T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2024/427 Esas
KARAR NO: 2025/993 Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 23/11/2023
NUMARASI: 2023/98 E. - 2023/288 K.
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 14/07/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin, global ölçekli bilgisayar programı üreticisi olduğunu, ülkemizde de çok sayıda kullanıcı tarafından tercih edildiğini, bilgisayar programlarından doğan telif haklarının, Bern Sözleşmesi, TRIPS Anlaşması gibi uluslararası anlaşmaların yanı sıra, FSEK hükümleri uyarınca korunduğunu, bilgisayar programlarının, koruma kapsamında bulunan fikir ve sanat eseri kategorilerinden biri olan ilim ve edebiyat eserleri arasında yer aldığını, bunların kullanımı ya da çoğaltılması gibi eylemler için hak sahibinin rızasının alınması gerektiğini, rıza alınmadan gerçekleştirilen kullanımların ise telif hakkı tecavüzü teşkil ettiğini, davalı firmanın müvekkili şirkete ait bilgisayar programlarını hukuka uygun bir biçimde kullanmadığı iddiasıyla İstanbul Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine, 2018/329 D.İş numaralı dosya ile delil tespiti talebinde bulunulduğunu ve davalı firmanın adresinde 22.11.2018 tarihinde tespit işlemi gerçekleştirildiğini, davalı firma yetkilileri hakkında İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına 2019/1193 Soruşturma numarası ile şikayette bulunulduğunu beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 3.800,00-Euro kısmi alacak davasının kabulüne, yargılama sonucunda bildirecekleri nihai tutarın fiili ödeme tarihindeki Türk Lirası karşılığının ödenmesine ve ödenecek tutarın haksız fiil tespit tarihi olan 22.11.2018 tarihinden itibaren işleyecek devlet bankalarının Euro için uyguladığı en yüksek vadeli mevduat faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
BEDEL ARTIRIMI: Davacı vekili 12/02/2021 tarihli dilekçesi ile belirsiz alacak olarak açılan davada, 10.000,00 Euro olarak taleplerinin kabulünü talep etmiş, 12/02/2021 tarihinde ıslah harcını yatırmıştır.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu programın davacının internet sitesinden ücretsiz olarak indirilebilen bir program olduğunu, davalı tarafça bu programın deneme amaçlı olarak indirildiğini ve toplam 22 dakika kullanıldığını, bilirkişi tespit raporunda bu programın uzantısı niteliğinde olan ve ".pln" uzantılı olan sadece 1 adet dosya bulunduğunu, bu durumun bile söz konusu programın deneme amaçlı kullanıldığını gösterdiğini, bilirkişinin 4, 5 ve 6 numaralı ekran görüntüleri ile söz konusu programın aktif olarak kullanıldığı belirtilmiş ise de, bu görüntülerde söz konusu programın aktif olarak kullanıldığına dair bir emarenin bulunmadığını savunarak, haksız ve kötüniyetli davanın reddine, mahkeme masrafları ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEME KARARI: İstanbul Anadolu 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 01/04/2021 tarihli 2019/140 E. - 2021/60 K. sayılı kararıyla; "... davacı şirketin Uluslar arası alanda faaliyet gösteren Bilgisayar Programı Üreticisi olduğu ve davaya konu ... isimli yazılımın Macaristan Ulusal Fikri Mülkiyet Ofisinden verilen 13/05/2015 tarih ve 3982 sayılı belge, TPE nezdinde tescilli ... markasının tescilli sahibi olması ayrıca bilirkişi heyetince açık kaynaklardan yapılan araştırmada ... isimli Programın davacı tarafından satışının yapıldığının tespit edilmesi nedeni ile davamıza konu ... isimli bilgisayar yazılım programı üzerinde davacının hak sahibi olduğu, yine bilirkişi raporu ile davaya konu ... isimli yazılımın mimari alanda çizimlerde kullanılan bir program olup, FSEK 2 anlamında İlim ve Edebiyat Eseri olduğu, davacının bu eserden doğan haklarının FSEK ilgili hükümlerince kullanma hakkı olduğu. Davalı şirketin davaya konu ... isimli bilgisayar programını kullanıp kullanmadığı yönünde İstanbul Anadolu 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2018/329 D.İş sayılı dosyası ile yapılan tespit ve 22/11/2018 tarihli tutanak ile davalı şirketin işyerindeki bilgisayarlarda yapılan incelemede; ... isimli yazılımın kurulu ve çalışır vaziyette olduğunun tespit edildiği. Davalı tarafından kullanıma ilişkin fatura veya yasal yazılı bir belge sunulmadığı, bu nedenle kullanımın hukuka aykırı bir kullanım olduğu, davalının bu eyleminin, davacının FSEK'den kaynaklanın mali haklarından çoğaltma hakkının ihlali niteliğinde olduğu bu nedenle davacının FSEK 68. Madde uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin üç katına kadar tazminat talep edebileceği davacının da talebini bu yönde kullandığı, rayiç bedelin tespiti yönünden ise bilirkişi heyeti tarafından 3.800 Euro olarak tespit edildiği, bu bedelin üç katının 11.400 Euro yaptığı davacının ıslah dilekçesi ile 10.000 Euro talep etmesi nedeni ile taleple bağlı kalınarak 10.000 Euro'nun tespit tarihi olan 22/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek Devlet Bankalarının Euro için uyguladığı en yüksek vadeli mevduat faizi oranı ile fiili ödeme tarihindeki TL karşılığının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle; "...Davanın KABULÜ ile, KDV dahil 10.000 Avro nun 22/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek olan devlet bankalarının Avro için uyguladığı en yüksek vadeli mevduat faizi oranıyla fiili ödeme tarihindeki TL karşılığının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine..." karar verilmiş, karar davalı vekilince istinaf edilmiştir.
İSTİNAF KARARI: Dairemizin 18/04/2023 tarihli 2021/1294 E. - 2023/711 K. sayılı kararıyla; "...Somut olayda, davalı vekilinin istinaf dilekçesinde; davacı tarafça internet sitesinde kayıt ve ödeme işlemi gerçekleştirilmeksizin link verilerek, programın ücretsiz indirme imkanı tanındığını, davacı yazılım firmasının programın ücret ödemeden indirilmesini kolayca engelleyebileceğini, müvekkilinin programı deneme amaçlı indirerek, 22 dakika kullandıktan sonra bir daha kullanmadığını, ileri sürdüğü anlaşılmıştır.Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2014/18483 Esas- 2015/8539 Karar sayılı 19/06/2015 tarihli kararında; " ...mahkemenin 5846 sayılı FSEK 68/1. fıkrası gereğince rayiç bedelin üç misli artırım yapılması suretiyle zararının giderilmesine ilişkin hak sahibi olan davacı talebinin makul olmadığı takdirde, daha az bir artırım yapılması hususunda (somut uyuşmazlıkta iki misli olarak) hakimin takdir hakkı bulunduğuna dair gerekçesi 5846 sayılı FSEK'nın 68. maddesini düzenleme amacına uygun bulunmamaktadır. Öte yandan Kanun'la tanınan bir talep hakkının kullanılması MK'nın 2. maddesine de aykırılık oluşturmaz. Ancak, öğretide de benimsendiği üzere, 4110 sayılı Kanun'la değişik 5846 sayılı FSEK'nın 68. maddesinin uygulanmasında mütecavizin kusuru aranmamakla birlikte, ortak kusurun varlığı halinde; mahkemece tecavüzün ref'i için alınacak tedbir niteliğini tayin açısından aynı Kanun'un 66/4. maddesi dikkate alınabileceği gibi, belirlenen toplam bedel itibariyle BK 42 ve 43. maddelerinin uygulanmasının da mümkün olduğu(Prof.Dr.Fırat Öztan, Fikir ve Sanat Eserleri Hukuku, Ankara 2008, s.649 Ünal Tekinalp, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2005, s.303). " belirtilmiştir.(bkz benzer mahiyette Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 27.12.2011 tarihli 2011/14831 Esas- 2011/17744 Karar sayılı kararı) Davalı tarafça, davacının ortak kusurunun bulunduğu ileri sürüldüğünden, mahkemece BK 43. Madde gereğince davacının ortak kusurunun bulunup bulunmadığının incelenmesi yönünden, deneme sürümünün davacının izni ile indirilmesi ve kullanım için getirilen 30 günlük serbest süreden sonra, yazılımın kullanılamaması yönünden tedbir alınıp alınamayacağı, tedbir alınmamasının ortak kusur olup olmadığının değerlendirilmesi yönünden bilirkişi incelemesi yapılması, ayrıca uygulamada eski sürümler yönünden teamül haline gelen indirim uygulanmasının somut olayda gerekip gerekmediğinin değerlendirilmemesi yerinde olmayıp davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılarak, işaret edilen konularda inceleme yapılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine..." karar verilmiştir.
İSTİNAF KALDIRMA KARARI SONRASI MAHKEME KARARI: İstanbul Anadolu 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 23/11/2023 tarihli 2023/98 E. - 2023/288K. sayılı kararıyla;"... İncelenen dosya kapsamı, mevcut deliller, bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; dava eser mahiyetinde bulunan bilgisayar yazılım programından kaynaklanan maddi hakların ihlali iddiasına dayanak olarak açılan FSEK 68/1 maddesi uyarınca 3800 EURO tazminatın tahsiline ilişkin olup davacı şirketin ... isimli yazılım programının sahibi olduğu, davalıya ait işyerinde İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/329 Değişik İş sayılı dosyası ile yaptırılan incelemede 1 adet bilgisayar programı üzerinde ... yazılımının kurulu ve çalışır olduğunun tespit edildiği, mahkememizin esası bakımından aldırılan 22/01/2020 tarihli bilirkişi raporunda da davalı işyerinde tespiti yapılan ... isimli bilgisayar programının kullanımının mali hakların ihlali niteliğinde olduğu değerlendirilmiş emsal bedelinin ise 3800 EURO olarak hesaplandığı, itiraz üzerine aldırılan ek raporda da kök rapordaki görüşlerin muhafaza edildiği, mahkememizce verilen 01/04/2021 tarihli ve 2019/140 esas 2021/60 sayılı kararının İstanbul 16. Hukuk Dairesinin 2021/1294 esas 2023/711 karar sayılı kararıyla kaldırılması üzerine kaldırma kararı doğrultusunda dosyanın özellikle emsal bedel yönünden değerlendirme yapılmak üzere bilirkişi heyetine gönderildiği, aldırılan 13/09/2022 tarihli bilirkişi raporunda tespit tarihi itibariyle davalı işyerinde 02/09/2018 tarihinde kurulmuş olan ... yazılımının o tarih itibariyle son versiyonu olduğu, bu sebeple emsal bedel yönünden herhangi bir indirim yapılamayacağı, davalı tarafından yapılan kullanımda davacının kusuru olup olmadığı yönünden yaptırılan değerlendirmede ise davacının kusurunun bulunmadığı yönünde görüş bildirildiği, davaya konu uyuşmazlığın bilgisayar programına ilişkin olması sebebiyle bu hususta davacının kusuru bulunup bulunmadığı yönünde yapılacak değerlendirmenin mahkememizin uzmanlık alanı dışında olduğu anlaşıldığından aldırılan en sonki 13/09/2023 tarihli bilirkişi raporuna göre davacının davalının ihlalinde ortak kusurunun olmadığı yönündeki görüş ve tespite bağlı kalınarak bu yönde indirime gidilmemiş bedelin tespiti yönünden yapılan incelemede ise tespit tarihi itibariyle davalı işyerinde kullanılan ... yazılımın en son sürüm olması sebebiyle hem bilirkişi raporu hemde mahkememizce o tarih itibariyle resen de inceleme yapıldığında rayiç bedelin 3800 EURO nun altında olmadığı hatta üzerinde olduğunun tespit edildiği, davacının bu bedelin üç katı olan 3800x3=11.400 EURO bedeli talep edebileceği fakat davacı tarafından 10.000 EURO talepte bulunulduğu düşünüldüğünde bu bedelinde dosya kapsamına uygun olduğu tespit tarihi itibariyle hüküm tarihi arasındaki EURO kurundaki aşırı yükseliş nedeniyle bedelin yüksek olduğu anlaşılmış ise de bu durumdan davacının sorumlu tutulamayacağı, bu nedenle davanın kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
HÜKÜM: Davanın KABULÜ ile; 1-10.000,00 EURO nun 22/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek devlet bankalarının EURO için uyguladığı en yüksek vadeli mevduat faizi oranı ile fiili ödeme tarihindeki TL karşılığının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine..." karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; dava konusu uyuşmazlıkta yerel mahkeme tarafından "durumun gereği ve özellikleri" göz önüne alınmadan bedel belirlendiğini, zira müvekkil şirket nezdinde mevcut 16 bilgisayardan sadece 1 tanesinde söz konusu programın mevcut olduğunu, programın sadece 22 dakika boyunca aktif olduğunu, delil tespiti dosyasındaki raporda geçeklikten uzak ve isabetsiz tespitler yapıldığını, ilgili ekran görüntülerinin, programın aktif bir şekilde kullanıldığına dair hiçbir emare göstermediğini, kaldı ki, 6 numaralı ekran görüntüsünde görüldüğü üzere, bilirkişi tarafından, incelenen bilgisayarın tüm sistemini kapsayacak şekilde doğrudan hedefe yönelik dosya taraması yapıldığını ve ".pln" uzantısına ait yalnızca bir adet proje dosyası bulunduğunun tespit edildiğini (".pln" uzantısı, ... programının oluşturduğu proje dosyalarına verdiği uzantı adlandırmasıdır), yalnızca bir adet test amaçlı oluşturulan örnek projenin, müvekkili firmanın programı aktif bir şekilde kullanmadığını açıkça gösterdiğini, bu raporda programın kaç dakika açık kaldığı ve kaç dakika kullanıldığı belirtilmemiş olmakla birlikte, müvekkilinin bu programı toplamda 22 dakika aktif ettiğini, hiç kullanmadığını ve çizim yapmadığını, Hiç kullanılmayan bir ürün için 2,5 katı oranında (3.800X2,6=10.000 Euro) tazminat istenmesi ve yerel mahkemenin kendisini davacının talebiyle bağlı görerek 2,5 kat tazminata hükmetmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle beraber tazminata hükmedilecek ise 1 kat oranında tazminata karar verilmesinin hukuka uygun olacağını, Müvekkili şirketin dava konusu eseri deneme amaçlı indirdiğini, dava konusu yazılımın, bilgisayarlar üzerinde mimari tasarım yapmaya yarayan bir bilgisayar programı olduğunu, söz konusu programın, davacı firmanın kendi web sayfasında bulunan bağlantı linkleri aracılığı ile herhangi bir kayıt veya ödeme işlemi gerçekleştirmeden kolayca indirilebildiğini, Davacının eserini, kendi firmasının internet sayfasından dileyen herkesin erişimine açık olacak şekilde bağlantı linkleri vererek, indirilmesine ve kullanılmasına açıkça rıza gösterdiğini, yazılım firması olan davacının bu programın ücreti ödenmeden indirilmesini çok kolay bir şekilde engelleyebileceğini, indirme öncesinde kullanıcıya ödeme veya kayıt işlemi gibi koşullar sunacak yazılımı sisteme dahil ederek, bu programın indirilmesinin kolayca engellenebileceğini, davacı bu şekilde yapmayarak bu programı herkesin indirmesine imkan verdiğini, böylece kullanıcılara bir nevi tuzak kurarak tazminat alma yoluna gittiğini, bu durumun hakkın kötüye kullanımı olduğunu, hukuk sistemimizin hakkın kötüye kullanılmasını korumadığını belirterek, açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 2. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2023/98 E.- 2023/288 K. sayılı dosyasında verilen kararın kaldırılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Dosya kapsamında bulunan İstanbul Anadolu FSHHM'nin 2018/329 D.İş sayılı dosyasında bilişim uzmanı bilirkişiden alınan raporda; davalı adresinde yapılan tespitte 11 adet bilgisayar üzerinde inceleme yapıldığı, bu bilgisayarların birinde ... yazılımının kurulu ve çalışır vaziyette olduğu, kurulum tarihinin 02/09/2018 tarihli olduğu beyan edilmiştir.İlk derece mahkemesince Bilirkişiler ..., ... ve ...'den oluşan heyetten alınan 22/01/2020 tarihli raporda; dava konusu ... programının FSEK m.2 kapsamında ilim ve edebiyat eseri kapsamında korunan eserlerden oluştuğu, bu eser üzerinde davacının hak sahipliği sıfatının bulunduğu, davalı şirkette 1 adet ... versiyonunun lisanssız kopyasının tespit edildiği, davalı tarafça bu sürümün deneme sürümü olduğu ileri sürülmüşse de, deneme sürümünün 30 gün aktif olduğu, bu süre sonunda lisans alınmasının gerektiği, davalının işyerinde yer alan programın 02/09/2018 tarihinde yüklendiği, tespit tarihinin ise 30/11/2018 olduğu, dolayısıyla 30 günlük deneme süresinin sona erdiği, yazılımın deneme sürümü olmasının fiilen mümkün olmadığı, davacıya ait yazılımın deneme sürümünün 30 günlük olduğunun davacının web sayfasında da yazılı olduğunun belirtildiğini, söz konusu programın 1 adedinin rayiç bedelinin € 3.800,00 ve 06.05.2019 tarihi itibariyle 1-euro 6.7057-TL x 3.800= 25.48,66 -TL + KDV = 30.068,36-TL olduğu, söz konusu rakamın 3 katına hükmedilip hükmedilmeyeceğinin mahkemenin taktirinde olduğu beyan edilmiştir. İlk derece mahkemesince aynı bilirkişi heyetinden alınan 15/12/2020 tarihli ek bilirkişi raporunda; yazılımın kaç dakika kullanıldığının tespiti bilirkişi görevlendirme yetkisi dışında olduğundan tespit yapılamayacağı, 06.12.2018 tarihli bilirkişi raporunda davalının "..." adlı yazılım ile çizim dosyaları oluşturmuş olduğu, davacının yazılımının, davacının internet sitesinden sadece deneme versiyonunun indirebildiği, davacının bilgisayarında tespit edilen yazılımın ise deneme versiyon olmadığı, ticari versiyon olduğu, davalının dosyaya sunmuş olduğu yazılım CD’lerinin "..." olduğu, oysa davalının bilgisayarında kurulu ve çalışır vaziyette tespit edilen yazılımın "..." olduğu, sunulan CD’de yer alan yazılım ile yüklü olan yazılımın birbiri ile eşleşmediği, davalının "..." yazılımına dair herhangi bir fatura sunmadığı ve lisans yükseltmeye dair de herhangi bir belge sunmadığının tespit edildiği beyan edilmiştir. Dairemizin kaldırma kararından sonra FSEK uzmanı ... ve bilişim uzmanı ...’dan oluşan bilirkişi heyetinden alınan 13/09/2023 tarihli bilirkişi raporunda; "…Bilişim yönünden yapılan değerlendirmenin sonucunda; Kırılmaz bir kod oluşturmak teorik olarak mümkündür, ancak pratikte bunu başarmak zor olabilir. Kriptografi ve kodlar sürekli gelişiyor ve güvenliği artırmak için yeni yöntemler ve teknolojiler geliştiriliyor. Bununla birlikte, yeni yöntemler veya teknolojiler yoluyla bir kodun kırılma olasılığı her zaman olduğundan, hiçbir kodun gerçekten kırılamaz olarak kabul edilemeyecektir. Ek olarak, saldırganın yeterli kaynağa, zamana ve bilgiye sahip olması durumunda herhangi bir kodun/yazılımın süresi yazılımın kapsamı dahilinde değişkenlik göstermek suretiyle kırılabileceği, FSEK yönünden yapılan değerlendirmenin sonucunda; dosya kapsamında bilişim yönünden yapılan incelemede; Archicad22 yazılımının 29.08.2018 tarihinde piyasaya çıkarılmış olduğu ve 2018/329 D. İş dosyası kapsamında yapılan incelemenin tarihi olan 30.11.2018 tarihinde yazılımın versiyonunun (...) piyasadaki son versiyon olduğu görülmüştür. Bu bakımdan dava konusu yazılımın eski sürümü değil, inceleme tarihinde piyasada bulunan son sürümünün kullanıldığı tespit edilmiş olduğundan, uygulamada eski sürümler yönünden teamül haline gelen indirim uygulamasının somut olayda gerekmediği, Öte yandan yine bilişim yönünden bir yazılımın kodunun yeni yöntemler veya teknolojiler yoluyla kırılma olasılığının her zaman mevcut olması, yeterli kaynağa, zamana ve bilgiye sahip olunması halinde bir yazılımın kodunun kırılabileceği mümkün olması nedeniyle, deneme sürümünün kullanımı için getirilmiş olan 30 günlük serbest süreden sonra yazılımın kullanılamaması yönünden tedbir alınması halinde de yazılımın kodlarının kırılmasının mümkün olması nedeniyle, davacının ortak kusurunun bulunmadığı görüş ve kanaatine varılmıştır. " şeklinde görüş bildirildiği tespit edilmiştir.
G E R E K Ç E: Dava, davalının Mali hakları davacıya ait olan bilgisayar yazılımının izinsiz kullanıldığı ve bu şekilde FSEK’ten kaynaklanan mali haklarına tecavüz edildiği iddiasıyla açılan maddi tazminat davasıdır.Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davalı vekili, Mahkemece rayiç bedelin üç katı kadar tazminat verilemeyeceğine dair istinaf talebinde bulunmuşsa da, hükmedilecek tazminatın rayiç bedelin üç katından daha az artırılması konusunda hakimin takdir hakkı mevcut değildir. Kanun maddesinin aksine uygulama yapılması 5846 sayılı FSEK'nın 68. maddesini düzenleme amacına uygun olmayacağından, buna ilişkin istinaf talebi kabul edilmemiştir.Alınan bilirkişi raporları ile davalının bilgisayarında kullanıldığı tespit edilen ve mali hakları davacıya ait olan ... isimli yazılımın tespit tarihinde piyasada olan son sürümü olduğunun tespit edildiği, bu nedenle rayiç bedelinden indirim yapılmamasında hukuka aykırılık bulunmadığı, davacıya ait yazılımın deneme amaçlı yalnızca DEMO olarak indirilebildiği, programın tüm özelliklerinin DEMO üzerinde bulunmadığı, davalının ise yazılımı kullanarak çizimler hazırladığının tespit edildiği, ayrıca yazılımın deneme süresi olan 30 günlük süreden sonra kodunun kırılarak kullanılabileceği, bu nedenle davacının olayda mütefarik kusur teşkil edecek bir eyleminin bulunmadığının dosya kapsamından anlaşılmasına göre, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi yerindedir.Tüm bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 21.530,90 TL nispi harçtan, peşin alınan 5.600,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 15.930,90 TL eksik harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak;a)Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 23,00 TL (posta-teb-müz) masrafının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, b)Davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 14/07/2025 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.