T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2023/1656 Esas
KARAR NO: 2025/766
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 09/03/2023
NUMARASI: 2021/57 Esas, 2023/68 Karar
DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini
KARAR TARİHİ: 30/05/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin TÜV SÜD markasının Türkiye'deki münhasır lisans sahibi olduğunu, müvekkili tarafından davalıya denetim ve sertifikasyon hizmeti sağlandığını ve ikinci el araç ekspertiz hizmetleri için ISO 9001 sertifikası düzenlendiğini, sonrasında davalı şirketin ... marka ve logosunu davalı şirkete sertifikasyon kapsamında iletilmiş bulunan ... Logo Kullanım Talimatnamesi'ne aykırı şekilde kullanıldığını ve bu kapsamda davalı şirketin müvekkilinin iş ortağı olarak gösterildiğini ve bu haksız ve izinsiz haksız menfaat sağlama çabası içine girdiğini, davalı şirket yetkilisinin bu aykırılıkları 15 Aralık 2015 tarihinde kabul ettiğini ve giderdikleri yönünde cevap yazdığını, fakat davalı şirket tarafından ... markasının talimatname dışında kullanılmakta olduğunun tespit edildiğini, davalının ekspertiz raporlarında müvekkiline ait marka ve logoyu kullanmaya devam ettiğini ileri sürerek, ... markasının davalı tarafça kullanımının durdurulmasını, SMK m.151/2-c bendi uyarınca 50.000-TL maddi tazminata hükmedilmesini, www...com alan adı web sitesinin davalıya www...com alan adı yönlendirmesinin durdurulmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkili ve görevli mahkemede açılmadığını, müvekkilinin 2007 yılından bu yana Türkiye'de oto ekspertiz alanında faaliyet gösterdiğini, 2018 yılına kadar olan ... tarafından verilen belgenin davacı yenilenmediğini, ara denetimlere gelinmediğini, davacının ... tarafından yetki belgesi alındığını, bunu kurumla çözmesi gerekirken ISO 9001 ile ilgili belge broşürlerini kaldırmalarının istendiğini, davacı tarafın ısrarları sonucu sertifikaların kaldırıldığını, davacı tarafça iddia edilen hususların 2016 yılına ait olduğunu, davaya sunuları delillerin eski ve sahte olduğunu, halihazırda ... şeklinde bir kullanımlarının olmadığını, internet sitelerinde ... ibaresinin kullanıldığını, sertifikasyon kuruluşlarından belge alındığında bumun sosyal medya ya da internet sitesinde paylaşılmasının doğal olduğunu, davalının www...com sitesinde ... logosu bulunmadığını, bunun bir domain olduğunu, bu sitenin müvekkiline ait olmadığını, davacı tarafın kötüniyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, 08/11/2017 tarihli ve ... yevmiye numaralı Beyoğlu ... Noterliği e-tespit tutanağının incelenmesi sonucunda 08/11/2017 tarihinde davalının www...com internet sitesinde izinsiz bir biçimde servislerinin "..." kalite standartlarına sahip olduğunun ifade edildiği ve gerçeğe aykırı bir biçimde sahip olduğu kalite sertifikaları arasında TÜV SÜD belgesinin de bulunduğunu duyurduğu, buna ek olarak taraflar arasındaki ilişkinin sona erdiği tarihten davanın açıldığı tarihe kadar geçen sürede, (30/06/2016-02/04/2018) davalının www...com internet sitesinde ... ibaresini izinsiz biçimde kullanmaya devam ettiği, özellikle 08/07/2016, 23/07/2016, 03/08/2016, 31/08/2016, 04/09/2016, 05/09/2016, 10/10/2016 14/11/2016, 09/12/201611/02/2017, 15/04/2017 ve 06/06/2017 tarihlerindeki ekran kayıtlarından yetkisiz kullanımların tespiti karşısında markaya tecavüz koşullarının oluştuğu sonucuna varıldığı, davacının SMK 151/2-c maddesine göre tazminat talep ettiği, bu kapsamda rayiç bedele ilişkin İTO'ya müzekkere yazılmış ancak olumsuz cevap verildiği, dosya kapsamında sunulan herhangi bir emsal lisans sözleşmesi de bulunmadığı, mali bilirkişi tarafından dosya kapsamında yapılan incelemede, taraflar arasında akdedilen 16/10/2015 tarihli İSO 90001 2018 Yönetim Sistemi Belgelendirmesine yönelik teklifte belgelendirme ve denetim hizmetine ilişkin ücretin 900 Euro olacağına dair tespitte bulunulduğu, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin 30/06/2016 tarihinde sona erdiği, davalının bu tarihten sonrada izinsiz kullanımlara devam ettiği dolayısı ile SMK 151/2-c kapsamında tespit edilen 900 Euro (4.392-TL) bedelin lisans ücreti olarak değerlendirilebileceği kanaatine varıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davalı kullanımlarının davacıya ait ... ibareli marka ve logosuna tecavüz teşkil ettiğinden, bu kullanımlarının durdurulmasına, 4.392- TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine dair karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkil şirket lehine hükmedilen tazminat yönünden verilen kararın hukuka aykırı olduğundan bahisle istinaf kanun yoluna başvurma zorunluluğu hasıl olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde, cevap dilekçesindeki savunmalarını tekrar ederek; logoların kaldırılmasına ilişkin mail silsilesinden sonra ise müvekkil şirket kendi yetki alanı dahilinde bulunan tüm logoları kaldırdığını, bu hususta müvekkili şirketin gösterdiği çabaya dosya kapsamında alınan 18/08/2021 tarihli bilirkişi raporunun 4. sayfasında 'Dosya içeriğindeki belgelerden davalının hızlı bir biçimde aykırılıkları düzeltmeye çalıştığı ve bu hususta davacıdan destek talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır.' ifadesi ile değinildiğini, dosyaya sunulan kullanımların hangi tarihte gerçekleştiğinini davacı tarafça ve dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında ortaya konulamadığını, davacı tarafın somut deliller ile iddialarını ispatlayamadığını, ilgili görüntülerin 30/06/2016 tarihinden öncesine ait olduğunu, aksini ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu, sözleşmenin kurulması ile 900 Euro belgelendirme denetim bedeli davacıya ödendiğini, sözleşmede ara denetimlere devam edilmesi için 450 Euro bedel ödeneceği kararlaştırıldığını, davasının haksız olduğuna itirazları baki kalmakla birlikte, SMK 151/2-c maddesi esas alınarak tazminat hesabı yapılacak ise bu hesabın 450 Euro denetim bedeli olacağını, döviz kuru üzerinden tazminat hesabı yapılması hukuk ve hakkaniyet ile bağdaşmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, markaya tecavüzün durdurulması ve maddi tzminat talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, alınan bilirkişi raporunda, Beyoğlu ... Noterliğinini 08/11/2017 tarih ve ... y.sayılı e-tespit tutanağının incelenmesi sonucu, taraflar arasındaki ilişkinin sona erdiği tarihten davanın açıldığı tarihe kadar geçen sürede, davalının www...com internet sitesinde ... ibaresini izinsiz biçimde kullanmaya devam ettiğinin anlaşıldığı, davalının söz konusu kullanımlara ait görüntülerin sözleşme ilişkisinin sona erdiği 30/06/2016 tarihinden öncesine ait olduğunu ileri sürdüğü, bilirkişi raporunda 30/06/2016 tarihinden sonra da söz yetkisiz kullanımların devam ettiğinin; 08/07/2016, 23/07/2016, 03/08/2016, 31/08/2016, 04/09/2016, 05/09/2016, 10/10/2016, 14/11/2016, 09/12/2016, 11/02/2017, 15/04/2017 ve 06/06/2017 tarihlerindeki ekran kayıtlarından tespit edildiği, bu yetkisiz kullanımların davacı markasına tecavüz oluşturduğu, İTO'ya yazılan müzekkereden sonuç alınamaması, dosyaya emsal lisans sözleşmesi sunulmaması karşısında, tarafların kararlaştırdıkları 900 Euro belgelendirme denetim bedeli karşılığı Türk Lirası üzerinden 4.392-TL tazminata karar verilmesinde ve tazminat miktarında bir isabetsizlik olmadığı, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davacı vekili ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE 3-Davacıdan alınması gereken 615,40 TL harçtan, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davalıdan Alınması gereken 615,40 TL harçtan, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 5-İstinaf yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.30/05/2025