T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2023/1585 Esas
KARAR NO: 2025/670
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 30/11/2021
NUMARASI: 2017/373 Esas, 2021/909 Karar
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 15/05/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin İstanbul ili Kağıthane İlçesinde faaliyet gösteren ... İnşaat firmasının sahibi olduğunu, 04/10/2016 tarihinde müvekkilin ... sayılı plakalı aracından hırsızlık yapıldığını ve müvekkili adına ve sahibi olduğu ... İnşaat adına ... bank A.Ş Yıldız Posta Şubesi tarafından düzenlenmiş;..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., .., .., ... seri numaralı çeklerin çalındığını, konuyla alakalı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2016/115410 sayılı dosyasında suç duyurusunda bulunulduğunu, çeklerden tacir olmayan hamiline ... seri numaralı çekin 17.01.2017 tarihli olarak 12500TL bedelle düzenlendiği ve ... bank Kağıthane Şubesine takasta kullanılmak üzere ibraz edildiği bilgisi, banka şubesi tarafından müvekkili ile paylaşıldığını, dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik suçu bakımından tarafımızca suç duyurusunda bulunulduğunu ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2017/10439 sayılı dosyasında soruşturma yürütüldüğünü, davalılardan ... San. Ve Tic. Ltd. Şti tarafından müvekkili ... ve diğer cirantalara karşı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı dosyasında kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatıldığını, takip konusu evrakın ... seri numaralı çek olduğunu, çekin hırsızlığa konu olduğu İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 2016/115410 soruşturma dosyasından ilgili bankalara bildirildiğini, ... seri numaralı çekin bankaya ibraz edildiği ve arkasına soruşturmaya konu olduğu banka tarafından ibraz edilene bildirildiğini, ancak buna karşın alacaklı tarafından çekin takibe konulduğunu, müvekkili ...' un alacaklı davalı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti ile diğer davalılar cirantalarla herhangi bir ticaret ilişkisi ve alacak- verecek ilişkisi bulunmadığını, müvekkilinin ticari defterlerinden, kesilen faturalardan bu husus açıkça anlaşılacağını, müvekkilinin davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalılardan ... San ve Tic Lti Şti vekili cevap dilekçesinde; Davacı tarafın 04/10/2016 tarihinde ... plakalı aracından hırsızlık sonucunda dava konusu çekin çalındığı iddiasında bulunmuş ise de, çantasında imzalı çek taşımasının gerçeklerden uzak ve hayatın olağan akışına tamamen aykırı bir durum olduğunu ve davacı taraf tacir olduğundan imzalı çeki çaldırmanın hukuki neticelerini de bilebilecek konum olduğunu, kambiyo senedinin düzenlenmesi ile temel ilişkiden tamamen bağımsız olarak bir kambiyo ilişkisi meydana geleceğini, bu ilişki çerçevesinde talep ve alacak hakkı doğacağını, neticede temel ilişkinin tarafları dışında kural olarak alt ilişkideki def'iler kambiyo senedi ilişkisinin tarafları arasında ileri sürülemeyeceğini, TTK.'nın 599/1. maddesi uyarınca, borçlunun şahsi def'isinin geçerli olabilmesi için hamilin çeki iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket ettiğinin takip hukuku açısından geçerli yazılı bir belge ile kanıtlanmasının zorunlu olduğunu, müvekkili şirketin, söz konusu çeki usulüne uygun ciro silsilesi ile elde ettiğini ve yetkili hamil olduğunu, bu nedenle de müveklininin çeke dayanarak yetkili hamil olarak takip yapmasında yasaya aykırı bir yön bulunmadığını, söz konusu çekin ciro yolu ile ...-...'a kadar geldiğini ve bu şahıs firmasından da müvekkili şirkete ciro ve teslim yolu ile geçtiğini, dava konusu ihtilafın, davacı ve suçun faili/failleri arasında yaşanmakta olduğunu, huzurdaki davanın müvekkiline yöneltilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafın çekten dolayı lehdara karşı ileri sürebilecekleri defi ve itirazları iyiniyetli olan 3. şahıs hamil müvekkili şirkete karşı ileri sürebilmelerinin mümkün olmadığını, müvekkili firmanın söz konusu şahıstan başka alacaklarının da söz konusu olduğunu ve Bursa ...İcra Müdürlüğünün ..., ... Esas sayılı dosyaları ile icra takibi başlattığını, çekin, dilekçeleri ekindeki cari hesap ekstresinden de anlaşılacağı üzere vadesinden önce 15/10/2016 tarihinde müvekkile verildiğini ve tedbir kararına itiraz ettiklerini beyan ile tedbir kararının kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.-Diğer davalılar davaya cevap dilekçesi sunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: "....Davacı taraf takip ve dava konusu çekin hırsızlık sonucunda rıza dışında elden çıktığını beyan etmiş, soruşturma dosyası kapsamından bu hususta suç duyurunda bulunulduğu anlaşılmıştır. Ancak bunun tek başına davacının davalılara borçlu olmadığının ispatı olamayacağı, mahkememizce davacı ile davalı ilk ciranta ... şirketi arasında ticari ilişki olup olmadığı, dava konusu çekin ticari ilişki kapsamında davacı tarafça bu davalıya verilip verilmediği hususlarının araştırılması bakımından dosyanın bilirkişiye tevdiine karar verildiği, davalı şirket ve davacı şirket tarafından ticari defter ve kayıtlar ibraz edilmediğinden, anılan hususların tespitinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır. Dava konusu çekin keşidecesinin davacı olduğu, çekin tüm yasal şekil şartlarını taşıdığı, davaya dayanak icra takip dosyası alacaklısı ve diğer borçlularının ise çekte ciranta oldukları, ciro silsilesinde tespiti mümkün bir kopukluk olmadığı, çekte keşide tarihi ve meblağın davacı tarafça yazılmış olduğu, davacının imzaya ve yazıya bir itirazının bulunmadığı, çekin 28/02/2017 keşide tarihli olduğu, soruşturmaya da konu edilen hırsızlık olayının 04/10/2016 tarihinde gerçekleştiği, davalı ilk ciranta ... Otomotiv şirketince ticari defter ve kayıtlar ibraz edilmediğinden, dava konusu çekin ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, ticari ilişki kapsamında alınıp alınmadığının tespitinin mümkün olmadığı, davacı tarafa da, ticari defter ve kayıtların tayin edilen inceleme gününde ibraz edilmesi, aksi takdirde bu delile dayanmaktan ve ibrazdan vazgeçilmiş sayılacağının ihtar edilmiş olduğu, ancak ticari defter ve kayıtlar ibraz edilmediğinden incelenmesinin mümkün olmadığı anlaşılmış, davacı tarafça esasa ilişkin son beyanlarında davalıların ticari defterlerine delil olarak dayandıkları beyan edilmiş ise de, dava dilekçesinde kendi ticari defter ve kayıtlarına da delil olarak dayanıldığı, davalıların ticari defterlerinin incelenmesi durumunda taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığı açıkça anlaşılacağı beyan edilmiş ise de evveliyetle çekin davacıdan çekteki ilk ciranta davalı şirket namına geçişinin araştırılması gerektiği, davacının kendisine ait olan çekteki keşideci imzasının sahte olduğuna dair iddiasının bulunmadığı, bu nedenle davacının davalılara borçlu olmadığı iddiasını ve davasını ispatlayamadığı kanaatine varılmakla, Davacının davasının REDDİNE," Şeklinde karar vermiştir.
İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf isteminde; Çeklerin hırsızlığa konu olduğu, savcılık tarafından bankalara bildirilmiş olmasına rağmen davalılardan ... San. Ve Tic. Ltd. Şti tarafından hırsızlık suçuna konu ... seri numaralı çek bankaya ibraz edilerek, İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasında kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatıldığını, Davalılar ile müvekkil arasında ticari ilişki olmadığını, mahkemenin kararında çekin ilk ciranta davalı şirket namına geçişi araştırılması gerektiği belirtilmişse de buna ilişkin hiçbir araştırma yapılmadan davanın reddine karar verildiğini, İlk ciranta davalı ... olup ticari defterlerinin incelenmesi durumunda müvekkili ile davalılar arasında bir ticari ilişki bulunmadığı açıkça ortaya çıkacğını, davalıların ticari defterlerini dosyaya ibraz etmediklerini, ticari ilişki bulunup, bulunmadığının tespiti söz konusu ticari defterlerin ve kesilen faturaların incelenmesine bağlı olduğunu, davacıdan da ticari defterlerin ibrazı istenmişse de söz konusu çekin hırsızlığa konu olması, ilgili olarak ceza soruşturması yürütüldüğü dikkate alındığında, müvekkiline ait şirket ticari defterlerinde çekle ilgili kaydın bulunmasının beklenemeyeceğini, çalınan çeklerle alakalı ticari defterlerimizde herhangi bir kayıt olmadığını, Delil olarak davalıların ticari defterlerine dayanıldığını, davalıların müvekkiline ait Veziroğlu İnşaat firması ile ticari ilişkileri olduğuna dair herhangi bir delil de ibraz etmediklerini, hırsızlığın sabit olduğunu, müvekkilinin hemen bir gün sonra konu ile ilgili olarak suç duyurusunda bulunduğunu, davalıların ticari defterlerini dosyaya ibraz etmediklerini delil sunmadıklarını beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE Davacı, keşidecisi olduğu çekin çalınarak haksız şekilde tedavüle konulduğunu, davalılara borçlu olmadığını ileri sürerek menfi tespit kararı verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Somut uyuşmazlıkta; davacı çekteki keşideci imzasını inkar etmemiş, davalı ... Şti'nin ticari defter incelemesi yapılması gerektiğini ileri sürmüştür. Davaya konu çek hamiline düzenlenmiştir. Kambiyo senedi niteliğinde olan çekin dayanağının davalı yanca ayrıca ispatlanması gerekli olmadığı gibi, çekin davalı defterinde kayıtlı olmaması çeki hükümden düşürmeyeceğinden davalının defter incelemesinin yapılmasının esasa etkili olmayacağı, çekte görünürde düzgün ciro silsilesi olup keşideci konumunda olan davacının çekten sorumluluğunun devam ettiği dikkate alındığında mahkemece davanın reddi kararı verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmemiş, davacı vekilinin istinaf isteminin reddi gerekmiştir. Açıklanan nedenle davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40TL harçtan, peşin alınan 80,70TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, -Davalının gider avansından kullanıldığı anlaşılan 50TL istinaf masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.15/05/2025