T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2023/1710 Esas
KARAR NO: 2025/812 Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 13/01/2023
NUMARASI: 2022/120 E. - 2023/14 K.
DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 18/06/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin, uzun yıllardan bu yana, Türkiye dahil olmak üzere dünya çapında sayısız ülkede tıbbi, kozmetik ve kimyasal ürünleri alanında faaliyet gösterdiğini ve ürünlerini pazarladığını, faaliyet alanında son kullanıcıların ihtiyaçlarını dikkate alarak Dünyanın birçok kıtasında sayısız ülkeye gerçekleştirdiği ihracatları ile sektöründe bilinen bir şirket olduğunu, müvekkili şirketin, 2000 yılından bu yana sektörde yaygın ve yoğun olarak kullanılan ... tescil numaralı "..." markasını, dava dışı ... İhracat Ltd. Şti'nden Ankara ... Noterliğince düzenlenen 18/10/2021 tarih, ... yevmiye numaralı marka devir sözleşmesi ile "..." markalı ürüne ait Biyosidal ürün ruhsatnamelerini de, Ankara ... Noterliği'nin, 05/07/2021 tarih, ... yevmiye numaralı ruhsat devir sözleşmesi ile, hukuka uygun bir şekilde devir aldığını, TPMK nezdinde kayıtlı ... sayılı markanın müvekkili adına kayıtlı olduğunu, "..." markasının tanınmış marka olduğunu, davalının uzun yıllardır piyasada yer almakta olan ve müvekkili şirket tarafından devir alınan "..." markasını 15/09/2021 tarihinde, ... numarası ile, müvekkilinin ticaret unvanının özü-çekirdeği olan "..." ibaresini de 28/09/2021 tarihinde ... numarası ile tescil ettirdiğini, davalı tarafın, başkası adına tescilli olduğunu bildiği bir markanın aynısını ve davacı müvekkili şirketin ticaret unvanının özünü marka olarak tescil ettirmekte kötüniyetli olduğunu, dava konusu markada yer alan "Aslan görünümündeki şekil" unsurunun dava konusu markaya ayırt edici nitelik kazandırmadığını, dava konusu markada yer alan şekil unsurunun, markalarda ortak olarak bulunan "..." ibaresinin üzerinde konumlandırılması sebebiyle, müvekkili şirkete ait markanın serisi gibi algılanmasına sebep olduğunu, dava konusu markalar arasında görsel, işitsel ve anlamsal benzerlik bulunduğunu, markalar arasında ilişkilendirme ihtimali bulunduğunu, markaların, benzer/ilişkili mal ve hizmet sınıfında yer aldığını, müvekkilinin ticaret unvanının "..." şeklinde olduğunu, ticaret unvanındaki "..." ibaresinde yer alan "..." ibaresinin müvekkili şirketin faaliyet alanını gösterdiğini, işbu ticaret unvanında asıl dikkat çekici ve önemli unsurun "..." ibaresi olduğunu, davalı şirket adına tescilli olan ... tescil numaralı "..." markasının, müvekkilinin ticaret unvanından kaynaklanan sınai mülkiyet hakkını ihlal ettiğini, davalı tescillerinin kötüniyetli olduğunu belirterek, açıklanan nedenlerle, davalı adına ... ve ... numaralı markaların SMK 6/1, 6/5, 6/6 ve 6/9. maddeleri gereğince hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile müvekkilinin "..." markasının farklı nice kodları üzerinden tescil ettirdiklerini, "..." ibaresinin zayıf nitelikli bir kelime ve ayırt edicilik vasfının düşük olduğunu, müvekkilinin "..." markasını 01/03/35 Nice kodları ile tescil ettirdiğini ve bu alanda ürettiği dezenfektanlar için işbu dava konusu markayı tescil ettirdiğini, davacının ise markasını 05/10/42 nice kodları ile tescil ettirdiğini ve bu alanın daha ziyade ilaç ve türevleri için kullanıldığını, davacının, kendisine ayırt ediciliği son derece düşük olan kimya sektörünün ham maddesini marka olarak tescil ettirdiğini, müvekkili tarafından tescil edilen markanın logosunun da davacının markasının logosundan farklı yeşil renk, farklı yazı stili ve şekil bulunduğunu, davacı firmanın Türkiye genelinde ve sektörde tanınmış bir firma olmadığını, davacı firma 2021 yılında kurulduğundan, uzun yıllara dayalı kullanım hakkı sebebiyle "..." markasının müvekkili tarafından kullanılmasına engel olmaya ve markanın hükümsüzlüğünü talep etmeye hakkı bulunmadığını, müvekkilinin, basiretli bir tacir gibi davranmamakla itham eden davacının, unvanını marka olarak tescil ettirmeyerek esas olarak kendisinin basiretli bir tacir gibi davranmadığını, marka tescili yapılmamış olan ticaret unvanına dayalı olarak iltibas iddiası ile marka hükümsüzlüğünün talep edilemeyeceğini savunarak, açıklanan nedenlerle, haksız, mesnetsiz ve kötüniyetli davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEME KARARI: Bakırköy 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 13/01/2023 tarihli 2022/120 E. - 2023/14 K. sayılı kararıyla; "...Davacının "..." unvanı ile 28/06/2021 tarihinde Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde tescil edildiği, davalıya ait ... tescil numaralı markanın tescil başvurusunun ise bu tarihten sonra 28/09/2021 tarihinde gerçekleştirildiği; davacının ticaret unvanının çekirdek unsurunun "..." ibaresi olduğu, davalı markasının ise münhasıran "..." kelime unsurlarından oluştuğu, markanın tescilli olduğu 03 ve 05.sınıftaki emtialar ile davacının tescilli faaliyet konularının benzerlik içerdiği ve bu itibarla SMK 6/6 maddesi kapsamında davalıya ait ... tescil numaralı markanın hükümsüzlük koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır. Kötüniyet iddiası yönünden yapılan incelemede; Kötüniyetten ne anlaşılması gerektiği ve hangi koşullarda varlığının kabul edilmesi gerektiği her somut olayda ayrıca değerlendirilmesi gereken bir husus olmakla birlikte "ticari dürüstlük kurallarına aykırı olarak ve başkasının markasını ele geçirmeye, başkasının markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlamaya yönelik olarak, "önceki marka sahibini tescil konusu ürünleri pazarlamaktan alıkoyma, piyasaya girmesini engelleme amacı ile" yapılmış tesciller kötüniyetli kabul edilmektedir. Hukukumuzda iyiniyet asıldır. Yani kötüniyet iddiasında bulunan bu iddiasını ispat külfeti altındadır. Davaya konu olayda davalının davaya konu ... ve ... tescil numaralı markalarının kötüniyetli tesciline delalet eder yeterli ve somut delil dosyaya sunulmadığından bu iddianın ispatlanamadığı kanaatine varılmıştır. Yukarıda açıklanan gerekçelerle davacının davasının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-Davanın KISMEN KABUL ve KISMEN REDDİ İLE; -Davalıya ait ... tescil numaralı markanın HÜKÜMSÜZLÜĞÜ TALEBİNİN REDDİNE,-Davalıya ait ... tescil numaralı markanın HÜKÜMSÜZLÜĞÜ İLE KARAR KESİNLEŞTİĞİNDE SİCİLDEN TERKİNİNE," karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMLERİ: Davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; Mahkemece davalının "KLORTAB" markasının farklı sınıflarda tescilli olması nedeniyle markaların benzer olmadığına dair gerekçesinin hatalı olduğunu, Müvekkili şirkete ait markada tescilli 05, 10 ve 42. mal/hizmet emtiasının davalı yana ait 01, 03 ve 35. Sınıflarda tescilli mal ve hizmetler, tıbbi, kozmetik ve kimyasal ürünleri kapsaması sebebiyle, birbirleriyle ilişkilendirilebilecek nitelikte olduklarını, ilgili tüketiciler nezdinde, aynı faaliyet alanında satışa sunulan ve birebir aynı esas unsurlu olan markalar arasında karıştırılma ihtimalinin meydana gelmesinin kaçınılmaz olduğunu,Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından yayınlanan Marka İnceleme Kılavuzu'nda 03 ve 05. Sınıfların benzerliği karşılaştırılarak, hitap ettikleri tüketici kesiminin benzer olduğu ve benzer nitelikte mallar olduklarının belirtildiğini,Müvekkilinin "..." markasının tanınmış marka olduğunu, Google arama motorunda bu markayla ilgili çıkan sonuçların müvekkilinin markasının tanınmışlığını desteklediğini,Davalının müvekkiline ait ve tanınmış marka olan "..." markasının başkasına ait olduğunu bilerek tescil ettirmesinin kötüniyetli olduğunu, Davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; davacının ticaret unvanının müvekkilinin tescil başvurusundan üç ay önce Ankara’da tescil edildiğini,Aradaki kısa süre ve müvekkilinin İstanbul’da mukim olduğu dikkate alındığında, müvekkilinin davacının ticaret unvanından haberdar olmadığını,Davacının “...” ibaresini marka olarak tescil ettirmediğini, Müvekkilinin marka tescilinde TPMK tarafından yapılan incelemede herhangi bir ret durumunun gerçekleşmediğini,Tescilli bir markanın aynısının veya ayırt edilemeyecek benzerinin aynı mal ve hizmetlerde başkası adına tescil edilemeyeceğini, ilk başvuranın önceliğinin korunacağını, Bahsedilen bu öncelik ilkesinin istisnasının tanınmış markalar olduğunu, davacının “...” markasının tanınmış marka olmadığını, zaten tescil tarihleri arasında üç aylık kısa bir süre olduğunu, Davacının “...” markasının tanınmış marka olduğunu ispatlayamadığını, Davacının unvanının TPMK’da tescilli bir marka olmadığını belirterek, ayrıntılı olarak izah edilen ve Mahkemece resen göz önünde bulundurulacak nedenlerle; Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2022/120 E. , 2023/14 K. Sayılı kararının; “...” markası yönünden onanmasına karar verilmesini, “...” markası yönünden verilen markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkin kararına ilişkin karar ile ilgili bozma yönünde karar verilmesini, yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Dosyada bulunan TPMK kayıtları incelendiğinde; ... numaralı "..." markasının 05, 10 ve 42. sınıflarda davacı adına tescilli olduğu, 15/09/2021 başvuru, 24/01/2022 tescil tarihli, ... numaralı "..." markasının 01, 03 ve 35. sınıflarda, 28/09/2021 başvuru, 16/02/2022 tescil tarihli, ... tescil numaralı "..." markasının 03 ve 05. sınıflarda davalı adına tescilli oldukları tespit edilmiştir. Davacı şirketin ticaret sicil kaydı incelendiğinde; 28 Haziran 2021 tarihinde ticaret sicil kaydına tescil edildiği, faaliyet alanının kimyevi ve kozmetik ürünler, zirai, veterinerliğe ve dişçiliğe ait bulunan malzemeler ve bunların kimyevi maddeleri....olduğu tespit edilmiştir.İlk derece mahkemesince marka vekili ...'dan alınan 25/11/2022 tarihli bilirkişi raporunda; "Davalıya ait hükümsüzlüğü talep edilen ... başvuru numaralı "..." ibareli markanın SMK 6/1, 6/5, 6/9 hükümler kapsamında hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığı, davalıya ait hükümsüzlüğü talep edilen ... başvuru numaralı "..." ibareli markanın SMK 6/6 hükmü kapsamında hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğunun değerlendirilebileceği, davalıya ait hükümsüzlüğü talep edilen ... başvuru numaralı "..." ibareli markanın SMK 6/9 hükmü kapsamında hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığı" hususlarını tespit ve rapor etmiştir.
G E R E K Ç E: Dava, marka hükümsüzlüğü davasıdır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı her iki taraf vekili de istinaf talebinde bulunmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya incelendiğinde; davacı tarafça, davacının markası ile farklı sınıflarda tescilli olması nedeniyle hükümsüzlük talebi reddedilen davalıya ait "..." markası ile müvekkili adına tescilli "..." markasının tescilli oldukları mal ve hizmetlerin benzer olduğu belirtilerek istinaf talebinde bulunulduğu, davalı vekili tarafından ise müvekkiline ait olup, davacının ticaret unvanı ile aynı olduğu gerekçesiyle hükümsüzlüğüne karar verilen "..." markasıyla ilgili SMK’nın 6/6. maddesindeki hükümsüzlük koşulunun mevcut olmadığı iddiasıyla istinaf talebinde bulunulduğu anlaşılmıştır.Mahkemece yalnızca marka vekili bir bilirkişiden rapor alındığı ve taraf vekillerinin bilirkişi raporuna karşı aynı konularda yaptıkları itirazların değerlendirilmediği tespit edilmiştir.Bu nedenle taraf vekillerinin diğer istinaf talepleri bu aşamada incelenmeksizin, her iki taraf vekilinin de istinaf taleplerinin kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, Mahkemece davacı şirketin ticaret sicil kaydı dosya içine getirtilerek ve bir marka uzmanı, bir kimya sektöründen ve bir ilaç sektöründen seçilecek bilirkişilerden oluşturulacak bilirkişi heyetinden davalının "..." esas unsurlu markasının tescilli olduğu mal ve hizmetler ile davacının "..." markasının tescilli olduğu mal ve hizmetlerin benzer ya da bağlantılı olup olmadıkları, davacı şirketin fiili faaliyet alanının davalıya ait "..." markasının kapsamında kalan mallarla ilişkili olup olmadığı, buna göre hükümsüzlüğü talep edilen davalı markalarının davacının markası ve ticaret unvanı ile ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunup bulunmadığına dair yeni bir bilirkişi raporu alınarak, davalının markalarının hükümsüz kılınıp kılınmayacaklarının buna göre değerlendirilmesi için dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf istemlerinin kabulü ile, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince, BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ'nin 13/01/2023 tarihli 2022/120 E. - 2023/14 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-Yukarıdaki gerekçede belirtildiği şekilde yargılamaya devam olunmak üzere dosyanın, karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-İstinaf talepleri kabul edildiğinden, istinaf peşin harçlarının talepleri halinde taraflara iadesine, 4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai karar ile birlikte değerlendirilmesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 18/06/2025 tarihinde HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.