını davalı ... vekili temyiz etmiştir.
YARGITAY BOZMA KARARI: Yargıtay 11.HD'nin 08/11/2022 tarih 2021/2602 E. - 2022/7937 K. sayılı ilamıyla; "... Bu açıklamalar ışığında, somut olaya gelindiğinde davacı iddialarının değerlendirilebilmesi için mahkemece keşif yapılmış akabinde bilirkişi heyetlerinden 8 kök ve 5 ek rapor alınmış ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, Dairemizin yerleşik uygulamalarında (09/06/2022 t. ve 2020/7284 E. - 2022/4684 K.; 08.11.2013 t. ve 2012/3590 E. - 2013/20085 K.; 23/11/2021 t. 2020/5691 E. - 2021/6489 K. vb.) da ifade edildiği üzere, bir mimari projeden doğan hakkın, projeye konu eserde değişiklik yapılarak ihlal edildiği iddiası ileri sürüldüğünde öncelikle mimari projeye konu eserin “güzel sanat eseri” olup olmadığının tespiti ve bu nitelikte ise güzel sanat eserlerinde hususiyet vasfı ön planda olduğundan korumanın kapsamını geniş tutmak gerekir. Buna mukabil mimari projenin güzel sanat eseri niteliğinde olmadığının tespiti halinde ise, binada yapılan değişikliğin bir ihtiyaca binaen olup olmadığı, eserin bütünlüğünü bozup bozmadığı, sahibinin şeref ve haysiyetine zarar verebilecek nitelikte bir değişiklik olup olmadığı hususlarının birlikte değerlendirilmesi ve yapılan değişikliğin fiziki ihtiyaca uygun, eser bütünlüğünü bozmayan, eser sahibinin şeref ve haysiyetine zarar vermeyen değişiklikler olduğunun tespiti halinde ise bu değişikliğin FSEK 16/2. maddesinde sayılan zaruri değişiklikler kapsamında değerlendirilmesi ve davanın reddi gerekirken, Mahkemece bu yönde bir inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın davanın kısmen kabulüne karar verilmesi isabetli görülmemiş ve hükmün bu nedenle mümeyyiz davalı kurum yararına bozulmasına..." karar verilmiştir.Dairemizce, Yargıtay bozma ilamı taraf vekillerine tebliğ edilmiş, duruşmaya katılan davacı vekili yargıtay bozma ilamına direnilmesini, davalı ... İnş.Turizm...şirket vekili yargıtay ilamına direnilmesini, Davalı ... vekili mazeret dilekçesinde yargıtay ilamına uyulmasını talep etmiş, usul ve yasaya uygun görülen bozma kararına uyulmasına karar verilerek, bozma ilamı doğrultusunda inceleme yapılmıştır.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE :
Dava ; davacının mimari projesini çizdiği binada izni alınmadan değişliklik yapıldığı iddiasıyla açılan FSEK kapsamında maddi ve manevi tazminat davasıdır.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı tarafın; davalılardan ... İnşaat (eski ünvanı ... Hizmetleri ....şirketi ) ile bir mimari proje çizilmesi üzerinde anlaştığı ve mimari projeyi çizdiği anlaşılmıştır.Somut olayda hukuki ihtilaf; meydana gelen yapının mimari eser olup olmadığı ve davacının FSEK kapsamında hak talep edip edemeyeceği, proje ile meydana gelen fiili yapı arasındaki farklılıkların eserde izinsiz değişiklik olarak kabul edilip edilemeyeceği noktalarında toplanmaktadır.İlk derece mahkemesince, dosyada toplanan deliller olan mimari proje, proje değişikliğine dair ruhsat bilgileri, kamulaştırma bilgileri ve tüm benzer yazılı deliller toplanarak önce mahallinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor alınmıştır. İlgili rapora göre; yaklaşık 500 m² lik bir fazlalığın davalı ... İnşaat..şirketi tarafından yapıldığı, iç mahallerdeki tüm değişikliklerin ve 1.460 m² lik diğer değişikliğin de davalı ... Rektörlüğünce yaptırıldığı, yapılan değişikliklerin bodrum katlar, zemin kat ve üst katlarda nelere ilişkin olduğunun ayrıtsının yazıldığı, ayrıca binanın giriş çıkış, otopark gibi dış alanlarında da farklılıklar olduğu rapor edilmiştir.Ek raporda; proje değişikliliklerinin zorunlu olma olmama ayrımı olmaksızın proje müellifi mimardan tasdik alarak yapılabilme imkanı bulunduğunu, zorunlu ve faydaki değişikliklerin neler olduğunun tespitinin ayrı bir inceleme konusu yapılabileceği belirtilmiş ve birim fiyatlara göre ek bölümler için hesaplama yapılmıştır.Mahkemece aldırılan ve içinde FSEK uzmanı hukukçu ve mimar ve inşaat mühendis bilirkişilerin olduğu 2. raporda; mimari projenin eser mahiyetinde olduğu, değişiklik için mimarın izninin gerektiği, kamulaştırmadan önce davalı şirketin yaptığı değişikliklerin mimar açısından iş olarak mali değerinin 9.386,00 TL olduğu, diğer davalı üniversite tarafından yapılan değişiklikler ve genişletilme ile ilgili olarak 77.354,00 TL olduğu hesaplanmıştır. Ek raporda da görüşlerini muhafaza etmişlerdir.İtirazlar çözümlenemediği için yine hukukçu, mimar ve inşaat mühendisinden oluşan ikinci bilirkişi heyetinden rapor alınmış, heyet kök raporunda; oluşturulan yapının bir hastane inşaatı projesi olduğu, birçok teknik ve estetik unsuru bünyesinde barındırması nedeni ile anılan şartların yerine geldiği, mal sahibinin projenin uygulanmasından sonra mimari eserde değişiklik yapmasının ise çok sınırlı şartlarda mümkün olduğu, en önemli hususun ise projenin uygulanmasından sonra, 2 değişiklik yapmanın ancak mecburi nedenlerle mümkün olduğu, eldeki davada proje uygulanırken değişiklikler yapıldığı ve bu nedenle proje sahibinin mali ve manevi haklarının ihlal edildiği, proje tadili için ödenmesi gereken bedelin 86.739,00 TL olarak hesaplandığı bildirilmiştir.Mahkemece teknik itirazların ve uyuşmazlık noktalarının çözümlenmediği belirtilerek bu defa Fikri Mülkiyet Hukuku uzmanı ve muhasip bilirkişi vasıtası ile yeniden 4. heyet raporu alınmış ve bilirkişi heyeti raporunda; mimari bir eserin FSEK kapsamında korunması için hiç bir estetik değere haiz olması gerektiği, bu nitelikte olmayan sıradan sayılabilecek yapıların mimarlık eseri olarak kabul edilemeyeceği, bunların sadece birer yapı olduğu, bu nedenle de bu hususta öncelikle mimari eser sayılma konusunda dosyaya bir bilirkişi tayin edilerek sonuca varılmasının daha doğru olduğu, kendi görüşleri olarak yapının mimari eser niteliğinde olmadığı nedeniyle hak ihlali yapılmadığı sonuç ve kanaatine varmışlardır.Mahkemece 4. bilirkişi heyetine bir mimar bilirkişi de eklenerek ek rapor alınmış ve raporda ; binanın normal bir yapı vasfında bulunduğu, yasanın tarif ettiği anlamda mimari bir eser niteliğinin bulunmadığı, yaratıcılık, mimarın kendi özel bilgi ve yeteneğini yansıtan bir bina olmayıp normal bir yapı vasfında olduğu ve hak ihlali bulunmadığını rapor etmişlerdir.İtirazlar üzerine heyette bulunan mimar bilirkişiden 2. ek rapor alınmış ve mimar bilirkişi raporunda; proje sonucu meydana getirilen yapının bir mimari eser olarak kabul edilemeyeceği, ancak FSEK 16. maddede düzenlenen projeye ilişkin haklarının ihlali nedeni ile davalıların sorumluluğuna gidilebileceği, bunun için projede değişiklik yapılması gerektiği, dosyadaki Belediye Başkanlığı'nın cevap yazısına göre mimari projede değişiklik yapılmaksızın yapıda değişiklik yapıldığının anlaşıldığını, bu durumda projeden kaynaklı hakların ihlal edildiğinin kabul edilmesi gerektiğini beyan etmiştir.Mimar bilirkişinin raporu hüküm kurmaya elverişli görülmediğinden güzel sanatlar konusunda uzman mimar bilirkişiden ayrı rapor alınmış ve 5. mimar bilirkişi raporunda; proje ve proje görselleri incelendiğinde, simetri, dizayn, bazı kavisli ve bombeli tasarımlar, pencerelerin kare veya dikdörtgen olarak simetrik konumlanması gibi hususlar değerlendirildiğinde projenin mimari eser niteliğinde bulunduğu beyan edilmiştir.Bunun üzerine 4. Heyetten ek rapor alınarak mali haklara ilişkin hesap yaptırılmıştır. Yargıtay bozma ilamından sonra Dairemizce yapılan yargılamada, ... Belediye Başkanlığı'ndan davaya konu binayla ilgili tadilat projesi bulunup bulunmadığı sorulmuş, verilen cevapta tadilat projesinin mevcut olmadığı bildirilmiştir. Dairemizce Yargıtay bozma ilamına uygun olarak talimat yoluyla davaya konu binada keşif yapılarak bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş, mimar bilirkişiler ... ve ... ile hukukçu bilirkişi ...’den oluşan bilirkişi heyetinden alınan 10/02/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda sonuç olarak; "…1. Dava konusu mimarı projeye konu eserin güzel sanat eseri olup olmadığı yönünden yapılan incelemede; dava konusu taşınmazın 5846 Sayılı FSEK Kanununun III Güzel sanat eserleri: Madde 4– (Değişik: 7/6/1995- 4110/2 Md.) belirtildiği kapsamda (... Opera binası tarzında) Güzel Sanat Eseri olmadığı tespit edilmiştir. 2. Mimari projenin güzel sanat eseri niteliğinde olmamakla birlikte 5846 Sayılı FSEK Kanununun B maddesindeki Fikir ve sanat eserlerinin çeşitleri başlıklı İlim ve edebiyat eserleri alt başlıklı 3. (Değişik: 7/6/1995-4110/1 Md.) başlıklı bölümde ifade edildiği üzere her çeşit mimarlık ve şehircilik tasarım ve projeleri kapsamında söz konusu hastane projesinin özel bilgi ve teknik gerektirmesi sebebiyle ve ayrıca binanın mimari bir tasarım ilkesi içerdiği (T Şeklinde), mimar tarafından fikir ve tasarım sonucu meydana getirildiği, her bir mimarın kendine özgü tasarıma sahip eserler oluşturduğu bilindiği sebeple kanunun amir hükmünde de belirtildiği üzere bina her çeşit mimarlık ve şehircilik tasarım ve projeleri içinde olduğundan 5846 Sayılı FSEK Kanununun B maddesindeki Fikir ve sanat eserlerinin çeşitleri başlıklı bölümüne göre 5846 Sayılı FSEK Kanunu kapsamındadır.3. Binada yapılan değişikliğin zorunlu nedenlerle (bir ihtiyaca binaen olup olmadığı) eserin bütünlüğünü bozup bozmadığı yönünden yapılan incelemede söz konusu değişikliklerin hastanenin iç işleri kapsamında hizmetin daha rahat yürütülmesi için kullanıcının tasarrufunda olduğu ancak yapılan değişiklikler binanın iç kısmında yapılan mekan değişikliklerinin yanı sıra binanın ve eserin bütünlüğünü bozarak tasarım, uygulama ve onaylı projelerinin dışına çıkılmak suretiyle binanın mimari özelliklerini değiştirdiği kanaatine varılmıştır.4. Sahibinin şeref ve haysiyetine zarar verebilecek nitelikte bulunup bulunmadığı yönünden yapılan incelemede; söz konusu değişiklerin hastanenin işleyici için gerekli değişikler olabileceği sebeple tasarımcının kişilik haklarına helal getirmediği ancak eserin bütünlüğünde değişiklik oluşturduğu sebeple mimarin iznine ve muvafakatine tabi olduğu tespit edilmiştir. 5. Tecavüz bulunması halinde davacının tazminat talebiyle ilgili hesaplama yönünden yapılan inceleme de; gerekli hesaplama değerlendirme kısmında yapılmış olup 2009 yılındaki satış öncesi yapılan 500,00 m²’lik eklenti alanına ait mimari proje bedeli 9.386,00 TL, 2011 yılındaki yapılan 1.460,00 m²’lik eklenti alanına ait mimari proje bedeli 77.354,00 TL’dir…" yönünde görüş bildirilmiştir.Toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı ile; davacının mimari projesini çizdiği ve halen ... Üniversitesi'nce hastane olarak kullanılan binada hizmetin daha iyi verilebilmesi için tadilat projesi yapılmaksızın bir kısım değişiklikler yapıldığının tespit edildiği, ancak davacının mimari projesi uygulanarak yapılan davaya konu binanın güzel sanat eseri niteliğinde olmadığı, bu nedenle davacıya ait mimari projenin uygulanması suretiyle ortaya çıkan yapı, güzel sanat eseri niteliğinde bulunmadığından, davacının bu yapı üzerinde FSEK'ten kaynaklanan bir hakkının bulunmadığı, davacıya ait mimari projeden faydalanılarak yeni bir proje hazırlandığının ya da davacının mimari projesinin başka bir yapıda izinsiz kullanıldığının iddia ve ispat edilemediği, davacının eser sahipliğinin, yalnızca hazırladığı mimari proje üzerinde bulunduğu, davacının projesi üzerinde herhangi bir tadilat projesi olmaksızın bizzat binanın kendisinde yapılan değişikliğin, İmar Kanunu hükümleri kapsamında değerlendirilebileceği, ancak FSEK hükümlerine dayalı bir hak sağlamayacağı, diğer bir deyişle binanın kendisinde yapılan değişikliğin, mimari proje üzerindeki eser sahipliğinden kaynaklanan haklara tecavüz teşkil etmeyeceği (Örnek Yargıtay 11. HD'sinin 25/11/2024 tarihli, 2023/6720 Esas, 2024/8213 Karar sayılı kararı), ayrıca yapılan değişikliklerin ihtiyaç nedeniyle yapıldığı, davacının şeref ve haysiyetine zarar verecek nitelikte değişiklik olmadığının da tespit edildiği anlaşılmakla, davalı ...'nün istinaf talebinin kabulüne, bu davalıyla ilgili ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına, davalı ... hakkında açılan davanın reddine karar verilmiştir.Diğer davalı ... İnşaat Turizm Sağlık Hiz. Tekstil Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. Dairemizin kararını temyiz etmediğinden, bu davalı hakkındaki karar kesinleşmiş olmakla, Dairemizin önceki kararı tekrar edilerek, bu davalı hakkındaki davanın ise kısmen kabulüne, kısmen reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçe ile:
1-Davalı ...'nin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Davalı ... 'nün istinaf başvurusunun KABULÜNE,3- Davacı ...'İN istinaf başvurusunun KISMEN KABUL/ KISMEN REDDİNE,4-İlk derece mahkemesi kararının HMK 353/1-b-2 ve HMK 355. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,İLK DERECE MAHKEMESİNE AÇILAN DAVADADavalı ... hakkında açılan DAVANIN REDDİNE,A-Davanın ve ... talebinin davalı ... İnşaat Turizm Limited Şirketi yönünden KISMEN KABÜLÜNE, KISMEN REDDİNE ,-9.386,00 TL davalı ... İnşaat Turizm Limited Şirketi'nden tahsili ile davacıya verilmesine,C-Davacı tarafın 1000 TL maddi tazminat 1.000 TL kazanç devri talebinin reddine,D-40.000 TL manevi tazminatın davalı ... İnşaat Turizm Limited Şirketi'nden tahsili ile davacıya ödenmesine,F-Fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine,G-Masrafı tecavüz edene ait olmak üzere, hükmün ülke çapında yayın yapan tirajı yüksek 3 gazetede ilânına,H-Dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizin tahsiline ilişkin ... talebinin usul yönünden reddine,5-İlk derece mahkemesi yargılaması yönünden; a-Harçlar kanunu uyarınca hesap olunan 3.373,55 TL karar ve ilam harcından peşin yatırılan 1.715,00 TL harç ile ... ile yatırılan 2.379,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 180,45 TL harcın davalı ... Turizm Sağlık Hiz. Tekstil Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.’nden alınarak Hazineye gelir kaydına,b-Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden c-Maddi tazminat yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 9.386,00 TL nispi vekalet ücretinin davalı ... Turizm Sağlık Hiz. Tekstil Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.’nden alınarak davacıya verilmesine,ç-Manevi tazminat yönünden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 4.750,00 TL vekalet ücretinin davalı ... Turizm Sağlık Hiz. Tekstil Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.’nden alınarak davacıya verilmesine,d-Davalı ... Turizm Sağlık Hiz. Tekstil Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen maddi tazminat yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 695,22 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Turizm Sağlık Hiz. Tekstil Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.’ne verilmesine, e-Yine reddedilen manevi tazminat yönünden reddedilen miktar üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 1.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Turizm Sağlık Hiz. Tekstil Gıda San. ve Tic. Ltd. Şirketi’ne verilmesine, f-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen maddi tazminat yönünden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...’ne verilmesine, g-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden manevi tazminat yönünden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/2. maddesi uyarınca göre belirlenen 38.800,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...’ne verilmesine,ğ-Davacı tarafından yapıldığı anlaşılan yargılama giderleri olan 17,15 TL başvurma harcı, 17,15 TL peşin harç, 2.379,00 TL ... harcı, 2,75 TL vekalet harcı ve 5.959,75 TL talimat, bilirkişi ücreti, tebligat gideri ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 8.375,80 TL’den kabul ve reddedilen miktarlar gözönüne alınarak ve takdiren 642,461 TL’nin davalı ... Turizm Sağlık Hiz. Tekstil Gıda San. ve Tic. Ltd. Şirketi’nden alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,h-Davalı ... Turizm Sağlık Hiz. Tekstil Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından yapılan 1.150,00 TL yargılama giderinin kabul ve reddedilen miktarlar göz önüne alınarak takdiren 460,00 TL’sinin davacıdan alınarak davalı ... Turizm Sağlık Hiz. Tekstil Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.’ne verilmesine, bakiyesinin bu davalı üzerine bırakılmasına,ı-Davalı ... tarafından yapılan 1.058,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ...'ne verilmesine, 6-İstinaf yargılaması yönünden; a-Davacı ...'İN istinaf istemi kabul olunmakla, peşin yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde iadesine,b-Davalı ...'nün istinaf istemi kabul olunmakla, peşin yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde iadesine,c-Davalı ... İnşaat Turizm Sağlık Hiz. Tekstil Gıda San. ve Tic. Ltd. Şirketi yönünden alınması gereken 3.373,56 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 2.300,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.073,56 TL harcın bu davalıdan tahsili ile Hazineye gelir yazılmasına, ç- Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama gideri olan ; 98,10 TL, istinaf kanun yoluna başvurma harcı 515,50 TL teb.müz.posta gideri, 33.572,35 TL bilirkişi ücreti + keşif ücreti olmak üzere toplam 34.185,95 TL'nin kabul/red oranına göre hesaplanan 11.423,00 TL'sinin ... İnşaat Turizm Sağlık Hiz. Tekstil Gıda San. ve Tic. Ltd. Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine, fazla kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, d- Davalı ... tarafından yapılan istinaf yargılama gideri olan; başvuru harcı gideri 98,10 TL, istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 14,00 TL teb.müz.posta gideri olmak üzere toplam 112,10 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile bu davalıya verilmesine, e-Davalı ... şirketi tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, f-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmakla, yapılan celse sayısı da dikkate alındığında, kendisini vekil ile temsil ettiren Davalı ... lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir edilen 32.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,g-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmakla, yapılan celse sayısı da dikkate alındığında, kendisini vekil ile temsil temsil ettiren davacı lehine istinafın kısmen kabulü yönünden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir edilen 32.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ... İnşaat Turizm....şirketinden alınarak davacıya verilmesine,ğ-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmakla, yapılan celse sayısı da dikkate alındığında, kendisini vekil ile temsil temsil ettiren davalı ... İnşaat Turizm....şirketi lehine istinafın kısmen reddi yönünden Davalı ... lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir edilen 32.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,h-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde Temyiz Yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 17/09/2025