T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2023/1677 Esas
KARAR NO: 2025/836
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 10/11/2022
NUMARASI: 2021/168 Esas, 2022/145 Karar
DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Maddi Tazminat İstemli)
KARAR TARİHİ: 19/06/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından Türkiye'de ilk kez kamuya sunulmuş ve üretilmiş kadın tunik (elbise) tasarımlarının taklitlerinin davalılardan ... Tekstil tarafından üretim ve satışının gerçekleştirildiğini, diğer davalı ... Konfeksiyon'un ise taklit ürünleri kendisine ait işyerinde ve instagram sayfalarında satışa sunduğunu, dava konusu tasarımın müvekkiline ait olduğunu ve ilk kez müvekkili tarafından satışa sunulduğunu, Kırıkkale 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/120 D. İş sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporu ile taklit ürünlerin tespit edildiğini belirterek, müvekkilinin tasarımdan doğan haklarına tecavüzün tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, 1.000,-TL maddi ve 20.000-TL manevi tazminatın davalılardan tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP VE KARŞI DAVA: Davalılar vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; dava konusu tasarımın tescilsiz olduğunu, bir çok firma tarafından üretilip satışa sunulduğunu, davacının kendi müşterileri tarafından internet sitelerinde paylaşım yapılmadığını, müvekkillerinin tasarım hakkına tecavüz veya haksız rekabet teşkil edecek bir kullanımının bulunmadığını, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin yersiz olduğunu, davacının tasarımlarının yenilik ve ayırt edicilik özelliği olmayan harcı alem bir model olduğunu belirterek, asıl dava yönünden davanın reddine, karşı dava yönünden dava konusu tasarımların yeni ve ayırt edici olmadığına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
KARŞI DAVAYA CEVAP: Davacı karşı davalı vekili asıl davada cevaba cevap ve karşı davaya cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafça her ne kadar tasarımın hükümsüzlüğü talep edilmişse de, karşı davanın usulüne uygun olarak açılmadığını, davanın konusunu müvekkili tasarımın yenilik ve ayırt ediciliği değil, davalının tasarım hakkına tecavüz eylemi oluşturduğunu, dolayısıyla eldeki davada tasarım hakkına tecavüz dışında, yenilik ve ayırt edicilik inceleme yapılması mümkün olmadığını, çünkü her hangi bir tasarımın yenilik ve ayırt edicilik incelemesinin tazminat davalarında değil, hükümsüzlük davasının konusunu oluşturduğunu belirterek, asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; her iki raporda da tespit edildiği üzere,davacı tarafa ait 12/08/2019 tarihinde kamuya sunulan tescilsiz tasarım ile davalıya ait internet sitesinde yer alan görsel arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, tespit edilen elbise tasarımları yönünden tecavüz şartlarının oluştuğu anlaşıldığı, davacı vekilinin SMK'nın 151/2-a uyarınca tazminatın hesaplanmasını talep ettiği, davalı tarafından ticari defter ve kayıtlar sunulmadığından mali bilirkişi tarafından farazi bir hesaplama yapıldığı, davacı tarafça her ne kadar 2000 adet üzerinden üretim miktarına göre hesaplama yapılması talep edilmiş ise de, mali bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, davalıların üretim yapmadığı dolayısı ile SMK md. 151/2-a kapsamında 500 adet ürün üzerinden hesaplama yapılmasının hakkaniyete uygun olacağı, fazlaya ilişkin miktarın sebepsiz zenginleşmeye neden olacağı gözetilerek davacının yoksun kaldığı kazanç miktarının 35.090,00 TL olabileceğine dair yapılan hesaplamanın uygun görüldüğü, davacı tasarım hakkı sahibinin tasarımdan doğan haklarına tecavüz edildiği, manevi tazminatın yasal şartlarının oluştuğu anlaşılmakla, eylemin ağırlığı tecavüze konu tasarım sayısı, paranın alım gücü, hak ve nesafet gözetilerek takdiren 20.000,00 TL manevi tazminatın yerinde olduğu, karşı dava yönünden karşı davacının harç miktarını süresi içerisinde yatırmadığı anlaşıldığından davanın açılmamış sayılmasına dair karar vermek gerektiği gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulü ile; davalılar kullanımlarının davacıya ait tasarım haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespiti ile bu tecavüzün durdurulmasına, önlenmesine, 35.090-TL maddi tazminat ile 20.000-TL manevi tazminatın 13/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, hüküm özetinin ilanına; karşı davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:Davacı-karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkemece maddi tazminat talebinin tamamının kabulü gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, davalı kendisine verilen kesin süre içerisinde ticari defter ve kayıtlarını sunmaktan imtina ettiği için, yerel mahkemece davacınıın iddia ve talepleri doğrultusunda karar verilmesi gerekirken, maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmesi hatalı olduğunu, müvekkili lehine hükmedilen maddi tazminat müvekkilin zararını karşılamadığı gibi caydırıcılığı da bulunmadığını ileri sürerek, asıl dava yönünden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı-karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde; cevap ve karşı dava dilekçesindeki savunmalarını tekrar ederek; davacı tarafın ürününün tescilsiz bir ürün olduğunu, piyasa da bir çok firma tarafından üretilen ve piyasaya sunulan basit bir üründ olduğunu, bu nedenle de bu ürünün korunmasının hukuka aykırı olduğunu, mahkemenin resen tescilsiz tasarımın yeni ve ayırt edici olup olmadığı araştırılması gerekirken araştırılma tam anlamıyla yapılmadığını, müvekkillerinin üretici olmayıp, piyasadan tekstil ürünleri ticaretini yapan bir kişiler olduğunu, kusur şartı gerçekleşmediğinden maddi ve manevi tazminat koşullarının gerçekleşmediğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ EK KARARI:İlk derece mahkemesince 19/10/2023 tarihli ek karar ile; davalılar-karşı davacılar vekilinin karşı dava yönünden de istinaf talebinde bulunduğu, ancak dosyaya karşı dava yönünden istinaf kanun yoluna başvurma harcının yatırılmadığı, harcın tamamlanması hususunda mahkememizce düzenlenen muhtıranın tebliğinden itibaren belirtilen 1 haftalık kesin süre içinde eksik istinaf harcının yatırılmadığı gerekçesiyle, davalılar-karşı davacılar vekilinin, HMK.nun 344/1 maddesi gereğince karşı karşı dava yönünden kararı istinaf etmemiş sayılmasına karar verilmiştir.
GEREKÇE: Asıl dava, tasarım hakkına tecavüzün tespiti, durdurulması, önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat; karşı dava, dava konusu tasarımların yeni ve ayırt edici olmadığının tespiti talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Karar taraf vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf edilmiştir.İlk derece mahkemesince tarihli 19/10/2023 tarihli ek karar ile,davalılar-karşı davacılar vekilinin, HMK.nun 344/1 maddesi gereğince karşı karşı dava yönünden kararı istinaf etmemiş sayılmasına karar verilmiştir. Ek karara karşı istinaf yoluna başvurulmamıştır.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı tarafa ait 12/08/2019 tarihinde kamuya sunulan tescilsiz tasarım ile davalıya ait internet sitesinde yer alan görsel arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebeple benzer olarak algılandıkları, tespit edilen elbise tasarımları yönünden tecavüz şartlarının oluştuğunun anlaşıldığı, somut olayda maddi ve manevi tazminat koşullarının oluştuğu, davacı vekilinin SMK'nın 151/2-a uyarınca tazminatın hesaplanmasını talep ettiği, ancak davalıların ne kadar ürün sattıklarının ispat edilemediği, bu nedenle 500 adet ürün üzerinden yapılan hesaplamaya göre maddi tazminata karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, asıl davada davacı ve davalılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Asıl davada davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Asıl davada davalılar vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE 3-Davacı-karşı davalıdan alınması gereken 615,40 TL harçtan, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL harcın davacı-karşı davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davalı-karşı davacılardan alınması gereken 3.763,19 TL harçtan, peşin alınan toplam 1.210,65 TL (940,80 + 269,85) harcın mahsubu ile bakiye 2.552,54 TL harcın davalı-karşı davacılardan alınarak hazineye irat kaydına, 5-İstinaf yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.19/06/2025