T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2023/1781 Esas
KARAR NO: 2025/822 Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 28/09/2023
NUMARASI: 2022/80 E. - 2023/218 K.
DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 18/06/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilinin ... (...) şirketler grubunun bir parçası olduğunu, şirketler grubunun bir parçası olan ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile elli yılı aşkın zamandır Türkiye'de faaliyette bulunduklarını, ...'nın, "..." markalı üç boyutlu oval bir küre şeklindeki kuru toz solunum cihazlarını dünya çapında ilk kez 1994, ülkemizde ise ilk kez 1996 yılında piyasaya sürdüğünü, müvekkilinin yapmış olduğu araştırmalar neticesinde, davalının müvekkile ait orijinal "..." solunum cihazı ile aynı etken maddelere (salmeterol+flutikazon) sahip, eşdeğer-jenerik solunum cihazlarının "..." markası altında kullandığını ve bu ürünü için TPMK nezdinde ... sayılı çoklu tasarımı 20.05.2011 tarihinde tescil ettirdiğini, ancak davalı adına tescilli tasarımın müvekkilinin 1994 yılından bu yana dünya çapında yoğun şekilde satılan ve kullanılan ürünler ile ayniyet teşkil ettiğini ve yenilik ve ayırt edicilik niteliklerinden yoksun olduğunu iddia ederek, yeni ve ayırt edici olmayan ve kötü niyetle tescil edilmiş bulunan davalı adına ... sayı ile tescilli çoklu tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili adına tescil ettirilmiş olan ... sayılı çoklu tasarımın, dava dilekçesinde bahsi geçen karşı dokümanların varlığında yeni ve ayırt edici nitelikte olan ve tekniğin bilinen durumuna dahil veya dahil olmayan bir dizi anonim ve yeni unsurların bir araya getirilmiş özgün bir kompozisyon olduğunu, bu nedenle müvekkiline ait tasarımların yeni ve ayırt edici kriterleri haiz olduğunu ve davacı yan taleplerin yersiz olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
MAHKEME KARARI: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 05.03.2019 tarihli 2017/148 E. - 2019/66 K. sayılı kararıyla; "...dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporları, celp edilen tasarım kayıtları ve tüm deliller topluca değerlendirildiğinde, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, tasarımcının seçenek özgürlüğü kapsamında, davalı tarafa ait hükümsüzlüğü talep edilen 20.05.2011 başvuru tarihli ... sayılı 1 ve 2 numaralı tasarım tescili ile hükümsüzlüğe dayanak olarak sunulan eski tarihli ürün görselleri arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğu, bu sebep ile farklı olarak algılandıkları ve tasarım gövde, koruyucu kapak, ağızlık, kontrol düğmesi ve sayaçtan oluşmakta olup, bu ögelerin geometrik biçimleri, oranları, yüzey özellikleri, yerleşimleri ve birbirleri ile ilişkileri sayesinde farklılaştığı ve ayırt edici nitelik kazandığı ve bu itibarla davalı tasarımının başvuru tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olduğu..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
KALDIRMA KARARI: Dairemizin 02/02/2022 tarih, 2019/1411 Esas ve 2022/125 Karar sayılı ilamı ile; "...Bir tasarımın tescil edilebilmesi için, tasarımın aynısının başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış olması, bir başka deyişle mutlak yenilik koşulu kabul edilmiştir. Mutlak yenilikten söz edilebilmesi için de, tasarım tescil başvurusu yapılan ürünün görünümünün dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulan tasarımlardan küçük ayrıntıların ötesinde farklı özelliklere sahip olması gerekli ve yeterli olup, yenilik unsurunun değerlendirilmesinde tasarımcının seçenek özgürlüğünün de dikkate alınması gerekmektedir. Davacı tarafça tasarımlar arasındaki farkın küçük ayrıntılarda olduğu ve tasarımcının tescile konu tasarımlar yönünden geniş bir seçenek özgürlüğü bulunduğu ileri sürülmüş ve tasarım örnekleri sunulmuş olmakla, mahkemece davacı itirazlarının da ek raporda değerlendirilmediğini göz önüne alarak, uzman bilirkişilerden oluşacak yeni bir heyetten itirazları giderir şekilde rapor alınması gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına.." karar verilmiştir.
KALDIRMA KARARI SONRASI MAHKEME KARARI: Bakırköy 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 28/09/2023 tarihli 2022/80 E. - 2023/218K. sayılı kararıyla; "...dava konusu olaya bakıldığında, önceki raporlar arasındaki çelişkiyi giderir son rapora göre, dava konusu ... nolu (1) ve (2) nolu tasarımın başvuru tarihi itibariyle yenilik ve ayırt edici özellikle sahip olduğu , ürünün niteliğine göre davacı tasarımları ve yenilik kırıcı olarak ileri sürülen diğer tasarımlara göre bilgilenmiş kullanıcılar nezdinde farklı olarak algılandıkları..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporunun, Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı sonrasında alınan kök ve ek bilirkişi raporları ile çelişki oluşturduğunu, bu durumda, Bölge Adliye Mahkemesi kararı sonrasında alınan kök ve ek bilirkişi raporları dikkate alınmadan, eksik inceleme sonucu hazırlanmış son raporun hükme esas alınması usul ve yasaya uygun olmadığını ve ilk derece mahkemesi tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararının dikkate alınmadığını, Usulüne uygun ve yeterli bilirkişi raporu alınmasına rağmen, ilk derece mahkemesince, Bölge Adliye Mahkemesinin kararı hiçe sayılarak, yeni bir bilirkişi raporu daha alındığını, Alınan son raporun, tasarım hukuku prensipleri göz ardı edilerek ve taraflarınca sunulan deliller ve kapsamlı açıklamalar ile dosya kapsamında Bölge Adliye Mahkemesi kararı sonrasında alınan kök ve ek bilirkişi raporlarındaki bilimsel ve teknik tespitler dikkate alınmaksızın hazırlandığını, ilk derece Mahkemesi tarafından ise bu raporun çelişkiyi giderdiği belirtilerek hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu,Bu raporun önceki raporlar arasındaki çelişkiyi gidermediğini, aksine Bölge Adliye Mahkemesi kararından sonra alınan denetime ve hüküm kurmaya elverişli kök ve ek bilirkişi raporları ile çelişkiye neden olduğunu,Kabul anlamına gelmemek kaydıyla, Mahkemece bu çelişkinin giderilmesi için yeni bir heyetten rapor alınması gerektiğini, Son bilirkişi raporunda dava konusu tasarımların genel izlenimini oluşturan merkezdeki yüzeyi, kapak mekanizması ve ağızlık yapılarının müvekkilin Diskus tasarımı ile aynı olduğu tespit edilmesine rağmen, ayrıntıda yer alan bazı farklılıklar dikkate alınarak, tasarımların farklı olarak algılandıklarının ifade edilmesinin hatalı olduğunu ve tasarım hukuku ilkeleri ile bağdaşmadığını, Bilirkişilerin ... numaralı tasarımın 1 ve 2 numaralı tasarımlarıyla ilgili sayaç yerinin ayırt edici olup olmadığına dair beyanlarının çelişkili olduğunu, Öte yandan, her ne kadar bilirkişilerce müvekkilinin tasarımının eliptik şekilde olduğu ve davalı tasarımının disk şeklinde olduğu belirtilerek, davalı tasarımın ayırt edici olduğu ifade edilmiş ise de, müvekkilinin ürün şeklinin elipsoit/sferoid disk şekli olarak anıldığı ve uzun yıllardır yalnızca müvekkil tarafından kullanıldığı ve bu nedenle, tasarım şekillerinin aynı olduğunu ve bu tespitin son derece hatalı olduğunu, Bilirkişilerin tespitlerinde yer verdiği ve farklılıkların, bilgilenmiş kullanıcı tarafından fark dahi edilmeyecek, küçük ayrıntılardaki farklılıklar olduklarını, bu nedenle de bunların tasarımlara ayırt edicilik kattığının söylenmesinin mümkün olmadığını, Tasarımcının seçenek özgürlüğüne ilişkin sunulan beyan ve delilleri ile BAM kararı sonrasında alınan kök ve ek rapordaki tespitlerin tamamıyla inceleme dışı bırakılmış olup, bu hususun da yerel mahkeme kararının yerinde olmadığını ortaya koyduğunu, Söz konusu ürün şeklinin uzun yıllardır yalnızca müvekkili tarafından kullanıldığı ve bu yoğun kullanım neticesinde de müvekkili ile özdeşleştiğine ilişkin iddia ve delillerinin hükme esas alınan son bilirkişi raporunda hiçbir şekilde incelenmediğini belirterek, açıklanan sebeplerle; Bakırköy 1. FSHHM’nin 28.09.2023 tarih, 2022/80 E. ve 2023/218 K. sayılı kararının kaldırılmasına, dosya kapsamında İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi kararı sonrasında alınan denetime ve hüküm kurmaya elverişli kök ve ek bilirkişi raporu ışığında, davanın kabulüne, Daire tarafından dosya kapsamında alınan son bilirkişi raporu da dikkate alınacak ise, bu durumda bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğundan, yeni bir bilirkişi heyeti atanarak yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılmasına ve iddialarının duruşmada dinlenmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderinin davalı yana yüklenmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Dosyada mevcut Türk Patent ve Marka Kurumu kaydı incelendiğinde; 20/05/2011 başvuru ve tescil tarihli, ... tescil numaralı "İnhilasyon Cihazı" çoklu tasarımının davalı adına tescil edildiği ve 20/05/2016 tarihinde 5 yıl süre ile davalı adına yenilendiği anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince tasarım uzmanı ..., bilgisayar mühendisi ... ve uzman doktor ...'dan oluşan bilirkişi heyetinden alınan 25/06/2018 tarihli raporda; dava konusu benzerlik ve ayırt edici nitelik yönünden değerlendirilen tasarımlar, İnhilasyon Cihazı tasarımı olup, davalı tarafa ait hükümsüzlüğü talep edilen 09.04.2010 başvuru tarihli ... numaralı tasarım tescili tasarımların üç boyutlu ve gölgeli teknik çizimler iken, hükümsüzlüğe dayanak olarak sunulan ve değerlendirilen tasarımın, ürünün kendisi olduğu, tasarımın; gövde, koruyucu kapak, ağızlık, kontrol düğmesi ve sayaçtan oluşmakta olup, bu ögelerin geometrik biçimleri, oranları, yüzey özellikleri, yerleşimleri ve birbirleri ile ilişkileri sayesinde farklılaştığını ve ayırt edici nitelik kazandığını, karşılaştırılan tasarımların gövdeleri sferoid disk biçiminde olduğunu, tasarımların yüzeylerinde merkezde olacak biçimde daire biçiminde bir yüzey yer almakta olup, bu yüzeyin her iki tasarımda da koruyucu kapağın dönüş merkez aksını belirlediğini, gövde üzerinde yer alan ve gövdenin merkezinden dairesel biçimde hareket eden koruyucu kapağın, ... numaralı tasarım tescilinde davacı tarafa ait kapaktan daha geniş olup, yüzeyinde merkezden dışa doğru genişleyerek ilerleyen dalga biçiminde yüzey uygulaması yer aldığını, karşılaştırılan tasarımlarda yer alan kapakların kenar ve yüzey çizgilerinin her iki tasarımda birbirinden farklı olduğunu, tasarımlarda yer alan ağızlığın, sferoid yapının yan yüzeyinde yer almakta olup, dışa doğru kavisli bir çizgide daralarak uzadığını ve eliptik bir boşluk ile bittiğini, her iki tasarımda yer alan ağızlıkların birbirleri ile aynı biçim ve oranlarda olduğunu, ... numaralı tasarım tescilinde sferoid yapının yan yüzeyinde yer almakta olan trak ve kanalının, davacı tarafa ait üründen farklı olduğunu, karşılaştırılan tasarımların gövdeleri benzer sferoid disk olarak tanımlanabilecek geometrik biçim ve oranlarda olup, ağızlık kısımlarının benzer biçimde olduğunu, bununla beraber gövde üzerinde yer alan ögelerin biçimleri, oranları. yerleşimleri, yüzey özellikleri ve fonksiyonel çalışma biçimleri birbirinden ayırt edici nitelik oluşturacak derecede farklı olduğunu, ... numaralı tasarım tescili yönünden yapılan incelemede; tasarımların yüzeylerinde merkezde olacak biçimde daire biçiminde bir yüzey yer aldığını, bu yüzeyin her iki tasarımda da koruyucu kapağın dönüş merkez aksını belirlediğini, gövde üzerinde yer alan ve gövdenin merkezinden dairesel biçimde hareket eden koruyucu kapağın, ... numaralı tasarım tescilinde davacı tarafa ait kapaktan daha geniş olup, dış yüzeyinde dalga biçiminde yüzey uygulamasının yer aldığını, karşılaştırılan tasarımlarda yer alan kapakların kenar ve yüzey çizgileri, her iki tasarımda birbirinden farklı olduğunu, tasarımlarda yer alan ağızlık, sferoid yapının yan yüzeyinde yer aldığını, dışa doğru kavisli bir çizgide daralarak uzadığını ve eliptik bir boşluk ile bittiğini, her iki tasarımda yer alan ağızlığın birbirleri ile aynı biçim ve oranlarda olduğunu, ... numaralı tasarım tescilinde yan yüzeyde herhangi bir düğme, tırnak ve kanalı bulunmazken, davacı tarafa ait üründe yan yüzeyde bir kanalda hareket eden çekmeli bir düğme yer aldığını, karşılaştırılan tasarımların gövdeleri benzer steroid disk olarak tanımlanabilecek geometrik biçim ve oranlarda olup, ağızlık kısımları benzer biçim ve oranlarda olduğunu, bununla beraber gövde üzerinde yer alan ögelerin biçimleri, oranları, yerleşimleri, yüzey özellikleri ve fonksiyonel çalışma biçimleri birbirinden ayırt edici nitelik oluşturacak derecede farklı olup, davalı tarafa ait hükümsüzlüğü talep edilen ... ve 2 numaralı tasarım tescillerinin başvuru tarihi olan 20.05.2011 başvuru tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olduğunu beyan etmişlerdir. Aynı heyetten davacı vekilinin itirazları nedeniyle alınan 20/11/2018 tarihli ek raporunda; kök rapordaki beyanlarını yineledikleri anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince Dairemizin kaldırma kararından sonra tasarım uzmanı ..., marka/patent vekili ... ve elektrik/biyomedikal mühendisi ...'dan oluşan bilirkişi heyetinden alınan 12/08/2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda; hükümsüzlüğü talep edilen ... numaralı tasarım tescilinin, başvuru tarihi olan 20/05/2011 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olmadığı ve belirtilen nedenlerle
hükümsüzlük şartlarının oluştuğu belirtilmiştir. İlk derece mahkemesince aynı bilirkişi heyetinden alınan 19/12/2022 tarihli ek raporda; davacı ... tarafından, hükümsüzlüğü talep edilen, Türk Patent ve Marka Kurumu katında 20.05.2011 Tarih ve ... ve 2 numaralı "İnhalasyon Cihazı Konulu" 24-04 Locarno Sınıfı ... Anonim Şirketi’ne Çoklu Endüstriyel Tasarım Tescil Belgesi ile tescilli tasarımların, başvuru tarihi olan 20/05/2011 tarihi itibarı ile koruma için gereken yenilik ve ayırt edici nitelik şartlarını taşımadığı ile ilgili; Kök rapordaki tespit, sonuç ve kanaatlerini değiştirecek yeni delil ve bulgulara rastlanılmadığı, Ankara 2. FSHHM'nin 2015/200 E. sayılı dosyası ile ilgili itirazlar ileri sürülmüş ise de, huzurdaki davanın konusu ile farklılık arz ettiği, Ankara 2. FSHHM'nin 2015/200 E. sayılı dosyasında bir şekil markasının tescil edilip edilemeyeceği hususu dava konusu edilirken, huzurdaki davada ise tescilli bir tasarımın hükümsüzlüğünün talep edildiği, Ankara 2. FSHHM'nin 2015/200 E. sayılı dosyasında, dava konusu şekil üzerinden tescil kapsamında bazı hususların tartışılmış ve değerlendirilmiş olmasının, bu davada davalı tasarımının hükümsüzlüğe konu edilmesine engel teşkil etmeyeceği, zira Ankara 2. FSHHM'nin 2015/200 E. sayılı dosyasında verilen ve kesinleşen kararın, davalı tasarımının hükümsüz kılınamayacağına dair verilmiş ve kesinleşmiş bir karar olmadığı, heyetin açıklanan nedenlerle, Ankara 2. FSHHM'nin 2015/200 E. sayılı dosyasında verilen ve karara dayanak yapılan bilirkişi raporunda ulaşılan sonuç ile aynı görüşte olmadığı, bu nedenlere bağlı olarak; kök raporda oybirliği ile varılan; hükümsüzlük ve Türk Patent ve Marka Kurumu sicilinden terkini için gereken şartlarının oluştuğu yönündeki kanaatin korunduğu belirtilmiştir. Her iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi için ilk derece mahkemesince sıni mülkiyet uzmanı/hukukçu ..., tasarım uzmanları ..., ...'den oluşan bilirkişi heyetinden alınan 11/04/2023 tarihli raporda sonuç olarak; dava konusu ... nolu çoklu (2 adet) Solunum (İnhalasyon) tasarımının davalı adına Türk Patent nezdinde tescilli olduğu, dava konusu ... nolu (1) ve (2) nolu tasarımın başvuru tarihi itibariyle yenilik ve ayırt edici özelliklere sahip olduğu, bilgilenmiş kullanıcılar nezdinde farklı olarak algılandıklarına dair görüş bildirilmiştir.
G E R E K Ç E: Dava, tasarım hükümsüzlüğü davasıdır.Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya incelendiğinde; ilk derece mahkemesince uzman bilirkişilerden alınan 25/06/2018 tarihli kök ve 20/11/2018 tarihli ek rapor ile 10/04/2023 tarihli raporlarda, davalı adına tescilli tasarım ile, davacının daha önce kamuya sunduğu ürünün tasarımlarının farklı olduklarına dair görüş bildirildiği, tasarımların sferoid disk biçiminde olmalarına rağmen, gövde üzerinde bulunan ve gövde üzerinde dairesel hareket eden koruyucu kapakların birbirlerinden farklı olduklarının tespit edildiği, ancak 12/08/2022 tarihli kök ve 19/12/2022 tarihli ek raporu hazırlayan bilirkişi heyetinin, davalının tasarımının davacının daha önce kamuya sunulan ürününün tasarımı ile benzer olarak algılandığı ve hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğuna dair farklı görüş bildirdiği anlaşılmıştır. Davalı vekilinin 12/08/2022 tarihli kök rapora itiraz etmesi üzerine, bilirkişi heyetince 25/06/2018 tarihli bilirkişi raporunu hazırlayan önceki heyetin görüşünden ayrılmalarının gerekçesi olarak, 19/12/2022 tarihli ek raporda; "…Sayın Bilirkişilerce Davalı tarafın tescil mevzuatı açısından bir engeli bulunmayan, tescilinin bilgisayar yardımlı tasarım tekniği ile yapılmış resimsel anlatımından daha farklı bir biçimi taşıyan ve bu nedenle gerçekte biçim yönünden üretilip piyasaya sürülmüş tasarımı değil temsil ettiği farklı biçimdeki bir nesneyi koruyan tescil belgesi, koruma yönünden piyasaya arz olunmuş ... ibaresini taşıyan davalı ürününden görsel yönden farklılık taşımaktadır…." şeklinde açıklama yapıldığı anlaşılmıştır. Tasarım hükümsüzlüğüyle ilgili yapılacak incelemenin, davalının tescilli tasarımı üzerinde yapılması zorunlu olup, davalı tarafından piyasaya sunulan "..." markalı ürünler ile davacının ürününün karşılaştırılması suretiyle, davalının ürününün tescilli tasarımından farklı olduğu gerekçesiyle hükümsüzlük koşullarının oluştuğuna dair bilirkişi görüşü kabul edilemez. Dava konusu ürün tasarımında, tasarımcının seçenek özgürlüğünün geniş olduğu bilirkişiler tarafından yapılan inceleme ve raporlarda yer verilen ürün görselleri ile sabit olmuşsa da, sferoid disk şeklinde ana gövde içeren tasarımın yalnızca davacı tarafça kullanılabileceği kabul edilemez. Alınan bilirkişi raporları ile, ana gövdesi sferoid disk biçiminde olan davalı tasarımının diğer özellikleri ile davacının ürününden farklı olarak algılandığı tespit edilmiştir. Daha önce alınan bilirkişi raporları çelişkili olduğundan Mahkemece yeni bir heyetten rapor alınmasında usule aykırılık bulunmadığı, Mahkemece hükme esas alınan en son bilirkişi raporunun denetime uygun ve yeterli olduğu, davalıya ait tasarımın tescil tarihinde yenilik ve ayırt edicilik özelliklerini haiz olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 615,40 TL maktu harçtan, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak; davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 18/06/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.