T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO:2023/1559 Esas
KARAR NO:2025/731 Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 4. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ:06/04/2023
NUMARASI:2021/414 E. - 2023/98 K.
DAVANIN KONUSU:Fikir Ve Sanat Eseri (Tecavüzün Tespiti İstemli)
KARAR TARİHİ:27/05/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; firmanın uzun yıllardır sektörde faaliyet gösteren bir yapım şirketi olduğunu, davalı sanatçı ile müvekkili yapım şirketi arasında "..." isimli albümün yayınlanması ile ilgili Kültür Bakanlığına sunulmak üzere sözleşme imzalandığını, davalının 16/11/2021 tarihli ihtarnamesi ile cayma hakkını kullandığını bildirdiğini, cayma hakkının FSEK m. 58'de düzenlendiğini, davalının cayma hakkı koşullarının oluşmadığını belirterek, caymanın geçersizliğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili 04/09/2022 tarihli cevap dilekçesinde; müvekkilinin sözleşme gereğince yükümlülüklerini yerine getirdiğini, ancak beklenen menfaati elde edemediğini, meslek birliği tarafından da herhangi bir ödeme almadığını, müvekkilinin FSEK m.58 uyarınca haklarının esaslı olarak ihlal edildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEME KARARI:İstanbul 4.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 06/04/2023 tarihli 2021/414 E. - 2023/98 K. sayılı kararıyla; "...Somut olaya dönüldüğünde, davalının, 31.03.2017 tarihli T.C Kültür Bakanlığı Telif Hakları Ve Sinema Müdürlüğü'ne sunulmak üzere tanzim edilen muvafakatname ile yorumcu icra eden sıfatıyla davacıya 5846 sayılı FSEK madde 21, 22, 23, 24, 25 ve 80 maddelerinde düzenlenen Eser sahipliği ve bağlantılı hak sahipliği nedeniyle haiz olduğu “..., ..., ..., ... , ..., ... “ isimli parçalar için mali haklarını kullanma yetkisi süre yer mecra sınırlaması olmaksızın verildiği, davacının bu muvafakatnameye dayanarak içinde ..., ..., ..., ... , ..., ...” parçalarının bulunduğu ... isimli albüm için Kültür ve Turizm Bakanlığı Fonogramlara İlişkin 12.05.2017 tarihli ... kayıt tescil nolu Kayıt Tescil Belgesi'ni aldığı, akabinde söz konusu albümün davacı tarafından hazırlanarak, hem fiziki olarak CD/DVD satışa çıkarıldığ, ..., ..., ... vb platformlarda da yayınlandığı ve yayınlanmaya/ satışa devam edildiği anlaşılmıştır. Dosyaya sunulan muvafakatnamede mali hak devir bedelinin kararlaştırılmadığı anlaşılıyorsa da, bedelsiz devredildiğine dair bir düzenleme de bulunmadığı anlaşılmıştır.Davacı tarafça , davalıya ödeme yapıldığına dair iddia ve delil ileri sürülmemiştir. Bu durumda davalı, davacının 31.03.2017 tarihli muvafakatname ile devraldığı mali haklardan yararlandığı tespit edilmiştir. İşbu dava ... isimli esere ilişkin alınan kayıt tescil belgesinden yani 12/05/2017 tarihinden bugüne kadar yaklaşık 4,5 yıl geçtikten sonra açılmıştır. Davalı tarafından sözkonusu esreden doğan hakların kullanımına ilişkin muvafakatname tarihi olan 31.03.2017 ile ihtar tarihi 16 Kasım 2021 arasındaki süre içinde davalının (cayma hakkını kullananın) bu devirden amaçlanan faydayı elde etmediğinin araştırılması gerekmektedir. Ancak somut olayda, davalının devraldığı mali hakları kullandığı yani, ... isimli albümü çıkardığı , fiziki olarak, e satış platformlarında satışa sunduğu, spotyfy, youtube gibi platformlarda da yayınlandığı tespit edilmiştir. Bunun yanısıra davalının cayma hakkını kullandığı 16/11/2017 tarihli ihtarnamesinde, davacıya hakkın kullanılması için münasip bir mehlin verilmesi gerekmekte ise de böyle bir mehlin verilmediği ve bu şekilde kanunda geçerli bir cayma için aranan şartın mevcut olmadığı kanaatine varılmakla, davalı tarafından davacıya tebliğ edilen Kayseri ... Noterliğinin 16/11/2021 tarih,...yevmiye numaralı ihtarnamede açıklanan caymanın geçersizliğinin tespitine" karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:Davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; taraflar arasında sözlü olarak akdedilen sözleşme kapsamında müvekkilinin hak sahibi olduğu müzik eserlerinin FSEK’ten kaynaklanan haklarını davacıya bir yıl süreyle devretmeyi, davacının ise albüm çıkarmayı, reklam, tanıtım, klip çekimleri, fotoğraf çekimleri, sosyal medya çalışmalarını takip, icra etme yükümlülüklerini üstlendiğini, tarafların dijital platformlar ve CD’lerden elde edilecek gelirin yarı yarıya paylaşacaklarını kararlaştırdıklarını,Müvekkiline Kültür Bakanlığı işlemleri için muvafakatnameyi imzalamasının zorunlu olduğu söylenerek imzalatıldığını, basit bir muvafakatname olduğunu, tarafların borç ve yükümlülüklerini içermediği gibi herhangi bir bedel de içermediğini, elde edilecek gelirin nasıl paylaşılacağına dair bir hüküm bulunmadığını, Mahkemenin gerekçesinin yerinde olmadığını, yalnızca eserin yayınlanmasından müvekkilinin nasıl bir menfaat elde ettiğinin de anlaşılamadığını,Dosyada mevcut 16/01/2023 tarihli bilirkişi raporuna yaptıkları itirazlarının gerekçeli olarak değerlendirilmediğini, hüküm kurmaya elverişli bir bilirkişi raporu alınmadan eksik ve hatalı bilirkişi raporu ile karar verildiğini,Dosyada mübrez deliller, banka dekontları, tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasında işin görülmesi için tüm masrafların ve tüm işlemlerin müvekkili tarafından yerine getirildiğini, davacının sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğinin anlaşılacağını, müvekkilinin, davacı ve davacının gösterdiği kişilere yüklü miktarda ödemeler yaptığını, albüm düzenlemelerini bizzat yaptığını, organizasyon faaliyetlerini yürüttüğünü, buna karşılık sözleşme gereği elde etmesi gereken veyahut beklenen hiçbir menfaati elde edemediğini, Sözleşme iradesini devam ettirmesinin, menfaatleri esaslı surette ihlal edilen müvekkilden beklenemeyecek durumda olup, cayma hakkını kullanmasının zaruri hale geldiğini, geçen süre boyunca müvekkilinin menfaatlerinin çok büyük oranda ihlal edildiğini, mehil vererek davacının müvekkilinin haklarını kullanmasını sağlamasının, müvekkilinin menfaatlerini esaslı surette tehlikeye düşüreceğinden; cayma hakkının kullanıldığına ilişkin ihtarnamede süre verilmediğini, ilk derece mahkemesince verilen hukuka aykırı kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan ederek, açıklanan nedenlerle; istinaf taleplerinin kabulüne, ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Dosyaya sunulan "T.C. Kültür Bakanlığı Telif Hakları ve Sinema Müdürlüğü'ne SÖZLEŞME" başlıklı ve 31/01/2017 tarihli belge incelendiğinde; davalı ... tarafından kendisi tarafından seslendirilen eserlerin davacı şirket tarafından yapılacak "..." isimli albümde yer almasına ve her türlü platformda kullanılmasına muvafakat ettiği, belge altında imzasının mevcut olduğu tespit edilmiştir.Kayseri ... Noterliğinin 16 Kasım 2021 tarihli, ... Yevmiye numaralı belge örneği incelendiğinde; ihtar edenin davalı ..., ihtar edilenin davacı şirket olduğu, 31/03/2017 tarihli "Sözleşme" başlıklı evrak ile telif hakları konusunda verdikleri muvafakatname verildiği, tüm masrafların davalı tarafça karşılandığı, buna rağmen herhangi bir ödeme alamadığı, görülen lüzum üzerine cayma hakkını kullandığının ihtar edildiği tespit edilmiştir.Dinlenen davalı tanığı ... beyanında; Davalı ile yaklaşık 20 yıldır Prestij Müzik’ten beri birlikte çalıştığını, son 7-8 yıldır da, TV koordinatörü ve genel menajer sıfatı ile tüm işlerini kendisinin yaptığını, davacı ile davalının eski dost olduklarını, bu işlerin ikili ilişkiler ile, dostane ilişkilerle yürütüldüğünü, davalının kendi çocuklarına ithafen yapmış olduğu ... albümünün tüm prodüksiyon işlerini, PR ve sosyal medya işlerini davacıya verdiğini, ancak yapılan sözleşmenin süresini bir yıl olarak bildiklerini, sözleşmenin süresiz olduğunu, davalının da, kendisinin de bundan haberleri olmadığını, bütün yurt dışı klip dahil, tüm masrafların davalı tarafından karşılandığını, bütün ödemeleri davalının yaptığını, ... beyden albümün gelirlerinden istedikleri vakit, 5 yıl işletim hakkının kendisinde olduğunu, daha sonra süresiz kendisinde olduğunu söylediğini, şirket hesabına yatırılması gereken paranın şahıs hesabına borç iadesi olarak yatırıldığını, davalının sözleşmede ne ise belirlenen tutarlar üzerinden payını alması gerekirken bugüne kadar herhangi bir ödeme almadığını, ayrıca davalı albümü çocuğu için yapmış olduğundan, bütün haklarını kendisine istediğini, burada kendileri için önemli olanın paradan çok albümün davalıya iadesi olduğunu, çünkü manevi değerinin büyük olduğunu, davacı ile davalının arkadaş olduklarını, bu işin iyi niyet ile yapılan bir iş olduğunu, kimsenin kimseyi sorgulamadığını, taraflar arasındaki samimiyetten dolayı bu sözleşmenin bir yıl olarak bilindiğini, ancak daha sonra süresiz olduğunu öğrendiklerini, kendisinin davacıdan iki kez sözleşmeyi istediğini, ancak davacının bugüne kadar sözleşmeyi kendilerine göndermediğini beyan etmiştir.Talimatla dinlenen davalı tanığı ... beyanında; 2017-2018 yıllarında... Otel’in genel müdürü olarak çalıştığını, aynı dönemde davalı ... ile bir konser anlaşması yaptıklarını, ...’nın müzisyen olduğunu, davalı ile sözleşmeyi otel adına imzaladığını, ... ile tanışıklığının bu olaya dayandığını, bu sözleşme sonrası davalının kendilerine bir jest olarak davaya konu albümündeki bir parçanın klip çekimini otelde yapmayı teklif ettiğini, bu teklifi kabul ettiklerini, klip çekimlerinin otelde yapıldığını, bu çekimle ilgili tüm masrafları ...’nın kendilerinin gözlerinin önünde elden ...'a ödediğini, yaklaşık 25.000,00-TL lik bir ödeme yaptığını hatırladığını, çekimleri ...'ın firmasının gerçekleştirdiğini, ancak eksik personelle geldikleri için davalının ...'a "bu 25.000,00-TL’yi ben sana sadece yönetmenlik işi için mi ödeyeceğim?" şeklinde sitemkar bir söz söylediğini, dava konusu ... isimli albümün yaklaşık 500 adet CD’sini otel olarak ...’dan aldıklarını, bu CD’leri müşterilerine dağıtmak üzere imzalı olarak teslim ettiğini, bu CD’lerin parasını kime ödediklerini hatırlamadığını beyan etmiştir.Talimatla dinlenen davalı tanığı ... beyanında; 6 - 7 yıldın beri davalı ... ile çalıştığını, görüntü ve dron operatörü olarak çalıştığını, ... ve ...’de çalıştıklarını, şu anda ...’de çalıştıklarını, hatırladığı kadarıyla davalı ...'ın “...” klibi ve “...” albümünde beraber çalıştıklarını, bir yıl boyunca ... şirketinin bütün telif, kullanım, sosyal medya haklarını elinde tutup bir sene sonra ...’a teslim edeceğini, bunu ...’dan duyduğunu, sözleşmeyi görmediğini, kendisinin ödemeleri ile bütün masrafları davalının karşıladığını, davacı ... Ltd. Şti. sözleşmedeki yükümlülüklerine yerine getirmediğinden, davalıya mali hakları kullanmasını devretmediğinden cayma hakkını kullandığını, çünkü davalının ... albümünü çocukları için yaptığını bizzat söylediğini, bunu hatırladığını beyan etmiştir. İlk derece mahkemesince alınan 16/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda; davacı tarafa tebliğ edilmiş olan, davalı tarafça Kayseri ... Noterliğinden 16 Kasım 2021 tarihinde keşide edilen ... yevmiye sayılı ihtarnamede açıklanmış olan cayma iradesinin geçerli olmadığı görüş ve kanaati bildirilmiştir.
G E R E K Ç E:Dava, FSEK’in 58. maddesi uyarınca caymanın geçersiz olduğunun tespiti ve cayma hakkının iptali davasıdır.Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. FSEK’in 58. maddesine göre; mali bir hak veya ruhsat iktisap eden kimse, kararlaştırılan süre içinde ve eğer bir süre tayin edilmemişse icabı hale göre münasip bir zaman içinde hak ve salâhiyetlerden gereği gibi faydalanmaz ve bu yüzden eser sahibinin menfaatleri esaslı surette ihlâl edilirse eser sahibi sözleşmeden cayabilir. Cayma hakkını kullanmak isteyen eser sahibi sözleşmedeki hakların kullanılması için noter vasıtasıyla diğer tarafa münasip bir mehil vermeye mecburdur. Hakkın kullanılması, iktisap eden kimse için imkânsız olur veya tarafından reddedilir yahut bir mehil verilmesi halinde eser sahibinin menfaatleri esaslı surette tehlikeye düşmekte ise mehil tayinine lüzum yoktur.Dosya incelendiğinde; davalının cayma hakkını kullanma nedenini ihtarnamede, sözleşmeye konu eserlerle ilgili tarafına herhangi bir ödeme yapılmaması olarak belirttiği, cevap dilekçesinde ise bunun yanı sıra imzaladığı sözleşmenin süresi konusunda yanıltıldığı, sözleşmede süresinin ve gelirin ne şekilde paylaşılacağının yer almaması nedeniyle geçerli bir sözleşme olmadığı, davacının yükümlülüklerini yerine getirmediği şeklinde açıkladığı anlaşılmıştır.Dinlenen tanık anlatımları ve davacı tarafça dosyaya sunulan deliller ile, davacının albümü yapıp satışa sunduğu, dijital müzik platformlarında halen yayında olduğu, davalıya klip çektiği, bu şekilde iktisap ettiği hak ve salahiyetlerden gereği gibi faydalandığı tespit edilmiştir.Davalının sözleşmenin süresi konusunda yanıltıldığı ve kendisine albümün gelirinden ödeme yapılmadığına ilişkin iddiaları sözleşmenin fesih nedeni olabilirse de, FSEK’in 58. maddesinde sayılan cayma nedenlerinden değildir.Ayrıca davalının, davacıya gönderdiği ihtarname ile davacıya FSEK’in 58. maddesinde düzenlenen uygun bir süre vermediği, süre verilmeksizin cayma hakkının kullanılması koşullarının mevcut olmadığı, bu nedenle Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 615,40 TL maktu harçtan, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL eksik harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak; davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 27/05/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.