T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2023/1522 Esas
KARAR NO: 2025/702
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 29/03/2023
NUMARASI: 2021/588 Esas, 2023/105 Karar
DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 02/11/2021
KARAR TARİHİ: 15/05/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının yetkili temsilcisi bulunduğu ... Ltd.Şti'nin 2012 yılından bu yana tekstil sektöründe kullandığını ... markasını ... numarası ile tescil ettirdiğini, davalının tekstil piyasasında özellikle kadın giyim sektöründe ... ismi ile hizmet verdiğini, davalıya ait ... tescil nolu ... markası ve ... başvuru nolu ... markasının, müvekkiline ait ... markasının kelime olarak bire bir kullanılması sebebiyle tüketici nezdinde karışıklığa yol açarak marka hakkına tecavüz ettiğini ve müvekkilini zarara uğrattığını, sonraki tescil tarihli olan davalıya ait markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, davalının eylemlerinin müvekkiline ait ... markasına karşı tecavüzünün tespitine, men'ine, davalı markalarının hükümsüzlüğüne, davalının şimdilik 5.000-TL maddi, 1.000-TL manevi tazminat ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kendisine ait reddedilen marka başvurusu bulunduğu ve davalının 2011 yılından bu yana tescilli markasının olduğu bilgisinin gizlendiğini, müvekkilinin "..." nin Avrupa tescilini aldığını, müvekkilinin "..." markasını 2010 yılından bu yana tekstil sektöründe lider hale getirdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davalı delillerine göre davalının 2012 yılından itibaren markayı davacı ile aynı ticaret alanında yoğun ve aralıksız kullandığı, ulusal çapta yayın yapan dergilere konu olduğu, magazinel olarak tanınırlığı yüksek mankenler ile yaptığı organizasyonların haberlerde yer aldığı, bu itibarla basiretli bir tacir olma yükümlülüğünde bulunan davacının bu markasal kullanımdan haberdar olmasının kendisinden beklenebileceği, buna mukabil davacının yaklaşık 9 yıl markasal kullanıma sessiz kalarak hak kaybına uğradığının anlaşıldığı, davalının kötü niyetini ispata yarayacak derecede bir delil sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde; kanunda çok açık şekilde konulan hükümler ışığında kabul edilmesi gereken davanın, hatalı raporlarla önü arkası kırpılmış doktrin alıntılarıyla reddedilderek, müvekkilinin çok ağır bir ekonomik zarara ve manevi yıkıma mahkum edildiğini, raporun özensiz imla hatalarıyla dolu olduğunu, davalının, davacının marka ve eylemlerinden en azından 12/11/2014 tarihi itibariyle haberdar olduğu yönündeki tespitin bilirkişi tarafından nereden çıkarıldığının anlaşılamadığını, zira müvekkiline ait 03/07/2014 tarihinde ... no'lu ... marka başvurusuna itiraz edenin davalı değil bir başka üçüncü kişi olduğunu, 5 yıllık hak düşürücü süre ile ilgili olarak sonraki tarihli markanın tescil tarihinin esas alınması gerekeceğini, 5 yıllık sessiz kalma süresinin başlangıcı olarak tescilsiz markasal kullanımın dikkate alınabilmesi için bu kullanımın WIPO standarları ve uluslararası fikri sınai hukuk metinleri çerçevesinde tanınmış marka oluşturması gerekeceğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, markaya tevacüzün tespiti, men'i, maddi ve manevi tazminat ile marka hükümsüzlüğü talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.1-Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının 05/06/2015 başvuru tarihli ... no'lu ... ibareli markasının 06/02/2016 tarihinde tescil edildiği, davalının 10/03/2016 başvuru tarihli ...+Şekil markasının 25/10/2016 tarihinde tescil edildiği, davalının 2011 yılından itibaren ... +Şekil ibaresini 25.sınıfta yer alan kadın abiye giyim eşyaları ve satılında markasal olarak yoğun ve aralıksız şekilde kullandığı, davacı ile aynı ticaret alanında davalının bu kullanımlarının ulusal çapta yayın yapan dergilere konu olduğu, magazinel olarak tanınırlığı yüksek mankenler ile yaptığı organizasyonların haberlerde yer aldığı, aynı sektörde faaliyet gösteren davacının bu kullanımlardan haberdar olması gerektiği, ilk derece mahkemesince istinaf dilekçesinde belirtilenin aksine öğrenme tarihine ilişkin bilirkişi raporunda bahsi geçen 12/11/2014 tarihini esas almayıp, basiretli bir tacir olma yükümlülüğünde bulunan davacının bu markasal kullanımdan haberdar olması gerektiğinin belirtildiği, markaya tecavüz yönünden davalının önceye dayalı gerçek hak sahibi olduğu ve davacının davalının kullanımlarına 10 yıla yakın süre sessiz kaldığı, bu nedenlerle ilk derece mahkemesince markaya tevacüzün tespiti, men'i, maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının esas yönünden reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Davalının ...+Şekil markasının 25/10/2016 tarihinde tescil edildiği hükümsüzlük talebi yönünden sessiz kalma süresinin markanın tescil tarihinden itibaren hesaplanması gerektiği, davacı tarafından davalıya 05/07/2021 yılında ihtarname gönderdiği, dolayısıyla somut olayda hükümsüzlük talebi yönünden sessiz kalma yoluyla hak kaybından söz edilemeyeceği, marka hukukunda markanın tekliği ve tescilde öncelik ilkeleri gereğince, sonraki marka hükümsüz kılınmadıkça gerçek hak sahipliğinin, tescil engelinin aşılmasına ve önceki markasının mevcudiyetine rağmen sonraki markanın tesciline imkan vermeyeceği, (Emsal Yargıtay 11.HD'nin 2015/6134 -13829 E-K.sayılı, 2019/2632 E- 2020/2521 K.sayılı, 2019/3698 E- 2020/1256 K.sayılı kararları)bu nedenlerle, sessiz kalma yoluyla hak kaybı söz konusu olmadığı ve davacı markası hükümsüz kılınmadığından, davalının ...+Şekil markasının hükümsüzlüğü talebinin reddi yönünde hüküm kurulmasının doğru olmadığı, davalının hükümsüzlüğü talep edilen ... başvuru nolu ... markasının dava tarihinde tescilli olmadığı gibi, sonrasında da başvurunun geçersiz hale geldiği, bu nedenle söz konusu markanın hükümsüzlüğü talebi yönünden davacı tarafın hukuki yararının bulunmadığı anlaşılmakla, HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf itirazının kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE,2-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince Bakırköy 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 29/03/2023 gün ve 2021/588 Esas, 2023/105 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Markaya tevacüzün tespiti, men'i ile maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine, 4-Davacının, davalının ... başvuru nolu ... ABİYE markasının hükümsüzlüğü talebinin hukuki yarar dava şartı yokluğundan reddine, 5-Davacının, davalının ...+Şekil markasının hükümsüzlüğü talebinin kabulü ile, ...+Şekil markasının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, 6-İlk derece yargılaması yönünden; a)Alınması gereken 615,40 TL harçtan, peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu bakiye 556,10 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, b)Reddedilen tecavüzün tespiti davası yönünden davalı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, c)Reddedilen hükümsüzlük talebi yönünden davalı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, d)Reddedilen maddi tazminat davası yönünden davalı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 5.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, e)Reddedilen manevi tazminat davası yönünden davalı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, f)Kabul edilen hükümsüzlük talebi yönünden davacı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, g)Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 59,30 TL başvurma harcı, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti, 543,00 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 6.602,30 TL'nin davanın kabul ve red oranına göre belirlenen 1.320,46 TL'si ile 59,30 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.379,76 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, h)Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına, 7-İstinaf yargılaması yönünden; a)İstinaf peşin harcının talebi halinde davacıya iadesine, b)İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 738,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 317,00 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 1.055,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 8-Gerek ilk derecede gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.15/05/2025