T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO:2023/1649 Esas
KARAR NO:2025/749
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:17/04/2023
NUMARASI:2019/349 Esas, 2023/343 Karar
ASIL DAVA TÜRÜ:Kıymetli Evraktan Kaynaklanan Menfi Tespit
BİRLEŞEN DAVA TÜRÜ:Çek İstirdadı
KARAR TARİHİ:29/05/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
DAVA:Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin kendisine ait bir kısım çekle birlikte davaya konu 10.04.2019 tarihli, 50.000,00 TL tutarlı ... nolu çeki keşide ettiğini ve lehtar olan... A.Ş. firmasına kargo ile gönderdiğini, kargo firmasında yapılan hırsızlık sonrası bu çek ve diğer çeklerin çalındığını, ... Şti. Yönünden; çeki keşide eden müvekkilinin vade tarihi olan 10.04.2019 tarihinde çek bedelini bankadaki hesabına ödediğini, ödeme yükümlülüğünü yerine getirdiğini, müvekkilinden bundan fazlasını istemenin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ciro silsilesinin bozukluğu nedeniyle davalı takip alacaklısına borçlu bulunmaması ve takibe konu çek bedelini süresi içinde bankaya ödemiş olması nedeniyle alacaklı olduğunu iddia eden davalıya borcu bulunmadığını, müvekkilinin banka hesabına ödediği çek bedeli tutarının Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/1579 E. sayılı dosyasından verilen tedbir kararı gereği işbu takip ve dava konusu çekin karşılığı olarak bloke altına alındığını, bu nedenle davalıya ödenmediğini, ödemenin gerçekleştirilmemesi mahkeme emrinden kaynaklanmakta olup müvekkil firma çekin bedelini mahkemenin kabul ettiği ve kanunen bulundurmakla yükümlü olduğu banka hesabına vadesinde ödemekle yerine geldiğini, müvekkilinin kendisinin taraf olmadığı bir davada mahkemenin verdiği emir doğrultusunda hareket ettiğini, davalının çek bedelinin kendisine ödenmesini Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/1579 E. sayılı dosyasından talep etmesi gerekirken, müvekkil hakkında icra takibi başlattığını, bu nedenle davalının haksız ve kötü niyetli olduğunu, ödeme yasağı kararı nedeniyle karşılığı bulundurulan çek bedelinin ödenmemesinden dolayı keşidecinin çek tazminatından sorumlu tutulamayacağını, ... A.Ş. Yönünden; şirketin çekte cirosu bulunmadığını, müvekkilinin sahte bir şekilde kaşesinin yapıldığını, sahte ciro yaratarak müvekkili firmayı işbu çekte borçlu gibi gösterildiğini, çekteki imzaların müvekkili... A.Ş.’ye ait olmadığından, bu çekten dolayı kendisinden sonra ciranta olarak gözüken diğer firmalara herhangi bir borcu bulunmadığını, geçmişte bu firmalardan herhangi birisiyle ticari bir ilişkisinin de bulunmadığını, davalı alacaklının yapmış olduğu takibin haksız ve kötüniyetli olduğunu belirterek, müvekkillerinin davalıya borcu olmadığının tespit edilmesine, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Birleşen dosyada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...bank ... şubesine ait 10.04.2019 keşide tarihli, 50.000,00 TL tutarlı ... seri nolu çekin,... Şti. tarafından ticari işleri sebebi ile müvekkili... A.Ş. namına keşide edilmiş tacir çeki olduğunu, kargo ile gönderildiği sırada kargo firmasının aracında hırsızlık olayı meydana gelmesi sonucu çalınmış çeklerden olduğunu, çalınan tüm bu çeklere ilişkin Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1579 E. Sayılı dosyası ile çek iptali davası açıldığını ve ödemeden men kararı verildiğini, ayrıca hırsızlar ve cirantalar hakkında birçok dava ve suç duyurusunun mevcut olduğunu, buna rağmen davalının ... tarafından 10.04.2019 tarihli, 50.000,00 TL tutarlı ... nolu çekle ilgili ... sayılı ile icra takibi başlattığını, takibin haksız ve kötü niyetli olduğunu ileri sürerek 10.04.2019 keşide tarihli, 50.000,00-TL tutarlı ... seri nolu çekin istirdadına ve taraflarına iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde özetle; Dava dışı ... Şti. ile müvekkil şirket arasında faktoring sözleşmesi akdedildiğini, yapılan sözleşme gereği davalı/borçluya ön ödeme yoluyla finansman sağlandığını, bu finansman karşılığında, dava konusu ... T.A.Ş. ... Şubesine ait ...seri no'lu 50.000,00.-TL'lik çekin, 09.10.2018 tarihli 50.000,00-TL bedelli faturaya istinaden teslim tutanağı ile ciro ve teslim alındığını, müvekkilinin 6361 sayılı Yasa'nın belirtmiş olduğu tüm yükümlülükleri yerine getirmek suretiyle dava konusu çeki iktisap ettiğini, dolayısıyla, müvekkiline herhangi bir kusur isnadının mümkün olmadığını, gerekli yasal prosedürlerin ve yükümlülüklerin yerine getirildiğini, müşteri ve fatura borçlusu arasındaki sözleşme ilişkisine dayanan hususların, malların teslim edilip edilmediği gibi husulara ilişkin herhangi bir araştırma yapma yükümlülüğünün bulunmadığını, 6361 sayılı Kanun'un 9/3 maddesi gereğince, davacılar vekilince öne sürülmüş olan kişisel nedenler ve def'ilerin müvekkil şirkete karşı ileri sürülemeyeceğini, Yargıtay’a göre, kişisel defilerin faktoring şirketine karşı ileri sürülebilmesi için defi ileri süren kişinin faktoring ilişkisinin tarafı olması gerektiğini,TTK’nın 792. Maddesi gereğince yeni hamilin ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde çeki geri vermekle yükümlü olduğunu, müvekkilin bu çeki iktisap etmede kötüniyetli olduğunu ve ağır kusuru bulunduğunu kesin ve inandırıcı delillerle kanıtlaması gerektiğini, TTK.nun 790.maddesi gereğince davaya konu çekin ciro silsilesinde herhangi bir kopukluk bulunmadığını, TTK.nun 677.maddesindeki düzenlemenin, TTK .nun 818'.maddesinin aynı yasanın 677. Maddesi göndermesi ile çekler için de uygulanması gerektiğini, çek üzerinde herhangi imza sahte olsa dahi, bu sahteliğin çek üzerindeki diğer imzaların ve çekin geçerliliğini etkilemeyeceğini, müvekkili şirketin, çekin iktisabında imzaları birebir kontorl etme yükümlülüğü olmadığından kusur atfedilemeyeceğini belirterek, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen dosyada davalı vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde özetle; Dava dışı ...Şti. ile müvekkili şirket arasında faktoring sözleşmesi akdedildiğini, yapılan sözleşme gereği davalı/borçluya ön ödeme yoluyla finansman sağlandığını, bu finansman karşılığında dava konusu ... T.a.ş. ... Şubesine Ait ... Seri No'lu 50.000 TL'lik çekin 09.10.2018 tarihli 50.000,00-TL bedelli faturaya istinaden teslim tutanağı ile ciro ve teslim alındğını, 6361 sayılı yasanın belirtmiş olduğu tüm yükümlülüklerin yerine getirildiğini, müvekkili şirkete herhangi bir kusur isnadının mümkün olmadığını, TTK md. 677 uyarınca, çek üzerinde herhangi imza sahte olsa dahi, bu imzanın çek üzerindeki diğer imzaların ve çekin geçerliliğini etkilemeyeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:"... somut olaya gelince: Asıl ve birleşen davaya konu çekte lehdar "... A.Ş." adına atılmış 1.ciro imzasının şirket yetkilileri ... ve ...'un eli ürünü olup olmadığının tespiti bakımından bilirkişi incelemesi yaptırılmış, verilen 28.06.2021 tarihli bilirkişi raporu ile bu imzanın şirket yetkililerine ait olmadığı tespit edilmiştir. Bu nedenle asıl davanın kabulüne, ciro silsilesinin koptuğu ve imzaların bağımsızlığı ilkesi gereğince, davalının da kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğu ispatlanamadığından birleşen davanın reddine karar vermek gerekmiş olup;
A - Asıl Dava Yönünden; Davanın KABULÜNE,1-Davaya konu muhatabı ...bank ... şubesi, keşidecisi... Şti., lehdarı ..., 10.04.2019 tarihli, 50.000,00 TL tutarlı ... nolu çek nedeniyle davacıların BORÇLU OLMADIKLARININ TESPİTİNE,
B - Birleşen Dava Yönünden;Davanın REDDİNE," şeklinde karar vermiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:Davacılar vekili asıl ve birleşen dava yönünden istinaf isteminde;Asıl dava yönünden; kötüniyet tazminat isteminin reddinin yerinde olmadığını,Birleşen dava yönünden ise; davalının kötüniyetli yahut iktisapta ağır kusurlu olduğunun sabit olduğunu,davaya konu çek suretinde de sabit olduğu üzere, müvekkili şirket dışında beş ciranta şirket daha yer aldığını,Çekin 20/11/2018 tarihinde müvekkili ... tarafından kargoya verildiğini, kargo yetkilileri tarafından mail gönderilerek 21/11/2018 tarihinde 12:02 öğlen saatlerinde kargo aracından kimliği belirsiz kişi veya kişiler tarafından çalındığı bildirildiğini, davalı tarafından dava dışı firmaya 22/11/2018 de ödeme yapıldığının rapor ile tespit edildiğini, Çekin bu kadar kısa sürede, bu kadar şirket tarafından ticari ilişki sonucu ciro edilerek faktoring şirketine gelmesi, bu çekteki cirantaların, hırsızlık sonucu elden çıkan diğer çeklerin cirantalarıyla ortak olup; yalnızca sıralamalarının değişiklik göstermesinin hayatın olağan akışına aykırılık oluşturduğunu ve açıkça kötü niyet ve dolandırıcılık kastının ispatı olduğunu, İstanbul Anadolu Başsavcılığı'nın 2018/231821 Soruşturma nolu dosyasında müvekkilinin çalınan çeklerinden biri üzerinde inceleme yapıldığını, İnceleme yapılan çek ile dava konusu çek üzerindeki cirantaların aynı olduğunu, ilgili dosyadaki imza incelemesinde, işbu dava konusu çekte de ciroları bulunan şirketlerin cirolarında bulunan imzaların, şirket yetkililerine ait olmadığı tespit edildiğini, 6361 sayılı Yasa gereğince istihbarat çalışması yapılmadığını, TTK 18 md dikkate alınması gerektiğini, Çekteki ciranta ... Şti.'nin cirosunda yer alan kaşedeki adres "... Esenler/İstanbul" olduğunu ancak ticaret sicilinde yapılan araştırma sonucu bahse konu şirketin adresinin "... Bayrampaşa/İstanbul" olduğu anlaşıldığını, şirketin adresinin değişmiş olmasına rağmen, eski adresinin olduğu kaşeyi kullanarak çeki cirolaması kötü niyetinin göstergesi olduğunu,Davalının sunduğu faturanın zeytin alım-satımına ilişkin olduğunu, ancak şirket konusunun amacının zeytin alım-satımına ilişkin olmadığını, 09/10/2018 tarihli irsaliye faturasında teslim eden ve teslim alanın imzalarının bulunmadığını kanuni şartları haiz olmayan faturanın geçersiz olduğunu, kilo, birim fiyat yazılı olmadığını, faturanın delil sayılabilmesi için fatura alacaklısı ve borçlusunun ticari defterlerinde kayıtlı olması gerektiğini, ... Şirketi, ... Şti. ve faktoring şirketinin ilgili faturanın ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığının teyit etme yükümlülüğü olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı vekili asıl dava yönünden istinaf isteminde özetle;Müvekkili şirket çekin iyi niyetli meşru hamili olduğunu, çekin faktoring sözleşmesine istinaden ve faktoring kanununa, mevzuata uygun olarak ödeme vasıtası olarak alındığını, mal ve hizmet alım-satımını belgelemiş, faktoring mevzuatından doğan fatura ile tevsik edilme şartı yerine getirilmiş olduğunu, kişisel defilerin müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini,bilirkişi raporu eksik inceleme ile düzenlendiğini, adli tıpta kullanılan cihazların hiçbirinin raporda kullanılmadığını, raporun denetime elverişli olmadığını, raporda yeterli karşılaştırma yapılmadığını, örnek imzaların hiçbir şekilde toplanmadığını, hükme esas alınan raporda da incelemenin sadece çek üzerinde davacının kendisine ait olduğunu iddia ettiği imza esas alınarak yapıldığını,Davaya konu çekin ciro silsilesinde herhangi bir kopukluk bulunmadığını, müvekkilinin yetkili hamil olduğunu, çek üzerindeki herhangi bir imza sahte olsa da bu imzanın çekteki diğer imzaların geçerliliğini etkilemeyeceğini, Y.19HD 2014/19364, 2015/168K sayılı ilamının ; "...çeki düzenleyen keşidecinin lehtarın viro imasına itiraz hakkı olmadığını, ciro imzasının lehtara ait olmamasının anılan düzenleme karşısında imzasına itiraz etmeyen keşideci hakkında takip yapmasına engel oluşturmayacağı gerekçeleri ile keşideci borçlunun ciro imzasının sahte olduğunu ileri sürerek çek nedeni ile borçlu olmadığının tespiti istemli davanın reddine ...dair kararın onanasına "şeklinde karar verildiğini,Dava konusu çek koçanı veya bir önceki çek koçanına ait ödenmiş olan çek, davacının en yakın tarihli imzasını taşıdığını, çek bedeli ödenmiş olduğundan davacının, çek üzerindeki imzanın kendisine ait olduğunu kabul etmekte olduğunu,Rapora itirazların dikkate alınmadığında, ATK dan rapor talep ettiklerini, müvekkilinin kusuru da bulunmadığını, iyiniyetli yetkili hamil olduğunu belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:Asıl dava, İİK 72.maddesine dayalı olarak açılan borçsuzluğun tespiti istemine ilişkindir.Birleşen dava ise çekin istirdadı istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, asıl dava yönünden davacılar vekili ve davalı vekili, birleşen dava yönünden davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; davaya konu çekte asıl davada davacı...ŞTİ keşideci, diğer davacı...ŞTİ ise lehtar-ciranta konumundadır. Davacı keşideci ...ŞTİ vekili dava dilekçesinde çekin müvekkili tarafından keşide edilerek diğer davacı....ŞTİ'ye gönderilmek üzere kargoya verildiğini, kargoda çalındığını, davacılardan ...ŞTİ 'ye atfen mevcut imzanın sahte olduğunu ileri sürmüştür. İmzaların bağımsızlığı ilkesi gereği davacı ...ŞTİ kendi keşide ettiği çekten keşideci sıfatı ile sorumlu olup lehtarın imzasının sahteliği davacı keşidecinin sorumluluğunu ortadan kaldırmayacaktır. Davalı, görünürde düzgün ciro silsilesine göre senedi iktisap etmiş, iyiniyetli hamil konumundadır.Davacı keşideci ile davalı arasında birçok ciranta mevcut olup kötüniyetli/ağır kusurlu iktisap iddiası da ispatlanamamıştır. Bu durumda davacı keşideci...ŞTİ'nin menfi tespit isteminin reddine karar verilmesi gerekirken keşideci yönünden davanın kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiş, davalı vekilinin istinaf isteminin bu yönden kabulüne karar verilmiştir. Davalı vekili, asıl davadaki bilirkişi raporunun yeterli nitelikte olmadığını ileri sürmüş ise de; bilirkişinin çek tarihinden önceki tarihli evrak asıllarını çek aslı ile birlikte karşılaştırarak usulüne uygun inceleme yaptığı, çek lehtarı yönünden alınan raporun yeterli ve hükme elverişli nitelikte olduğu, imza definin mutlak defi olup herkese karşı ileri sürülebileceği dikkate alındığında davacı lehtar yönünden asıl davanın kabulü yerinde görülmüş, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf isteminin reddi gerekmiştir.Davacı vekili, asıl davaya ilişkin istinaf isteminde kötüniyet tazminatına hükmedilmemesinin yerinde olmadığını ileri sürmüş ise de; çekte görünürde taraflar arasında ciro bulunmadığı, davalının takipte kötüniyetli olduğuna ilişkin iddianın ispatlanamadığı dikkate alındığında davacı vekilinin asıl davaya ilişkin istinaf isteminin reddi gerekmiştir. Davacı vekilinin birleşen davaya ilişkin istinaf istemine gelince; birleşen davada davacı çekte lehtar konumunda olup taraflar arasında bir çok ciranta olduğu, davalı şirketin fatura, sözleşme ve eklerini ibraz ettiği, çeki iktisapta ağır kusur yahut kötüniyetin ispat edilemediği de dikkate alındığında mahkemece birleşen davanın reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir. Açıklanan nedenle davacılar vekilinin asıl davaya ilişkin istinaf isteminin reddine, birleşen davacı vekilinin birleşen davaya ilişkin istinaf isteminin reddine, asıl davada davalı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulüne, HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kararın kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;1-Davacılar vekilinin asıl davaya ilişkin istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Birleşen davacı vekilinin birleşen davaya ilişkin istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,3- Asıl dosyada davalı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE,-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/04/2023 gün ve 2019/349 Esas, 2023/343 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,4- A - Asıl Dava Yönünden;- Davacı...ŞTİ 'nin davasının KABULÜNE,-Davaya konu ...bank ... şubesi'ne ait, keşidecisi ... Şti., lehdarı ... olan 10.04.2019 tarihli, 50.000,00 TL tutarlı ... nolu çek nedeniyle davac...ŞTİ'nin davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,- Davacı ...ŞTİ'nin davasının REDDİNE,-Koşulları oluşmadığından taraflar lehine tazminata hükmolunmasına yer olmadığına,- Asıl dava yönünden harç ve yargılama giderleri;-Alınması gereken karar ve ilam harcı 3.780,07-TL olup, peşin alınan 945,02-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.835,05-TL harcın davalıdan tahsiliyle hazineye gelir kaydına,-Davacı tarafından yapılan posta ve tebligat masrafı 453,10-TL, bilirkişi ücreti 800,00-TL'den oluşan 1.253,10-TL yargılama gideri ile 44,40-TL başvuru harcı, 945,02-TL peşin harç toplamı 2.242,52-TL yargılama giderinin davalıdan tahsiliyle davacı...ŞTİ'ye verilmesine,-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 30.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı...ŞTİ'ne verilmesine,-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 30.000,00TL vekalet ücretinin davacı...ŞTİ'den alınarak davalıya verilmesine,-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin, davada haksız çıkan davalıdan 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile Hazineye gelir kaydına,B - Birleşen Dava Yönünden;Davanın REDDİNE,- Birleşen dava yönünden harç ve yargılama giderleri;-Alınması gerekli 615,40TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 853,88-TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 238,48TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,-Davalı vekille temsil olunduğundan yürürlükteki AAÜT gereğince 30.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;-İstinaf talebi kabul edildiğinden peşin harcının talebi halinde asıl dosyada davalıya iadesine,-İstinaf istemi reddedildiğinden asıl davada davacılardan alınması gereken 615,40TL harçtan, peşin yatırılan 269,85TL'nin mahsubu ile bakiye 345,55TL harcın davacılardan alınarak hazineye irat kaydına,-İstinaf istemi reddedildiğinden birleşen davada davacıdan alınması gereken 615,40TL harçtan, peşin yatırılan 269,85TL'nin mahsubu ile bakiye 345,55TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,-İstinaf yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına,-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama gideri olan 738TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 160TL posta masrafı olmak üzere toplam 898TL'nin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 29/05/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.