T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO:2023/1695 Esas
KARAR NO:2025/815 Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ:22/10/2020
NUMARASI:2017/570 E. - 2020/276 K.
DAVA:Tasarıma Tecavüz ve Haksız Rekabetin Tespiti, Men ve Ref'i, Maddi-Manevi Tazminat
DAVA TARİHİ:10/11/2017
DAVA:Tasarımın Hükümsüzlüğü
DAVA TARİHİ:07/12/2017
KARAR TARİHİ:18/06/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
DAVA:Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin 1986 yılından beri kırtasiye alanında faaliyet gösterdiğini, müvekkil şirketlerden ... Kırtasiye'nin Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli ... nolu "..." isimli tasarımların maliki olduğunu, diğer müvekkili ...'nin de Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli ... numaralı "..." isimli tasarımların maliki olduğunu, davalı yanın tasarım hakkı müvekkillerine ait olan tescilli "..." ve "..." isimli tasarımların aynı/ayırt edilemeyecek derecede benzer ürünleri piyasaya sürdüğünü, davalı yanca hiçbir izne dayalı olmadan, haksız ve hukuka aykırı olarak devam eden eylemleri nedeniyle müvekkilinin maddi ve manevi kayıplar yaşadığını, davalının müvekkiline ait tasarımlar için tercih edilen renkleri kullanmakla iltibası artırdığını, davalıya ait olduğunu iddia ettikleri ürünlerin davalıya ait olduğu hususunun sabit olduğunu, nitekim müvekkili ile davalı arasında marka hakkından doğan bir uyuşmazlık nedeniyle Şanlıurfa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2017/281 Esas sayılı dosyasında iptal davası ikame ettiğini, işbu davada davalı yan kullanımlarını ispat edebilmek amacıyla dosyaya kendi adına kesmiş olduğu faturaları ibraz ettiğini, bu faturalar incelendiğinde görseli verilen ürünün faturalarda yer aldığının görüldüğünü, yani dava konusu tecavüzü oluşturan ürünün davalı tarafından satıldığını, davalının eylemlerinin müvekkilinin tasarımdan doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğini, aynı zamanda müvekkilleri aleyhinde haksız rekabet yarattığını, davalının müvekkillerinin hak sahibi olduğu tasarımları kendi ürünleri üzerinde kullandığını, dolayısıyla davalı yanın tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden fiilleri nedeniyle müvekkil şirketin zarara uğramış olduğunu, davalının haksız kullanımlarının dikkatli bir gümrük memuru tarafından fark edildiğini, bunun üzerine Mahkemenin 2016/90 D.İş dosyasında davalının ürünlerini müvekkil ürünlerine tecavüz eylemi oluşturacak şekilde kullanması sonucunda davalıya ait ürünlerin gümrüklerde durdurulması ve el konulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verildiğini, ... tasarımlarında seçenek özgürlüğünün oldukça geniş olduğu düşünüldüğünde, davalının ürünlerinin her bir parçasını birebir aynı yapmayı tercih etmesinin tesadüfi olmadığını ve davalı yanın müvekkil şirkete ait tasarımların piyasadaki bilinirliğinden, tercih edilme oranının yüksekliğinden yararlanmak istediğinin aşikar olduğunu iddia ederek, davalının tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin tespitine, tecavüz suretiyle ithal edilen ürünlere el konulmasına, el konulan ürün ve araçların imhasına, tecavüz teşkil eden ürünlerin her türlü internet sayfaları üzerinden satışının durdurulmasına, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminatın, tespit tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte ve 10.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ve verilecek hüküm özetinin ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
BEDEL ARTIRIM:Davacı vekili 30/06/2020 tarihli dilekçesi ile, maddi tazminat talebini, davacılardan ... yönünden tescilsiz tasarımlar için 30.000,00 TL, tescilli tasarım için 75.000,00 TL olmak üzere toplam 105.000,00 TL, diğer müvekkili ...Şti. yönünden ise tescilsiz tasarımlar için 500,00 TL, tescilli tasarım için 25.000,00 TL olmak üzere toplam 25.500,00 TL olarak artırmıştır.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların tescil aldıkları tasarımların tescil edilebilirlik koşullarını haiz olmadığını, davacıların 2015 yılında tescil ettirdiği tasarımların kırtasiye sektöründe başta yurtdışında olmak üzere, ülkemizde de birçok gerçek/tüzel kişi tarafından kullanıldığını, davacıların adına tescil edilen işbu tasarımların yenilik özelliklerini taşımayıp ilgili sektörde uzun zamandır kullanılan bir tasarım olduğunu, davacılardan ... Kırtasiye adına ... kodla tescil edilen 1 nolu "..." tasarımının yenilik ve ayırt edicilik özelliğinden yoksun bir tasarım olduğunu, tescil tarihinden önce ayırt edilemeyecek düzeyde benzerleri piyasada bulunan bir kutu tasarım olduğunu, nitekim piyasada bulunan ve davacılar adına tescilli işbu davaya konu tasarımın tescilinden çok önceki tarihlerde tescil edilen benzer tasarımların bulunduğunu, bunlara örnek olarak dava dışı... A.Ş. adına TPE nezdinde 24.02.2009 tarihinde ... kodla tescilli "..." tasarımı, dava dışı .... A.Ş. adına TPE nezdinde 31.05.2010 tarihinde ... kodla tescilli "..." tasarımı, dava dışı ... adına 16.12.2011 tarih ve ... kodla tescilli "..." tasarımı, dava dışı ...şirketine ait tasarım ve yıllardır piyasada bulunan "..." markalı tükenmez ... tasarımının gösterilebileceğini, davacıların işbu davaya dayanak gösterdiği ... sayılı ... ile ... sayılı ... ürünlerine ait tasarımları 2015 yılında yürürlükte olan incelemesiz sistemden yararlanarak tescil ettirdiğini, müvekkilinin kendi markasını taşıyan ürünlerin satışını gerçekleştirdiğini, davacıların kötüniyetli davrandığını, müvekkilinin kendi adına TPE nezdinde ... sayı ile tescilli "..." markalarını taşıyan ürünlerin satışını yaptığını, davacıların dilekçeleri içeriğinde müvekkilinin kullandığını iddia ettikleri bir takım ürün görsellerinde ürünler üzerindeki markaya bakıldığında "..." ibaresinin küçük yazıldığının anlaşıldığını, oysaki müvekkilinin satışını yaptığı ürünler üzerindeki marka kullanımında "..." markası kullanımında "..." ve "..." ibarelerinin aynı boyutlarda yer aldığını, dava tarihi itibariyle davacıların sunmuş olduğu ürünlerin müvekkili tarafından kullanımının söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
BİRLEŞEN DAVA:Mahkemenin Birleşen 2017/598 Esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde; davalılar adına tescil edilebilirlik koşulları bulunmamasına rağmen yeterli inceleme ve araştırma yapılmaksızın hukuka ve yasal mevzuata aykırı bir şekilde TPE nezdinde 16.05.2018 tarih ve ... numara ile tescil edilmiş ... ibareli endüstriyel tasarımın ve 28.05.2015 tarih ve ... numara ile tescil edilmiş ... ibareli endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
MAHKEME KARARI:Bakırköy 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 22/10/2020 tarihli 2017/570 E. - 2020/276K. sayılı kararıyla; "... Asıl dava yönünden; Tüm dosya kapsamı deliller ve bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; davalının davacı ... Ltd. Şti. Adına tescilli ... (1) nolu ve davacı ... Limited Şirketi adına tescilli ...(1 ve 2) nolu tasarım ile bilirkişiler ..., ... ve... tarafından düzenlenen 08/03/2019 havale tarihli raporda belirtilen tescilsiz tasarımların herhangi bir hakkı olmadan aynısını üretip piyasaya sunduğu ve böylece davacıları tasarımdan doğan haklarına tecavüzde bulunduğu gibi eyleminin aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiği anlaşılmakla davacıların davasının kısmen kabulü ile davalının davacı ... Kırtasiye Ltd. Şti. Adına tescilli ... (1) nolu ve davacı ... Limited Şirketi adına tescilli ...(1 ve 2) nolu tasarımdan doğan haklarına tecavüzünün ve bilirkişiler ..., ... ve ... tarafından düzenlenen 08/03/2019 havale tarihli raporda belirtilen tescilsiz tasarımlar (iş ürünleri) nedeniyle haksız rekabetinin tespitine, men'ine, ref'ine, ihlal teşkil eden ürünler ve münhasıran bu ürünlerin üretiminde kullanılan kalıplara el konularak imhasına, tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden ürünlerin her türlü internet üzerinde davalı tarafça satışının durdurulmasına, karar vermek gerekmiştir. Davacıların maddi tazminat talepleri yönünden; Davalı ticari kayıtlarına göre dava konusu tasarımlardan kaç adetini sattığı ve kaç adeti ile gelir ettiği tam olarak tespit edilemediğinden davacının tazminat seçeneğine göre de emsal lisans sözleşmesi de sunulamadığından keza tasarımların niteliğine göre resen emsal lisans sözleşmesi tespiti mümkün olmadığından zorunlu olarak BK 50- 51 maddeleri uyarınca maddi tazminat mahkemece takdir edilmiştir. Buna göre tasarımların ve ihlalin niteliği, süresi, tarafların ekonomik durumu gözetilerek davacı ... Kırtasiye Limited Şirketi yönünden tescilli tasarımlar nedeniyle 10.000,00 TL ve tescilsiz tasarımlar nedeniyle 500,00 TL olmak üzere toplam 10.500,00 TL, davacı ... Hırdavat Limited Şirketinden tescilli tasarımlar nedeniyle 20.000,00 TL tescilsiz tasarımlar nedeniyle 5.000,00 TL olmak üzere toplam 25.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar vermek gerekmiştir. Davalının yukarıda değinilen eylemi aynı zamanda davacıların tasarımdan doğan manevi haklarını ihlal ettiğinden ihlalin niteliği, süresi, tarafların ekonomik durum ve manevi tazminatın amacı gözetilerek her bir davacı için 5.000,00'er TL manevi tazminat takdir edilmiştir. Birleşen mahkememizin 2017/598 Esas sayılı dosyası yönünden ; bilirkişi raporunda değinildiği üzere hükümsüzlüğü istenilen tasarımların yeni ve ayırt edici nitelikte olup hükümsüz kılınmasını gerektirir bir neden görülmediğinden davanın reddi gerekmiştir. Bu itibarla aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A-ASIL DAVA YÖNÜNDEN:1-Davacıların davasının KISMEN KABULÜNE, davalının davacı ... Kırtasiye Ltd. Şti. Adına tescilli ... (1) nolu ve davacı ... Limited Şirketi adına tescilli ...(1 ve 2) nolu tasarımdan doğan haklarına tecavüzünün ve bilirkişiler ..., ... ve ... tarafından düzenlenen 08/03/2019 havale tarihli raporda belirtilen tescilsiz tasarımlar (iş ürünleri) nedeniyle haksız rekabetinin tespitine, men'ine, ref'ine, ihlal teşkil eden ürünler ve münhasıran bu ürünlerin üretiminde kullanılan kalıplara el konularak imhasına, tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden ürünlerin her türlü internet üzerinde davalı tarafça satışının durdurulmasına, Davacı ... Kırtasiye Limited Şirketi yönünden tescilli tasarımlar nedeniyle 10.000,00 TL ve tescilsiz tasarımlar nedeniyle 500,00 TL toplam 10.500,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınıp bu davacıya verilmesine, Davacı ... Şirketinden tescilli tasarımlar nedeniyle 20.000,00 TL tescilsiz tasarımlar nedeniyle 5.000,00 TL olmak üzere toplam 25.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte bu davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya dair taleplerin reddine, Her bir davacı için tasarımdan doğan haklara tecavüz nedeniyle 5.000,00'er TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, Karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan karşılanmak kaydıyla hüküm özetinin ülke çapında yayınlanan trajı en yüksek bir gazete ile ilanına,
B-BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN:1-Birleşen Mahkememizin 2017/598 Esas sayılı dosyasında davacının davasının REDDİNE," karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMLERİ:Davalı-birleşen davada davacı vekili süresinde sunduğu istinaf dilekçesinde; davanın davalılar tarafından birlikte açılması mümkün değilken, tek harç yatırılarak birlikte açılmasının ve görülmesinin hukuka aykırı olduğunu,Buna ilişkin itirazlarının mahkemece değerlendirilmediğini, gerekçeli kararda bu konuda hiçbir gerekçeye yer verilmediğini, bu durumun usule aykırı olduğunu, Davacılara ait tasarım tescillerinin yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini haiz olmadıklarını, buna ilişkin iddialarının asıl ve birleşen davada hiç değerlendirilmediğini ve incelenmediğini,Müvekkilinin kendi adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ... sayı ile tescilli "..." markasını taşıyan ürünlerin satışını yaptığını, her ne kadar davacılar dilekçeleri içeriğinde müvekkilinin kullandığını iddia ettikleri bir takım ürün örneklerine dayanmışlarsa da, bu ürünler üzerindeki markaya bakıldığında “...” ibaresinin küçük yazıldığını, oysa müvekkilinin satışını yaptığı ürünler üzerindeki marka kullanımında “...” markasının “...” ve “...” ibarelerinin aynı boyutlarda yer aldığını, dava tarihi itibariyle davacıların sunmuş olduğu ürünlerin müvekkili tarafından kullanımının söz konusu olmadığını, tüm yargılama süresince işbu iddialarının üzerinde defaatle ve ısrarla durulmasına rağmen, ne mahkemece, ne de bilirkişilerce bu hususun araştırılmadığını ve iddialarının görmezden gelindiğini,Müvekkilinin kendisine ait markayla ürün satışı yaptığını, davacıların kötüniyetli olarak müvekkiline zarar vermeye çalıştıklarını,Her iki davacı şirketin ortaklarının akraba ve davacı şirketlerin grup şirketler olduklarını, müvekkiline karşı başkaca haksız davalar açtıklarını,Mahkemece yeterli olmayan bilirkişi raporları hükme esas alınarak karar verildiğini, müvekkilinin adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini,Mahkemece bilirkişi heyetinden ilk rapora karşı taraf vekillerinin yaptıkları itirazların değerlendirilmesi görevi verilerek ek rapor istenilmesine rağmen, bilirkişi heyetince yalnızca davacı-birleşen davalı şirketlerin tescilsiz tasarımlarıyla ilgili itirazlarının değerlendirildiğini,Hiçbir somut dayanağı bulunmayan tazminat taleplerinin reddi gerekirken müvekkili aleyhine tazminata hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,Davacıların SMK’nın 151/2-c maddesi uyarınca lisans bedeline göre maddi tazminat hesaplanmasını talep etmelerine rağmen, Mahkemece sanki SMK’nın 151/2-b maddesi uyarınca talepte bulunmuşlar gibi müvekkilinin ticari kayıtları üzerinde inceleme yapılarak maddi tazminatın hesaplanmaya çalışıldığını,Ayrıca maddi tazminatın kişide sebepsiz zenginleşmeye yol açmaması gerektiğini, hükmedilen maddi tazminatların davacıları zenginleştirdiğini,Manevi tazminat koşulları mevcut olmadığı halde, davacıların sebepsiz zenginleşmesine neden olacak şekilde manevi tazminata hükmedilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, Yerel Mahkemece verilen kararın hukuken infaz edilebilir olmadığını, yeniden uyuşmazlık çıkmasına ve infazda tereddüde neden olacağını,Mahkemece "08/03/2019 tarihli raporda belirtilen tescilsiz tasarımlar nedeniyle haksız rekabetin önlenmesine…" karar verildiğini,Bu durumun HMK’nun 297. ve mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerektiğine dair Anayasanın 141. maddesine aykırı olduğunu, Yüksek yargı kararları ile de, Mahkemece uyuşmazlığı çözecek şekilde karar verilmesi gerektiğinin belirtildiğini beyan ederek, açıkladıkları ve Mahkemece resen göz önüne alınacak nedenlerle; öncelikle yargılamanın duruşmalı olarak yapılması ile istinaf taleplerinin kabulüne ve Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 22/10/2020 tarihli, 2017/570 Esas, 2020/276 Karar sayılı kararı usul ve yasaya aykırı olduğundan kaldırılmasına, asıl davanın reddine, haklı davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davacılar-birleşen davada davalılar vekili süresinde sunduğu katılma yoluyla istinaf dilekçesinde; davalının 2016 ve 2017 yılındaki toplam cirosunun 976.705,91 TL olarak tespit edildiğini, İTO tarafından lisans bedeli oranının %15 olarak bildirildiği, davalının gelirinin %13’ünün 126.971,00 TL olduğunu, müvekkilinin bunun da altına inerek davacı ... için 25.000,00 TL; davacı ... Kırtasiye için 75.000,00 TL olmak üzere toplam 100.000,00 TL maddi tazminat talep ettiğini, Mahkemece, 75.000,00 TL’lik talep için 20.000,00 TL, ve 25.000,00 TL’lik talep için 10.000,00 TL maddi tazminata hükmedilmesinin haksız olduğunu,Hükmedilen maddi tazminat tutarlarının, müvekkillerinin zararlarını da karşılar nitelikte olmadıklarını, Maddi tazminat miktarının artırımı için istinaf talebinde bulunduklarını belirterek, müvekkillerinin maddi ve manevi tazminat olmak üzere, her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, izahına çalışılan ve Mahkemece resen gözetilecek nedenlerle, davacı ve karşı davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine, katılma yoluyla istinaf taleplerinin kabulü ile yerel mahkemece belirtilen tazminat miktarı ile ilgili hükmün kaldırılarak, yeniden hüküm kurulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Dosyada mevcut TPMK kayıtları incelendiğinde; 16/05/2015 başvuru ve tescil tarihli, 2015 03759 tescil numaralı "..." tasarımının davacı-birleşen davalı ... Ltd. Şirketi adına tescilli olduğu, 28/05/2015 başvuru ve tescil tarihli, ... tescil numaralı "..." tasarımının davacı-birleşen davalı ... Şirketi adına tescilli olduğu tespit edilmiştir.Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/62 D.İş sayılı dosyası incelendiğinde; ... Şirketi ile ...Ltd. Şirketi tarafından ... Şirketi aleyhine marka ve işbu davanın konusunu oluşturan tasarımlara tecavüz teşkil eden ürünlerin satıldığının tespitinin talep edildiği, Marka Vekili bilirkişi ...’tan alınan 30/04/2018 tarihli bilirkişi raporu ile, keşif mahallinde yer alan ... ucu kutusu, kurşun ... ürünlerinin ... numaralı ve ...numaralı tasarımlar ile benzer oldukları, bu ürünler ve iki adet silgi ürünü üzerinde "..." markasının, "..." ibaresi ön plana çıkartılarak kullanıldığının tespit edildiğine dair görüş bildirilmiştir. Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/27 D.İş sayılı dosyası incelendiğinde; .. Şirketi ile ... Ltd. Şirketi tarafından... Şirketi aleyhine marka ve işbu davanın konusunu oluşturan tasarımlara tecavüz teşkil eden ürünlerin satıldığının tespitinin talep edildiği,Marke ve Paten vekili bilirkişi...’dan alınan 23/03/2018 tarihli bilirkişi raporu ile, keşif yapılan iş yerinde "..." markalı ... ve silgi ürünlerine rastlandığı, aleyhin tespit istenilen şirket yetkililerine sorulduğunda, ürünleri ...-...’tan aldıklarını beyan ederek bir adet fatura sundukları, ürünler üzerinde "..." markasının "..." ibaresi daha büyük harflerle, "..." ibaresinin silik şekilde yazıldığının tespit edildiğine dair görüş bildirildiği tespit edilmiştir.İlk derece mahkemesince tasarım uzmanı ..., bilgisayar mühendisi... ve sektör bilirkişisi...'dan oluşan bilirkişi heyetinden alınan 09/11/2018 havale tarihli bilirkişi heyet raporunda; asıl dava yönünden yapılan incelemede, davacı tarafa ait 16.05.2015 başvuru tarihli ...-1 numaralı tasarım tescili ile dava dosyasına delil olarak sunulan "..." marka ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin bir farklılık bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, davacı tarafa ait 28.05.2015 başvuru tarihli ...-1 numaralı tasarım tescili ile dava dosyasına delil olarak sunulan "..." marka ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin bir farklılık bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, davacı tarafa ait 28.05.2015 başvuru tarihli ...-2 numaralı tasarım tescili ile dava dosyasına delil olarak sunulan "..." marka ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin bir farklılık bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, karşı dava yönünden yapılan incelemede, davacı tarafa ait ... numaralı tasarım tescilinin başvuru tarihi olan 16.05.2015 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olduğu, davacı tarafa ait ... numaralı tasarım tescilinin başvuru tarihi olan 28.05.2015 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olduğu belirtilmiştir.Bilirkişi raporuna itiraz üzerine aynı heyetten alınan 08/03/2019 havale tarihli bilirkişi ek raporunda; davacı tarafa ait dava dosyasına sunulan tescilsiz ürünler ile davalı tarafa ait ürünler arasında kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile birbirleri üzerinde iltibas yaratacak kadar benzer olarak algılandıkları belirtilmiştir.Davalının ticari defterleri üzerinden Şanlıurfa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla talimat yoluyla bilirkişi incelemesi yapılarak mali konularda uzman bilirkişi ...'dan alınan 19/06/2019 tarihli bilirkişi raporunda; tazminatlara esas rapor alınmış, alınan raporda; davalı defterlerinde ... ucu kutusu, ... ve silgi ürünlerini detaylı şekilde gösteren envanter kayıtlarının bulunmadığı, 2014-2015-2016-2017 yılları dönemine ait defter kayıtlarının ve faturalar koçanlar üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 2017 yılı; Kapanış Mizanı Net Kazanç=6.09,60 +1.568,97 =7.588,57 TL, 2016 yılı; Kapanış Mizanı Net Kazanç=589,50 +1.008,33 +12479,05 +18.473,62 + 29.562,00 +15.873,00 +17.082,00 =79.194,50 TL olmak üzere genel toplamının 86.783,07 TL olduğuna, 2014-2015 yılında ürünleri detaylı gösterir nitelikte ürün kaydının envanter defterinde ve gelen diğer belge ve kayıtlarda mevcut olmadığına dair görüş bildirilmiştir. Şanlıurfa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla talimat yoluyla mali müşavir bilirkişi ...'ndan alınan 02/01/2020 tarihli bilirkişi raporunda; davalının ticari kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, 2014 ve 2015 yılı kayıtlarında davaya konu ürünlerin satıldığına dair bir kayda rastlanmadığı, 2016 yılında 28 adet muhtelif müşteriler adına düzenlenen fatura karşılığı brüt satış (ciro) tutarı toplamının 25.051,84 TL olduğu, 2017 yılında 10 adet muhtelif müşteriler adına düzenlenen fatura karşılığı brüt satış (ciro) tutarı toplamının 4.037,37 TL olduğu, dava konusu ürünlerle ilgili yapılan brüt satış (ciro) tutarlarının 2016 ve 2017 yılı toplam ticari faaliyet brüt satış (ciro) tutarları içerisinde yer aldığı, davalının 10/11/2017 tarihinden geriye doğru olmak üzere (2014, 2015, 2016, 2017) yılları itibarı ile ticari faaliyetlerinden elde ettiği brüt satış (ciro) tutarlarının yapılan tespitler sonucunda, 2014 yılı için 323.146,40 TL, 2015 yılı için 123.169,90 TL, 2016 yılı için 186.148,58 TL ve 2017 yılı için 790.557,33 TL olmak üzere toplam 1.423.022,21 TL olduğu, dava konusu ürünlerden 2016 ve 2017 yılında elde edilen toplam cironun ise 29.089,21 TL olduğuna dair görüş bildirilmiştir.
G E R E K Ç E:Asıl dava, davalı tarafından davacılar adına tescilli tasarım haklarına tecavüzün ve tescilsiz tasarımlarla ilgili haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat davası, birleşen dava ise davalılar adına tescilli ve asıl davanın dayanağı olan tasarımların hükümsüzlüğü davasıdır. Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiş, karara karşı her iki taraf vekili de istinaf yargı yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Öncelikle davalı-birleşen davada davacı vekilinin usule ilişkin istinaf talebi incelenmiştir. Her ne kadar davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığından, birlikte dava açamayacakları belirtilerek istinaf talebinde bulunmuşlarsa da, davalı-birleşen davada davacı vekilinin gerek cevap dilekçesinde, gerekse istinaf dilekçesinde her iki davacı şirketin grup şirketleri olduğunun belirtildiği, davacılar arasında bu yönde bir bağlantı bulunması nedeniyle birlikte dava açabilecekleri anlaşıldığından, buna ilişkin istinaf talebi kabul edilmemiştir. Ancak, davalı-birleşen davada davacı vekili, asıl davaya konu edilen ve bilirkişiler tarafından incelenen ürünlerin müvekkiline ait olmadığı, davacılar tarafından müvekkilinden satın alındığı iddia edilerek buna ilişkin olduğu belirtilen ve dosyaya sunulan faturada ürün tasarımlarına ilişkin bir bilginin yer almadığına dair savunma yapmasına rağmen, Mahkemece bu savunma üzerinde yeterince durulmadığı ve araştırma yapılmadığı anlaşılmıştır. Davacılar-birleşen davada davalılar vekili, bu faturada yer alan ürün kodlarının taraflar arasında görülen Şanlıurfa 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/281 Esas sayılı dava dosyasına karşı tarafça sunulan faturalarda da yer aldığını iddia etmişse de, dava dilekçesinde bu faturaların örneklerinin davacılar tarafından dosyaya sunulduğu, faturalarda ürün görsellerinin mevcut olmadığı anlaşılmıştır.Davacıların delil olarak bildirdikleri Bakırköy 1. FSHHM’nin 2016/90 D.iş sayılı dosyasında da gümrükte ele geçirilen ve davalıya ait ürünler hakkında marka kullanımı nedeniyle tedbir kararı verildiği, ürün tasarımları hakkında bir inceleme yapılmadığı tespit edilmiştir.Davanın açıldığı 10/11/2017 tarihinden sonra dava dışı iki şirket hakkında davacılar tarafından yaptırılan delil tespiti dosyalarından alınan bilirkişi raporları ve bu tespitlere konu ürünlerin davalıdan satın alındığına dair dosyalara sunulan faturalar, bu dosyalarda taraf olmayan ve raporlara ve delillere itiraz etme hakkı bulunmayan asıl davada davalı-birleşen davada davacı aleyhine delil olarak kabul edilemez. Bu nedenlerle, Mahkemece eksik tahkikat sonucunda asıl davada davalının davacılara ait tescilli tasarımlara tecavüz ettikleri ve tecilsiz tasarımların benzerlerini kullanarak haksız rekabette bulunduklarının tespitine karar verilmesi doğru olmamıştır.Tüm bu nedenlerle; davacı-birleşen davada davalılar vekilinin tüm, davalı-birleşen davada davacı vekilinin diğer istinaf talepleri bu aşamada incelenmeksizin, davalı-birleşen davada davacı vekilinin istinaf taleplerinin kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, Mahkemece Şanlıurfa 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/281 Esas sayılı dosyasının örneği de dosya içine getirtilerek, dosya kapsamı ile davalı tarafça bu dosyaya sunulan fatura ve deliller incelenerek, gerekirse davalı-birleşen davada davacı şirketin ticari kayıtları üzerinde de bu faturalarla ilgili bilirkişi incelemesi yaptırılarak, davacı-birleşen davada davalılar tarafından davalı-birleşen davada davacı taraftan satın alındığını iddia ettikleri ve bilirkişiler tarafından incelenen ürünlerin gerçekten davalı-birleşen davada davacı tarafa ait ürünler olup olmadığının araştırılması, tescilli tasarım haklarına tecavüz ve haksız rekabetin mevcut olup olmadığının buna göre değerlendirilmesi için dosyanın Mahkemesine iadesine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan nedenlerle:1-Davalı - birleşen davada davacı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü ile, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince, BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ'nin 22/10/2020 tarihli 2017/570E. - 2020/276 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,2-Davacı-birleşen davada davalılar vekilinin istinaf talebinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA, 3-Yukarıdaki gerekçede belirtildiği şekilde yargılamaya devam olunmak üzere dosyanın, karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 4-Davacı-birleşen davada davalı vekilinin istinaf talebi incelenmediğinden ve davalı-birleşen davada davacı vekilinin istinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harçlarının talepleri halinde taraflara iadesine, 5-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai karar ile birlikte değerlendirilmesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 18/06/2025 tarihinde HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.